WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/339 Esas
KARAR NO : 2024/446

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/05/2023
KARAR TARİHİ : 27/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacıluı vekili dava dilekçesinde özetle; imzası taklit edilmek suretiyle kambiyo senedinde borçlu olarak gösterilen muris ... ile davalının babası ... arasında murisin ...'den edinmiş olduğu taşınmaza yönelik Devren Satış ve Kapora Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeye göre muris ..., ...'den edinmiş olduğu taşınmazı bir satış yasağının bulunmasından dolayı ileride devredileceğine ilişkin taahhüt altına girmiş ve işbu hususun gerçekleşmemesi ihtimaline karşılık da taşınmaza ... lehine 300.000,00-TL değerinde ipotek tahsis ettiğini, murisin vefatı sonrasında söz konusu taşınmaz mirasçılara intikal etmiş olup savacılardan ... söz konusu taşınmazın geri kalan tüm taksitlerini ödemiş ve kendi adına tapuda tescil ettirdiğini, işbu aşamada sözleşmenin geçersiz olduğu tespit edilmiş ve haksız işgal olgusundan dolayı Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden taşınmazı işgal ederek maddi kazanç elde eden ... aleyhine dava açıldığını, işbu dava derdest olduğunu, davalı ..., Bakırköy ... Noterliği'nin 11.04.2023 Tarih ve ...Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile babasına gelen bilgilendirmeden dolayı aleyhlerine dava açılacağı ve taşınmazın ellerinden alınacağı bilgisi ile kötüniyetli olarak davacıların murisinin imzasını taklit ederek çok yüksek meblağda bir sahte senet düzenlemiş ve icra takibi başlattığını, yapılacak bilirkişi incelemelerinde senedin sahte olduğu ortaya çıkarılacak olup işbu sebeple senet aslının icra müdürlüğünden celbi ile senedin uygun görülecek kuruma celbi ile incelenmesine karar verilmesini, muris ... hayatta olduğu dönemde şüpheli ile hiçbir ticari ilişkide bulunmadığını, sözleşme konusu taşınmaz için ...'ye ödenen miktarın 500.000,00-TL civarı olduğu göz önüne alındığında muris tarafından 1.500.000,00-TL gibi yüksek bir meblağda senede imza atılması imkansız ve akıl dışı olduğunu, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine konu; kambiyo senedi nedeni ile davalıya borçlu olmadığımızın tespitine,
davalının alacağın %20 si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,
oluşacak yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının senedin İstanbul'da düzenlendiği ve murisin Çanakkale'de çalışması ile imzanın sahte olduğu çıkarımı asla anlaşılamadığını, zira İstanbul Çanakkale arası yol 300 km uzunlukta dahi olmayıp dolayısıyla bir kaç saat içerisinde gidip gelinebileceği izahtan varestedir. Kaldı ki bu hususun ileri sürülerek imzanın müteveffaya ait olmadığı sonucuna varılamayacağı imza yönünden itirazlarına ilişkin olarak bu hususun yalnızca bilirkişi marifeti ile tespit edilebileceğini, bu hususlar dışında davacı taraf taraflar arasında herhangi bir ticari veya alacak ilişkisi bulunmadığını iddia etse de bu husus gerçek dışı olduğunu, kaldı ki bir gayrimenkulün değeri 1.000.000,00-TL tutarının üstünde olduğu gözetiliğinde tacir olmayan kişiler bakımından da 1,5 milyon gibi bir alacağın bulunabileceği hayatın olağan akışına uygun olduğunu, şöyle ki müvekkilinin babası ... ile muris arasında akdedilen bir anlaşma bulunmadığını, ... isimli şahıs Bakırköy ... Noterliği'nin...yevmiye numaralı ve 16/07/2019 tarihli düzenleme şeklinde vekaletname ile müvekkile sözleşme yapma yetkisi verildiğini, söz konusu vekaletname gereği müvekkili ... konut satın alma işlemini ... için tamamlamıştır ve vekaletnamede de belirtildiği üzere taksitleri kendisi ödediği için taşınmazın kendi adına tescili için hak kazandığını, dolayısıyla karşı tarafın davalılardan ...'ın ödemeleri yaptığına dair beyanlar tamamen gerçek dışı olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde ikame edilmiş işbu davanın reddini,
%20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini,

1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının İstanbul ...İcra Dairesinin ...esas sayılı takip dosyasında bonodan kaynaklanan 1.500.000,00-TL asıl alacak, 4.500,00-TL %0,30 komisyon, 194.178,08-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.698.678,08-TL takip yapıldığı, ödeme emrinin borçlu ... mirasçılarından ...'e 09.05.2023, ...'a 16.05.2023, ..., ..., ..., ... ve ...'a 10.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ilamı doğrultusunda asıl alacağın %10'u oranında teminat mukabilinde dava sonuna kadar davacı-borçlular yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Grafolog bilirkişinin 05/04/2024 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; inceleme konusunu oluşturan 20.05.2022 ödeme tarihli 1.500.000 TL(Bir Milyon Beş Yüz Bin TL) meblağlı senet ön yüzde yer alan borçlu imzaları ile muris ...'a ait örnek imzaların işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından mevcut imza örneklerine kıyasen farklılıklar saptandığından 20.05.2022 ödeme tarihli 1.500.000 TL(Bir Milyon Beş Yüz Bin TL) meblağlı senet ön yüzde yer alan borçlu imzalarının muris ...'ın eli ürünü olmadığı, diğer bir ifadeyle 20.05.2022 ödeme tarihli 1.500.000 TL meblağlı senet ön yüzde yer alan borçlu imzalarının muris ... tarafından imzalanmadığını belirtmiştir.
Dava, icra takibine dayanak 0.02.2022 tanzim ve 20.05.2022 vade tarihli 1.500.000,00-TL'lik bonodaki keşideci imzalarının davacıların murisi ...'a ait olmadığından menfi tespit istemine ilişkindir.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi:“Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir.
Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir.
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Somut uyuşmazlıkta davacı icra takibinden sonra menfi tespit davası açmıştır.
İspat yükü ise; bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/10133 Esas 2014/451 Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Sözkonusu ispat yükünün kime ait olduğunu belirleme görevi, davanın taraflarına değil, mahkemeye aittir.
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacıların dava konusu senedin keşidecisi muris ...'ın mirasçıları oldukları, davalı tarafından icra takibi başlatıldığı ve İstanbul ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı ilamı doğrultusunda asıl alacağın %10'u oranında teminat mukabilinde dava sonuna kadar davacı-borçlular yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, dava konusu bonoda keşideci muris ... imzası bulunduğu ancak bu imzanın inkarı nedeniyle mirasçıları tarafından açılan iş bu menfi tespit davasında, davacıların imza inkarı nedeniyle grafolog bilirkişiden imza incelemesine ilişkin rapor alındığı ve bonodaki imzanın davacıların murisi ...'a ait olmadığının tespit olunduğu, keza aynı davacılar tarafından açılan imza incelemesine ilişkin İstanbul ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi heyeti raporu ile de dava konusu aynı bonodaki imzanın muris ...'a ait olmadığına ilişkin bilirkişi raporu alındığı görülmüştür.
Davalı tarafça bilirkişi raporuna mukayese görüntülerinin eklenmediği yönünde itirazda bulunularak Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması yönünde rapora itiraz edilmiş ise de; bilirkişi raporu içeriğinde senet aslı, imza görüntüleri, örnek belge imza görüntüleri ve imza karşılaştırma tablosunun rapor içeriğinde belirtildiği, raporun açıkça farklılıkları tespit etmiş olması hususları dikkate alındığında raporun hüküm kurmaya elverişli olup, bonodaki imzanın murise ait olmadığının tespit olunduğu, imza itirazının mutlak defilerden olup iyiniyet-kötüniyet ayrımı yapılmaksızın herkese karşı ileri sürülebileceği, bu halde davacıların murisinin imzası nedeniyle davaya konu bono ve icra takibi nedeniyle borçlu olmadıkları kanaatiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Kötü Niyet Tazminatı Yönünden; İcra ve İflas Kanunun 72. maddesinin 5.fıkrasına göre; “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. ”Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davalı lehdarın davacıların murisine ait olmadığı ispat olunan imzayı taşıyan bono ile icra takibi yapmakla kötü niyetin varlığı açıkça ortaya koyulmuş olup, bu nedenle %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında icraya konulan keşidecisi davacıların murisi olan ..., lehtarı davalı ..., ödeme günü 20/05/2022, meblağ 1.500.000,00-TL, düzenleme tarihi 10/02/2022, keşide yeri İstanbul olan bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-300.000,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 102.465,00-TL ilam harcından peşin alınan 25.616,25-TL'nin mahsubu ile bakiye 76.848,75-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacılar tarafından yatırılan 25.616,25-TL peşin harç ve 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 25.796,15-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 192.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan 8.394,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılar tarafına verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere kötü niyet tazminatı hariç diğer hususlarda oy birliği ile verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.27/06/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
(Muhalif)
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip .
¸e-imzalıdır

MUHALEFET ŞERHİ
Her ne kadar takip alacaklısı lehtar görünüyor ise de uygulamada bononun lehtarın huzurunda düzenlenmeme ihtimali bulunduğu, keşidecinin lehtarın gıyabında bono düzenleyerek üçüncü kişi veya temsilci aracılığı ile bono gönderme ihtimali de bulunduğundan somut olayda davalı alacaklının kötü niyeti ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatına ilişkin hüküm yönünden çoğunluğun görüşüne muhalifim.
Üye ...
¸e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”