WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/92 Esas
KARAR NO : 2024/153
DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/05/2018
KARAR TARİHİ : 18/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; 10/01/2012 tarihinde saat 06.30 sıralarında ... Mah. Çevre Yolu Kayısı Otel karşısında sürücü ... ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, yaya konumundaki müvekkili ... ...'a çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında yaya konumunda olan müvekkili ... ...'ın ağır derecede yaralandığını, kaza sonucunda müvekkilinin ... Devlet Hastanesi ve ... Eğitim Araştırma Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, söz konusu kazanın ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2012/... Soruşturma ve 2012/ Karar numaralı dosyada soruşturmasının yürütüldüğünü, ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketinde kaza tarihinde ZMMS poliçesi olduğunu, müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı sigorta şirketinden tazmininin talep olunduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle toplam 200TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından eksik olan evraklar tamamlanmadan dava açma yoluna başvurulduğunu, bu nedenle öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddini talep ettiklerini, dava konusu kaza tarihinde dava dışı ... ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç için; müvekkili şirketçe, 31.05.2011 - 31.05.2012 tarihleri arasında, ... no’lu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, poliçe üzerinde ölüm/sakatlık halleri için kişi başına teminat limitinin azami 200.000,00-TL ile sınırlandırıldığını, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, kaza tespit tutanakları veya herhangi bir bilirkişi incelemesine dayanmadan sigortalı sürücüye atfedilmiş olan kusur oranına itiraz ettiklerini, manevi tazminat talebinin teminat dışı olduğunu, trafik kazasının 10.01.2012 tarihinde vuku bulduğu gözetildiğinde davanın zamanaşımına uğradığını, iki yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmayan davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın ticari faizi talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava ile ilgili delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenlerle öncelikle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın tamamen reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce savcılık dosyasının, poliçe, hasar dosyasının, araç tramer kayıtlarının, hastane evrakları ve SGK kayıtları celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Adli Tıp kurumu ... İhtisas Dairesi'nden alınan rapordan özetle; davacının bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesinin Ortopedi bölümüne sevki sağlanarak yeni yaptırılacak; eklem açıklıklarını dereceleri ile belirtir, nötral sıfır metoduna göre, sağ ve sol taraf mukayeseli yapılacak ortopedik muayenesi (kısalık-atrofi-pseudoartroz, nörolojik hasar bulunup bulunmadığı vb.) sonucu düzenlenecek raporun gönderilmesi, varsa kırık/yaralanma alanını içine alan grafilerinin mümkün olduğu takdirde dijital ortamda (DICOM) bu incelemelerin düzenlenecek raporları ile birlikte teminen gönderilmesi istediği bildirmişlerdir.
Mahkememizin 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı ve 07/06/2021 tarihinde verilen kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edildiği, ... Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 2021/... Esas, 2021/... Karar sayılı ve 22/12/2021 tarihli ilamı ile, ''Somut uyuşmazlıkta, Adli Tıp Kurumu ... 'nci İhtisas Kurulunun 27/3/2019 tarihli kararında belirtilen muayene ve tıbbi işlemleri kapsayan incelemelerin yapılması için, 21/9/2020 tarihli oturumun 2 numaralı ara kararıyla, "Davacı vekiline ATK raporundaki eksiklikleri gidermek üzere bir sonraki duruşmaya kadar kesin süre verilmesine, aksi takdirde bu delile dayanmak olmaktan vazgeçmiş sayılacağının ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi)" biçiminde ara karar kurularak, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ile ilkelere aykırı davranılmıştır. Bu itibarla ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere uygun olarak Adli Tıp Kurumu 2'nci İhtisas Kurulunun 27/3/2019 tarihli kararında belirtilen muayene ve tıbbi işlemleri kapsayan incelemelerin yapılması için meşruhatlı davetiyenin, davacı asile tebliğ edilmesinden sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde davanın reddine hükmolunması isabetli olmamıştır.'' denilerek Mahkememizin kararının kaldırıldığı ve dosyanın mahkememize iade edildiği, Mahkememizin 2022/... Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Makina Mühendisi ve Aktüerya uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 04/12/2023 tarihli heyet raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ... ..., kazanın meydana gelmesinde olayda asli ve %100 oranında kusurlu, davacı yolcu ... ..., yolun sağında otobüsten indiği esnada, sağından gelen araca karşı alabileceği bir önlem olmadığından yaralanmasına etken kusuru olmadığı görüşüne varılmıştır. Davacı ... ... için Adli Tıp Kurulu raporuna istinaden geçici iş göremezlik tazminatı 176,40-TL olacağı tespit edildiği bildirilmiştir.
Bedel artırım dilekçesi; Davacı vekilince 09/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi sunulduğu, bilirkişi raporu doğrultusunda talebin artırıldığı, ıslah dilekçesinin davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğe çıkarıldığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m.54 de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s.713).
Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar sayılı emsal ilamı)
Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, 10/01/2012 tarihinde davacı ile dava dışı sürücü arasında trafik kazası meydana geldiği, aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortacısının davalı olduğu, davacının malul kaldığı iddiası ile davalı yana başvuruda bulunduğu, davalının belgelerin eksik olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığı, dava şartı yönünden başvurunun yapıldığının kabulü gerekeceği, davanın zamanaşımına uğramadığı, zira davalının zamanaşımı itirazının 2918 sayılı KTK.nun109/2 maddesinin "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmünün uygulanması için kamu davasının açılmış olması veya mahkumiyet kararı verilmiş bulunması aranmamakta olup cezayı gerektiren fiilin varlığı yeterli olduğu, mahkememizce tarafların tüm delilleri toplandığı, maluliyet raporu alınmak üzere Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği, ön raporun düzenlendiği görülmüştür. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/... Soruşturma sayılı dosyasında taksirle yaralama suçu kapsamında suçun şikayete tabi olması, tarafların şikayetçi olmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce davacının kaza nedeniyle gördüğü tüm tedavi evraklarının celp edildiği, dosyanın maluliyet raporu alınmak üzere Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, mahkememizce aldırılan ATK maluliyet raporu ile, ''... ve ... oğlu, 11/03/1965 doğumlu, ... ...’ın 10/01/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1(bir) haftaya kadar uzayabileceğinin'' tespit edildiği, mahkememizce makina mühendisi ve aktüerya bilirkişi heyetinden aldırılan heyet raporu ile, ... plakalı araç sürücüsü ... ..., kazanın meydana gelmesinde olayda asli ve %100 oranında kusurlu, davacı yolcu ... ..., yolun sağında otobüsten indiği esnada, sağından gelen araca karşı alabileceği bir önlem olmadığından yaralanmasına etken kusuru olmadığı, davacı ... ... için Adli Tıp Kurulu raporuna istinaden geçici iş göremezlik tazminatı 176,40-TL olacağı tespit edildiği, davacının maddi zararının poliçe limitlerini aşmadığı, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda davacının malul kalmadığı belirlendiğinden, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle zararının bulunmayacağı, 09/02/2018 başvuru tarihine göre temerrüdün 22.02.2018 tarihinde gerçekleşmiş olacağı, dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulduğunun tespit edildiği, aldırılan ATK ve bilirkişi raporlarının hükme ve denetime elveriş olduğu anlaşıldığından, hükme esas alınmıştır.
Meydana gelen kaza kapsamında davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün alınan rapora göre %100 oranında kusurlu olduğu, davalı yanca adli tıp raporu ve bilirkişi raporlarına karşı itiraz edilmediği, bu nedenle oluşa uygun kusur raporunun hükme esas alındığı, davacının kaza tarihindeki yönetmelik kapsamında sürekli maluliyetinin bulunmadığı, ancak 1 haftaya kadar iyileşme süreci için davacının geçici iş göremezliğine dayalı zararının bulunduğu, tenzili gereken SGK ödemesi bulunmadığı, alınan aktüer raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, SGK tarafından ödenen bedelin kaza ile ilintisi bulunmayıp rücuya tabi olmadığı, tenzili gereken bir miktar bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin tedavi gideri limiti kapsamındaki geçici iş göremezlik zararından sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile;
a-Davacının sürekli iş göremezlik talebinin Reddine,
b-176,40 TL geçici iş göremezlik tazminatının 22/02/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 427,60-TL harçtan 35,90-TL peşin harç, 5,00-TL ıslah harcı toplamı 40,90-TL harcın düşümü ile eksik kalan 386,70-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL başvuru harcı, 35,90-TL peşin harç, 5,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 76,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 176,40-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 100,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, adli tıp rapor ücreti ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.636,41‬-TL (3.656‬,00-TL'si davacı vekilince direkt ATK'ya ödenip dosyamıza dekont sunulan) yargılama gideri kabul ve red durumuna göre 4.873,60-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, kabul edilen miktar itibariyle kesin; reddedilen miktar itibariyle ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2024

Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza