T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/233 Esas
KARAR NO : 2024/77
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/04/2023
KARAR TARİHİ : 12/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında davalıya ait otelde kullanılan havlu, çarşaf, yorgan yüzleri vb. ürünlerin yıkanması ve karşılığında ücrete hak kazanması üzerine kurulu ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin sorunsuz bir şekilde devam etmesine karşın son zamanlarda davalı yanın yapılan hizmetlerin karşısında ödeme yapmamaya başladığını, netice itibariyle 4 adet fatura dolayısıyla 11.442,22-TL bakiye borç oluştuğunu, müvekkili şirket tarafından borcun ödenmesi istenilmiş ise de davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davalıya ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalının icra dosyasına herhangi bir ödeme yapmadığını, ödeme yapılmadığı gibi herhangi bir gerekçe göstermeksizin tahsilatı geciktirmek amacıyla icra dosyasındaki borca itirazda bulunduğunu, bu itiraz sonucu takibin durduğunu, davalının müvekkiline karşı borcunun bulunmadığına dair iddiasının tamamen hukuki dayanaktan yoksun ve soyut bir iddia olduğunu, davalının kesilen faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu açıklanan nedenlerle davanın kabulünü, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
Mahkememizce .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı takip dosyasında faturadan kaynaklanan 2.502,65-TL asıl alacak, 2.178,32-TL asıl alacak, 3.106,94-TL asıl alacak, 3.654,31-TL asıl alacak olmak üzere toplam 11.442,22-TL alacak üzerinden takip yapıldığı, ödeme emrinin 27.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 31.01.2023 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Mali Müşavir bilirkişinin 19/12/2023 tarihli raporunda özetle; Davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre 22.01.2023 takip tarihi itibariyle takibe dayanak faturalardan kaynaklı 11.512,94-TL davalıdan kayden alacaklı göründüğü, davacının takibe dayanak faturalarının davalı aleyhine borç doğurduğu, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez Bankası verilerinden, 22.01.2023 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %10,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %10,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hizmet iddiasına dayalı olarak taraflar arasındaki fatura alacağına ilişkin yapılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, ön inceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verilerek dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, taraflara usulüne uygun ihtaratların yapıldığı, incelemenin davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinden yapıldığı, davalı tarafça ticari defter ve kayıtların sunulmadığı, bu durumda HMK 222/3 maddesi uyarınca bir tarafın ticari defterlerinin hükme esas alınabileceğinin düzenlendiği, bu ihtimale dair ihtaratın ön inceleme tutanağının davalıya tebliği ile yerine getirildiği, Mahkememizce aldırılan ve hükme esas bilirkişi raporu ile, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre 22.01.2023 takip tarihi itibariyle takibe dayanak faturalardan kaynaklı 11.512,94-TL davalıdan kayden alacaklı göründüğü, bilirkişi raporunda açıklanan e-fatura senaryosunda davalının faturadan haberdar olduğu, faturaya itiraz veya faturayı davacıya iade etmediği, dolayısıyla takibe dayanak faturadaki miktarın sabit hale geldiği, davalı tarafça davaya cevap verilmediği, ancak alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürülen ayıp itirazı kapsamında taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin zımni olarak kabul edildiği, mahkememizce belirlenen inceleme gün ve saatinde davalı yanca haklı neden bulunmadan ticari defterlerinin de Mahkemenin incelenmesine sunulmadığı, verilen süre içerisinde yerinde inceleme de talep edilmediği, hal böyle iken HMK 222/3 maddesine göre lehe delil niteliklerini haiz davacı ticari defterlerinin hükme esas alınabileceğine kanaat edildiği gibi davalı yanca faturaya itiraz etmemekle faturadaki miktarın; ayıp savunması ile de hizmetin alındığının kabulü gerektiği, ayıp iddiasının ileri sürülüş biçimine göre açık ayıp niteliğinde olup bu ihtimalde süresinde ileri sürülmeyen, hizmet ve fatura tanziminden çok sonra gündeme gelen ayıp iddiasının TTK 23 maddesi uyarınca dikkate alınamayacağı, hizmetin ayıplı olsa dahi bu haliyle kabul edilmiş sayılacağı, davacının davasını tüm bu açıklamalarla ispatladığının ve itirazın yerinde olmadığının kabulü gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu edilen asıl alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 2.288,44-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 781,62-TL karar ve ilam harcından 195,41-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 586,21-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvuru harcı, 195,41-TL peşin harç olmak üzere toplam 375,31-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.260,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 11.442,22-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgilisine iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!