T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/377 Esas
KARAR NO : 2024/271
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/06/2021
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Davalı ... tarafından, .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... Esas Sayılı dosyası ile davacı müvekkili ... hakkında icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağı olarak 16.07.2019 keşide tarihli 09.09.2019 vade tarihli, 65.000 USD bedelli bononun gösterildiğini,
Takibe konu bononun düzenlendiği 16.07.2019 tarihinde davacı müvekkilinin yurt dışında bulunduğunu, bono üzerindeki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını,
Davalı Rusya da faaliyet gösteren ... ... isimli şirketin sahibi olduğunu, müvekkili davacının ise söz konusu şirketin geçmişte Genel Müdürlüğünü yaptığını,taraflar arasında müvekkili davacının davalıya borçlu olmasını gerektirecek herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını,
Davalı taraf, muhtemelen A4 fotokopi kağıt kullanarak müvekkile ait imzaları taklit etmek ve diğer kısımlarını doldurmak/doldurtmak suretiyle sahte olarak hazırladığı bonoya dayalı olarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, söz konusu bono üzerindeki imzaların müvekkile ait olmadığını
Müvekkili sahte olarak düzenlenen bonoya dayalı olarak hakkında icra takibi başlatılmasını müteakip yasal süre içerisinde .... İcra hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı davasıyla imzaya itiraz ettiğini, Mahkemenin 23.03.2021 tarih, 2019/ ... esas ve 2021/... karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiğini,
Davalı hakkında Resmi evrakta sahtecilik suçundan ... Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, 2021/... soruşturma sayılı dosyasının halen devam ettiğini
Takip konusu bono davacı müvekkili tarafından düzenlenmediğini, ihtiyati Tedbir talebinin kabulü ile ... İcra Müdürlüğü’ nün 2019/... Esas sayılı takibin Tedbiren durdurulmasını, keşideci ..., lehdarı ... olan 16.07.2019 keşide tarihli, 09.09.2019 vade tarihli, 65.000 USD bedelli bonoya dayalı olarak başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı takibinde müvekkili olan davalıya Borçlu olmadığının tespitini, asıl alacağın %20 oranında tazminatın davalıdan tahsilini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Müvekkilinin doktora mezunu olup Rusya'da faaliyet gösteren ... ... adlı şirketin sahibi olduğunu, davacı ... 'nın ise işbu firmada 2017- 2020 yılları arasında müdür olarak çalıştığını, tarafların bu sebeple tanıştıklarını,
Davacının müvekkilin şirketinde müdür olarak çalıştığı yıllarda; müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını, müvekkili tarafından şifahi olarak uğradığı maddi zararlar defalarca talep edilmişse de, davacı tarafından karşılanmadığını, bundan sonra davacı ile müvekkil arasında borçlarına istinaden bir mutabakat imzalandığını ,mutabakattaki miktarın borcun tamamını karşılamadığını, taraflar arasında görüşmeler devam ettiğini en sonunda davacının müvekkili borçlarına ilişkin bir senet düzenleyip verdiğini, tarafların görüşmeleri sonunda rakam konusunda mutabık kaldıklarını
Davacı ... Türk Vatandaşı olmadığından, türkçe okuma ve yazma da büyük problem yaşadığını ve senedin yazı kısımlarının müvekkili tarafından doldurulduğunu, iyi niyetli olan müvekkilinin senedi davacının yanında doldurdurup kendisine verildiğini ,ancak davacı, vadesi gelmesine rağmen yapılan onca şifahi görüşmeye rağmen senedin bedelini müvekkiline ödemeye yanaşmadığını bundan dolayı .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıltığını ve akabinde davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı şekilde tamamıyla müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını engellemek ve geciktirmek gayesiyle söz konusu senetteki imzaya itiraz edildiğini,yapılan yargılama neticesinde ise imzanın davacıya ait olduğu tespit edilerek davanın reddine karar verildiğini, hüküm kurmaya elverişli olarak kabul edilen bilirkişi raporu neticesinde de, gerekli inceleme ve araştırmanın tümünü yapan mahkemece davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen imzaya itiraz davasının reddine karar verildiğini,
Davacı tarafından dava dilekçesinde takibe konu bononun düzenlendiği tarihte davacının yurt dışında olduğu iddia edildiğini ancak dosya kapsamında işbu hususu kanıtlar nitelikte herhangi bir kayıt sunulmadığını,
14/07/2019 da Rusyaya gittiğini ve 5 ay Türkiye'ye gelmediğini iddia eden davacı, gittiğini iddia ettiği günün hemen ertesi günü olan 15/07/2019'da müvekkilinin yanına gelmiş ve borçlarının bir kısmına ilişkin mutabakat imzaladığını, Davaya konu bono, davacı- borçlu ... tarafından düzenlenerek; müvekkil davalıya verildiğini belirterek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 72 gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 16/07/2019 keşide tarihli 09/09/2019 vadeli 65.000 USD bedelli bono üzerindeki yazı ve imzalar davacıya ait olmadığından, ayrıca davacının bono alacaklısına borcu olmadığından bononun icra konulduğu ... icra müdürlüğünün 2019/ ... esas sayılı takibinde davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemi olarak tespit edilmiştir.
Davacı davasını adli yardım talepli olarak açmış , mahkememiz 18/11/2021 tarihli ara kararı ile Davacı hakkında yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasına ilişkin Pendik ilçe emniyet müdürlüğü tarafından tutulan tutanaktan ikamet ettiği evin kendisine ait olduğu ayrıca aylık 1.700 TL kira gelirinin bulunduğu, davacının aylık gelirine ilişkin olarak ... Sosyal Güvenlik merkezi yazı cevabından en son 2021/6 dönemine ait 3.577,50 TL gelirinin bulunduğu anlaşılmış, ayrıca HMK 334/3 maddesi gereğince yabancıların adli yardımdan yararlanabilmelerinin karşılıklılık şartına bağlı olduğu anlaşılmakla bu hali ile adli yardımdan yararlandırılması talebinin yasal koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf verilen kesin süre üzerine 07/12/2021 tarihli dekont ile eksik nisbi harcı tamamlamıştır. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmıştır.
İncelenen ... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı takip dosyasında icraya konulan 16/07/2019 tanzim , 09/09/2019 vade tarihli 65.000,00 USD bedelli bononun kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe konulduğu belirlenmiştir.
Davacı ...'nın bono üzerindeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığı konusundaki itirazlarının değerlendirilmesi bakımından, emsal imza ve yazı örnekleri getirtilmiş, davacıların ıslak imza ve yazı örnekleri alınmıştır. Bu belgelerin incelenmesi İstanbul Adli Tıp ... ihtisas dairesinden istenmiştir.
Alınan 27/04/2023 tarihli Adli Tıp ... İhtisas Dairesi raporunda ve özetle ;
İnceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'nın eli ürünü olduğu, İnceleme konusu senetteki yazılar ile ...'nın mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı bildirilmiştir.
Taraflar arasında görülen ... İcra Hukuk Mahkemesi 2022/... Esas sayılı dava dosyasında alınan 16/02/2021 tarihli grafoloji bilirkişi Mehmet Kocabadak'a ait bilirkişi raporuna göre, Dava konusu senede ait imzanın keşidecinin elinden çıktığı görüşüne varıldığı, bildirilmiştir.
Ayrıca mahkememiz dava dosyasında mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konusunda dosya kapsamı belgelerin değerlendirilmesi ile davalı vekilinin " davacının genel müdür olarak çalıştığı dönemde bir zarar oluştuğu ve bu zararı davalı şirketin üstlendiği" açıkladığından davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde zararın varlığı ve davalı tarafından karşılandığı hususunun tespiti için SMM bilirkişisi ... 'ın 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan raporda ve özetle ; "Taraflar arasındaki anlaşmazlığın Davalı Tarafında icra takibi başlatılan 16.07.2019 keşide, 09.09.2019 vade tarihli, borçlunun davacı, alacaklının davalı olduğu, senede ait menfi tespit davası olduğu,
Davalı taraf işyerinin Rusya’da faaliyet gösterdiğini defter ve belgelerini ibraz etmeyeceğini bilirkişi görevlendirme ve teslim tutanağı ile beyan etmesi nedeni ile davalı tarafa ait defter ve resmi belge incelemesi yapılamadığı, Dava konusu 16.07.2019 keşide, 09.09.2019 vadeli senedin tutarı olan 65.000 USD’ nin nakden karşılığı olarak düzenlendiği, davalının cevap, cevap dilekçeleri ve beyan dilekçelerinde dava konusu senedin mal mukabili için düzenlendiğini ikrar ettiği, Dava konusu senetteki imzanın, Taraflar arasında görülen ... İcra Hukuk Mahkemesindeki dava için alınan bilirkişi raporuna göre, Dava konusu senede ait imzanın keşidecinin elinden çıktığı görüşüne varıldığı, Dava konusu senedin düzenlendiği (16.07.2019) tarihinde, SGK kurumundan gelen belgede davacının dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti) 1025720 işyeri sicil numarasında sigortalı olarak çalıştığı, Davaya konu senet, davalı tarafından karşılandığı hususunun Yüce Mahkemenin Takdirinde olduğu, Talep edilen İcra inkar Tazminatının Mahkemenin takdirinde olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı " bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre ;
İİK 72 maddesi gereğince açılan menfi tespit davasında ispat külfeti alacaklı taraftadır. Ancak imzası ikrar edilmiş yada imzası inkar edilmemiş yazılı bir belgeye dayanan alacak isteminde; ispat külfeti borçlu tarafdadır.
Davacı taraf; bonodaki imzanın davacıya ait olmadığını iddia etmiş, alınan ATK raporu ve ... İHM nin 2022/... esas sayılı dosyası ile bono üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu sabit olmuştur.Davacının bu iddiası ispat edilememiştir.
Davacı taraf; bono üzerindeki yazıların kendisine ait olmadığını iddia etmiş, alınan 27/04/2023 tarihli ATK raporu ile yazıların davacı eli ürünü olmadığı belirlenmiştir.Davacının bu iddiası ispat edilmiştir.
Yerleşik Yargıtay İnançlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Bedel kaydı, kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, mücerret bir borç ilişkisi yaratıldığından karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması, şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez ancak keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır.
Dava konusu bono da "nakden" ibareli bedel kaydı bulunmaktadır.
Davalı ... vekili alacağın dayanağı olan bono kapsamında “nakden” ibaresi ile teyit edilen para borcunun dayanağının müvekkili ile davacı arasında düzenlenen mal satış sözleşmesi olduğunu, mal bedeline karşılık bononun alındığını açıklamıştır. Bono daki "nakden" ibaresini bu şekilde talil etmiştir.
İncelenen "mal satış sözleşmesi" başlıklı belgede kozmetik ürünlerin tesliminin açıklandığı, davalı ... nın yapılan ihtara rağmen bilirkişi incelemesi için sahibi olduğu İstanbul da kurulu ... Ltd Şti nin ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı görülmüş, mal satış sözleşmesindeki satım savunması talilini ispatlayamamıştır.
Taraflar arasındaki ilişkinin ... tarafından 12/09/2019 tarihinde yurtdışı çıkış işlemi için verilen pasaport beyanında; "Rusya ziyaretlerinde havaalanı gelişten tekrar geri dönüşe kadar firma müdürü ... eşlik etmektedir" şeklinde açıklandığı ibraz edilen beyandan anlaşılmıştır. Aynı belgede ;davalının Rusya da inşaat kimyasalları ve çatı malzemeleri ithalatı ve toptan satışı yapan ... şirketinin sahibi olup, davacının bu şirketin müdürü olduğunun beyan edildiği görülmüştür.
Yine davalı tarafça cevap dilekçesinde davacının "...... şirketinde müdür olarak çalıştığı sırada şirketi maddi ve manevi olarak zarara uğratması neticesi yapılan mutabakat sonucu davaya konu senedin verildiği" nin açıklandığı, mahkememizce yapılan ihtara rağmen bilirkişi incelemesi için davalı tarafın sahibi olduğu şirketin ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacının şirketi zarara uğrattığı ve bu zararı davalıya ait şirketin üstlendiği savunmasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
Davacının bono tarihinde SGK lı olarak dava dışı ... Ltd Şti de ... işyeri sicil numarası ile çalıştığı, alınan sgk kaydından belirlenmiştir.
Sonuç olarak davacı ile davalı arasında, icra takibine konu bononun verilmesine sebep; ticari ilişki ve bu ticari ilişki sonucu nakden para borcu/para alacağı verilme işleminin bulunmadığı sabit olmuştur.
Senedin ihdas nedenini talil ederek ispat yükünü üzerine alan davalının; senedin davalıya verilen borç nedeniyle düzenlendiğini ispat edemediği, savunmalarını ispat edecek nitelikte kesin delil sunamadığı sabit olmuştur.
Davacının bonoya dayanan alacaktan sorumlu tutulamayacağı, menfi tespit istemekte haklı olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK 72 md gereğince davacı hakkında takip başlatılıp, hacizler uygulandığından, yasal koşullar oluşmakla 65.000-USD'nin TL karşılığı 563.760,00 TL nin %20 si oranında kötü niyet tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın kabulüne, 16/07/2019 keşide tarihli 09/09/2019 vadeli 65.000 USD bedelli bononun icraya konulduğu ... icra müdürlüğünün 2019/ ... esas sayılı takip dosyasında davacı ... davalıya borçlu olmadığının tespitine, 65.000-USD'nin TL karşılığı 563.760,00 TL nin %20 si oranında kötü niyet tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 38.510,45-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 9.835,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 28.675,45-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "... Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.320,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 84.926,40-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 9.894,30-TL ilk gider, 9.263,00-TL bilirkişi ücreti, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 19.157,30-TL Yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,
Davacı ve davalı vekilin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/05/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!