T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/445 Esas
KARAR NO : 2024/418 Karar
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/05/2017
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben vermiş olduğu 02.05.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin Davalı şirkette 01.11.2015 tarihinde genel müdür olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin iş sözleşmesinn 18.02.2017 tarihinde fesih edildiğini, feshin ... 12. Noterliğinden ... tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile yapıldığını, ihtarnamenin müvekkiline 10.03.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından müvekkiline ait mal varlığından 10/02/2017 düzenleme tarihli 30.000.000 TL tutarlı senedin .... Şti’ne ödendiğini, şirketin çalışan personeline müvekkili tarafından ödenen avansların ise toplamda 16.300,00-TL olduğunu, davalı şirkete ait ve şirket işlerinde kullanılmak üzere tahsis edilen ... plaka nolu araçla ilgili olarak yapılan akaryakıt giderleri ile otopark ücrelerinin ise toplam 368,00-TL olduğunu, ... Şti. adına noterlik makbuzu ile ... Hesabından ödenen 425,00- TL havale, Davalı şirketin aldığı tercümanlık hizmetinden ötürü ... hesabından yapılan 306,00 TL havale yapıldığını, davalı şirket adına müvekkili tarafından yapılan bu ödemelerin davalı tarafından ödenmemesinden ötürü davalının sebepsiz zenginleştiğini, davalı şirket müvekkilini işten çıkardığını, bundan ötürü de müvekkili tarafından yapılan bu ödemelerin davalıdan talep hakkının doğduğunu, müvekkili tarafından davalı adına yapılan ödemelerin toplam tutarının 49.199,00-TL olan alacağının belirlenmesi ile dava tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilince 25.05.2017 tarihinde verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davanın iş mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, bu konuda Yargıtay tarafından verilen kararda işçi ve işveren ilişkisinin bulunduğu davaların iş mahkemesinde görülmesi gerektiğine karar verdiğini, davacının dilekçesine delillerini ibraz etmesi gerektiğini, davacının iş akdini feshinden sonra bir çok belgeyi yanına alıp götürdüğünü yada yok ettiğini, davanın görevli mahkemede açılması gerektiğini belirtmiş, dilekçesinde vs açıklamalarda bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... 7 Asliye Hukuk mahkemesinin ... E dosyasına kayıtlı bu dosyaya mahkemesince 11.09.2017 tarihinde ... K numarası ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiştir.
Yanların tüm delilleri toplandıktan sonra dosya iddia, savunma ve yanların tüm delilleri ile ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak temerrüt tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı varsa saptanması için bilirkişiye verilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 11.03.2019 tarihli 8 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Davacının davalı şirkette genel müdür olarak çalışmakta iken davalı tarafından davacı adına gönderilen fesihname ile iş akdinin fesih edildiği, feshin haklı olup olmadığı konusunda şirket kayıtları incelemediğinden gerekli bilgi verilememiştir.
Davacı tarafından davalı şirket adına ödemeler yaptığını belirterek bu ödemelere ait olduğu belirtilen belgeleri dosyaya sunmuştur. Bu belgelerin incelenmesinden ... Şti' ye 425,00-TL davacı aracılığı ile, Noter giderleri için ödenen 306,00 TL olmak üzere toplam 731,00 TL nin davacı tarafından ödenmiş olduğu bedelin davacı alacağı olacağı, diğer ödemeler olan 13.500,00-TL tutarındaki personele ait maaş ödemeleri, 30.000,00-TL tutarındaki senet ödemesi, Davacı tarafından yapıldığı belirtilen şirkete ait 368,00-TL tutarındaki araç giderleri, Noter ödemelerinden bakiye kalan 200.59-TL nin, Davacı tarafından ödendiğine dair belge dosya kapsamında bulunmadığından bu hususun kanıtlanmaya muhtaç olduğu" kanısı ile raporunu sunmuştur.
Bu rapora itiraz edilmesi üzerine, itirazların değerlendirilmesi için dosya yeniden bilirkişiye verilerek ek rapor düzenlemesi istenilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 04.10.2019 tarihli 3 sayfadan ibaret raporunda özetle; "11.03.2019 tarihli kök raporda davacı tarafından yapıldığı belirtilen ödemelere ait belgeler ibraz edilerek kanıtlanması gerektiği belirtilmiş idi, Davacı tarafından bu kez ibraz olunan ... 11. İş Mahkemesinin 28.02.2019 tarih ve ... Esas Sayılı kararına göre davacının davalıda olan iş akdinin davalı tarafından yapılan feshinin haksız olduğuna ve davacıya kıdem tazminatı ödenmesine karar verilmiştir. Davacı tarafından sunulan mahkeme kararı ile davacının iş akdinin davalı şirket tarafından fesih edilmiş olmasının haksız olduğu kanıtlanmış bulunmaktadır. Davacı tarafından yapıldığı belirtilen ödemelerden 30.000,00-TL tutarındaki senetle ilgili olarak davacı ödemesi olduğu belirtilen tutara ait 30.000,00-TL tutarındaki iş bankasına ait banka ödeme belgesi aslının davacıda olduğu, fotokopisinin ise dosya içinde bulunduğu dolayısıyla senet bedelinin davacı tarafından ödendiği anlamını taşıdığı, Personele ödendiği belirtilen 13.500,00 TL tutarındaki belgeler üzerinde maaşla ilgili ödemenin tahsil edence bedelin davacı ...'dan tahsil edildiğine dair bir şerh bulunmadığından davacının ödemesi olduğu kanısına varılamamıştır. Belirlenen bu duruma göre davacı tarafından ödendiği kabul edilen davacı alacağının ... Şti. ye, 425.00TL. Noter masrafı olarak 306.00 TL. Senet ödemesinden 30.000,00-TL olmak üzere toplam 30.731,00 TL olarak belirlenmiştir.
Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra ; "İş bu davanın Kısmen Kabulü ile 30.731,00-TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin Reddine,
" karar verilmiştir.
Bu karar taraflarca süresi içerisinde istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, 14. Hukuk Dairesi'nin 08/06/2023 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. Kaldırma ilamında özetle ; "Davacı, davalı şirkette genel müdür olarak çalıştığı dönemde, bir kısım şirket harcamalarını şahsi hesaplarından yaptığını, şirketin bir kısım ödemelerini kendisine ait para ile ödediğini ileri sürerek, bu miktarların tahsilini istemiştir. Başka bir anlatımla, davacı, genel müdür olarak çalıştığı şirkete değişik tarihlerde borç verdiği iddiasında bulunmaktadır. Davacının, davalı şirketin genel müdürü olması nedeniyle şirket adına işlem yapması ve şirkete ait tüm belgelerin asıllarına her zaman ulaşma imkanı bulunması nedeniyle bir ödeme belgesinin aslının genel müdür olan davacının elinde bulunması başlı başına bu ödemenin davacının kendi şahsi mal varlığından yapıldığına delil oluşturmaz. Esasen ödeme makbuzunun aslının davacının elinde bulunması, bu ödemenin davacının kendi mal varlığından yapıldığını göstermez. Senet tutarının ödemesine ilişkin muhasebe kaydında bu ödemenin kim tarafından yapıldığı belirtilmediği gibi tüzel kişinin her türlü işlemlerinin icra organları vasıtasıyla yapılacağının da dikkate alınması gerekir. Davacının bir ödeme yaptığının belirlenmesi halinde feshin haklı olup olmadığının borç verme sözleşmesi bakamından bir önemi bulunmayacaktır. Yapılan ödeme, şirket adına yapılmıştır. Davacının, TMK'nın 6 ve HMK'nın 190.maddesi uyarınca davalı şirkete borç verdiği iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Davacının delilleri arasında yemin delili de bulunduğu dikkate alınarak, yemin deliline başvurup vurmayacağı hatırlatılarak sonucuna göre bir işlem yapılması gerekirken, ödeme belgesinin aslının genel müdür olan davacının elinde bulunmasının yeterli görülerek karar verilmesi yerinde görülmemiştir." gerekçesi ile mahkememiz hükmünü kaldırmıştır.
Mahkememizce kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı, davalı şirkette genel müdür olarak çalıştığı dönemde, bir kısım şirket harcamalarını şahsi hesaplarından yaptığını, şirketin bir kısım ödemelerini kendisine ait para ile ödediğini ileri sürerek, bu miktarların tahsilini istemiştir. Başka bir anlatımla, davacı, genel müdür olarak çalıştığı şirkete değişik tarihlerde borç verdiği iddiasında bulunmaktadır. Davacının, davalı şirketin genel müdürü olması nedeniyle şirket adına işlem yapması ve şirkete ait tüm belgelerin asıllarına her zaman ulaşma imkanı bulunması nedeniyle bir ödeme belgesinin aslının genel müdür olan davacının elinde bulunması başlı başına bu ödemenin davacının kendi şahsi mal varlığından yapıldığına delil oluşturmaz. Esasen ödeme makbuzunun aslının davacının elinde bulunması, bu ödemenin davacının kendi mal varlığından yapıldığını göstermez. Senet tutarının ödemesine ilişkin muhasebe kaydında bu ödemenin kim tarafından yapıldığı belirtilmediği gibi tüzel kişinin her türlü işlemlerinin icra organları vasıtasıyla yapılacağının da dikkate alınması gerekir. Davacının bir ödeme yaptığının belirlenmesi halinde feshin haklı olup olmadığının borç verme sözleşmesi bakamından bir önemi bulunmayacaktır. Yapılan ödeme, şirket adına yapılmıştır. Mahkememizce, istinaf ilamı doğrultusunda, davacının yemin deliline dayandığı nazara alınarak davalı şirket temsilcisine HMK 228. Maddesi gereği yemin davetiyesinin 04/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, mahkeme hakiminin izinli olması nedeniyle 31/01/2024 tarihinde yeminin icra edilemediği, davalı şirket temsilcisine gerekli ihtaratı içerir yemin davetiyesinin yeniden çıkarıldığı ve davetiyenin 21/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 16/04/2024 tarihli duruşma için davalı şirket yetkilisi adına akut bronşit nedeniyle istirahat raporu sunduğu, mahkememizce sağlık raporuna itibar edilerek duruşmanın ve yeminin bir sonraki celse icra edilmesine karar verildiği, bu sefer 02/05/2024 tarihinde davalı şirket yetkilisine yeniden gerekli ihtaratı içerir yemin davetiyesinin tebliğ edildiği, davalı şirket yetkilisinin 11/06/2024 tarihli duruşmaya, aynı hastane ve aynı hekim tarafından düzenlenen yine akut bronşit nedeniyle istirahat raporunu sunulduğu, davalı şirket yetkilisinin mazeretinin gerçek bir mazeret olmadığı kanaatine varılmakla Cumhuriyet Başsavcılığına raporun gerçeğe aykırı düzenlendiği kanaati oluştuğundan suç duyurusunda bulunulmuş olup davalı şirket yetkilisinin ise 2. kez aynı hekim tarafından ve yeminin icra edileceği duruşma gününden 1 gün önce alınan istirahat raporları, geçerli bir mazeret olarak kabul edilmemiş HMK 229. Maddesi gereği yemin konusu vakıaları ikrar edilmiş sayılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile 49.199,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar ve ilam harcı 3.360,78-TL nin peşin alınan 840,20-TL den düşümü ile kalan 2.520,58-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 871,60-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.924,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde tarafların iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!