T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/755 Esas
KARAR NO : 2024/248
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/11/2022
KARAR TARİHİ : 19/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf, haksız ve hukuka aykırı olarak elde ettiği müvekkilin üzerinde imzası bulunan bonoyu .... İcra Dairesi 2022/... E. Numaralı dosyası ile takibe koyduğunu, davacının davalı taraf ile herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, ayrıca davalı tarafı hayatında bir defa dahi olsun görmediğini, söz konusu kambiyo senedi niteliğindeki bononun tahminen davacının ... Ticaret Limited Şirketi'nden 08.09.2021 tarihli araç kiralaması sırasında evrakların altına tırtıklı senet konulması suretiyle iradesi dışı alınmış bir imza olduğunu, icra dosyasına bakıldığında da söz konusu senet üst tarafından tırtıklı ve kopartılmış bir senet olup davacının söz konusu senedi imzaladığını dahi bilmediğini, bu sebeple kendisi hakkında hukuka aykırı açılmış bu icra takibi dosyasına karşı ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/... e. Numaralı dosyası ile dava açıldığını, söz konusu dava devam etmekte iken davacının ... Laboratuvar adlı bir laboratuvardan uzman görüşü aldığını ve mütalaada özetle takibe dayanak bonodaki imzanın davacıya ait olduğu, senedin tırtıklı bir yapıda olup araç kiralama sözleşmesinden koparılmak suretiyle ayrı bir senet haline getirildiği, senet ön yüzünde yer alan yazıların davacı tarafından doldurulmayıp sonradan doldurulduğu sonuçlarına varıldığını, davacının borçlu olmadığının tespitine,
.... İcra Dairesi 2022/... E. Numaralı dosyasında takibe dayanak olan bononun ve bonoya dayalı açılan takibin bedelsizlik sebebiyle iptaline,
yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kıymetli evrak borçlu tarafından imza altına alınmış olup borca konu senedin tüm zorunlu unsurlarının bulunduğu, şekil şartlarına haiz ve geçerli bir bono olduğunu, düzenleyen tarafından ödeme tarihi gelmiş olmasına rağmen herhangi bir ödeme gerçekleştirilmemesinin akabinde 20/07/2022 tarihinde, T.C. .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerine dayalı ilamsız icra takibi başlatılmış ve takibe konu bononun aslı .... İcra Müdürlüğünce kasaya alındığını,
senedin ön yüzünde yer alan yazıların sonradan doldurulduğu iddiası ise yerinde olmayıp karşı tarafın dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu uzman görüşünde de yazıların sonradan yazıldığına dair bir tespit yapılmadığını, davalı ...'in bahsi geçen araç kiralama şirketiyle herhangi bir ilişkisi de bulunmadığını, senedin yazılı bir anlaşmaya bağlı olmaması, davacı tarafça yazılı bir delil sunulamamış olması, senedin borçlu tarafından tanzim edilmemesinin bir itiraz nedeni olmaması ve tüm bu nedenlerle senedin borçlu tarafından tanzim edilip edilmediği hususunun dava konusu dışında yer alması nedenleriyle bu hususta bulunulan beyan ve taleplerin reddine karar verilmesini, bedelsizlik iddiası ancak senetle ispat edilebileceğini, tanıkla ispat yapılamayacağını, bedelsizlik iddiasında bulunan borçlu senedin bedelsiz kaldığını ispat etmek zorunda olup bu konuda ispat yükü borçluda olduğunu,
haksız davanın tümüyle reddine,
yazılı ve inandırıcı hiç bir delil sunulamadığından takibin iptali talebinin reddine,
dava değeri ve konusu gereği, senetle ispat ve resmi veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge dışında sair delil sunulması talebinin reddine,
haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve alacağın %10 oranında para cezasına,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının ....İcra Dairesi'nin 2022/... esas sayılı takip dosyasında senetten kaynaklanan 130.000,00-USD-TL asıl alacak 3.347,50-USD işlemiş faiz, 390,00-USD bono komisyonu olmak üzere toplam 133.737,50-USD takip yapıldığı, ödeme emrinin 28/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde borca itiraz etmediği, takibin kesinleştiği görülmüştür.
Dava konusu senedin icra kasasında bulunan suretinin incelenmesinde; borçlunun ..., lehdarın ..., düzenleme tarihinin 12.01.2022, ödeme tarihinin 08.04.2022 olan 130.000,00-USD bedelli senet olduğu görülmüştür.
Dava, icra takibine konulan senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi:“Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir.
Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir.
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Somut uyuşmazlıkta davacı icra takibinden sonra Menfi Tespit davası açmıştır.
İspat yükü ise; bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/10133 Esas 2014/451 Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Sözkonusu ispat yükünün kime ait olduğunu belirleme görevi, davanın taraflarına değil, mahkemeye aittir.
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir ki bu durumda ispat yükü borçlu davacıdadır.
"Hayatın olağan akışına aykırılık kavramının ispat yüküne ilişkin genel kuralın istisnası olup olmadığı öğretide tartışmalıdır. Bir kısım yazarlara göre, burada genel kuralın istisnası bulunmayıp, hâkim tara-lından sonuç çıkarımında kullanılabilecek bir fiilî karine mevcuttur. Bazı yazarlar ise, normal duruma dayanan kişiye ispat yükü düşmeye-ceğini ve normal durumun aksini iddia edenin ispat yükü altında oldu-ğunu belirtmektedirler.
Yargıtay, normal durumun aksini iddia edenin yani hayatın ola-ğan akışına aykırı iddia ya da savunmada bulunan kişinin ispat yükü altında olduğunu kabul etmektedir.
Kanımızca, hayatın olağan akışına aykırılık kavramı gibi fiilî karinelerin ispat yüküne ilişkin istisnaî bir durum olup olmadığının belir-lenebilmesi için ispat faaliyetine dâhil olup olmadığının tespit edilmesi gereklidir. Bu konu, öğretide de tartışma konusu olmuş, fiilî karinenin mevcut olduğu hâllerde, delil gösterme yükünün karşı tarafa geçtiği, ispata lüzum olmadığı veya ispat yükünün yer değiştirdiği gibi farklı mahiyetteki görüşler ileri sürülmüştür.
Yargıtay, hayatın olağan akışına aykırılık kavramında olduğu gibi fiilî karinelerin ispat yükü kuralları ile ilgili olduğunu ve ispat yükünün yer değiştirdiği görüşündedir. Bu açıdan, iddia veya savunmanın dayanağı olan vakıanın normal durumun aksine, hayatın olağan akışına aykırı olması hâlinde, ispat yükü, bunu iddia eden tara¬fa ait olacaktır. Normal durum ölçütüne dayanan tarafın bu iddiasını ispat etmesi gerekli değildir. Normal olarak var olan bir duruma daya¬nan tarafa, ispat yükü düşmeyecektir" (Hakan Erzeybek - Hayatın Olağan Akışına Aykırılık Kavramının İspat Hukuku Açısından Durumu)
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davalı tarafından 12.01.2022 tanzim, 08.04.2022 vade tarihli, 130.000-USD bedelli senet alacağına ilişkin .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, borçlu/davacının itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiği, borçlu/davacının iş bu icra takibine dayanak senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir.
Taraflar arasında dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık senetteki imzanın hile ile alındığı ve aralarında borç ilişkisi bulunmadığına yöneliktir.
Mahkememizce davalı ...'in isticvabına karar verilmiş olup, 07.12.2023 tarihli celsesinde davalı asilin; "davacıyı ikinci kez görüyorum, en son benim ticaret yaptığım ... ... isimli arkadaşım restorant açacağı için benden maddi destek istedi, ... bir ortağı ile restoran açacakmış, ...'ın malvarlığı olmadığı için garanti olsun diye ortak olacağı adam olan davacıdan senedi aldım, davacının malvarlığı olup olmadığını da bilmiyorum ancak restoran davacı adına açılacağı için senedi davacıdan aldım, ben Sarıyer sahilde bir kafede davacı ve ... ile bir araya geldim, kafenin adını hatırlamıyorum, bakmadım bile, ben 130.000-USD ile kafeye ... ile beraber gittim, orada parayı masaya bıraktım, parayı masadan ... aldı, daha sonra davacı ile konuştular, ben gittiğimde senet düzenlenmişti, senette dikkatimi çeken bir husus olmadı, ben yazıları kontrol ettim, senedinin üst tarafının tırtıklı olduğunu farketmedim, ... ...'ın bende bilgileri bulunmamaktadır, ben ...'ı uygun araba veya motor denk geldikçe iletişime geçerim, bu sebeple tanırım, ... ile 3 yıl içinde birçok alışverişimiz olmuştur, Beylikdüzü tarafında oturur, konyalıdır, ... ın bende telefon numarası yok çünkü ben telefonumu kaybettim eski telefonumda numaralar kaybolmuştur, senedi ben 2022 Ocak ayı gibi aldım, tam gününü bilmiyorum, ... benden 130.000-USD olarak istedi, birikimim vardı, bu para benim evimde duruyordu, ben uygun fiyatlı araba veya motosiklet bulduğum zaman hemen satın almak için bu para benim evimde duruyordu, ben araba kiralama işi yapmadım, ... ile ticari ilişkim ara ara bana araba ve motor haber vermesiyle olmuştur, bu ticaretlerde bazen ortaklaşa ticaret yapıp aracın tüm ücretini ben öderim karından bir kısmını ...'a verirdim, ... ile daha önce restoran işine girmedim, ... restoran işinden anlamazdı, ancak davacının restoran işinden anladığını söylemişti" beyanında bulunduğu görülmüştür.
Davalının kendi ifadesinden anlaşılacağı üzere çok da iyi tanımadığı, hali hazırda iletişim bilgileri bile mevcut olmayan sadece isminin ... ... olduğunu bildiği ve malvarlığı olup olmadığını bilmediği birine, tam konumu ve saati hatırlamadığı bir mekanda senet karşılığı elden 130.000,00-USD'yi ayrıntılarını ve geldiği aşamayı bilmediği restoran işi kurması için verdiği iddiası ve borç verdiğini iddia ettiği ...'ın, ortağı olduğu iddia edilen hiç bir şekilde önceden tanımadığı, malvarlığının olup olmadığını bilmediği davacıdan 130.000-USD'lik senet aldığına ilişkin isticvabi ifadesi ile ve 3 ay vadeli senede de ... ...'ın avalini almaması hayatın olağan akışına aykırı olduğu apaçıktır.
Davalının isticvap içeriği ile ortaya çıkan hayatın olağan akışına aykırılık nedeniyle oluşan fiilî karine nedeniyle ispat yükü, davamızda yer değiştirmiş olup davaya konu bono nedeniyle alacaklı olduğunu ispat yükü davalıya geçmiştir.
İsticvap ifadesi, hayatın akışına apaçık aykırı oluşu dikkate alındığında davalının veya davacının ekonomik durumunun ispat açısından bir önemi bulunmamakla bu hususların araştırmasına gerek görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle olağan akışına aykırılık nedeniyle oluşan fiilî karine nedeniyle ispat yükü üzerine düşen davalının, bu ispatı yerine getiremediği anlaşılmış ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜYLE .... İcra Dairesinin 2022/... sayılı takip dosyasında icraya konulan keşidecisi davacı, lehdarı davalı, ödeme günü 08.04.2022, tanzim tarihi 12/01/2022, bedeli 130.000 USD olan bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
2-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 164.931,15-TL karar ve ilam harcından 49.229,05-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 115.702,10-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvuru harcı, 49.229,05-TL peşin harç olmak üzere toplam 49.309,75-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 258.722,55-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 519,25-TL yargılama gideri davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.18/04/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!