WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/871 Esas
KARAR NO : 2024/321
DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 26/12/2022
KARAR TARİHİ : 13/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 11.02.2022 tarihinde ..., ... Hastanesine gönderilmek üzere dört koli emtiayı davalı kargo şirketinin ... Şubesine tam ve sağlam bir şekilde teslim etmesine rağmen alıcının 37 adet ... marka kalp stendinin eksik olarak teslim alındığını müvekkili şirkete bildirdiğini, buna ilişkin tutanak tutulduğunu, müvekkili şirketin söz konusu eksik teslimata ilişkin işlem yapılmasını için davalı şirkete başvuru yaptığını, ayrıca davalı şirketin ... şube sorumlusu ... 'nin davalı şirkete sağlam bir şekilde teslim edildiğine ve alıcıya hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin kamera görüntülerini müvekkili şirket yetkililerine izlettiğini, bir kolinin davalı şirket tarafından hasarlı olarak teslim edildiği bu hususun Gaziantep aktarması sırasında tutanak altına alındığını, bununla ilgili tutanağın da davalı şirketin sisteminde mevcut olduğunu ifade ettiğini, fotoğrafların incelenmesine göre ambalajın hasar gördüğünü, kolinin yırtıldığı ve içindeki emtianın eksildiğinin anlaşıldığını, alıcının bir kamu kurulu olduğu ve tuttuğu tutanakta da eksik teslimin tespit edildiğini, kargonun tam ve sağlam olarak davalı taşıyıcıya teslim edildiğinin belgelendirildiğini, davalı şirketin hasarın tazmin edilmesi yönündeki yazılı taleplerine herhangi bir dönüş yapmadığını, bunun üzerine ... Noterliği aracılığı ile 13.11.2022-... tarih ve nolu ihtarnameyi davalı şirket üzerine keşide ettiklerini, tüm bu açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin saklı kalmak üzere emtianın kargo taşıma sürecinde kaybolması nedeniyle alıcı tarafından teslim alınmayan cihazların bedeli nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararların rayiç bedel üzerinden tazmini için şimdilik 100,00TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Kargonun eksik teslim edildiğine dair müvekkili şirket nezdinde herhangi bir kayıt bulunmadığını, kargonun alıcısının da herhangi bir itirazı kayıt ileri sürmeksizin kargoyu teslim aldığını, gönderilene teslimden sonra davacı şirket personelinin teslimat noktasına gelerek 30 adet emtianın eksik olduğu yönünde bilgi verdiği halde sonrasında eksik miktarın 37 adet olduğunun iddia edildiğini, 260 adet emtianın dört koli halinde taşındığını, buradan koli başına 65 adet emtia olması gerektiğini ve buna göre koli içerisinden 37 tanesinin düşmek suretiyle kaybolmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hangi aşamada çekildiği belli olmayan yarı boş durumdaki kolilerde 20 adet emtia olduğunun görüldüğünü, buna göre kolilerde 40'ar adet emtia olabileceğinin anlaşıldığını, davacının hasar ihbarını süresinde yapmadığını, davacının dava konusu ürünlerin taşıma faturasına kayıtlı olmadığını, ürünlerin kayıp olup olmadığının ve kayıp olduğu ileri sürülen emtia miktarının belirli olmadığını, tüm bu açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkememizce davalı kargo şirketinde bulunan bilgi ve belgelerin celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Taşıma Uzmanı ve Biyomedikal Mühendisi bilirkişi heyetinin 23/07/2023 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları davacının İstanbul'dan ...'taki alıcısı Şehir Hastanesine teslim edilmek üzere davalı kargo şirketine teslim ettiği 4 koli emtiadan bir kolisinin hasarlı ve içeriğindeki emtiadan 37 adedinin taşıma sürecinde kaybolup olmadığı, alıcıya tam ve sağlam olarak teslim edilip edilmediği, kusur durumu, zarar miktarı ve davalının tazmin etmesi gereken bir durum olup olmadığı hususlarında toplandığı; Hasarın taşıma süreci içinde meydana gelip gelmediği hususu, hasarın teslimat anında açıkça görülüp görülmemesine göre farklı değerlendirmelere yol açabileceği, kolinin patlak, ezilmiş, yamulmuş ve yırtılmış olması nedeniyle kolilerin alıcı/gönderilen firmanın çalışanı tarafından itirazı kayıt ileri sürülmeksizin kabul edilmesi/teslim alınması taşıyıcı lehine karine (TTK m.889/1) oluşturduğu ancak taşıma ambalajı olan kolinin somut olayda maddi değeri olmadığından dolayı bunun bir anlamı olmadığı; Eksik teslim durumunun ancak kolilerin açılarak emtia faturası ve irsaliyesi çıkartılıp sayım, döküm ve karşılaştırma sonucu ortaya çıkacağından dolayı gizli hasar olarak değerlendirilebileceği ve davacının 21.02.2022 tarihli davalı şirkete yaptığı, emtianın kargo taşıma sürecinde kaybolmasından dolayı 61.050 + KDV TL zararlarının tazmini talebini içeren yazılı başvurusunun eşyanın tesliminden (14.02.2022) sonra yedi gün içinde yapılmasından dolayı TTK m.889/2 gereği davalı taşıyıcı lehine tam ve sağlam teslim ettiği yönündeki karinenin oluşmuş sayılmayacağının değerlendirildiği; Kargonun teslim edildiği ... 'den alıcı/gönderilenin çalışanı ... 'ya teslim sürecinde de kaybolma ihtimali az da olsa bulunmasına rağmen Sayın Mahkemenin de kanaatimize iştirak ederek kargo sürecinde davalı taşıyıcı kargo şirketinin iç yazışması olarak tutulduğu anlaşılan 14.02.2022 tarihli imzasız yazıya ve yukarıdaki inceleme ve değerlendirmelere itibar etmesi halinde kargonun kaybolmak suretiyle zayi olmasında davalı taşıyıcı kargo şirketinin ağır kusuru bulunduğundan dolayı sorumluluk sınırlarının somut olayda uygulanamayacağının değerlendirildiği (TTK m.886); Ticari faturaya (11.02.2022 tarihli) göre kaybolan emtianın tanesi 1.650,00TL ve 132,00 TL (%8) KDV dahil 1.782,00TL'dir. 37 adet kaybolduğuna göre zarar miktarının (37x1.782)-66.934-TL (KDV Dahil) olduğunun değerlendirildiği; Davacının yazılı tazminat talebini yaptığı 21.02.2022 tarihinden işbu davanın açıldığı 26.12.2022 tarihine kadar 15,75 avans faiz oranı üzerinden 308 gün için hesaplama yapıldığında; (66.934x15,75x308)/36500=8.895,80-TL faiz alacağının oluşabileceğinin değerlendirildiği sonuç ve kaanatine varıldığı bildirilmiştir.
Taşıma Uzmanı ve Biyomedikal Mühendisi bilirkişi heyetinin 27/01/2024 tarihli ek raporunda özetle; Fatura emtia değerlerinin taşıma tarihi piyasa rayiçleri ile uyumlu, somut olaya uygun kadir marufunda zarar miktarlarına işaret ettiği, Meydana gelen kısmi zayi durumu gözetildiğinde davalının TTK m. 886 manasında ağır kusuru söz konusu olmadığı varsayımında; davalının sınırlı sorumlu olduğu kabul edilecek olursa, TTK m. 882 gereği davalının 3.154,40TL tazminattan sorumlu tutulabileceği, sair hususlarda kök rapor değerlendirme ve sonuçlarının devam ettiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bedel artırım dilekçesi; Davacı vekili 14/02/2024 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ettiği, ıslah dilekçesinin usulüne uygun olarak davalı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dava konusu davacıya ait olup dava dışı kamu hastanesine davalı taşıması ile gönderilen 4 koliden oluşan 260 adet üründen, bir kolide bulunan 65 adet üründen 37 adetinin kaybolması nedeniyle meydana gelen zararın tahsili istemine ilişkindir. Taşıma kapsamında emtianın dava dışı alıcıya 14/02/2022 tarihinde teslim edildiği, aynı tarihtte dava dışı alıcı hastane çalışanı tarafından hasar tespit formu düzenlendiği, yine aynı tarihli hasar tespitine ilişkin tutanağın davalı transfer merkezinde tutulduğu, bu evrakta imza bulunmasa da adı geçen Türkmen'in davalı çalışanı olduğu, belgenin sahteliğine dair bir savunma ileri sürülmediği, bunun yanında davacı tarafça 21/02/2022 tarihinde hasar tazmin talebinde bulunulmuştur.
Türk Ticaret Kanunu'nun taşıma sözleşmesine ilişkin 875. maddesinde; "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur" denilmiş, aynı kanunun 876. maddesinde; "Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur" denilmiştir. Bu madde hükmüne göre taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kendisinden beklenen en yüksek özeni göstermesine rağmen yükün zarara uğramış olması gerekmektedir. En yüksek özenin gösterilmiş sayılabilmesi için, somut taşıma işine özgü olarak taşıyıcının basiretli bir taşıyıcıdan beklenenden ziyade uzmanlaşmış tecrübeli bir taşıyıcıdan beklenebilecek özenin gösterilmiş olması gerekir. En yüksek özenin tespitinde; kayıp, hasar ve gecikmenin oluşma ihtimalinin öngörülmesi ve buna ilişkin tedbirlerin alınıp alınmadığı hususu önemli bir yer tutmaktadır. Zira yük türüne, tercih edilecek rotaya, taşıma türüne, teslim edilecek yere ve yükün istif şekline özgü olarak zarara yol açması muhtemel birçok faktör bulunmaktadır. Taşıyıcının bu riskleri öngörmek suretiyle somut taşıma faaliyetinde uzman ve deneyimli bir taşıyıcıdan beklenen önlemleri almak mecburiyetindedir.
Bu sebeple sorumluluktan kurtulabilmesi için kayıp, hasar ya da teslimde gecikmeye neden olabilecek nitelikteki ortam ve şartları öngörebilmeli, buna paralel olarak hukuken alması mümkün olan tedbirleri almayı ve taşımacılık sahasına ilişkin bilgi ve tecrübeyi haiz olmalıdır. Taşıyıcının önleyemeyeceği ve sonuçlarından kaçınamayacağı durumlar her somut olayın özelliğine göre ayrı ayrı tespit edilmelidir. Taşıyıcının kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği hal sebebiyle sorumluluktan kurtulması için yalnızca olayın vuku bulmasında kusurunun olmadığını ispat etmesi yeterli olmayıp yükün zarar görmemesi adına o taşımaya özgü bütün önlemleri almış olduğunu da ispat etmelidir.
Yine Türk Ticaret Kanunu'nun 880. maddesinde; "(1)Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır.
(2)Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir.
(3)Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır" düzenlemesine yer verilerek zararın ne şekilde hesaplanacağı belirtilmiş, aynı kanunun 882. maddesinde; "Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır" denilmek suretiyle taşıyıcının sorumluluğunun sınırları belirtilmiş, yine aynı kanunun 886. maddesinde; "Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz" denilmek suretiyle taşıyıcının hangi hallerde sorumluluğu sınırlama hakkını kaybedeceği belirlenmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ve yasal mevzuat ışığında dava konusu somut olay değerlendirildiğinde; malın taşınmak üzere davalı yanca teslim alındığı, teslim zamanı kolilerde bir hasar bulunduğuna dair kayıt düşülmediği, dolasıyla gönderinin davalı yanca tam ve eksiksiz olarak teslim alındığı karinesinden davacının yararlanacağı, teslim ile birlikte kolilerden birinin yırtık ve içeriğinin eksik olduğunun tespit edildiği, tespitin dava dışı teslim alan tarafından yapıldığı, teslim alanların ve eksikliği belgeleyenlerin dava dışı kamu kurumu çalışanları olduğu, taraflarla bir husumeti veya danışıklılığının bulunmadığı, bu yönde iddianın da gündeme gelmediği, alıcının aynı günkü tespiti ve davacının bir hafta içerisindeki ayıp ihbarının teslimden sonra makul bir inceleme süresi sonucunda gerçekleştiği, makul süre geçmeden gönderinin eksik olduğunun tespit edilemeyeceği, bunların yanında transfer merkezindeki tutanak da gözetildiğinde zararın taşıma sırasında meydana geldiği ve meydana gelen zarardan davalı taşımacının sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Kolilerden birinin taşıma sırasında zarar görmesi ile 37 adet ürünün eksildiği, taşınan eşyanın kaybolmak suretiyle zayi olmasında davalının ağır kusurlu olduğu, davalının hatası ve pervasızca davranışı nedeniyle sınırlı sorumluluk şartları bulunmadığı ve davalının zararın tamamından sorumlu olduğuna kanaat edilmiştir. 37 adet ürünün taşıma, fatura ve irsaliye kayıtlarından, taşıma yer ve zamanındaki değerinin piyasa fiyatı kapsamında makul olduğu tespit edilen KDV dahil 1.782,00 TL'lik ücreti karşılığı toplam zararın (1.782*37) 65.934,00 TL olduğu (rapordaki çarpım işleminde basit maddi hata bulunmaktadır), davalının asıl alacak olarak bu miktardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı haksız eylem tarihinden itibaren tüm zararını temerrüt faizi ile birlikte isteme hakkına sahip olsa da (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.03.2003 tarih ve 9-76/126, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2019/261 E.-2021/625 K.) dava dilekçesinde 100,00 TL için olay tarihinden; ıslah dilekçesinde ise 13/10/2022 ihtar tarihinden itibaren avans faizi talep etmiştir. Davacının bu açık talebi karşısında 100,00 TL'lik talebine 14/02/2022 olay tarihinden; ıslaha konu edilen bakiyesine 13/10/2022 ihtar tarihinden itibaren avans faizi işletilmiştir. Davacının fazlaya ilişkin talebi bilirkişi raporunda hesap edilen işlemiş faiz kalemlerine yöneliktir. Oysa bu talep dava dilekçesinde zaten ileri sürülüp herhangi bir miktara konu edilmemiştir. Dolayısıyla bu haliyle ıslaha konu edilemeyecek, ıslaha konu edilebileceği kabul edilse dahi faiz taleplerinin mükerrer olarak içiçe geçmesi nedeniyle ayrıştırılamayacaktır. Bu nedenle belirsiz ödeme tarihine göre işletilecek faiz bedeline dair 8.895,80 TL'lik miktar içeren yersiz talebin ve rapora göre fazladan talep edilen 1.000,00 TL'lik talebin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile, 65.934,00 TL'nin 100,00 TL'sine 14/02/2022 olay tarihinden, bakiyesine 13/10/2022 ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin Reddine,
2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 4.503,95-TL karar ve ilam harcından 80,70-TL peşin harç, 1.295,00-TL ıslah harcı toplamı 1.375,70-TL harcın düşümü ile eksik kalan 3.128,25-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvuru harcı, 80,70-TL peşin harç, 1.295,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.456,40-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.895,80-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-a)Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.050,00-TL yargılama gideri kabul durumuna (%86,9499) göre 3.521,47-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
b)Davalı tarafından yapılan 1.512,00-TL yargılama giderinin davanın red durumuna göre 197,32-TL'lik kısmının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine; arda kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin kabul-red oranına göre 2.712,84-TL'sinin davalıdan; 407,16-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.13/05/2024

Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza