T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/91 Esas
KARAR NO : 2024/379
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 10/02/2022
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... ... tarafından müvekkili davacı ... Gıda ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi aleyhine dava açıldığını, davanın konusu 10.07.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu araç pert bedelinin tahsiline ilişkin olduğunu, ... AHM'nin 2017/... Esas, 2021/... Karar ve 30.06.2021 tarihli kararıyla ''40.000-TL hasar bedelinin, 3.152,23-TL yargılama giderinin ... A.Ş. İçin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, ve 6.000-TL vekalet ücretinin faiziyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine,'' şeklinde hüküm kurulduğunu, dava dışı ... ... Şirketi, ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/... Esas, 2021/... Karar ve 30.06.2021 tarihli kararı gerekçe göstererek müvekkili şirket ile davalı ... Sigorta aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, icra tehdidiyle karşı karşıya kalan müvekkilinin davalının borcunu ödememesi sebebiyle ticari hayatının olumsuz etkilenmemesi adına tüm icra dosya bakiyesini ödemek zorunda kaldığını, ... İcra Dairesi'nden 15.11.2021 tarihinde rücu belgesi de alındığını, davalı sigorta şirketi mahkeme kararı ve poliçe nedeniyle bahsi geçen borcu ödemekle yükümlüyken, davacı müvekkili araç sahibi sıfatıyla ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasına 01.10.2021 tarihinde 74.824,25-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu nedenle, davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasıyla, ödenen paradan kaynaklanan rücu alacağı için icra takibi başlatıldığını, davalının herhangi bir gerekçe göstermeksizin icra takibine itiraz ettiğini, müşterek ve müteselsil olarak davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile bu borçtan sorumlu olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğu fakat herhangi bir sonuç alınamadığını, işbu davayı açma zarureti doğduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile davalının haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle müvekkili lehine %20’dan aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, dava dilekçesinde 10.07.2017 tarihinde ölümlü trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı aracın, 24.11.2016 başlangıç – 24.11.2017 bitiş tarihleri arasında geçerli olmak üzere 24.11.2016 numaralı ZMMS poliçesi ile ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. adına kaza tarihi itibarıyla maddi hasar için araç başına 31.000-TL’sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, söz konusu maddi teminat miktar davalı müvekkili sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde, davaya konu ettiği trafik kazası sebebiyle kurum sigortalısı ... ’ın yaralandığını, meydana gelen yaralanma sebebiyle davacı kurum tarafından sigortalısına 300,23-TL geçici iş görmezlik ödemesi yapıldığını, yapılan ödemenin tahsili için müvekkili sigorta şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak takibe haksız olarak itiraz ederek durdurulduğunu belirtmiş ve itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, ancak müvekkili sigorta şirketi takibe haksız olarak itiraz etmemiş olup davacı kurum vekilinin bu talebinin yerinde olmadığını, davacı şirket tarafından müvekkil sigorta şirketine gönderilen yazıdan da anlaşılacağı üzere davacı, ... plakalı araç için 40.000-TL hasar bedeli ve ferileri ile 74.824,25-TL ödeme yaptığını belirterek, müvekkil sigorta şirketinden ödemenin rücuen tahsilini talep ettiğini, ancak davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, davacı daha önce de maruz kaldığı kaza sebebiyle aracında meydana geldiği belirtilen ve buna istinaden ödeme yapılarak taraflarınca işbu davaya dayanak ödeme emri ile rücu edilen davanın halen derdest olduğunu,
... Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/... E.-2021/... K. Sayılı karar müvekkili şirket tarafından istinaf edilmiş olup, bildirilen icra emrine istinaden nakit teminat yatırıldığını ve istinaf yargılaması halen devam ettiğini, söz konusu dava henüz sonuçlanmadan gerekçeli karara istinaden ödeme yapılarak sonrasında müvekkili şirkete rücu edilmesinin mesnetsiz olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle; davanın reddini, haksız icra takibi sebebiyle davacı kurumun icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı kuruma tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce icra müdürlüğü dosyalarının, ... AHM dosyasının ve hasar dosyasının celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı takip dosyasında 74.824,25-TL üzerinden takip yapıldığı, ödeme emrinin 18/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 23/11/2021 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Mali Müşavir bilirkişinin 18/03/2024 tarihli raporunda özetle; Davacı taraf, davalıdan ruceen alacağı tahsil edemediği gerekçesi ile .... İcra Dairesi 2021/... Esas dosya numarası ile 21.10.2021 tarihinde 74.824,25-TL alacak üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiği, davalının icra takibine, takip miktarına, borca, faiz ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin 74.824,25-TL üzerinden devamı için huzurdaki davayı açtığı tespit edildiği, İbraz edilen bilgi ve belgelere göre davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan alacağı tutar 61.729,99-TL olarak hesap edilmekle birlikte, konunun dava dosyasında mevcut diğer delil ve belgeler ile takdir ve değerlendirilmesinin sayın mahkemeye ait olduğu, icra takip tarihinden önce faiz talebi olmadığından faiz konusunda herhangi bir hesaplama yapılmadığı, Tarafların mahkeme masrafları, vekâleti ücreti, icra ve benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tarafların davalı olduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/... Esas nolu dosyasında taraflar aleyhine kurulan hüküm nedeniyle davacının ödediği bedelin sigortacısı olan davalıdan tahsiline ilişkin yapılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.
Poliçe tarihindeki Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi VEYA kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, dosyamız tarafları arasında ZMMS'na dayalı poliçe bulunduğu, sigortalı davacı ile sigortacı davalının dava dışı zarar görenin açtığı dosyada, birlikte davalı konumunda oldukları, Mahkemece müteselsil sorumlu olduklarından dolayı her ikisi aleyhine hüküm kurulduğu, yerel Mahkeme kararı üzerine davacının dava dışı zarar görene tüm ödemeyi yaptığı, bunun üzerine ödediği bedeli akidi olan davalı sigortacıdan takip yoluyla rucüen talep ettiği, Mahkememiz yargılaması devam ederken istinaf ilamı ile poliçe limitleri kapsamında dosyanın düzelterek onanmasına karar verildiği görülmüştür.
Yukarıda bahsi geçen KTK ve poliçe genel şartları itibariyle sigortalı ile sigortacı arasındaki rücu ilişkisi düzenlenmiş ve akit ilişkisi de gözetilerek sorumluluk genel manada sigortacıya yüklenmiştir. Dosyamız kapsamında dava dışı zarar görene karşı davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldıran bir durum bulunmamaktadır. Dava tarafları arasında 3. kişilerin zararını karşılayan bir sözleşme ilişkisi bulunduğuna göre Mahkemece hükmedilen ödemenin öncelikle davalı sigorta şirketi tarafından yapılması gereklidir. Bu kapsamda 3. kişi zararının miktarı veya sorumluluğun kapsamı Mahkeme hükmü ile belirlendiğinden ayrıca bir araştırma yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak bu bedelin ne kadarının ve hangi şartlarda davalıdan tahsil edilebileceği uyuşmazlık konusudur.
Zarar gören 3. kişi için Mahkemece hükmedilen zarar miktarı için istinaf incelemesinde 33.000,00 TL'lik poliçe limitine göre düzeltme yapıldığından, bu miktar esas alınacak ve bu miktarla orantılı şekilde feri giderlerin hesaplanması gerekecektir. Davalı sigortacının poliçe limiti üstündeki bedel yönünden sorumluluğu bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacı sigortacı sadece poliçe limiti kapsamında ödediği 33.000,00 TL'lik asıl alacak ve bu miktara orantılı şekilde belirlenen yargılama giderlerini ödediği tarih ve takip tarihi kapsamında davalı sigortacıdan rücuen tahsil edebilecektir.
Mahkememizce deliller toplandıktan sonra dosyanın alanında uzman mali bilirkişiye tevdi edildiği, aldırılan bilirkişi raporu ile, davacı tarafın 01.10.2021 tarihinde dava dışı zarar görene banka kanalıyla ödediği, bedelin rücusu için .... İcra Dairesi 2021/... Esas dosya numarası ile 21.10.2021 tarihinde 74.824,25TL alacak üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiği, davalının takibe itirazı sonucu takibin durduğu ve devamı için mahkememizde davanın açıldığı anlaşılmıştır. İbraz edilen bilgi ve belgelere, düzeltilerek onama kararı verilen istinaf ilamına, hükmedilen 40.000,00 TL'nin 33.000,00 TL'lik poliçe limiti karşısında %82,5'luk sorumluluk oranına göre yapılan hesaplamaların yerinde olduğu, ferileriyle birlikte davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği miktarın 61.729,99-TL olarak hesap edildiği, icra takip tarihinden önce faiz talebi olmadığından faiz konusunda herhangi bir hesaplama yapılmadığı görülmekle bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Davacının rücuya tabi alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin devam eden yargılamaya tabi olduğu, birlikte davalı konumunda olan dosyamız tarafları için sorumluluğunun kapsamındaki belirliliğin dava dışı zarar gören lehine verilen Mahkeme ilamına bağlı olduğu, davalının ilama karşı tehiri icra kararı alıp teminat yatırdığı, bu yönüyle kararın kesinleşmesini bekleyip hareket edeceğinin anlaşıldığı, miktarın ve davacıya karşı sorumluluğun kendisi açısından belirlilik kazanması için farklı bir yasal argümanı bulunmadığı, davacının ise kesinleşmedikçe icra edilebilen tazminata dayalı karar karşısında dava dışı sigortacıya karar kesinleşmeden ödeme yapmasının kendi tercihi olduğu, davalının tehiri icraya dayalı yasal hakkını kullanması karşısında karar kesinleşmeden önce yapılan ödeme için başlatılan takip kapsamında icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, bu şartlarda İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığı anlaşılmakla davacının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 61.729,99-TL alacak üzerinden devamına, bu miktarın 49.361,36-TL'lik asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine,
2-Ödeme ve takip tarihindeki veriler kapsamında alacak likit ve belirlenebilir durumda olmayıp miktarı yargılama gerektirdiğinden yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin Reddine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 4.216,78-TL karar ve ilam harcından 903,70-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 3.313,08-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvuru harcı, 903,70-TL peşin harç olmak üzere toplam 984,40-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-a-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 13.094,26-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.388,75-TL yargılama gideri kabul durumuna (%82,4999) göre 1.970,72-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 1.320,00-TL'nin kabul oranına (%82,4999) göre 1.089,00-TL'sinin davalıdan, 231,00-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, reddedilen miktar itibariyle kesin; kabul edilen miktar itibariyle gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/05/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!