T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/671 Esas
KARAR NO : 2024/299
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/10/2023
KARAR TARİHİ : 06/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; takibe konu senedin müvekkilinin yetkilisi olduğu "... Taahhüt İnş." isimli şahıs firması ile dava dışı ...arasındaki inşaat sözleşmesi ve ek protokole ilişkin düzenlenmiş teminat senedi olarak müvekkili tarafından güven ilişkisi kapsamında açığa imza atılarak teslim edildiğini, sonrasında senedin müvekkilini borçlandırıcı şekilde üstelik ilişkinin tarafı olmayan davalı lehine doldurulduğunu, bu nedenle takibe konu senedin kambiyo senedine mahsus icra takibine konu edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ile davalı arasında işbu senede dayalı bir ilişki ve dolayısıyla müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili ile ...'ın Aydın ilinde bina yapımı hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin müteahhit olarak binanın yapımını üstlendiğini, buna karşılık ...tarafından da toplam 700.000,00-TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu bedele karşılık teminat olarak müvekkilinin ...'a senet verdiğini, ilgili senedin çıplak gözle incelenmesinde dahi müvekkiline ait bilgilerin olduğu imza kısmı ile senet bilgilerinin yer aldığını, üst kısmın farklı el ürünü olduğunun açıkça anlaşıldığını, dava dışı ...'ın davalının muhasebecisi ve aynı zamanda yakın arkadaşı olduğunu, teminat olarak verilen senet konusu inşaatın büyük ölçüde tamamlandığını, bu nedenlerle yargılama sonuna kadar icra takibinin müvekkilinin yönünden durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yapılacak yargılama sonunda davanın kabulünü, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, davalının kötü niyetli olduğu kabul edilerek alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı/borçlu 17.03.2023 tarihinde bizzat tebellüğ ettiği örnek no:10 ödeme emrine itirazını en geç 22.03.2023 günü akşamına kadar icra mahkemesi’ne bildirmesi gerekirken herhangi bir itirazda bulunmadığını, aylar sonra huzurdaki haksız davayı ikame ettiğini, keşideci imzasının eli ürünü olduğunu kabul ve ikrar eden davacı borçlunun huzurdaki davası hukuki mesnedden yoksun, dava haksız, yersiz ve esastan da redde mahkum olduğunu,
takip ve dava mesnedi bono kambiyo senedi vasfını haiz olup davalı/alacaklı müvekkili iyiniyetli yetkili hamil olduğunu,tanık dinletme talebine muvafakatlerinin olmadığını, davasında haksız ve kötüniyetli olan davacının alacağın en az %20’si oranında tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ekinde olduğu bildirilen ancak müvekkiline tebliğ edilmeyen belgelerle ilgili olarak işbu davaya itiraz ve beyanda bulunma, delil ve karşı delil sunma haklarının saklı tutulmasını, haksız ve yersiz davanın öncelikle zaman aşımı, hak düşürücü süre, derdestlik ve kesin hüküm itirazımız veçhile usulden reddini, aksi halde esastan reddini, davasında haksız ve kötüniyetli olan davacının İİK’nın 170/3 maddesi gereğince takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkumiyetini, haksız ve kötüniyetli davacının mer’i mevzuata aykırı davası nedeniyle uğranılmış ve uğranılacak zarar ve ziyanı karşı yandan talep ve dava haklarının saklı tutulmasını, dava dilekçesi ekinde olduğu bildirilen ancak müvekkiline tebliğ edilmeyen belgelerle ilgili olarak işbu davaya itiraz ve beyanda bulunma, delil ve karşı delil sunma haklarının saklı tutulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının çıktılarının dosya içerisine alındığı ve banka hesap hareketlerinin celp edilerek dosya kapsamına alındığı görülmüştür.
Mahkememizin 06/05/2024 tarihli duruşmasında davalı asil ...'ın yemin etmesine karar verildiği, ''...’un dava konusu senedi, dava dışı ...ile anlaştığı 700.000,00-TL bedelli inşaat yapımının teminatı olarak vermediğine, bu senedin boş olarak düzenlenmediğine, dava konusu senedin inşaattan kaynaklı olmayıp dava dışı... ile davacı ... arasındaki sorunlar nedeniyle tahsil amacı ile elde edilmediğine ve takibe koyulmadığına, senetteki imzanın açığa imza olmayıp gerçek ve doğrudan bir alacaktan doğduğuna dair namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum.'' şeklinde beyan ederek yemin ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının eser sözleşmesi kapsamında akdi olduğunu iddia ettiği dava dışı Bekir ile girişilen sözleşme kapsamında İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı takip dosyasına konu edilen 700.000,00TL'lik bononun teminat senedi olarak verilip verilmediği, davacının açığa attığını bildirdiği bonodaki imzanın kötüye kullanılıp kullanılmadığı, bu senedin davalı lehine doldurulup doldurulmadığı ve bu kapsamda davacının senet ve takip yönünden davalıya borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi: “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir.
Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir.
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Somut uyuşmazlıkta davacı icra takibinden sonra menfi tespit davası açmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde,
Uyuşmazlığın davacının eser sözleşmesi kapsamında akidi olduğunu iddia ettiği dava dışı Bekir ile girişilen sözleşme kapsamında İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı takip dosyasına konu edilen 700.000,00TL'lik bononun teminat senedi olarak verilip verilmediği, davacının açığa attığını bildirdiği bonodaki imzanın kötüye kullanılıp kullanılmadığı, bu senedin davalı lehine doldurulup doldurulmadığı ve bu kapsamda davacının senet ve takip yönünden davalıya borçlu bulunmadığının tespiti isteminden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Davacı, dava konusu senedin gerçekte dava dışı Bekir ile girişilen sözleşme kapsamında teminat olarak alındığını, açığa imzanın kötüye kullanılarak senedin davalı lehine doldurulduğunu, gerçekte böyle bir borcun bulunmadığını ileri sürmüş davalı ise iddiaları inkar etmiştir. Dava konusu senet kambiyo niteliğini haiz bonodur. Şekil itibariyle keşidecisi davacı lehtarı davacıdır. Kambiyo senetleri soyut borç ikrarı içerip temel ilişkiden bağımsız olarak ileri sürülür ve aksinin aynı güçte bir delille ispat olunması gerekir. Yine açığa imzanın sonradan akde aykırı doldurulduğu iddiası aynı güçte bir yazılı delille ispatlanmalıdır. Bunların yanında bir kambiyo senedinin teminat senedi olduğunun ileri sürülmesi halinde senet ve akit arasında irtibatın sağlanması gerekir. Dava konusu uyuşmazlık kapsamında senedin teminat vasfında olduğuna, dava dışı Bekir ile imzalanan akit kapsamında alındığına, açığa imzanın akde aykırı doldurulduğuna ilişkin aynı güçte bir delil bulunmamaktadır. Bu yönde başkaca delil bulunmadığından davacının yemine deliline dayandığı hatırlatılmış, davalı yemini iade etmemiş ve usulünce eda etmiştir. Dolayısıyla davacı üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Kötü Niyet Tazminatı yönünden; Menfi tespit davasında borçlunun tazminata mahkum edilebilmesi için takibin durması ve alacağa geç ulaşılmasına dayalı şartın somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla davalının yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı yana, takip durdurulmadığından yasal koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine,
3-Alınması gereken 427,60-TL maktu harcın, 12.814,31-TL peşin harçtan düşümü ile artan 12.386,71-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 111.050,63-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.06/05/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!