T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/360 Esas
KARAR NO : 2024/426
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2022
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; davalı firma ile davacı arasında MDF malzemeleri davalı tarafından karşılanmak suretiyle ... Hat Sanatları ve Tespih Müzesi için sergi üniteleri, raf gibi vb. Mobilya üretimlerinin ve demir profillerinin yapılması ile mobilyaların boyanması işlerinin yapılması için anlaşma sağlandığını, yine davalı ile ... için ... tarafından üretilen mobilyaların boyanması ve demir profillerin hazırlanarak montajının yapılması için 2021 yılı Haziran ayında anlaşma sağlandığını, davacı firmaya teslim edilen projelere uygun eksiksiz ve tam imalat, iş ve işlemler yapılmasına karşın ödemelerin yapılmaması sebebiyle mahkemece yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu davacı firma tarafından yapılan imalat bedellerinin tespiti sonrasında arttırılmak üzere fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 49.600,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalı firmanın mal kaçırma girişiminde bulunduğundan ve davacı alacağına kavuşmasının imkansız hale gelmemesi ile telafisi güç zararların oluşmaması için davalı firmanın Maliye Bakanlığı, Kamu İhale Kurumu ve Kültür Turizm Bakanlığından olan hak edişlerini, menkul ve gayrimenkul mallarına ve banka mevduat hesaplarına, ... Belediyesi ve ... Valiliği'nden olan alacaklarına dava sonuna kadar ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği görüldü.
Bilirkişilerin düzenlediği 17.07.2023 tarihli raporunda özetle; dosya içerisinde taraflar arasında imzalanmış her hangi bir sözleşme bulunmadığı, teşhir ünitelerinin taşıyıcı sistemleri demir doğramadan yapılmış olup, dış görünen yüzeyleri lake boyalı mobilya levhaları kaplandığını, teşhir ünitelerindeki demir doğramaların MDE levhaların altında kaldığından ölçülerinin mahallinde alınması mümkün olmadığı, mimari projenin incelenmesinden teşhir ünitelerinin mobilyalarının; plan, ön görünüş ve kesitlerin yer aldığı, planlarda ve Ön görünüşlerde demir doğramanın görünmediği, sadece kesitlerde demir doğrama kesitleri yer aldığı, Demir doğramanın bağlantı profillerinin aralığı ve sayısının belli olmadığı. Demir doğramalar için ayrıca bir kroki veya detay bulunmadığı, demir imalar miktarının ve bedelinin hesaplanması için davacı tarafından dosyaya sunulan sevk irsaliyelerindeki kutu profil sayıları nazara alınarak miktar ve bedel hesaplaması yapılmış olup, %3 zayiat düşüldüğünü, Dosya içerisinde mevcut sevk irsaliyelerine göre ...'deki Hat Sanatları müzesine toplam 663 adet Kutu profil getirildiği, Teşhir ünitelerinde kullanılan kutu profil miktarı: 663 boy * 6,0.mt= 3.978,00mt. dür. Demir imalatta zayiat oranı yaklaşık %3 olacağı kanaatine ulaşıldığını, buradan 3.978,00mt. * 0,97= 3.858,00mt. Dür. Bir Ton kutu profilin temini, montaj bedeli ve anti pas boya bedeli: 12.000,00TL/Ton olacağı kanaatine ulaşıldığını, 40*40*2,0mm kutu profilin birim ağırlığı: 2,38Kğ/mt. ... Hat Sanatları Müzesinde yapılan demir imalatın miktarı: 3.858mt. * 2,38Kğ/mt. = 9.182,00Kğ olarak hesaplandığını, ... Hat Sanatları Müzesinde yapılan demir imalatın bedeli KDV hariç : 9,182Ton * 12.000,00TL/Ton = 110.184,00TL olacağı, keşifte incelenen mobilyaların projeye Uygun olduğu, mobilyaların ve mekanın kullanılmaya başlanmadığı görüldüğü, projede cephe görünüşünde 749,23 m2 iş olduğu hesaplandığını, dava tarihi 30/05/2022 itibari ile piyasa malzeme fiyatları ve işçilik fiyatları göz önü alınarak, projedeki imalat işlerinin fiyatı değerlemesinde nakliye (üretici atölyesi - ...) hariç, MDF malzeme hariç, Tutkal ve birleştirici malzemeler üreticiye ait, boya malzemesi ve boya işçiliği üreticiye ait, montaj üreticiye ait olacak şekilde 1 m2 projedeki isler 1.650 TL imalatının yapılabileceği değerlendirilmekte olduğu, projedeki mobilya imalatlarının toplamı 749,23 m2= 1.650-TL= 1.236.229,50 TL edebileceği değerlendirilmekte olduğunu, Lakeli Mobilya İmalatı + Metal imalatı= 1.236.229,50 TL + 110.184,00TL = 1.346.41 3,50 TL edebileceği değerlendirilmekte olduğunu, davalı Müze Sanat Firması tarafından, davacı ... Hesabına gönderilen EFT tutarının 706.000,00TL olduğu, davacı ...'nun davalı Müze Sanat Firmasından talep edebileceği alacak miktarının KDV hariç olmak üzere toplam: 1.346.413,50TL- 706.000,00TL = 640.413,50TL olacağını bildirilmiştir.
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, uyuşmazlığın taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklandığı, bu davanın ticari bir dava niteliği taşımadığı, 6102 sayılı TTK'nun 4 ve 5. maddelerinde tarif edilen ticari davalardan sayılmadığı, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, görev hususunun re'sen göz önüne alınması gerektiği, dosya içeriğinin incelenmesinde davacının tacir olduğuna dair bilgi ve belge de bulunmadığı, mahkememizce yazılan müzekkere cevaplarında davacının tacir kaydının bulunmadığı, Bursa Marangozlar ve Benzeri Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki ilişki döneminde davacının işletme esasına göre defter tuttuğu, Vergi Usûl Kanununun 177. Maddesinde belirtilen limitleri aşmadığı anlaşılmış olup tacir sıfatının bulunmadığı, bu hali ile TTK 4. maddesinde tarif edilen her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olma şartının bulunmadığından nispi ticari dava olarak da kabulünün mümkün bulunmadığından eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu nedenlerle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2- 6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,
3- 6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!