WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/61 Esas
KARAR NO : 2024/324
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/01/2022
KARAR TARİHİ : 13/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında 21.01.2020 tarihli yayın temini konusunda sözleşme imzalandığını, yönetmelik gereğince yayın sağlayıcısı ile sözleşme yapılması gerektiğini ve sözleşmenin yapıldığını, yayın sağlayıcısının RTÜK'e bildirim yapması gerektiğini, davalının buna aykırı davrandığını, taraflarının yabancılarla karıştırıldıklarını, büyük zararlarının olduklarını, müvekkili tarafından bütün altyapı kurulduğunu, anlaşmalar yapıldığını, reklam sözleşmeleri yapıldığını, aylık olarak giderleri ödendiğini, yaklaşık olarak aylık 150.000,00TL civarında gider bulunduğunu, bunun yanı sıra bütün masraflardan sonra aylık 200-250.000,00-TL civarında da gelir elde edilmesi mümkün olduğunu, müvekkilinin tüm bu gelirlerden davalının kusurlu davranışları neden ile mahrum kalmış bulunduğunu, davalının bunları tazmin etmesi bir zorunluluk olduğunu, hesaplamada Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/14-244 E, 2010/260 Karar nolu ilamda yer alan hesaplamaların dikkate alınmak zorunda olduğunu, dosyanın bir bilirkişiye tevdi edilmesi halinde bir rapor hazırlanması mümkün olacağını, sözleşmede hükümlerin yerine getirilmesini beklediklerini, taraflarının hiçbir kusuru bulunmadığını, tamamen davalının kusuru neticesinde mesele bu hale gelmiş ve büyük zararlar doğduğunu, bu konuda defalarca yaptıkları başvuruların hiçbirisi karşılık görmemiş olup zararın bu kadar ağırlaşmasında davalının kusurlu olduğunu, bu aşamadan sonra bu konuda bir karar verilmesi mümkün olduğunu, sözleşmeye aykırılığın bir an önce giderilmesini, bu hususla ilgili olarak tedbir kararı verilmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00TL'nin davalıdan alınarak doğduğu tarihten itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte alınarak taraflarına verilmesini, yargılama gider ve avukat ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davada yetkili mahkemelerin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin uydu platform işletmecisi değil uydu altyapı işletmecisi olduğunu, davacının iddialarının aksine Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın Yönetmeliği gereğince, uydu altyapı işletmelerinin, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu izni olmaksızın medya hizmet sağlayıcıların Yayınlarını iletmelerinin mümkün olmadığını, yönetmeliğin 13. maddenin 3. Fıkrasının 1 bendi davacının beyan ettiği gibi yalnızca yabancı ülke medya hizmet sağlayıcıları için değil Türkiye'de faaliyet gösteren medya hizmet sağlayıcıları için de düzenlenmiş olduğunu, müvekkil şirket ile davacı arasında imzalanmış olan 21.01.2020 tarihli İletim Sözleşmesi'nin 5. maddesinin 5. paragrafının (3 numaralı sayfa); "Üst kurula bildirim yapılması gerektiğinden ve Üst Kurul tarafından uygun bulunmayan dosyalar iade edildiğinden DUHH üst kurul tarafından onaylanmadıkça hizmet vermeye başlamayacak olup firma bu hususu peşinen kabul etmiştir”şeklinde düzenlenmiş olduğunu, sözleşmenin davacı şirketin o tarihteki imza yetkilisi ... tarafından münferiden imzalanmış olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen davanın reddini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce RTÜK yazı cevabı celp edilerek, dosya kapsamına alınmıştır.
Medya uzmanı bilirkişinin 20/11/2022 tarihli raporunda özetle; Sektörümüzde bir medya hizmet sağlayıcının/yayıncı kuruluşunun ilk önce yayına çıkacağı mecrayı/mecraları (karasal, sayısal, kablo, uydu, iptv, vs.) tespit edip ona göre lisans başvurusunda bulunması gerekir. Yayıncı kuruluşun her bir mecra için ayrı ayrı lisans başvurusunda bulunması gerekir. Bununla birlikte yayıncı kuruluşların yayına çıkabilmeleri için her halükarda yayın lisansına başvurmaları gerekmektedir. Dava konusu olayda medya hizmet sağlayıcı olan davacı taraf, uydu üzerinden yayına çıkmak için davalı ile iletim sözleşmesi imzalamıştır. Bu nedenle davacının uydu yayın lisansı da alması gerekmektedir. Bu başvuru da davalı tarafından, dava dışı RTÜK'e iletilmiş ve RTÜK'ün onayı beklenmeye başlanmıştır. RTÜK tarafından davacının uydu üzerinden yayın yapabilmesi için davalıya onay verildiğinde davacı yayına çıkabilecektir. Bir başka ifade ile, RTÜK'e yapılan her bir başvuruda, lisans türüne göre RTÜK'ün talep ettiği belgeler, medya hizmet sağlayıcı veya yayına çıkabilmesi için davacıya frekansını kullandıran davalı tarafından sunulmalı, RTÜK'ün gerekli incelemeleri ve denetimleri yaptıktan sonra onay vermesi durumunda ise medya hizmet sağlayıcı yayına çıkabilmektedir. Yerli ya da yabancı menşeli olsun tüm yayıncı kuruluşlar, uydu platformları ve/veya uydu altyapı işletmecileri RTÜK'ün talep ettiği belgeleri RTÜK'e sunmak ve onay almak zorundadırlar. RTÜK yerli yayıncı kuruluşlardan “iletim sözleşmesi, lisans belgesi, yayın logosu/çağrı işareti ve yayın dilini gösteren belgelerin asılları veya noter tasdikli örnekleri ile medya hizmet sağlayıcının unvanı, adresi, telefon numarası” gibi bilgi ve belgeleri talep ederken yabancı bir ülkeden yayın yapacak yayıncı kuruluştan bu belgelere ek olarak “Türksat uyduları üzerinden yabancı bir ülkeden alınan lisansla iletilmek istenen radyo ve televizyon yayınına ilişkin olarak bu bilgi ve belgelerin dışında, şirket merkezi, yayın hizmetlerine ilişkin editoryal kararların alındığı ülke, yayın hizmeti faaliyetinin yürütüldüğü işgücünün bulunduğu ülke ve uplink çıkış yerine dair bilgi ve belgeleri” talep etmektedir. Aradaki tek fark yabancı menşeli yayıncıların ekstra bir takım belgeleri de sunması gerekmektedir. Davalının uydu platform ( ...) işletmecisi olmadığı, uydu altyapı işletmecisi olduğu dosya kapsamındaki sözleşmeden ve RTÜK tarafından gönderilmiş olan belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı talepleri arasında kar kaybının da yer aldığı görülmektedir. Dosya kapsamından davacının uydu üzerinden yayın yapacağı ancak henüz yayına çıkmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacının uydu üzerinden ulaşabileceği hedef kitlesinin tam olarak tespit edilemeyeceği, bununla birlikte henüz yayına çıkmamış bir kanalın aylık kazancının bu nedenle kesin olarak öngörülemeyeceği, davacının ancak belgeleyebildiği kadar giderlerini/zararını talep edebileceği ve ayrıca kar kaybı ile ilgili olarak da; yayına çıkma vaadiyle 3. kişiler olan reklam veren firmalar ile imzalamış olabileceği reklam, sponsorluk ve benzeri sözleşmeleri mevcut ise, bu sözleşmelerin bedellerini tahsil etmiş olması durumunda, bu bedelleri kar kaybı olarak talep edebileceği Sayın Mahkemenin takdirlerine sunulur. Davacının RTÜK'ten henüz onay gelmediği için yayına çıkamamış olduğunun davacı beyanlarından anlaşıldığı, davalının da RTÜK'ten onay beklediklerini beyan ettiği, gelinen aşamada yayına başlanması gereken sabit bir tarihin söz konusu olmaması ile birlikte, RTÜK tarafından davalıya yazı ile yapılan bildirim sonrası, yayın iletimine başlama tarihini, saatini, uydu yayın frekansı, polarizasyonu, sembol oranı, ileri yönlü hata kodu, video paket tanıma, ses paket tanıma, servis tanıma gibi teknik bilgilerin davalı tarafından en az 24 saat önce RTÜK'e bildirilmesi neticesinde davacının uydu yayınına çıkabileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Medya uzmanı bilirkişinin 14/07/2023 tarihli ek raporunda özetle; Davacının yayına çıkamamasında davalının sektörel açıdan bir kusurunun olmadığı, zira davalının uydu altyapı işletmesi olduğu ve yayın iletim yetkisi için teknik olarak RTÜK'ten onay alması gerektiği, bunun için sözleşme imzalanmasının ardından 06.03.2020 tarihinde davalının gerekli başvuruda bulunduğu, bu belge ile ilgili davacı tarafından bilgi almak amaçlı RTÜK'e yazılmış bir dilekçenin de dosya kapsamında yer aldığı, "... Radyo ve Televizyon Yayınları Anonim Şirketi" unvanlı kuruluşa 13.11.2002 tarihinde ise Üst Kurulca "Uydu Yayını İzni" verilmiş olduğunun bildirildiği, RTÜK tarafından Sayın Mahkemeye sunulmuş 08.03.2023 tarihli belgeye göre; davacıya ilişkin “... yayın iletim izni verilmesi için süreç devam ederken, 05.12.2011 tarihinden itibaren geçerli 10 (on) yıl süreli uydu televizyon yayın lisansı (U-TV SD) bulunan "... Radyo ve Televizyon Yayınları Anonim Şirketi" unvanlı kuruluşun uydu televizyon yayın lisansının süresinin 05.12.2021 tarihinde sona erdiğinin, Bu sebeple mevzualta belirlenen süre içerisinde yayın lisansının yenilenmesiyle ile ilgili yasal koşulları yerine getirmeyen davacı "... Radyo ve Televizyon Yayınları “Anonim Şirketi" unvanlı kuruluşun yayın iletim izni verilmesine yönelik işlemlerin yayın lisansının sona ermesine müteakip sonlandırılmış olduğu ve bu hususun 13.12.2021 tarihli ve 28397 sayılı yazı ile davacı kuruluşa bildirilmiş olduğunun” belirtildiği, Yayın lisansı ile yayın iletim yetkisinin bir birinden farklı kavramlar olduğu, yayıncı kuruluş tarafından yayın lisansı alınmadan zaten uydu üzerinden yayına çıkabilmek için uydu platform ve/veya altyapı işletmesinin yayın iletim yetkisi için başvuruda bulunamayacağı, Dosyada 01.02.2020 tarihli 4,5 saatlik bir düğün kaydının 1 asıl yayını ve 1 tekrar yayını, 03.02.2020 tarihli 60 saniyelik günlük 10 spot yayını, ... isimli sunucu/spikerlerle davacı kuruluş arasında imzalanmış sözleşmelerin yer aldığının görüldüğü, Bu sözleşmelerde yazan bedellerin tahsil edilip edilmediğinin ancak mali inceleme neticesinde ortaya çıkabileceği, defter incelemeleri neticesinde; davacının TV kanalı için yapmış olduğu harcamaların ve TV kanalı için imzalamış olduğu sözleşmeler karşılığı aldığı ödemelerin tam olarak hesaplanabileceği, bu kalemlerin zarar olarak kabul edilebileceği, ancak yayına geçmeyen/geçemeyen bir TV kanalının reytinglerinin ne olacağının, ne kadar rağbet görüp izleneceğinin, yayınlarından ne kadar kazanç elde edebileceğinin, ne kadar reklam ve/veya sponsor alabileceğinin, vs. kesin olarak tespit edilemeyeceği, bu nedenlerle sektörel açıdan davacının olası kar kaybının hesaplanamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Medya uzmanı bilirkişinin 03/03/2024 tarihli 2. ek raporunda özetle; Davacının 05.12.2011 - 05.12.2021 tarihleri arasından yayın lisansı sahibi olduğu, 21.01.2020 tarihinde taraflar arasında yayın temini için sözleşme imzalanmış olduğu, Bu sözleşme sonrasında davalının 06.03.2023 tarihinde davacı yayın iletim izni için RTÜK'ten yazılı onay talep ettiği, RTÜK inceleme aşamasındayken davacının yayın lisans süresinin bitmiş olduğunun RTÜK tarafından tespit edilmiş olduğu, Yayın lisansını biten herhangi bir yayın kuruluşunun teknik olarak yayına çıkamayacağı, ayrıca yayın lisansı olmadan yayın iletim yetkisinin de alınamayacağı, Rapor içeriğinde izah edilen aşamalar göz önünde bulundurulduğunda davalının teknik olarak üzerine düşen sorumluluğu işleyiş ve prosedürler bakımından yapmış olduğu, Ayrıca kök raporda ve birinci ek raporda izah edilmiş sair değerlendirmelerde her hangi bir değişiklik olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Talep açıklama dilekçesi; Davacı vekili 24/10/2022 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu açıkladığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki yayın iletim sözleşmesi uyarınca davalının yükümlülüklerine aykırı davrandığı bu nedenle davacının zararı ve kar kaybı oluştuğu iddiasıyla tazmin istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinin 3. ve 24. fıkrası; " ... logolu Televizyon kanalı ve bu kanala ait içeriklerin uydudan yayınlanması, alınması ve kullanımı için gerekli yayın izinleri, lisansların ve ruhsatların alınmasından, gerekli sözleşmelerin imzalanmasından, ücretlerin ödenmesinden münhasıran Firma sorumludur. ...
Firmanın bu izin ve/veya lisansları almış olması gereklidir. Bu sorumluluk tümüyle firmaya aittir. İzin ve/veya lisansların alınması için gerekli tüm resmi ve özel kurum ve kuruluşlara başvuru-müracaat ve bildirimlerin yapılmış olması yeterli değildir. Mevzuat gereği 30 gün önce Üst Kurula bildirim yapılması gerektiğinden ve Üst Kurul tarafından uygun bulunmayan dosyalar iade edildiğinden DUHH Üst Kurul tarafından onaylanmadıkça hizmet vermeye başlamayacak olup Firma bu hususu peşinen kabul etmiştir. ..." şeklindedir.
9. maddede ise Firmanın her türlü gerekli yasal izinleri alması gerektiği düzenlenmiştir.
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 29. maddesinin ikinci fıkrası, "Platform ve yayın hizmeti iletimi yapan altyapı işletmecileri, iletimini “yapacakları yayın hizmetlerini Üst Kurula bildirmek zorundadır." hükmü ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın Yönetmeliği'nin 'Uydu altyapı işletmecilerinin yükümlülükleri" başlıklı 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde; "Sahip olduğu veya kiraladığı uydu kapasitesi üzerinden iletimini yapacakları medya hizmet sağlayıcı kuruluşların; iletim sözleşmesi, lisans belgesi, yayın logosu çağrı işareti ve yayın dilini gösteren belgelerin asılları veya noter tasdikli örnekleri ile medya hizmet sağlayıcının unvanı, adresi, telefon numarası ile Türksat uyduları üzerinden yabancı bir ülkeden alınan lisansla iletilmek istenen radyo ve televizyon yayınına ilişkin olarak bu bilgi ve belgelerin dışında, şirket merkezi, yayın hizmetlerine ilişkin editoryal kararların alındığı ülke, yayın hizmeti faaliyetinin işgücünün bulunduğu ülke ve uplink çıkış yerine dair bilgi ve belgeleri, iletim tarihinden en az 30 gün önce her bir yayın için ayrı bir dosya halinde Üst Kurula bildirmek zorundadır. Üst Kurulca yapılan inceleme neticesinde, dosyasındaki bilgi ve belgeleri eksiksiz olan medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yayınlarının iletimi hususu altyapı işletmecisi kuruluşa yazı ile bildirilir. Dosyasında eksik bulunan kuruluşların dosyaları iade edilir. Türk yargı yetkisinde olduğu anlaşılan kuruluşların yabancı bir ülkeden alınan lisansla Türksat uyduları üzerinden Türkiye'ye yönelik yayın iletimi sağlanamaz. Üst Kurulca altyapı işletmecilerine yazı ile yapılan bildirime müteakip, yayın iletimine başlama tarihini ve saatini, uydu yayın frekansı, polari zasyonu, sembol oranı (SR), ileri yönlü hata kodu (FEC), video paket tanıma (V-PID), ses paket tanıma (A-PID), servis tanıma (SID) bilgilerini en az 24 saat önce Üst Kurulun bildireceği faks numarasına veya e-posta adresine bildirmek zorundadır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Yasal ve sözleşmesel dayanakları ortaya konulan somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında 21/01/2020 tarihli İletim Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre davacının medya hizmet sağlayıcısı; davalının ise iletim alt yapısını sağlayan uydu alt yapı işletmecisi olduğu, uyuşmazlık temelinin ise davalının sözleşme üzerine ... bildirimi ile yetinip hemen yayına başlaması mı yoksa Rtük onayını mı beklemesi gerektiği noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, alanında uzman bilirkişiden rapor alınmış, Rtük yazı cevapları celp edilmiştir.
Sözleşme üzerine davalı yan 06/03/2020 tarihinde dosyayı Rtük'e teslim etmiştir. Teslimin geciktirildiği iddiası bulunmamaktadır. Bu tarihten sonra ise Rtük tarafından 06/11/2023 tarihli son cevabi müzekkerede bildirildiği şekilde öncelikle 6112 sayılı Yasanın 29. maddesinin işletilmesi istenmiş, ancak bu süreçte davacının lisans süresi de sona erdiğinden diğer işlemlere devam edilmemiştir. Bu düzenlemede belirtilen yabancı yayıncı için aranan şartları dayatan veya gerekli yasal prosedürün niteliğini belirleyen davalı değil Rtük olmuştur. İstenen belge ve diğer gereklilikler konusunda yetki ve belirleme Rtük'te bulunduğundan, Rtük işlem ve eylemleri idari yargı konusu olduğundan, hangi hükmün uygulanacağına dair belirleme Mahkememiz uyuşmazlığının konusu değildir. Dolayısıyla bu kapsamda yerindelik denetimi yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Zira yayını bu yönüyle erteleyen Rtük olup davanın tarafı değildir. Bu yönde yasal bir eksiklik bulunmadığı, davacının doğrudan yayına çıkarılması gerektiği değerlendirilse dahi davalının, Üst Kurul engeline rağmen kendi inisiyatifiyle davacıyı yayına çıkarması beklenemeyecektir. Sözleşme kapsamında da bu tür izin, ruhsat gibi eksikliklerin davacı firma tarafından tamamlanacağı gözetildiğinde gerekli bildirimini yapan davalının kusura dayalı bir şekilde zarar veya kar kaybına sebebiyet vermediği kanaatiyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL harcın, peşin alınan 853,88-TL harçtan mahsubu ile artan bakiye 426,28-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.13/05/2024

Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza