WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/364 Esas
KARAR NO : 2024/406 Karar

DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 18/03/2011
KARAR TARİHİ : 04/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı bankaya devrinden önce... A.Ş'nin KAYSERİ şubesine, 24.09.1999 tarihinde, 128.000.-DEM. mevduatını % 19 net faiz oranı ile 1 yıl vadeli, yatırdığını, müvekkiline bildirildiğine göre müvekkilinin parasının vade sonu olan 29.04.2000 tarihinde işlemiş faizi ile birlikte toplam 152.365.-DEM olduğunu, müvekkilinin parasının henüz vadesi gelmeden 21.12.1999 tarihinde... A.Ş. yönetimine BDDK tarafından el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak yönetiminin TMSF'ye devredildiğini. Bu bankanın daha sonra, davalı ... A.Ş ile birleştirildiğini, ...A.Ş.nin ise,... BANK'a satılarak,... BANK olduğunu, kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatının imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paranın... A.Ş yönetimi tarafından grup şirketlere ve hayali şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini. Banka yönetimine el konulmasından sonra müvekkilinin mevduatı "... Ltd adlı banka hesabına aktarılmış olduğu ve ... mevduatların sigorta kapsamı dışında olduğu" gerekçesi ile ödenmediğini, aşağıda açıklanacağı üzere, davalı bankanın... Ltd. adlı paravan kıyı bankasını kurarak ve iki bankanın tek elden yönetimi sağlanarak, iş birliği içinde, planlı ve kasıtlı olarak, mevduat sahiplerinin ve müvekkilinin dolandırıldığı ve zarara uğratılmış olduğu kanıtlanacak olup, zararın oluşmasında, ... A.Ş.nin, sorumlu bulunduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihadı gereğince ... Ltd. aleyhine, Fatih ... İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyası ile yapılan takibin kesinleştiğini, ...Ltd. adlı banka aleyhine yapılan icra takibinin semeresiz kaldığını belirterek; açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, müvekkili tarafından davalı bankaya yatırılan toplam 128.000 DEM. mevduat alacağının davalı bankadan hükmen tahsiline, dem para birimi 1,95583 kur üzerinden euro ya dönüşmüş olduğundan alacak tutarının 65.445,36 Euro olarak hükmen tahsiline, alacaklarına, paranın bankaya yattığı tarihten vade sonuna kadar % 19 akdi faiz, vade sonunda, fiili ödeme tarihine kadar ise, 3095 sayılı kanunun, 2/2 maddesi gereğince, % 19 akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi yürütülmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini (ancak dava değeri 10.000,00-TL gösterilerek, bu tutar baz alınarak dava harcı yatırıldığı ) istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TMSF açısından taraf durumuna yönelik olarak öncelikle davanın, husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre ve görev yönünden yönünden reddinin gerektiğini, eksik harcın tamamlattırılması gerektiği, ... açısından öncelikle, davanın, husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre ve görev yönünden reddinin gerektiği, eksik harcın tamamlattırılması gerektiği, esas ile ilgili olarak da usulüne uygun aciz vesikasının alınmadığını, davacının, ... hesap cüzdanını aldıktan sonra hiçbir itirazda bulunmadığını, bu durumun beraberinde bir takım sonuçlar doğurduğunu, davacı serbest iradesiyle, daha fazla faiz getirişi sağlayan bir yatırım alternatifi olarak kıyı bankacılığını tercih etmiş olup, müvekkili banka tarafından bilgisi dışında işlem yapılması ve iradesinin yanıltılması söz konusu olmadığını, ...Ltd. tarafından... A.Ş.ne kredi kullandırılmamış, aksine... A.Ş. den bu bankaya depolar yapılmak suretiyle krediler kullandırıldığını, kurucusu veya hissedarı olmadığı... Ltd.'in faaliyetlerinden dolayı, ayrı bir tüzel kişiliğe sahip... A.Ş.'nin sorumlu tutulması mümkün olmayıp, davacının... A.Ş. tarafından dolandırılması, yanlış yönlendirilmesi söz konusu olmadığını, davacının, parasını yatıracağı finans kuruluşu hakkında gerekli araştırmayı yapmak suretiyle tedbirli bir tutum içerisine girmesi gerekirken, kendisinden beklenen bu özeni göstermemiş olmasından ya da riske girmesinden müvekkili banka sorumlu tutulamayacağını, müvekkil bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini, bundan müvekkili banka eski yöneticilerine karşı açılmış ceza davalıların ve buradaki tanık beyanlarını huzurdaki davada delil olarak kullanılmasının usule ve kanuna aykırı olduğunu, sonuç olarak, ortada davacının daha fazla faiz getirişi elde etmek için seçtiği bir hesap türü ve parasını bu hesapta değerlendirmek üzere verdiği talimat ve müvekkili bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi mevcut olduğunu, davacının, fazla faiz getirili ancak, devlet güvencesinde olmayan bu yatırımı sebebiyle ulaşamadığı alacağını, gerçeğe aykırı ve mesnetsiz iddialarla müvekkili bankadan tahsil ederek, haksız menfaat temin etmeye çalışması, hukuk düzeni tarafından korunmaması gerektiğini, davanın bu sebeplerle reddini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TMSF tarafından 23-05-2011 havale tarihli borcu üstlendiklerine dair beyan dilekçesi sunulmuş, banka kayıtları üzerinde inceleme yapıldıktan sonra bilirkişi raporu alınmış olup, davacı vekili tarafından dava değerinin 65.445,36 Euro'ya çıkartıldığı ve buna ilişkin ıslah dilekçesinin sunulduğu eksik harcın da yatırıldığı görülmekle, zamanaşımı itirazı yerinde olmadığından bu itirazların reddine ve yapılan inceleme sonrası Kapatılan İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar ve 11-10-2012 kararı ile davacının davasının ıslah edilmiş hali ile kabulü ile 65.445,36-Euro nun hesap tarihi olan 29/04/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı maddenin 4/a maddesi gereğince işleyecek yasal faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığı kur üzerinden borcu üstlenen TMSF den alınıp davacıya verilmesine, borç üstlenildiğinden ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, mahkememiz kararı davacı tarafından temyiz edilmiş, yapılan temyiz incelemesi sırasında
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2014/18527 Esas, 2015/243 Karar sayılı 13.01.2015 günlü kararı ile "davacı taraf, davalı bankanın külli halefi bulunduğu... A.Ş. yönetim kurulu üyeleri ve çalışanlarının eylemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürdüğüne ve mahkemece de bu husus kabul edildiğine göre, TMSF'nin borcu üstlenmesinin tek başına davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı hususunun nazara alınmaması doğru olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına" karar verilerek dosyanın mahkememize iade edildiği görülmüş, yeniden yapılan yargılama sırasında mahkememizce usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olup, borcu üstlenen TMSF vekili borcu üstlenmekten vazgeçtiklerini ve davaya feri müdahil olarak kabul edilme taleplerini bildirmiş ise de, borç üstlenildikten sonra borcu üstlenmekten vazgeçilemeyeceğinden ve bu nedenle borcu üstlenen TMSF vekilinin borcu üstlenmekten vazgeçme talebinin reddine, yine borcu üstlenen TMSF'nin aynı zamanda davaya feri müdahale talebi yerinde olmadığından feri müdahale talebinin de reddine karar verilmekle, Yargıtay bozma ilamı gereğince bozma konusu olan borcu üstlenen TMTF’nin dava konusu borçtan sorumlu olduğu ancak bu sorumluluğun davalı ... Bank'ın sorumluluğunu kaldırmadığı bu nedenle dava konusu borçtan hem davalı bankanın hemde borcu üstlenen TMSF 'nin sorumlu oldukları bu yönü ile davacının davasının ispatlandığı kanaatiyle davacının davasının ıslah edilmiş hali ile; kabulü ile; 65.455,36 Euro'nun fiili ödeme günündeki TL karşılığı kur üzerinden paranın bankaya yatırıldığı tarih olan 29/04/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte borcu üstlenen TMSF ile davalı ... bank 'tan alınıp davacıya verilmesine, ilişkin hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra; "Davacının davasının ıslah edilmiş hali ile; kabulü ile; 65.455,36 Euro'nun fiili ödeme günündeki TL karşılığı kur üzerinden paranın bankaya yatırıldığı tarih olan 29/04/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte borcu üstlenen TMSF ile davalı ... bank 'tan alınıp davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karar taraflarca süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2016/1600 E, 2018/4899 K sayılı 28.06.2018 tarihli ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamında özetle ; " Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile mahkemenin Dairemiz bozma ilamı öncesi alacağın 65.445,36 Euro olduğuna dair hükmünün bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olmasına rağmen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrası verilen kararın gerekçesi ve hüküm fıkrasında 65.455,36 Euro'nun tahsiline hükmedildiğinin belirtilmesi doğru değil ise de, maddi hataya dayalı olan bu hususun mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, davalı ... A.Ş. vekili, borcu üstlenen TMSF vekili ile fer'i müdahil ...A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı vekilinin dava dilekçesi ile ... bank ... Ltd. aleyhine Fatih...İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibin kesinleştiği ve... Ltd. aleyhine yapılan icra takibinin semeresiz kaldığı belirtilerek işbu davanın açıldığı, fer'i müdahil ... A.Ş. vekili tarafından ibraz edilen müdahale dilekçesi ve ekindeki belgeler ile anılan icra dosyasına ... Ltd. tarafından ödeme yapıldığının ileri sürüldüğü, dosya içerisinde bulunun Fatih ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasının incelenmesi ile de, 17.06.2011 tarihli reddiyat makbuzu ile dava tarihinden sonra olmak üzere 09.06.2011 tarihinde dosyaya 3.728,70 TL yatırıldığının anlaşılması karşısında, borcu sona erdirici ödeme olgusu re'sen de göz önünde bulundurulacak hususlardan olduğundan icra dosyasına yapıldığı belirtilen işbu kısmi ödeme değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın davalı ... A.Ş, borcu üstlenen TMSF ve fer'i müdahil ... A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir. Ayrıca, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de, davalı ... A.Ş'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan... A.Ş'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın ... Ltd.'ne gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten... A.Ş'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son ... A.Ş'ye devredildiği, bu durumda ...Bankası iken ... A.Ş.'ne devredilen... A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ... A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde yargılama giderlerine ilk masraf adı altında başvuru harcı da eklenilmek sureti ile harçtan sorumlu tutulması doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı ... A.Ş. ile borcu üstlenen TMSF yararına bozulmasına karar verilmiştir.” gerekçesi ile mahkememiz hükmünü bozmuştur.
Mahkememizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Huzurdaki dava davacının davalı bankaya devrinden önce... A.Ş'nin KAYSERİ şubesine, 24.09.1999 tarihinde, 128.000.-DEM mevduatını % 19 net faiz oranı ile 1 yıl vadeli, yatırdığı anlaşılmaktadır. Davacının parasının henüz vadesi gelmeden 21.12.1999 tarihinde... A.Ş. yönetimine BDDK tarafından el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak yönetiminin TMSF'ye devredildiği sabittir. Bu bankanın daha sonra, davalı ... A.Ş ile birleştirildiğini, ...A.Ş.nin ise, ...BANK'a satılarak, ... BANK olduğunu anlaşılmaktadır. Banka yönetimine el konulmasından sonra davacının mevduatı "... Ltd adlı banka hesabına aktarılmış olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra ; "asıl ve ıslahla açılan kabulü ile; 65.455,36 Euro'nun fiili ödeme günündeki TL karşılığı kur üzerinden paranın bankaya yatırıldığı tarih olan 29/04/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte borcu üstlenen TMSF ile davalı ...bank 'tan alınıp davacıya verilmesine dair karar kesinleşmiş olmakla yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Ancak dosyamızda Fatih ... İcra Müdürlüğünün...E sayılı dosyasına davamızdan sonra yani 09.06.2011 tarihinde yatırılmış bulunan 3.728,70-Tl nin ödendiği belirlendiğinden o tarihteki Euro karşılığının İcra müdürlüğünce dikkate alınmasına" karar verilmiştir.
Mahkememizden verilen 29/09/2020 tarih ve 2020/264 Esas 2020/520 sayılı kararı Yargıtay,11. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2023 tarih ve 2020/7659 Esas 2023/252 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle ; " Somut olayda davacıya ait nüfus kaydından davacının yargılama sırasında 17.12.2012 tarihinde öldüğü, mirasçılarının yargılama aşamasında davaya dahil edilmeksizin ölmeden evvel verilen vekaletnameye istinaden davacı vekili ile davaya devam edilip işin esasına girilerek yazılı şekilde ölü kişi hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup mahkemece yargılamanın her aşamasında resen göz önünde bulundurulmalıdır. Bu itibarla mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde; öncelikle yargılama sırasında vefat eden davacının mirasçılık belgesi getirtilerek, mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapılıp mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanarak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye temsilci tayin ettirmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın ölü kişi hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu "gerekçesi ile mahkememiz hükmünü kaldırmıştır. Mahkememizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememizce davacıya ait veraset ilamı dosya arasına alınmış, mirasçılara usulüne uygun olarak tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır. Yargılama devam ederken dava dışı ...'ın Beşiktaş ... Noterliğinin, 29/03/2017 tarih ve ... ve ... yevmiye numaralı alacağın devri ile dava konusu alacağı temlik aldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22/04/2022 Tarihli ve 2021/7 Esas, 2022/2 Karar sayılı kararı gereğince, ... alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihi esas alınarak, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu gözetilerek, zamanaşımına ilişen temyiz itirazları konusunda bir değerlendirme yapılması ve davalı tarafça zamanaşımı hususunda bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş olsa dahi, feri müdahil tarafından temyiz nedeni olarak getirilmek kaydıyla davalı yönünden zamanaşımı incelemesinin yapılması, dava konusu olay bakımından ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafından ... Ltd. aleyhine Fatih ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibin kesinleştiği ve ... Ltd. aleyhine yapılan icra takibinin semeresiz kaldığı belirtilerek işbu davanın açıldığı, mahkememizce verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2023 tarih, 2020/7659 Esas, 22023/252 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda davacının veraset ilamı dosya arasına alınarak mirasçılarına usulüne uygun olarak duruşma gün ve saati tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlandığı, dava dışı ...'ın Beşiktaş ... Noterliğinin, 29/03/2017 tarih ve ... ve 1428 yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile dava konusu alacağı temlik aldığı anlaşılmış olup Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22/04/2022 Tarihli ve 2021/7 Esas, 2022/2 Karar sayılı kararı gereğince, mudilerin ... alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihi esas alınarak, dava konusu olay bakımından ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı çıkması halinde usulî kazanılmış hak oluşmasının mümkün değildir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde davacının 28.04.1999 tarihinde Bankaya yatırdığı parası banka yetkilileri tarafından ... Ltd. kıyı bankası hesabına aktarılmış, davacı tarafından dava konu alacağa ilişkin 08/12/2010 tarihinde Fatih ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, sonrasında 18.03.2011 tarihinde iş bu davayı açmış olmakla icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargılama devam ederken davacı mirasçıları alacağı devrettiğinden devir tarihinde yürürlükte olan TBK.nun 189. Maddesinde "Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer.Asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır " denildiğinden yargılama giderlerinden temlik alan sorumlu tutulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,
2-427,60-TL karar harcının peşin alınan 2.174,10-TL den düşümü ile kalan 1.746,5‬0-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde alacağı temlik alana iadesine,
3-Davalı TMSF tarafından yapılan 800,00-TL yargılama giderinin alacağı temlik alandan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalılar kendilerini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 23.246,19-TL vekalet ücretinin alacağı temlik alandan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı

Katip
e-imzalıdır

Hakim
e-imzalıdır