T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/100 Esas
KARAR NO : 2024/87
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 28/12/2007
KARAR TARİHİ : 16/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın 13.12.2006 tarihinde şahsına ait ... plakalı araç ile D-100 Kuzey (Kartal) Karayolunda seyretmekle iken bariyerlere çarpmak sureti ile maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, kaza ile ilgili maddi hasarlı trafik kazası tesbit tutanağı tutulduğunu ve hasarlı aracın maliki ve sürücüsü müvekkili ...'a alkol muayenesi yapıldığını, yapılan alkol muayenesi sonucunda müvekkilinin 0.43 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş'ye Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Trafik Sigortası ile ayrıca kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın 24.823,18-YTL olduğunu hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle iş bölümü itirazlarının olduğunu, davacı şirkete ait ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... nolu kasko sigorta poliçesi ile 30.12.2005-30.12.2006 tarihleri arasında kasko muhataralarına karşı sigortalandığını, nitekim kazanın akabinde tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağında da sürücünün 0,43 promil alkollü olduğunun tespit ve rapor edildiğini. sürücünün alkolün etkisi altındayken güvenli sürüş yeteneğini kaybederek aşırı sürat yapmasının etkili olduğunu, dolayısıyla kazanın salt alkolün etkisi ile oluştuğunun açık olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/... Esas, 2008/... Karar sayılı ve 20/03/2008 tarihli görevsizlik kararı sonucu kararın kesinleşmesinden sonra süresi içinde taleple dosyanın mahkememize tevzi edildiği ve Mahkememizin 2024/100 Esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının trafik kazası nedeniyle uğradığı maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, bu kanundu düzenlenen ve diğer yasalarda düzenlenmekle birlikte ticari dava olduğu belirtilen davaların ticari dava olduğu belirtilmiş, aynı yasanın 5. maddesinde ise ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler olarak, aksine bir hüküm bulunmadıkça dava olan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olarak ifade edilmiştir.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uygulanmasında tüketici ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır ve taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Dava şartlarının her aşamada re"sen gözetilebileceği, uyuşmazlık sebebinin davacının hususi otomobilinde kaza sonucu meydana gelen zarara ilişkin kendi kasko şirketi olan davalıya başvurusundan ibaret olduğu, tüketici işlemi niteliğindeki tahsil talepli davada Mahkememizin görevsiz olduğu, iş bölümü itirazının 2008 yılında kabul eden .... Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı yerinde olsa dahi usul kurallarının derhal uygulanması gerektiği, kazaya karışan... plaka sayılı aracın davalı şirketin kasko sigortası kapsamında sigortalandığı, dava konusu uyuşmazlıkta davacının tacir sıfatını haiz olduğuna dair iddia bulunmadığı gibi aracın ticari iş kapsamında kullanıldığına dair de tespit bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının kendi kasko sigortacısına tazmin talebinde bulunduğu bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olduğundan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğu kanaatiyle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-HMK 20 madde gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde iki hafta içerisinde müracaat edildiği taktirde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde HMK 20 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek HMK 331/2 madde gereğince harç ve yargılama giderleri hususunun mahkememizce karara bağlanmasına,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.16/02/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!