T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/652 Esas
KARAR NO : 2024/95
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/10/2022
KARAR TARİHİ : 19/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ihbar olunan ... şirketi arasında süre gelen ticari ilişkiye binaen taraflar bir takım alacaklar sebebiyle bir araya geldiğini ve ihbar olunan şirketin, davalı ... şirketindeki alacaklarını müvekkili şirkete devrettiğini, bu kapsamda davacı müvekkili şirket ile ihbar olunan ... Şirketi arasında, ... 4. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye nolu Alacağın Devri Sözleşmesi imzalandığını, alacağın temliki sözleşmesinin davalı şirkete tebliğ edildiğini, taraflar arasında düzenlenen alacağın temliki sözleşmesi davalı şirkete tebliğ edildikten sonra davalı şirket tarafından temlik sözleşmesine yanıt mahiyetinde ... 4. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesini gönderdiğini, davalı; ilgili ihtarname içeriğinde alacağın temliki sözleşmesini kabul etmediğini, personel maaş, yemek, sigorta ödemeleri olduğunu ve devam eden işçi davaları olduğundan çıkacak tazminatın da belirsiz olması sebebiyle itiraz ettiğini, alacağın temliki, mevcut bir alacağın alacaklısının değişmesi işlemi olduğunu, alacaklının bir borç ilişkisinden doğan alacağını borçlunun rızasına gerek olmadan bir sözleşmeye dayanarak üçüncü bir kişiye devretmesine alacağın temliki adı verildiğini, alacağın temliki ile borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının (temlik edenin) yerini yeni alacaklı (temellük eden) almakta olduğunu, alacağın temlikinin (devri) düzenlendiği Borçlar Kanunu m.183/1'de "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir." denildiğini, kanun madde metninden de anlaşıldığı üzere alacağı devri için borçlunun rızası gerekmemekte olduğunu, nitekim somut olayımızda da müvekkili ile ihbar olunan şirket arasında yapılan alacağın devri sözleşmesine davalı şirket tarafından rıza gösterilmemesinin hukuken hiçbir geçerliliği bulunmadığını, tüm girişimlerine rağmen davacı müvekkili şirkete borcunu ödemeyen davalı borçlu şirket aleyhine ... 32. İcra Müdürlüğü ... Esas sayısı ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu tarafından söz konusu takip dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyan ederek; tüm bu açıklanan nedenlerle itirazının iptali ile takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ... 4. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye sayılı mukabil ihtarnamesi ile “Alacağın devri talebinizi kabul etmiyoruz. ... Ltd. Şti 'nin içerdeki bakiyesinin mahsubu gerekmektedir. Zira personelin alacağı Mart maaşları, yemek ücretleri ve şubat * mart sigorta ödemeleri bulunmakta olup, kalan bir bakiye olduğu takdirde devir kabul edilebilecektir. Ayrıca ... Ltd. Şti işçisi ile davalık olup, anılan davadan çıkacak tazminatta belirsizdir." itiraz ettiklerini, davacı tarafından yapılan haksız icra takibine de 30.03.2022 tarihinde çekilen ihtarda da belirtildiği üzere alacağın devri talebini kabul etmediklerini, icra takibine, takip konusu alacağa, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiklerini, davacının alacağın devri gereğince hak ve alacak talep edebilmesi için, halefiyet ilkesi gereğince, alacağı devraldığı asıl hak sahibi ... Ltd. Şti.'nin müvekkili şirket nezdinde alacağına hak kazanması gerektiğini, ... Ltd. Şti. müvekkili şirket nezdinde alacağına hak kazanamadığını, müvekkili şirket ile devir eden ... Ltd. Şti. arasında Temizlik Hizmetleri Sözleşmesi ve ek protokoller bulunduğunu, iş bu sözleşme ve ek protokoller gereğince ... Ltd. Şti. hak ve alacağa hak kazanamadığını, davacı ile müvekkili arasında temizlik sözleşmesi imzalandığını, ayrıca ... Ltd.Şti. aleyhine açıldığı ve müvekkili şirkete ihbar edilen ... 1.İş Mahkemesinin ... Esas ve ... 1.İş Mahkemesinin ... Esas sayılı işçilik alacağı davaları bulunduğunu, ... Ltd. Şti. bu sebeplerle müvekkili şirkete karşı sorumlu olup hakkedişlerine hak kazanamadığını, halefiyet ilkesi gereğince; ... Ltd. Şti'de hak kazanamadığını, bu sebeplerle davacının yaptığı icra takibine itiraz ettiklerini, itiraz sebebinin belirsiz olan bir alacak üzerinden yalnızca alacağın temlikine dayanarak icra takibine girilmiş olduğunu beyan ederek tüm bu açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce ... 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasının UYAP üzerinden çıktıları alınarak dosya kapsamına alınmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının ... 32. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan 79.651,99-TL toplam alacak üzerinden takip yapıldığı, ödeme emrinin 12/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 15/08/2022 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Mali Müşavir bilirkişinin 01/06/2023 tarihli raporunda özetle; Tarafların ibraz olunan e-defterlerinin, e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu olduğu, her iki taraf ticari defterlerinin de sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, davalının ticari defterlerine göre davalının 10.08.2022 takip tarihi itibariyle kaydi olarak 88.784,17-TL temlik edene borçlu göründüğü, Esas ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmakla birlikte, TBK'nın 188 “Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir. Borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir.” Hükmü çerçevesinde, davalı temlik borçlusunun dava dışı temlik eden şirkete borcu olmakla birlikte, 10.08.2022 takip tarihi itibariyle davalı temlik borçlusu ile dava dışı temlik eden arasındaki 09.09.2012 tarihli sözleşmenin 5.16.5 maddesine göre devam eden 2021 esaslı davalar nedeniyle söz konusu alacağın muacceliyet kazanmadığı kanaatine ulaşıldığı, Sayın Mahkemece davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez Bankası verilerinden, 16.06.2020 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %10,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl ala takip tarihinden itibaren %10,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mali Müşavir bilirkişinin 05/02/2024 tarihli ek raporunda özetle; Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, ek rapor aşamasında da kök raporda arz edilen görüş ve kanaatleri değiştirmeye kabil yeni bir bilgi ve belge sunulmadığı ve taraf itiraz beyanlarına gerek gerekse de ek rapor aşamasında yeterince değinildiğinden kök raporda arz ve izahı olunan görüş ve kanaatler aynı perspektif ile aynen muhafaza edildiği, ancak Sayın Mahkemenin HMK 282 gereği bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı gözetilerek, Sayın Mahkemenin davacı savları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğu mütalaa edildiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, dava dışı ... adlı şirket ile davalı şirket arasındaki temizlik hizmet alımına dair sözleşme kapsamındaki bir kısım alacağın davacıya temliki üzerine başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, alacağın temliki şartlarının oluşup oluşmadığı, temlik edilen alacağın muaccel olup olmadığı, sözleşme kapsamında bu alacağa karşı mahsubu gereken davalı alacağı bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 183. maddesi, 'Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 188. maddesi, “Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir. Borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Temlik eden (ihbar olunan) ile davalı arasındaki:
Sözleşmenin 5.15. maddesi; "...Yüklenicinin SGK prim borcu, personele ücret borcu vb. olması halinde işveren aylık hakedişine mahsuben kuruma ve ilgililere ödeme yapmaya yetkilidir. .."
Sözleşmenin 5.16-5. maddesi; ".. İş bu sözleşme kapsamında alınan teminatın hak edişlerin ve diğer sözleşmesel teminatların iade edilebilmesi için iş bu maddede belirtilen şartların yanında ayrıca yüklenici çalışanları/ personeli ile ilgili olarak işveren aleyhine iş kazası ve/ veya herhangi bir sebepten ötürü alacak talepli, ipotek istemli veya maddi manevi tazminat talepli, dava ya da ceza davası ya da herhangi bir yasal sürecin başlamamış olması şarttır. Aksi takdirde yükleniciden iş bu sözleşme kapsamında alınan tüm teminatlar ve hakedişler bahse konu yasal süreçler sonuçlanıncaya/ kesineşinceye kadar işverende blokeli olarak kalacak gerektiğinde nakte çevrilerek blokeye devam edilebilecektir. ..." şeklindedir.
Yasal ve sözleşmesel dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde,
Uyuşmazlığın temel noktası ihbar olunan/ temlik eden ... adlı şirket ile davalı şirket arasındaki temizlik hizmet alımına dair 09.09.2012 tarihli sözleşme (aynı nitelikte yeni sözleşme dava tarafları arasında devam olunmaktadır) kapsamındaki bir kısım alacağın davacıya temlik edilip edilemeyeceği, temlikin davalı nezdinde takip tarihi itibariyle sonuç doğurup doğurmayacağı şeklindedir.
İhbar olunan/ temlik eden ile davalı arasındaki hizmet alım sözleşmesi devam ederken doğan alacaklar, sözleşmenin davacı ile devam etmesi üzerine davacıya temlik edilmiştir. İhbar olunan ve davacı arasındaki yazılı geçerlilik şartını haiz alacağın temliki sözleşmesi borçlunun onayına tabi değildir. Ancak borçlu davalı ile temlik eden ihbar olunan arasındaki sözleşmesel ve şahsi defilerini davacı temlik alana karşı da ileri sürülebilecektir. Bu kapsamda davalı borçlu, temlik eden işçilerinin alacak davalarının ve temlik eden sorumluluğundaki bir kısım SGK, vergi, ücret gibi borçlara dair ödemelerin kendilerince yapılmaya devam ettiği savunmasıyla temlik olunan alacağın talep edilemeyeceğini ileri sürmektedir. Gerçekten de ihbar olunan işçileri tarafından ... ve ... iş Mahkemelerinde devam eden yargılamaların bulunduğu, davalının bu dosyalarda davalı ve ihbar olunan konumunda olduğu, davalının İş Kanunu 2. maddesi kapsamında asıl işverenliğe dair alt işveren işçilerine karşı yasal maddi sorumlulukları haiz olduğu sabittir. Yine sözleşmenin 5.15 ve 5.16-5 maddeleri gereği davalı borçlunun, hak edişlerin bu sorumluluklar giderildikten sonra muaccel olacağına dair temlik edene karşı ileri sürebileceği itirazları davacı temlik alana karşı da ileri sürebileceği, davalı borçlunun dava dışı temlik eden şirkete borcu olmakla birlikte henüz ödeme/ muacceliyet koşulları gündeme gelmeyen bir alacak için davacıya ödeme yapmak zorunda olmadığı, davalının sözleşmesel defilerinin haklı ve yerinde olduğu, bu kapsamda devam eden dava dosyaları veya SGK borçları gibi herhangi bir borcun kalmadığının davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, takibin ve dolayısıyla davanın mevsimsiz açıldığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Muaccel olmayan alacak için başlatılan ilamsız ilam nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL maktu harcın 962,00-TL peşin harçtan düşümü ile artan 534,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.19/02/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!