T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/468 Esas
KARAR NO : 2024/266
DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/01/2019
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkin bulunmadığı, davacının oğlunun, davalı iş yerinde 2016 yılından 10/01/2018 tarihine kadar çalıştığı, ancak davacının oğlunun 2018 yılında askere gideceğini davalıya söylemesinden sonra, davalının davranışlarının değiştiği, işçilik alacaklarının ödenmemesi için itiraflarda bulunulduğu, müvekkilinin oğlunun iş yerine geldiği bir gün kendisine zorla 30.000,00 TL bedelli iki ayrı senet imzalattığı, senetlerin zorla imzalattırıldığı, davalı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğu, davalının senetleri ödemeleri için bir kaç günlerinin olduğunu aksi takdirde icra takibine koyacağını söylemesi üzerine davacının bankadan kredi çekerek 60.000,00 TL' yi davalıya ödediği, ancak müvekkilinin oğlunun herhangi bir hırsızlık yapmadığını beyan etmesi üzerine, menfi tespit davası açması hazırlığında iken, davalının senetleri icra takibine koyduğu, takibe konu senetlerin kesinleştiği ve .... İş Mahkemesinde menfi tespit davası açıldığı, ancak kesinleşen icra takipleri olması nedeniyle müvekkilinin gayrimenkulüne ve maaşına haciz konulduğu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığı belirtilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 60.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
SAVUNMA:
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; husumet , derdestlik ve görev itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da; dava dilekçesinde anlatılan olayların gerçek dışı ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının oğlu hakkında iş yerinden hırsızlık ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ... CBS'na suç duyurusunda bulunulduğunu, hem oğul hem de babadan baskı ile senet alındığı iddiasının ispata muhtaç olduğunu, yapılan takiplerin müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla yapıldığını, müvekkilinin tacir olduğunu bu nedenle de zararının tazmini için yasal yollara başvurduğunu savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/01/2020 tarih ve 2019/ - 2020/ ... Esas ve Karar sayılı görevsizlik kararı nedeniyle, dosya mahkememize 19/07/2022 tarihinde intikal etmiş olup, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak dosya incelendi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememize açılan iş bu dava istdirdat davasıdır.
Uyuşmazlık; davacının hizmet ilişkisi içerisinde bulunduğu davalı şirket lehine tanzim ettiği ve .... İcra Müdürlüğünün 2018/ ... - ... esas sayılı dosyalardan takibe konulan bonoların niteliği itibariyle teminat senedi mi yoksa borç senedi mi olup olmadığı söz konusu senetlere ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı ve bonoların bedelsiz kalıp kalmadığı davacının yapmış olduğu ödeme bulunup bulunmadığı ödeme yapmış ise istirdat koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.
Tarafların dayandığı vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri .... İcra Müdürlüğünün 2018/ ... - ... esas sayılı dosyalarının, ....İş Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyasının .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/... Esas 2021/... Karar sayılı dosyasının davacının kullandığı kredi ile ilgili kredi sözleşmesinin ve söz konusu krediye ilişkin bankanın davacıya yaptığı ödemeye ilişkin ödeme dekontunun dosyaya celp edildiği görüldü.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Gerek Asliye Ceza Mahkemesinin gerekse iş mahkemesinin dosyaları incelendiğinde davacı ile davalı şirket arasında hizmet sözleşmesi bulunduğu diğer gerçek kişi davalının da şirketin sahibi ve yöneticisi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, çalışmış olduğu davalı şirketi zarara sokacak şekilde eylemlerde bulunduğu ve aynı zamanda bu eylemlerin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu bu nedenle hakkında suç soruşturması ve kovuşturması yapıldığı ve davacının söz konusu eylem nedeni ile yargılanıp cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. Davacının suç soruşturması dosyasında eylemi kabul edecek şekilde dava dışı ikrarda bulunduğu diğer taraftan İş mahkemesi dosyasında alınan raporda da davalı şirketin davacının suç oluşturan eylemleri nedeni ile davalı şirketin 151.460,93 TL zarara uğratıldığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan davacı taraf davalı şirkete 60.000,00 TL ödeme yaptığını iddia ederek ödediği paranın istirdadını talep etmiş ise de, iddia etmiş olduğu ödemeye ilişkin dava dosyasına her hangi bir belge ve bilgi sunmadığı ancak iş mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda davalı ...'a 59.457,14 TL ödeme yapıldığı tespiti edilmiş ise de söz konusu ödemelerin dava konusu edilen bonolara ilişkin mi olduğu veya güveni kötüye kullanma suçunu oluşturan eylemden kaynaklı zararı gidermek için mi ödendiği davacı tarafça ispat edilemediği görülmüş olup davacının davalı şirketi güveni kötüye kullanma suçunu oluşturan haksız eylemi nedeni ile zarara uğrattığı davalılarında zararını gidermek için dacıdan bono aldıkları, davacının ...'a 59.457,14 TL ödeme yaptığı ödemenin bonolara karşılık yapıldığının ispat edilemediği kaldı ki davalı tarafın zararının 151.460,93 TL olduğu iş mahkemesince alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığından davanın reddi yönünde karar verilmiş, usul ekonomisi gözetilerek mahkemece yeni bir rapor alınmamış, davalılara açılan dava aynı sebebe dayandırıldığından davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE
2-427,60-TL karar harcının peşin alınan 1.024,65 TL den düşümü ile kalan 597,05-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davalılar tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davalı taraflar kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.24/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!