WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/71 Esas
KARAR NO : 2024/40
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 31/01/2023
KARAR TARİHİ : 22/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; takip borçlusu davalı adına kayıtlı olarak bulunan ... plakalı araç 06.09.2021 tarihinde ... plakalı ... numaralı Genişletilmiş Kasko sigortalı müvekkilinin aracına %100 kusurla çarparak dava konusu hasara sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde, sigortalıya 11.471.13-TL hasar tazminatı ödendiğini, davalıya gönderilen 29.12.2021 tarihli mektupla, ödenen hasar bedelinin tazmini istenmiş olmasına rağmen herhangi bir geri dönüş olmadığını, borçlunun icra takibine itiraz ettiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, borçlu tarafından haksız ve dayanaksız olarak yapılmış bulunan itirazı sebebiyle takip bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
Mahkememizce .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden, araç tescil kayıtlarının, araç tramer kayıtlarının, hasar dosyasının, savcılık dosyasının celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı takip dosyasında 11.471331-TL asıl alacak, 379,02-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.850,15-TL üzerinden takip yapıldığı, ödeme emrinin 30/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 02/06/2022 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Makina Mühendisi bilirkişinin 27/11/2023 tarihli raporunda özetle;
1-Davalı ... ... adına kayıtlı, ... plakalı kamyonun adı bilinmeyen sürücüsü kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır.
2-... plakalı araç sürücüsü ..., kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmamaktadır
3-... plakalı araç onarım bedeli kaza tarihi itibariyle 10.148,42 TL +KDV = 11.471,13 TL olduğu;
4-... plakalı araçta hasarın giderildiği, Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından onarım bedeli KDV dahil 11.471,13-TL'nin ödendiğinin tespit edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının kasko sigortacısı olduğu araç ile davalının malikliğinde bulunan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının dava dışı sigortalısına yaptığı hasar ödemesinin halefiyet yoluyla davalıdan tahsili koşullarının oluşup oluşmadığı ve miktarına yönelik olduğu, bu kapsamda başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
TTK'nın “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûen ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E., 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddelerine de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde,
Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın makina mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile, Davalı ... ... adına kayıtlı, ... plakalı kamyonun adı bilinmeyen sürücüsü kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, ... plakalı araç onarım bedeli kaza tarihi itibariyle 10.148,42TL+KDV= 11.471,13TL olduğu; ... plakalı araçta hasarın giderildiği, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından onarım bedeli KDV dahil 11.471,13-TL'nin ödendiğinin tespit edildiği, aldırılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmış olup, hükme esas alınmıştır.
Davalı ... ... adına kayıtlı, ... plakalı kamyonun adı bilinmeyen sürücüsünün KTK 56. maddesi kapsamında, ''geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, yasaktır kuralına uygun bir şekilde yolda seyrine dikkat etmesi gerekirken kontrolsüz, dikkatsiz, tedbirsiz ve özen yükümlülüğüne aykırı'' davranması nedeniyle dava konusu hasarın meydana geldiği, kaza sonrasında ... Sigorta A.Ş.nezdinde kasko sigorta poliçesi kapsamında ... sayılı hasar dosyası açıldığı, yapılan ekspertizde, sol arka sürgülü kapı, arka sol davlumbaz, sürgülü kapı kilidi ve kapı sabitleyicisinin değişimi ve sol marşbiyel onarım, sol arka çamurluk onarım, davlumbaz ve sol kapı montaj işçiliği ile çamurluk, marşbiyel ve kapı boya işçilikleri tespit edildiği, yapılan ekspertizde onarım bedeli 7.478,42-TL yedek parça ve 2.670,00-TL işçilik dahil toplam 10.148,442 TL + KDV = 11.471,13-TL olarak belirlendiği, parça ve işçilik bazında bakıldığında kalemlerin kaza ile uyumlu ve kaza tarihi itibariyle piyasa rayicine uygun olduğu görüldüğü, hasar bedeli olan 11.471,13-TL bedelin araç sahibi Arzu Atış'a ödendiği, davalı ... ...'in %100 kusurlu olması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, davacı nezdinde TTK 1472. maddesi kapsamına göre rücu şartlarının oluştuğu, bu hali ile davacının davasını ispatladığı, takibe itirazın yerinde olmadığı, iptalinin gerektiği, huzurdaki dava konusunun sadece takipteki asıl alacağa ilişkin olduğu, dava değerinin de asıl alacak kadar olduğu, davacı vekilinin ön inceleme duruşmasında alınan beyanının da bu yönde olduğu, asıl alacak için yasal faiz talep edildiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra inkar tazminatı yönünden; davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmayıp haksız fiile dayalı olduğu gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile; .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 11.471,13 TL'lik asıl alacak üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına,
2-Alacağın haksız fiile dayalı niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin Reddine,
3-Alınması gereken 783,59-TL karar ve ilam harcından 179,90-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 603,69-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvuru harcı, 179,90-TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.935,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 11.471,13-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/01/2024

Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza