T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/445 Esas
KARAR NO : 2023/747 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/06/2022
KARAR TARİHİ : 26/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkili PVC doğrama ve ısı cam işleriyle uğraştığını, davalı borçluya ... Seri Numaralı 23.11.2020 düzenlenme tarihli 4.920,60 TL tutarlı, ... seri Numaralı 24.11.2020 düzenleme 4.920,60 TL tutarlı ve ... Seri Numaralı 26.11.2020 düzenlenme tarihli 4.920,60 kesilen faturalar karşılığında PVC Doğrama ve Isı Cam teslim ettiğini, müvekkili teslimattan önce ön ödeme olarak 4.761,80 TL almış olup iş bu teslimin gerçekleşmesinden sonra kalan 10.000,00TL bakiyesinin davalı borçlu tarafından ödenmesi noktasında anlaştıklarını, mal teslimi gerçekleştikten sonra icra takibine konu faturalar davalı borçluya sevk irsaliyesi ile birlikte teslim edildiğini, faturalardan davalının haberdar olduğunu, davalı mal tesliminin gerçekleşmesine rağmen kalan bakiyesini ödemediğini, nakit sıkışıklık olduğundan bahisle müvekkilinin iyi niyetinden faydalanarak 28.11.2020 ödeme tarihli çek verdiğini, davalının çek bedelini ödemediğini, itirazının iptali ile takibin devamına, davalının 920'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, Karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davacının yapmış olduğu işin bedelini nakden eşi tarafından ödendiğini, şirketi tarafından davacıya herhangi bir çek verilmediğini, şirket yetkilisi olarak böyle bir çek imzalamadığını, söz konusu işle ilgili faturanın şirketine gönderilmediğini, davanın reddine, itirazımızın kabulünü ve takibin durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesinin talep etmiştir.
Dava, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya ... aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 10.000,00-TL 28/08/2020 keşide tarihli çekten kaynaklı ana para 1.693,36-TL geçmiş gün faiz olmak üzere toplam 11.693,36 TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişinin düzenlediği 02/06/2023 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacının ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin süresinde
ve eksiksiz yaptırıldığı, ticari defterlerinin de sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre davacının kaydi olarak 14.761,80TL, alacaklı olduğu
görülmekle birlikte davacının gerek 4.761,80TL’yi tahsil ettiğini ikrar etmiş olması gerekse
taleple bağlılık ilkesi gereği davacının asıl alacağının 10.000,00TL olduğu,
davacının takibe konu alacağının dayanağı keşidecisinin davalı, lehdarının davacı
olduğu, 28.11.2020 keşide tarihli 10.000,00TL tutarlı ... Nolu ... Şubesi
çekidir. Huzurdaki davada kambiyo senedinin mücerretliği ilkesi yönünden değerlendirilmesi
hukuki bir konu olduğundan bu hususu tamamen ve münhasıran Sayın Mahkemenin
takdirlerinde olduğu,
Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde, Davacının yapmış olduğu işin bedelini nakden
eşi tarafından ödendiğini, şirketi tarafından davacıya herhangi bir çek verilmediğini, şirket
yetkilisi olarak böyle bir çek imzalamadığını, söz konusu işle ilgili faturanın şirketine
gönderilmediğini, beyan etmiş olmakla taraflar arasındaki ilişki ve faturalardan haberdar
olduğunu zımnen ikrar ettiği, bu itibarla taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının düzenlediği
faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu ve faturalara istinaden davalının takibe dayanak
çeki davacıya ödeme aracı olarak verdiği kanaatine ulaşıldığı,
davacının belirlenen 10.000,00TL asıl alacağına (çekin keşide tarihi olan) 28.11.2020
temerrüt tarihi ile 03.12.2021 takip tarihi arasındaki 370 gün için 1.659,11TL işlemiş avans
faizi hesaplandığı,
Sayın Mahkemece davacının takibe konu alacak iddiası kabul edilse dahi takipten önce
temerrüt olunmadığından işlemiş faiz talebinin tersiz olduğu, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden,
03.12.2021 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %16,75 olduğu anlaşıldığından
davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %16,75 ve değişen oranlarda
kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği,
görüş ve kanaatinde raporunu sunmuştur.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu, davacının alacağın tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalıya işbu duruşma tutanağının ihtaratlı olarak tebliğ edildiği, inceleme gün ve saatinde davalı hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediği, incelemenin sadece davacı defterleri üzerinden yapıldığı, davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde, davacının yapmış olduğu işin bedelini nakden eşi tarafından ödendiğini, şirketi tarafından davacıya herhangi bir çek verilmediğini, şirket yetkilisi olarak böyle bir çek imzalamadığını, söz konusu işle ilgili faturanın şirketine gönderilmediğini, beyan etmiş olmakla taraflar arasındaki ilişki ve faturalardan haberdar olduğunu zımnen ikrar ettiği, bu itibarla taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının düzenlediği faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu ve faturalara istinaden davalının takibe dayanak çeki davacıya ödeme aracı olarak verdiği kanaatine ulaşıldığı, davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve faturaların defterinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerine göre davacının kaydi olarak 14.761,80TL, alacaklı olduğu görülmekle birlikte davacının gerek 4.761,80 TL'yi tahsil ettiğini ikrar etmiş olması gerekse taleple bağlılık ilkesi gereği davacının asıl alacağının 10.000,00TL olduğu, çekin keşide tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 10.000,00-TL asıl alacak ve 1.659,11-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.659,11-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa avans faiz işletilmesine, fazlaya dair isteminin reddine,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan 2.331,82 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar ve ilam harcı 796,43-TL nin peşin alınan 141,23-TL den düşümü ile kalan 655,20-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 221,93-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin 1.555,40 TL'sini davalıdan 4,60 TL'sini davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 1.578,00-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 1.573,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 11.659,11-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!