WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/533 Esas
KARAR NO : 2024/327
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/08/2023
KARAR TARİHİ : 13/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... Bankasında çek hesabı bulunduğunu, söz konusu banka tarafından 01/08/2023 tarihinde şirket yetkilisi aranarak bir adet çekin ibraz edildiğini ve çekte bulunan imza uyuşmazlığı nedeniyle bilgi verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin çeki incelediğinde söz konusu çekin keşide edilmediğini, imzanın sahte olarak düzenlendiğini belirttiğini, müvekkilinin çek koçanını kontrol ettiğinde 2 adet çek yaprağının kayıp olduğunu fark ettiğini, taraflarınca çekin suretine ulaşıldığını, çekin imza bölümünün imza bölümünün incelenmesinde söz konusu çekte bulunan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı ve sahte olarak atıldığını fark ettiğini, davaya konu çekin bankaya ibrazı durumunda tahsil kabiliyeti bulunduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle teminat karşılığında davaya konu çekin bankaya ibrazı halinde ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile dava konusu çekten müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı dava dilekçesindeki iddiasında dava konusu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını dile getirmiş olmakla birlikte davacının imzaya itirazı tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, borçlu ile alacaklı şirket yetkilisi borcuna karşılık çeki alacaklı şirket lehine imzalayıp verdiğini, bu sebeple borçlu çekteki imzayı müvekkili şirketin yetkilisine bizzat imzalayıp verdiğini, hem karşı tarafın sunmuş olduğu imza sirküleri ile senetteki imza karşılaştırıldığında hem de sayın mahkeme tarafından imzasını inkar eden borçlu davacı şirket yetkilisinin atılış tarihi itibariyle inkâr edilen imzası ile yakın tarihte atılmış, uygulamaya elverişli imzalarının temin edilerek imza incelemesinde senetteki imzanın borçluya ait olduğunun görüleceğini, davacının dava konusu çek borcunu ödememek ve müvekkili davalının alacağına kavuşmasına engellemek ve geciktirmek için kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını, tüm bu açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı olarak verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazlarınızın kabulü ile, dava konusu çekin ödenmesini engelleyen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, haksız ve hukuka aykırı açılan menfi tespit davasının reddini, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davacı aleyhine borcun %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce ticaret sicil kayıtlarının, banka yazı cevabı, kurum ve kuruluşlardan davacı şirket temsilcisi ...'a ait yazı ve imza asıllarını içerir belge asılları celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Mahkememizin 18/12/2023 tarihli duruşmasında davacı şirket temsilcisi Samet ...'ın hazır olduğu, ... söz alarak, ''Şirketi ben kurdum. Tek ortaklıyım. Benim il dışı fuar gezintilerinde bulunduğum sürece denk gelecek şekilde dava konusu çekin düzenlendiğini düşünüyorum, karşı tarafla ticaretimiz vardır, ancak şirketimde 3-4 kere muhasebeci değişikliği olmuştu. Bu çekin günü geldiğinde karşı yandan sorulduğunda haberdar oldum. Karşı yan şirketle ticaretimiz hala devam etmektedir, uyuşmazlık bulunmasa da alacaklı konumdayız. Şirketin işlerine kardeşlerimde yardım eder ancak onların herhangi bir şekilde şirketi temsil ve imza yetkisi bulunmamaktadır. Çek defteri ve kambiyo düzenleme yetkisi sadece bendedir. Şirket içerisinde aile olarak hareket ettiğimiz için çek defteri ele geçirilmiş olabilir. Daha öncede bir muhasebecimiz ile bu şekilde bir olayımız olmuştu. Tahminime göre bilgim olmadan bunu muhasebecim düzenlemiştir. Ancak kendisinin böyle bir yetkisi yoktur. Daha önceden de çek tanzim etmek için kendisine yetki vermemiştim. Kimseye böyle bir yetki vermedim. Kardeşlerim dahi yetkili değildir. Dava konusu çek altındaki imza bana ait değildir. Karşı tarafın bu çekten ne menfaatini olduğunu bilmiyorum.'' beyanında bulunduğu anlaşılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Dairesi'nin 19/03/2024 tarihli adli tıp raporunda özetle; İnceleme konusu çekte atılı keşideci imzası ile Samet ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının rıza hilafına elden çıkarak kaybolduğunu iddia ettiği çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, davalıya herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle takipten önce açılan menfi tespit talebi istemine ilişkindir.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi: “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir.
Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir.
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Uyuşmazlığın davacının rıza hilafına elden çıkarak kaybolduğunu iddia ettiği çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, davalıya herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle takipten önce açılan menfi tespit talebi isteminden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır.
Bir kambiyo senedi düzenlendiği zaman lehtar ile keşideci arasında kural olarak bir temel ilişki ve kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık doğrudan doğruya kambiyo hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgililerine karşı öne sürülebilen mutlak def'ilere dayanmaktadır.
Bu açıklamalara göre, eldeki dava dava konusu çekin sahte olarak düzenlendiği iddiasıyla açılmıştır. Sahtecilik def'inin mutlak bir def'i olup, herkese karşı ileri sürülebileceği gözetildiğinde senet hamilinin iyi niyetli olup olmamasının hukuki sonucu değiştirmeyeceği, sahtecilik mutlak def'inin davalı hamile/lehtara karşı ileri sürülebileceği açıktır. Yapılan inceleme ile takibe konu çekteki keşideci imzasının keşide tarihindeki davacı şirketin yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiştir. Çekteki imzanın münferiden yetkili olan davacı şirket yetkilisine ait olmadığı ve imza itirazının mutlak defilerden olup iyiniyet-kötüniyet ayrımı yapılmaksızın herkese karşı ileri sürülebileceği, bunun yanında davacının çekin tamamen sahte olduğuna dair iddiasının aksinin davalı yanca delillendirilemediği, alınan ATK raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu, bu halde davacının icra takibine konu edilen ve ancak imzası kendisinden sadır olmayan çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığı kanaatiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile, davacının davalıya, davaya konu 31/08/2023 keşide tarihli, keşidecisi davacı, lehtarı davalı, 425.000,00-TL bedelli, ... Bankası ... Şubesine ait, 0789312 seri numaralı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
2-Alınması gereken 29.031,75-TL karar ve ilam harcından 7.257,94-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 21.773,81-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvuru harcı, 7.257,94-TL peşin harç olmak üzere toplam 7.527,79-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.846,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 65.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.13/05/2024

Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza