T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/150 Esas
KARAR NO : 2024/117
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 27/02/2024
KARAR TARİHİ : 29/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Limited Şirketi'nin [Tic. Sic. No: ...] %40 pay ile ortağı ve aynı zamanda da münferiden temsile yetkili müdürü olduğunu, şirket iki ortaklı olup diğer ortak ise payların %60'ına sahip olan davalı ... olduğunu, müvekkilinin şirketin hem iki ortağından biri hem de münferiden temsile yetkili müdürü olduğunu, hal böyleyken her ne kadar huzurdaki davanın şirkete yöneltilmesinin yeterli olduğu bilinmekte ise de böyle bir durumda halihazırda şirket ortağı sıfatıyla davacı konumunda olan müvekkilin aynı zamanda şirket müdürü olarak adı geçen şirketi temsilen davalı konumunda olacak olması ve böylece taraf teşkilinde hem davalı hem davacı konumunda olacak olması sebebiyle tarafımızca diğer tek ortak olan ... huzurdaki davada taraf olarak gösterildiğini, haklı sebebe dayanarak limited şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin davalarda limited şirketin iki ortaklı olması ve davacı ortağın aynı zamanda şirket müdürü olması halinde davanın diğer ortağa karşı da açılabileceğini, şirketin müvekkili dışındaki diğer tek hissedarı davalı ... olup kendisi müvekkilin 2019 yılında vefat eden merhum amcası...'ın eşi ve sonuç olarak müvekkilin de akrabası olduğunu, müvekkilinin şirketin kuruluşundaki saikinin yıllardır baskı teknolojileri alanında hizmet vermiş olan amcası ile ortaklık etmek olduğu ve fakat bu işle hiçbir dönemde ilgisi olmamış olan davalı tarafla ortaklık etmek yönünde olmadığını, hal böyleyken ortaklar arasında güven ilişkisi ve limited şirketlerin temelini oluşturan birlikte iş yapma iradesi zedelenmekten de öte müvekkil ile davalı arasında hiçbir zaman kurulmadığını, davalı taraf karar alıcı pozisyonda bulunduğundan şirket işleyişinin gerçekleşmesine engel olarak çoğunluk gücünü kötüye kullanmakta, şirketi karar alamaz ve işleyemez hale getirmekte, birlikte çalışmayı imkansız hale getirdiğini,
davalı tarafın dava dışı taraflarla olan borç ilişkilerinde müvekkilinin nüfuzunu kullanmak istemesi ve müvekkilin de bunu kabul etmemesi sebebiyle müvekkil ile davalı tarafın arası açılmış, davalı taraf şirketin işleyişini sekteye uğratacak müdahalelerde bulunduğunu, 5 Ocak 2022 tarihinde davalı ... şirkete gelmiş huzursuzluk çıkarmış müvekkili tehdit etmiş ve şirket çalışanlarına müdahale ederek işleyişi sekteye uğratmaya çalıştığını, müvekkilin TTK 638/2 uyarınca haklı sebeple ... Ticaret Limited Şirketi ortaklığından çıkmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, haklı sebebe dayalı ortaklıktan çıkma istemine ilişkindir.
TTK 636. Madde - "(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir."
TTK 638. Madde - "(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir."
HMK 114/1.h bendinde, hukuki yarar, 114/1.d bendinde, taraf ve dava ehliyetine sahip olunması dava şartları arasında sayılmıştır. HMK 115/1.maddesine göre, mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve dava şartlarında eksiklik bulunması halinde davanın usulden reddine dair kararını yargılamanın her aşamasında verir.
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. (Hukuk Genel Kurulu 2017/657 E. , 2021/491 K.)
Yargıtay 11. HD. 2018/89 karar sayılı emsal içtihadı : "Limited şirketten çıkma izni davaları kural olarak şirket tüzel kişiliği hasım gösterilerek açılması gerekmektedir. Mahkemece, davalı şirketin yanında diğer ortak yönünden de dava kabul edilmiştir. Oysa, bu davada çıkma izni istenen şirket dışındaki ortaklara husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Bu durumda, davalı ... hakkında davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın davalı ... yönünden bozulması gerekmiştir." şeklindedir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; ortaklıktan çıkma davası, dava dilekçesinde de belirtildiği gibi şirkete açılması zorunludur. Davacının aynı zamanda şirket müdürü olması bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz. Bu durumda davada şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı ataması yoluyla davacının aynı zamanda şirket temsilcisi olması nedeniyle oluşan menfaat uyuşmazlığı sorunu ortadan kalkacaktır. Tüm bu nedenlerle davalı limited şirketten çıkma davası kural olarak şirket tüzel kişiliği taraf gösterilerek açılması gerekli ve yeterli olup, diğer şirket ortakları aleyhine hüküm kurulması mümkün olmadığından davalı gerçek şahıslar açısından açılan davalının pasif husumet ehliyeti bulunmamakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın pasif husumet nedeni ile REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.29/02/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!