WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/362 Esas
KARAR NO : 2024/301
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2022
KARAR TARİHİ : 06/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 22/09/2020 tarihinde Mal Satış Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davalının müvekkili şirkete maske tedarik edeceğini, müvekkili şirketin sözleşmede belirlenen bedeli davalı tarafa ödediğini, davalı tarafça teklif formunda ve sözleşmede belirlenen maskeler yerine başka ürün ve kalitede ve eksik olarak maskeleri müvekkili gönderdiğinin anlaşıldığını, bu durumun davalı şirkete iletilmesi üzerine ek sözleşme ve taahhütname imzalandığı ancak davalı şirketin sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmediğini, davalı şirketin, müvekkilinin uğradığı zararları ödemesi gerektiğini, davalı tarafın mal varlığını kaçırma ve 3. kişilere devretme ihtimali bulunduğunu, buna ilişkin olarak davalı tarafa ait mal varlığı ve 3. kişilerde bulunan alacakları üzerine ihtiyati ihtiyati tedbir konulmasını, tüm bu açıklanan nedenlerle davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmemesi sebebi ile müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazmini kapsamında fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL bedelin, hakkın doğum tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya şirkete usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
Mahkememizce banka kayıtları, gümrük kayıtları, vergi dairesi kayıtları, ticaret sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Mali Müşavir, Tekstil Mühendisi ve Taşıma Uzmanı bilirkişi heyetinin 15/11/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davalı tarafça yasal defterlerin incelemeye ibraz edilmediği, bu nedenle davalı tarafın yasal defterleri üzerinde dava konusu olaylar yönünden inceleme yapılamadığı, Davacı tarafın davaya konu dava konusu faturalar ve muhteviyatı malları teslim aldığı, dava konusu ürünlere ait faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacı tarafın dava tarihi itibariyle 107.697,30TL tutarında davalıdan alacaklı olarak göründüğü, Davalı tarafından gönderilen ürünlerin eksik olduğu, eksik olan ürünlere karşılık 500.000 adet 3 katlı cerrahi meltblown çocuk maskesi ile 202.900 adet 3 katlı cerrahi meltblown yetişkin maskesinin gönderileceğinin dosyada mevcut taraflar arasında 23.02.2021 tarihinde imzalanan taahhütname ile kabul edildiği, davalı tarafından gönderilmeyen ürün bedeli toplamının 326.450TL olduğu, Taşımacılık ve Gümrük İçin Ödenen Masrafların Toplamının 1.180,00 + 1.993,09 + 2.301,00 = 5.474,09 TL olarak hesaplandığı, Davacı tarafça talep edilen sair zarar taleplerine yönelik olarak bu zararların ne olduğu ve ne şekilde zarara uğranıldığına yönelik olarak açıklayıcı bir bilgi Ve zarar iddiasına dayanak bilgi ve belgelerin dosyada bulunmadığı, bu nedenle davacı taleplerine yönelik olarak bu yönde herhangi bir inceleme ve tespit yapılamadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Talep açıklama dilekçesi; Davacı vekili 17/11/2022 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu açıkladığı görülmüştür.
Bedel artırım dilekçesi; Davacı vekili 05/12/2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda talebini artırdığı, ıslah dilekçesinin davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğe çıkarıldığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, maske ihracatına yönelik sözleşme ve ek protokoller kapsamında davalı tedarikçinin sözleşmeyi gereği gibi ifa edip etmediği, ayıplı ve eksik ifada bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davacının sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden dolayı ödediği sözleşme bedeli, yapılan masraflar ve kar kaybına dayalı müspet zararın miktarı ile davalıdan tahsili koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, alanında uzman bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi heyetinden aldırılan heyet raporu ile, Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davalı tarafça yasal defterlerin incelemeye ibraz edilmediği, bu nedenle davalı tarafın yasal defterleri üzerinde dava konusu olaylar yönünden inceleme yapılamadığı, Davacı tarafın davaya konu dava konusu faturalar ve muhteviyatı malları teslim aldığı, dava konusu ürünlere ait faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacı tarafın dava tarihi itibariyle 107.697,30TL tutarında davalıdan alacaklı olarak göründüğü, Davalı tarafından gönderilen ürünlerin eksik olduğu, eksik olan ürünlere karşılık 500.000 adet 3 katlı cerrahi meltblown çocuk maskesi ile 202.900 adet 3 katlı cerrahi meltblown yetişkin maskesinin gönderileceğinin dosyada mevcut taraflar arasında 23.02.2021 tarihinde imzalanan taahhütname ile kabul edildiği, davalı tarafından gönderilmeyen ürün bedeli toplamının 326.450TL olduğu, Taşımacılık ve Gümrük İçin Ödenen Masrafların Toplamının 1.180,00 + 1.993,09 + 2.301,00 = 5.474,09 TL olarak hesaplandığı, Davacı tarafça talep edilen sair zarar taleplerine yönelik olarak bu zararların ne olduğu ve ne şekilde zarara uğranıldığına yönelik olarak açıklayıcı bir bilgi ve zarar iddiasına dayanak bilgi ve belgelerin dosyada bulunmadığı, bu nedenle davacı taleplerine yönelik olarak bu yönde herhangi bir inceleme ve tespit yapılamadığı kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmış olup, hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasında 22/09/2020 tarihli maske tedarik sözleşmesi bulunduğu, davacının alıcı, davalının satıcı konumunda olduğu, sözleşmeye göre 500.000 adet mavi cerrahi maske adet fiyatı 0,50 TL'den, 600.000 adet beyaz cerrahi maske adet fiyatı 0,50 TL'den, 400.000 adet çocuk cerrahi maske adet fiyatı 0,45 TL'den olmak üzere 1.500.000 adet maskenin 730.000 TL +%8 KDV üzerinden mutabakata varılmıştır.
Taraflar arasında taahhütname başlıklı 23/02/2021 tarihli ek protokolünün de bulunduğu, bu taahhüde göre davacının 22/09/2020 tarihli sözleşme bedelini tamamen ödediği (bu miktarın banka kayıtlarına da yansıdığı), taahhüt tarihinde 500.000 adet çocuk maskesi ile 102.900 adet yetişkin maskesinin henüz teslim edilmediğinin davalı yanca kabul edilerek ek 100.000 maske ile birlikte yeni bir taahhüt verildiği, toplam 702.900 adet maske için ek protokolün imza edildiği görülmüştür.
Davacının dava dilekçesi talep sonucu sözleşmeden dönmeye yönelik olmayıp genel olarak sözleşmeyle bağlı kalınarak ortaya çıkan müspet zarara ilişkindir. Davacı sözleşmenin ayıplı ve eksik ifa edildiğini ileri sürmektedir. Bu kapsamda oluşacak müspet zarar ancak yeni taahhütten doğan alacağa yönelik olabilecektir. Neticede sözleşmede belirlenen 1.500.000 adet maskeden davacının teslim edilmediğini iddia ettiği ve taahhütnameden de anlaşılan 602.900 adeti çıkarınca 897.100 adet maskenin davacıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davacının ileri sürdüğü taleplerin niteliğinden ve teslim edilen bir kısım ürünün kabulünden anlaşıldığı üzere davacı sözleşme ile bağlı kalmaya devam etmektedir. Dolayısıyla davacı sözleşme bedelinin iadesini talep etse de bu talebi müspet zarar kapsamında değerlendirilemeyecektir. Bunun yanında davalı yan davacı iddialarından dolayı fazladan 100.000 adet daha maske taahhüt etmiştir. Bu taahhüt ile birlikte davacının ayıp ve eksik ifaya dayalı iddiası davalı yanca taahhüt ile karşılanıp fazladan ifa şeklinde bir giderim yolunun kararlaştırıldığı görülmektedir. Davacının ayıp iddiasına dair delil sunmadığı, teslim edilen ürünlerle ilgili inceleme talep etmediği, ispatlanmayan ayıp karşısında da yeni taahhütten oluşan beklenti gözetildiğinde davacının sözleşme konusu teslim edilen malları teslim edildiği haliyle kabul etmiş sayılacağı sonucuna ulaşılacaktır. Sonuç olarak davacının müspet zararı taahhütte bildirilip davacıya teslim edildiğine dair delil sunulmayan miktarlar ile sınırlı olacaktır. Menfi zararlar ile müspet zararlar bir arada istenemeyecek, yeni taahhüt, çoğunluğu eda edilen iş kapsamında sözleşmeden dönme de gündeme gelmeyecektir.
Satış sözleşmesi kapsamında bedelin ödendiği banka ve taahhütname ile sabit olup uyuşmazlık konusu değildir. Yeni taahhüte göre ortaya çıkan bir gümrük bedeli ve sair ek masraf bulunmadığından davacı sadece geriye kalan ve taahhüt edilip gönderilmeyen mallardan doğan zararını talep edilecektir.
Bu kapsamda davacının zararı:
500.000 çocuk cerrahi maskesi sözleşmedeki 0,45 TL'den 225.000,00 TL,
202.900 adet yetişkin maskesi sözleşmedeki 0,50 TL'den 101.450,00 TL, olmak üzere toplam 326.450,00 TL olarak hesaplanacaktır.
Yukarıda açıklandığı gibi davacının sözleşme bedelini tümden iade alması, sözleşmeden beklenen menfaatini devam ettirmesine rağmen bu kapsamda mükerrerlik arz etmeyen masraflarını davalıdan isteyemeyeceği, taahhüt ile oluşan yeni şartlara da rızasının bulunduğu gözetildiğinde sözleşmenin ayakta olduğu, dolayısıyla sadece bu kapsamdaki zarar ve beklentilerinin karşılanması gerektiği, başkaca zarar ziyan iddiasının sübut bulmadığı gibi somutlaştırılmadığı anlaşılmakla fazlaya dair taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.
Tahsiline hükmedilecek olan miktar taraflar arasındaki sözleşme verileri ile belirlendiğinden belirsiz alacak davasına konu edilemez olup kısmi davanın sonuçlarına göre hüküm kurmak gerekmiştir. Bu suretle sunulan talep artırımı ıslah dilekçesi niteliğinde olduğundan ve dava tarihi öncesinde temerrüt bulunmadığından hükmedilen bedel ayrıştırılarak dava ve ıslah tarihinden itibaren, işin ticari olduğu gözetilerek, avans faizi işletilmesi gerekmiştir.
Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Aynı yasanın arabuluculuk ücreti 18/A-10 fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Somut olayda davalı şirket arabuluculuk toplantısına katılmadığı arabuluculuk son tutanağı ile sabit olmakla yargılama giderlerinin tamamından (bu yöndeki 14/03/2024 tarihli, 2023/160E., 2024/77K sayılı AYM iptal kararının henüz yürürlüğe girmediği ve anılan düzenlemenin olduğu gibi yürürlükte bulunduğu gözetilerek) sorumlu tutulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacının davalıdan talep edebileceği müspet zararın 326.450,00-TL olduğunun tespiti ile bu miktarın 300,00 TL'sine 30/05/2022 dava tarihinden bakiyesine 05/12/2023 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya dair taleplerin ayrı ayrı Reddine,
2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 22.299,80-TL karar ve ilam harcından 80,70-TL peşin harç, 7.426,93-TL ıslah harcı toplamı 7.507,63-TL harcın düşümü ile eksik kalan 14.792,17-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvuru harcı, 80,70-TL peşin harç, 7.426,93-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.588,33-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 50.967,50-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.509,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 1.560,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.06/05/2024

Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza