T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/69 Esas
KARAR NO : 2024/149
DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2017
KARAR TARİHİ : 14/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... Vekili tarafından keşide edilen ihtarnameye bakıldığında, ...'in ilgili... pazarında artık faaliyet göstermeme, işlerini durdurma kararı aldığını, satış sonrası hizmetler de dahil olmak üzere garanti, servis ve benzeri hiçbir sorumluluğun üstlenilmeyeceğinin dile getirildiğini, şirketin bir nevi tafiyeye girdiğini ve bu doğrultuda piyasadan ve ülkeden çekileceğini beyan ettiğini, ...sistemleri devlet kurumları, askeri ve polis tesisleri, bankalar, özel şirketler, hava alanı gibi tesislerin kullanımına mahsus bir televizyon sistemi olup belirli bir alanın görüntüsünü genellikle güvenlik amacıyla izlemek için kurulduğunu,... markalı ürünlerin çok sayıda kullanıldığını, davalılar tarafından kendi markaları altında üretilen ve mevcut durumda yadsınamaz öneme sahip ayıplı ürünlerden kaynaklanan yedek parça, servis ve benzeri hizmetlerin sunulmayacağının beyan edildiğini, bu konudaki yükümlülüklerden kurtulma niyetleri karşısında hukuken bir tedbir kararının uygulanması gerektiğini, davalıların ticari ilişkinin devam ettiği sırada gerçekleştirdikleri eylemleri neticesinde oluşan zararların ve bunun akabinde münhasır distribütörlük ilişkisinin haklı sebeplerle feshi sebebiyle doğan denkleştirme isteminin tahsili amacıyla huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalarının kabulünü, müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL tutarındaki maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ilk olarak 01.06.2005 tarihinde distribütörlük sözleşmesinin imzalandığını, daha sonra 01.06.2007 tarihinde ilk sözleşmeyle son derece benzer hüküm ve koşullar içeren ikinci distribütörlük sözleşmesinin imzalandığını, son olarak 01.01.2008 tarihinde üçüncü distribütörlük sözleşmesinin imzalandığını, taraflar arasında bu tarihten sonra herhangi bir sözleşmenin imzalanmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin 2008 tarihli sözleşmenin hüküm ve koşulları uyarınca devam ettiğini, taraflar arasında imzalanan tüm sözleşmelerde, sözleşmenin Kore Hukukuna tabi olduğunun ve sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların Kore Ticari Tahkim Kurulu’nun Ticari Tahkim Kuralları uyarınca, tahkim yoluyla çözüleceğinin hükme bağlandığını, geçerli tahkim şartı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının sözleşmeyi feshinin sözleşmede kararlaştırılan şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu gibi haklı nedene dayanmadığını, davacının sözleşmeye aykırı tutum ve eylemlerinden dolayı müvekkili tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının taleplerinin haksız olduğunu, zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; distribütörlük sözleşmesinin haklı nedenle feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini ve denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir.
Tefrik; Mahkememizin ...Esas sayılı dosyasında 26.09.2019 tarihli celsesinde birleşen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas (davacı ...Mühedislik, davalı ...A.Ş.) ve asıl dosyada davalı ...Ticaret A.Ş. yönünden açılan davaların tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmekle, tefrik edilen birleşen dosya ve taraf yönünden yargılamanın ... Esas sayılı dosyamız üzerinden devam ettiği görülmüştür.
1.Bozma; Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ile davanın Davalı ... açısından tahkim itirazının kabulü ile dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine dair karar verilmiş, Yargıtay 11. HD 2020/1634 Esas 2022/1742 Karar sayılı ilamı ile bozulmakla mahkememizin 2022/381 Esasına kaydedilmiştir.
2.Bozma; Mahkememizin... Esas... Karar sayılı dosyası ile Yargıtay bozma ilamına direnilmesi ile ...açısından tahkim itirazının kabulü ile yeniden dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/11-103 Esas 2023/1185 Karar sayılı ilamı ile bozulmakla mahkememizin yukarıda belirtilen ... Esasına kaydedilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/11-103 Esas 2023/1185 Karar sayılı kararının bozma gerekçesinde
"...taraflar arasında ilk olarak 01.06.2005 tarihinde birinci distribütörlük sözleşmesinin yapıldığı, bu sözleşme süresinin sona ermesi üzerine 01.01.2007 tarihinde bir yıl süreli ikinci distribütörlük sözleşmesinin yapıldığı, bu sözleşme süresinin de bitmesi üzerine 01.01.2008 tarihinde iki yıl süreli üçüncü distribütörlük sözleşmesinin yapıldığı, her üç sözleşmede de tahkim şartının bulunduğu, üçüncü distribütörlük sözleşmesinin süresinin de sona ermesinden sonra taraflar arasında yeni bir distribütörlük sözleşmesinin yapılması için müzakerelerin başladığı, ancak taraflarca bu sözleşme konusunda mutabakata varılamadığı, buna rağmen taraflar arasındaki distribütörlük ilişkisinin 2017 yılına kadar devam ettiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında uyuşmazlık doğması üzerine davacı tarafından davalıya 22.03.2017 tarihli ihtarname gönderilerek distribütörlük ilişkisinin tek taraflı olarak haklı sebeplerle feshedildiği bildirilmiş; davalı tarafından davacıya gönderilen 26.04.2017 tarihli cevabi ihtarnamede ise 01.01.2008 tarihli üçüncü distribütörlük sözleşmesinin haklı sebeplerle feshedildiği belirtilmiştir.
Taraflar arasında yapılan 01.01.2008 tarihli distribütörlük sözleşmesinin 15.1 nci maddesi gereğince sözleşme yürürlüğe giriş tarihinden itibaren iki yıl boyunca bütün hüküm ve sonuçlarıyla yürürlükte kalacak; sona erme tarihinden en az otuz gün önce her iki tarafın karşılıklı mutabakatıyla yenilenmediği takdirde iki yıllık sürenin sonunda sözleşme sona erecektir. Anılan sözleşmenin 1.1 nci maddesine göre sözleşmenin yürürlüğe giriş tarihi 01.01.2008 tarihidir.
Tarafların 01.01.2008 tarihli distribütörlük sözleşmesinin 15.1 inci maddesinde bu sözleşmenin uzatılması için açık bir irade beyanında bulunulması gerektiğini kararlaştırmış oldukları ve taraflarca bu sözleşmeyi uzatma yönünde açık bir irade beyanında bulunulmadığı için sözleşmenin uzatılmış sayılamayacağı sonucu doğmaktadır. Dolayısıyla tarafların irade serbestisinin verdiği imkanı kullanarak anılan sözleşmeyi uzatmamayı tercih ettiği, ancak aralarındaki distribütörlük ilişkisinin yazılı bir sözleşme olmadan yürütmeyi istedikleri kabul edilmelidir. Başka bir deyişle 01.01.2008 tarihli tahkim şartını içeren sözleşmenin süre olarak sona ermesinden sonra taraflar arasında distribütörlük ilişkisi devam etse bile devam eden bu distribütörlük ilişkisinin 01.01.2008 tarihli sözleşme çerçevesinde aynen devam ettiği ve bu sözleşme şartlarının taraflarca aynen kabul edildiği, sözleşmenin 15.1 inci maddesi karşısında mümkün değildir.
Öte yandan 01.01.2008 tarihli sözleşmenin süre olarak sona ermesinden sonra taraflar arasındaki ilişki bu sözleşme çerçevesinde devam etse bile bu sözleşmedeki tahkim şartının da taraflarca kabul edildiği sonucuna varmak isabetsizdir. Yukarıda bahsedildiği üzere 01.01.2008 tarihli sözleşmede yer alan tahkim şartı bu sözleşmenin içerisinde yer alan herhangi bir hüküm değil bu sözleşmeden bağımsız ayrı bir sözleşmedir. Dolayısıyla tahkim sözleşmesinin uzatıldığına dair tarafların açık iradelerini gösteren bir delile dosyada rastlanmadığına göre taraflar arasındaki distribütörlük ilişkisi devam etse de tahkim sözleşmesinin uzatıldığından söz edilemez. Zira tahkim sözleşmesinin varlığı, tarafların açık tahkim iradelerinin mevcut bulunmasına bağlıdır. Tarafların bu konuda açık iradeleri yoksa uyuşmazlığın hakemde görülmesi mümkün değildir.
Hâl böyle olunca davacının süresi sona eren 01.01.2008 tarihli sözleşmeden sonra taraflar arasındaki distribütörlük ilişkisi bağlamında ortaya çıkacak uyuşmazlıkların 01.01.2008 tarihli sözleşmedeki tahkim şartı bağlamında hakemde görülmesini kabul ettiğine dair açık bir iradesi yoktur. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davalının tahkim itirazının kabul edilmesi doğru olmadığı gibi karara yönelen istinaf başvurusunun da bölge adliye mahkemesince esastan reddi doğru değildir.
" şeklinde karar verilmiştir.
Bozma üzerine Mahkememizce yeniden oturum günü tayin edilmiş, taraflara tebliğ edilmiş, tayin edilen gün, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devamla esas hakkında hüküm tesis edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 166. maddesi uyarınca "(1)Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
Somut olayda; Mahkememizin bozma öncesi ... Esas sayılı dosyasında 26.09.2019 tarihli celsesinde birleşen İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/215 Esas (davacı...Mühedislik, davalı ... Ticaret A.Ş.) ve asıl dosyada davalı...A.Ş. yönünden açılan davaların tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmekle, tefrik edilen birleşen dosya ve taraf yönünden yargılama ...yılı dosyamız üzerinden devam ettirilmiş ise de mahkememizce verilen görevsizlik ve direnme kararı bozulmakla mahkememizdeki işbu davanın tarafları ve konusu itibariyle birbirini etkileyecek nitelikte olduğundan gelinen noktada iş bu dosyaların yeniden bir arada görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
HMK'nın 166/4. maddesi uyarınca "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır" denilmektedir. Öyleyse Mahkememizin işbu dava dosyası ile mahkememizin bozma öncesi esası olan...Esastan tefrik edilen...Esas sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki bağlantısının mevcut olduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyeceğinden usul ve dava ekonomisi de gözönüne alınarak her iki dosyanın birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Dava dosyamız ile mahkememizin 2019/535 esas Sayılı dosyası arasında HMK.nun 166. maddesi gereğince fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle dava dosyamızın mahkememizin 2019/535 Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
3-Yargılamaya mahkememizin 2019/535 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine,
4-Yargılama giderleri vesair ücretlerin anılan Mahkemece nazara alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda nihai kararla birlikte kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.14/03/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!