T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/154 Esas
KARAR NO : 2023/1030 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/03/2021
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle;31/03/2020 günü saat 22:00 sıralarında sürücü müvekkil...ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile... Caddesi üzerinden Karasu ilçesi yönüne seyri esnasında... önüne geldiğinde yine aynı yönden gelen ... plakalı araç sürücüsü ... önündeki ... plakalı motosiklete arkadan çarpması ile müvekkili ...'ın yaralanmasına neden olan çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli iş göremezlik tazminatı olarak HMK 107 anlamında şimdilik 9.000,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı HMK 107 anlamında şimdilik 1.000,00 TL, geçici olarak bakıma muhtaç kalmasından dolayı hasıl olana bakıcı gideri olarak HMK 107 anlamından şimdilik 500 TL ve Adli Tıp Masrafı için 1.710,00 TL ile birlikte şimdilik 12.210,00 TL maddi tazminatın davalı Güvence Hesabın'dan tahsili ile müvekkile verilmesini, hükmedilecek tazimatlara davalı tarafa yapılan başvuru tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; ZMMS poliçesi açısından tramer sorgusu yapılması gerektiğini, davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu raporun mevzuata uygun olmadığını, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları uyarınca dolaylı zararlar nedeniyle yönetilecek tazminat taleplerinin sigorta kapsamı dışında tutulduğunu, müterafik kusur itirazları doğrultusunda en az %20 indirim yapılmasını, müvekkil kurum temerrüde düşmediğinden talep edilen faizin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava trafik kazası nedeni ile sürekli, geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri zararının Güvence hesabından tazmini istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK'nın 91.maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği belirtilmiş, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 cc'yi geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km den az olan bisiklet olduğu düzenlenmiş, 2918 Sayılı KTK'nın 103. maddesinde ise; motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar sayılı emsal ilamı)
Güvence Hesabı, trafik sigortası bulunmayan aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
Mahkemece yapılması gereken dava konusu trafik kazası nedeniyle yapılan tedavilere ilişkin tüm evraklar toplanarak, Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu almak, tarafların kusur oranları hususunda bilirkişi raporu almak ve tüm belgeler toplandıktan sonra aktüerya raporu almaktır.
Adli Tıp Kurumunun 2022/43374 sayılı 12/05/2022 tarihli raporunu özetle; Mevcut belgelere göre; Ahmet ve Emine oğlu, 1979 doğumlu ...‘ın 31.03.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre Kas İskelet Sistemi, Tablo 3.10’a göre % 7, Tablo 3.11’e göre %5+%3, Balthazard formülüne göre %14.3 olup, Tablo 3.2’ye göre % 7 olarak tespit edildiğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile rapor sunulmuştur.
Bilirkişinin düzenlediği 17/11/2022 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; Trafik sigorta poliçesi bulunmayan aracın sürücüsü ...’nun olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı...’ın olayda kusursuz olduğu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 20.922,39 TL olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 155.474,81 TL olduğu, davacının bakıcıya ihtiyacı olan süreye ilişkin ATK raporunda bir tespit bulunmadığından heyetimizce bakıcı gideri yönünden değerlendirme yapılamadığı, temerrüt başlangıcının 13.11.2020 dava tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, görüş ve kanaatinde rapor sunmuştur.
Bilirkişinin düzenlediği 09/08/2023 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 27.900,00 TL olduğu,
davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 394.513,01 TL olduğu,
davacının 3 aylık bakıcı gideri maddi zararının 8.829,00 TL olduğu,
temerrüt başlangıcının 13.11.2020 tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu,
görüş ve kanaatinde rapor sunmuştur.
Davacı vekilinin 12/09/2023 tarihli ıslah dilekçesini özetle; bilirkişi raporu doğrultusunda 9.000,00-TL açmış oldukları dava değerinin 382.100,00 TL'ye, 1.000,00 TL'den açtığı geçici işgöremezlik tazminatı talebinin 27.900,00 TL'ye yükseltilerek sürekli ve geçici tazminat bedelinin toplam 410.000,00 TL'ye yükselttiklerini, tedavi gideri klozundan ise 500,00 TL üzerinden açmış olduğu davanın 8.829,00 TL'ye yükselttiğini, 1.710,00 TL adli tıp ücretinin de talep ettiğini, bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; 31/03/2020 tarihinde saat 21:56 sıralarında davacı ile ZMMS poliçesi bulunmayan araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, ...plakalı karşı aracın kazadan sonra saat 23:47'de ZMMS yaptırdığı anlaşıldığından kaza anında ZMMS poliçesinin bulunmadığı, bu nedenle davalı Güvence Hesabının sorumluluğu bulunduğu, davacının malul kaldığı, mahkememizce tarafların tüm delilleri toplandığı, Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alındığı, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 7 olduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, bu maluliyet oranına göre dosyanın kusur tespiti ve aktüerya hesabı yapılması amacıyla dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının kusursuz olduğu, dava dışı karşı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, davacının bakıcı ihtiyacının olup olmadığına ilişkin doktor bilirkişiden rapor alındığı, davacının gelirine göre yapılan hesaplamanın yapıldığı, davacının bilirkişi raporu ve davalının sorumluluk limiti doğrultusunda talebini artırdığı, davacı tarafından 02/11/2021 tarihinde davalıya başvuruda bulunulduğu, başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 13/11/2020 tarihinde davalının temerrüt şartlarının oluştuğu, davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davasına bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar davalı tarafından geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıkları iddia edilmiş ise de; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312 E. ve 2022/3685 K. sayılı kararında; 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 tarihli 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ile KTK’nın 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. KTK’nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiştir. ... Yukarıda açıklandığı üzere geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararları). Anılan Yargıtay ilamı gereği davalının geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumluğunun devam ettiği anlaşılmış ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat isteminin Kabulü ile 27.900,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 382.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.829,00 TL geçici bakıcı giderinin 13/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar ve ilam harcı 28.610,20-TL nin peşin alınan 1.454,30-TL den düşümü ile kalan 27.155,90-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.513,60 TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 4.017,35-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 64.636,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde tarafların iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!