T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/262 Esas
KARAR NO : 2024/79
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/04/2023
KARAR TARİHİ : 12/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından 11.03.2022 ile 11.03.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, sigortalı ... adına ... plakalı araç için, Kaska Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, 04.07.2022 tarihinde davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortaladığı ... plakalı aracın çarpıp kaçması neticesinde meydana gelen kazada sigortalı ... plakalı aracın hasara uğradığını, bu hasara ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından ekspertiz incelemesi neticesinde sigortalısına 136.514,51-TL hasar ödemesi yapıldığını, sigortalısının haklarına halef olan müvekkili şirket tarafından bu tutarın hasara sebebiyet veren ... plakalı aracın sorumluluk sigortacısı olan davalıdan talep edildiğini ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının sigortaladığı aracın sürücüsünün bu hasarın meydana gelmesinde %100 kusurlu olup hasara sebep olan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olarak meydana gelen zarar ve ferilerinden sorumlu olduğunu, ödenmeyen rücu alacaklarının tahsili amacıya davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bunun üzerine icra takibinin durduğunu, davalının borcunu hiçbir delil ve gerekçe göstermeksizin inkar ettiğini, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumlu olduğu poliçe teminatının sınırlı olduğunu, sigorta himayesi bakımından zarar görenin uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmı ödenir, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 100.000,00-TL olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, kaza tutanağının mağdur araç sürücüsünün beyanına göre düzenlendiğini ve kusur tespiti yapılamadığını, kazaya ilişkin kusuru da içerisine alan rapor düzenlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede belirtilen bedel ile sınırlı olduğunu, aşan kısımdan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının eksik evraklar ile talepte bulunduğunu, dava şartı olarak sigortacıya yazılı başvuru şartını usule uygun ve tam olarak gerçekleştirmeksizin davasını ikame ettiğini, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme borcunun muaccel olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirketin temerrüte düşürülmediğini, sigorta kapsamında vur kaç kazaların olmadığını, bu hasarların trafik sigortasını kapsamadığını, kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddini, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Mahkememizce .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasının UYAP üzerinden, araç sahiplik belgelerinin, SBGM kayıtları celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının ... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı takip dosyasında 100.000,00-TL rücu, 1.701,37-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 101.701,37-TL üzerinden takip yapıldığı, ödeme emrinin 20/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 27/01/2023 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının kasko sigortacısı olduğu araca davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın vurup kaçtığı iddiasıyla meydana gelen hasara ilişkin giderim zararının TTK'nın 1472 maddesi kapsamında davalıdan rücuan tahsili koşulunun oluşup oluşmadığı, miktarı ve bu kapsamda başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
TTK'nın “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûen ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E., 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddelerine de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde,
04/07/2022 tarihinde davacının kasko sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araca davalının ZMM sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın vurup kaçtığı iddiasıyla kazanın meydana geldiği, bu kazaya ilişkin ... plaka sayılı aracın hasarlandığı, ekspertiz incelemesi neticesinde sigortalısına 136.514,51-TL hasar ödemesi yapıldığı, sigortalısının haklarına halef olan davacı sigorta şirketi tarafından bu tutar, hasara sebebiyet veren ... plakalı aracın sorumluluk sigortacısı davalı ... Sigortadan talep edildiği, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, işbu nedenlerle .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, takibe davalının itirazı sonucu durması nedeniyle Mahkememizde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı kasko sigortacısı olmakla sigortalısının zararını gidererek yasa gereği onun halefi olmuş ve zararının karşı yan zorunlu trafik sigortacısından tahsilini talep etmektedir. Sigortalısı yerine geçen davacı, sigortalısının hak ve yükümlülüklerinin tamamına halef olmuştur. Mevcut kaza ve alacak iddiasında kazanın davalının sorumluluğunda bulunan sigortalı araç ve bu aracın kusuru nedeniyle meydana geldiğinin ispatı gerekmektedir. İspat yükü üzerinde olan davacının tek dayanağı olay günü sigortalısının beyanına istinaden tutulan 04/07/2022 tarihli tutanaktır. Bu tutanakta başka bir aracın eylemi nedeniyle kaza yaptığına dair sigortalı beyanı ve aracın halihazırdaki durumu yer almakla tutanağı tutan kolluk görevlilerinin sigortalı/ihbar eden beyanı dışında bir tespitleri bulunmamaktadır. Beyana dayalı tutulan tutanağın içeriğinin doğruluğu, kazaya sebep olanın davalının sorumluluğundaki araç olduğu ve bu aracın kusurlu hareketi nedeniyle kazanın gerçekleştiği hususu ispata muhtaçtır. Bunun yanında davacı olay anına ilişkin kamera kayıtlarının celbini talep etse de buradan da etkili bir sonuç elde edilememiştir. Yine davalı sigortalısına bu olay nedeniyle uygulanan idari bir yaptırım da bulunmamaktadır. İspat yükü üzerinde olan davacının sonuca etkili başkaca bir delil ikame edemediği, dayanılan yemin delilinin rücu ilişkisinde sonuç doğurmayacağı, nitekim maddi vakıanın herhalde davalıdan sadır olmayıp davalının yalnızca hukuki sorumluluğunun gündeme gelebileceği, davacının iddiasını ispat etmeden davalıdan rücuen talepte bulunmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş, davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğunun ispat edilmediği, dolayısıyla davalının kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları taşımadığından reddi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Reddine,
2-Davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin Reddine,
3-Alınması gereken 427,60-TL maktu harcın 1.736,81-TL peşin harçtan düşümü ile artan 1.309,21-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.12/02/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!