T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/242 Esas
KARAR NO : 2024/133
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/04/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin vinç kiralama hizmeti vermekte olduğunu, taraflar arasındaki bu hizmete konu ticari ilişki nedeniyle müvekkili şirket kiralama hizmetini ifa etmiş ve bu hizmete karşılık davalı şirkete 08.03.2022 tarihli 105.497,90TL meblağlı faturayı tebliğ ettiğini, faturayı tebliğ alan davalı şirket herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi faturayı iade de etmediğini, müvekkili şirket mevcut faturaları defterlerine işlediğini, resmi kurumlara beyan ettiğini, her türlü vergi v.s gibi ödeme ve vecibelerini yerine getirdiğini, davalı şirket, faturaya karşılık 75.000TL ödeme yapmış olmasına rağmen bakiye 30.497,90TL'yi ödemediğini, müvekkili şirket 11.05.2022 tarihinde bakiye alacağın ödenmesi aksi takdirde yasal yollara başvurulacağını ilişkin ihtarname göndermiş olmasına rağmen borç ödenmediğini, davalı aleyhine 04.07.2022 tarihinde ... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine, borca faize itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
Mahkememizce .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden ve davaya konu sözleşme celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı takip dosyasında faturadan kaynaklanan 30.497,90-TL asıl alacak 710,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.208,54TL takip yapıldığı, ödeme emrinin 11/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 18/10/2022 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Mali Müşavir bilirkişinin 05/02/2024 tarihli raporunda özetle; Davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacının ticari defterlerine göre 04.07.2022 takip tarihi itibariyle takibe dayanak faturadan kaynaklı 30.497,90TL davalıdan alacaklı göründüğü, Davacının takibe dayanak faturalarının davalı aleyhine borç doğurduğu, Takipten önce temerrüt oluştuğu hususunun ispata muhtaç olduğu, bu nedenle işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 04.07.2022 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının 15,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 15,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, imza edilen vinç kiralama hizmetine dair sözleşme kapsamında davacının dayanak faturası itibariyle bakiye alacağının kalıp kalmadığı, miktarı, faturanın sözleşmeye uygun düzenlenip düzenlenmediği, davalıdan tahsili koşullarının oluşup oluşmadığına ve bu kapsamda başlatılan ilamsız takipte asıl alacağa ilişkin itirazın iptaline ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Uyuşmazlığın imza edilen vinç kiralama hizmetine dair sözleşme kapsamında davacının dayanak faturası itibariyle bakiye alacağının kalıp kalmadığı, miktarı, faturanın sözleşmeye uygun düzenlenip düzenlenmediği, davalıdan tahsili koşullarının oluşup oluşmadığına ve bu kapsamda başlatılan ilamsız takipte asıl alacağa ilişkin itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın iş makinesi sahibi ve tedarikçi olarak aracın ve operatörün teminini üstlenmiş olmasından dolayım taraflar arasındaki akdi ilişkinin kiralama ilişkisi olmayıp ticari hizmet alım sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tüm delillerin toplandığı, ön inceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verilerek dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, taraflara usulüne uygun ihtaratların yapıldığı, incelemenin davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinden yapıldığı, davalı tarafça ticari defter ve kayıtların sunulmadığı, bu durumda HMK 222/3 maddesi uyarınca bir tarafın ticari defterlerinin hükme esas alınabileceğinin düzenlendiği, bu ihtimale dair ihtaratın ön inceleme tutanağının davalıya tebliği ile yerine getirildiği, Mahkememizce aldırılan ve hükme esas bilirkişi raporu ile, Davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre 04.07.2022 takip tarihi itibariyle takibe dayanak faturadan kaynaklı 30.497,90TL davalıdan alacaklı göründüğü, davacının takibe dayanak faturalarının davalı aleyhine borç doğurduğu, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda asıl alacağa takip tarihinden itibaren 15,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceğinin tespit edildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporunda açıklanan e-fatura senaryosunda davalının faturadan haberdar olduğu, faturaya itiraz veya faturayı davacıya iade etmediği, dolayısıyla takibe dayanak faturadaki miktarın sabit hale geldiği, davalı tarafça davaya cevap verilmediği, mahkememizce belirlenen inceleme gün ve saatinde davalı yanca haklı neden bulunmadan ticari defterlerinin de Mahkemenin incelenmesine sunulmadığı, verilen süre içerisinde yerinde inceleme de talep edilmediği, akdi ilişkinin tamamen reddedilmeyip sadece belirlenen ücrete dair itirazın bulunduğu, hal böyle iken HMK 222/3 maddesine göre lehe delil niteliklerini haiz davacı ticari defterlerinin hükme esas alınabileceğine kanaat edildiği gibi davalı yanca faturaya itiraz etmemekle faturadaki hizmetin alındığının kabulü gerektiği, aynı hizmet kapsamında yapılan kısmi ödemenin ücretin belirlenmesi usulüne dair ihtirazi kayıt içermediği, davacının davasını tüm bu açıklamalarla ispatladığının ve itirazın yerinde olmadığının kabulü gerektiği, aylık %3 oranındaki sözleşmesel faiz oranın tarafların tacir olduğu gözetildiğinde sözleşme serbestisi kapsamında kaldığı, takipte de avans faizinin talep edildiği, avans faizi kapsamındaki talebin değişen oranlarını sözleşmesel miktar ile sınırlamak kaydıyla hüküm kurulması gerektiği anklaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu edilen asıl alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 30.497,90 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %36 sözleşmesel faiz oranını geçmemek kaydıyla değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 6.099,58-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 2.083,31-TL karar ve ilam harcından 376,93-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 1.706,38-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvuru harcı, 376,93-TL peşin harç olmak üzere toplam 556,83-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.099,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!