WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/346 Esas
KARAR NO :2024/86

DAVA:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
DAVA TARİHİ:24.05.2022
KARAR TARİHİ:15.02.2024
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:18.10.2022

Mahkememizde görülmekte olan asıl dava Menfi Tespit ve birleşen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacı şirket, ... Mah. ... Cad. No. 9 ... / ... adresinde faaliyet göstermekte olup, davalı şirketçe davacı şirkete elektrik enerjisi sağlandığını, Davalı şirketçe, 14/05/2022 tarih, ... seri numaralı kaçak / usulsuz elektrik kullanım tespit tutanağı ile davacı şirket yetkilisinin yokluğunda kaçak kullanım iddiasıyla tespit tutanağı tanzim edildiğini, Tespit tutanağı davacı şirket yetkilisinin gıyabında tanzim edilmiş olup, tutanakta, müvekkiline ait ... hizmet numaralı elektrik sayacının gerilim uçlarına abonmanın dağıtım panosunda bulunan ... sigorta yardımı ile gerilim uçlarının iptal edildiği sayacın kayıt yapmadığı şeklinde değerlendirme yapıldığını, konu kaçak kullanım tutanağına istinaden davacı şirkete, 17/05/2022 tanzim, 27/05/2022 son ödeme tarihli ... numaralı fatura ile 324.634,00 TL, aynı tanzim ve ödeme tarihli ... numaralı başka bir fatura ile de 1.063.552,97 TL olmak üzere, KDV ve diğer ferileri dahil olmak üzere toplam 1.388.186,97 TL kaçak kullanım nedeniyle ödeme faturası kesildiğini, davacı şirket yetkilisince kuruma dilekçe verildiğinde faturaların son ödeme tarihi olan 27/05/2022 tarihine kadar ödeme yapılmaması durumunda müvekkil şirketin elektriğinin kesileceği şifahen bildirildiğini, davacı şirket davalı şirketten önce ... ... A.Ş.'nden elektrik enerjisi tedarik ettiğini, iş bu şirket ile olan sözleşmesi 2022 yılı Mart ayı sonuna doğru sona erdikten sonra davalı şirketten elektrik enerjisi tedariki başladığını, Davalı şirketin davacı şirkete kestiği ilk fatura 19/04/2022 / Nisan 2022 tanzim, 29/04/2022 son ödeme tarihli, 29.515,00 TL lik 14 gün lük ( ilk okuma 04.04.2022 - son okuma 19.04.2022) fatura olup iş bu fatura kesilirken kaçak kullanım tespiti yada kullanımı söz konusu olmadığını, şayet kaçak kullanım söz konusu ise de davalı şirketin ilk faturasının son okuma tarihi olan 19/04/2022 tarihinden sonra olduğu değerlendirmeli ve kabul edilmeli zira ilk faturadaki 14 günlük kullanım miktarı 705,337 kwh olup ekte sunulan önceki dönemlere ilişkin ihtilafsız dönem faturalarındaki kullanım değerleriyle de uyumlu olduğunu, davacı şirketin, ... Mah. ... Cad. No. 9 Esenyurt / İstanbul adresinde kurulu ... hizmet numaralı elektrik sayacının dava sonuçlanıncaya kadar elektriğinin kesilmemesine, ihtiyati tedbir kararı verilmeden kesilmiş ise elektriğin tekrar bağlanmasına ihtiyati tedbiren karar verilmesine, dava konusu 17/05/2022 tanzim, 27/05/2022 son ödeme tarihli ... numaralı 324.634,00 TL bedelli, aynı tanzim ve ödeme tarihli ... numaralı 1.063.552,97 TL bedelli faturalar yönünden müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine,fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zararların yasa gereği alacağın %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından ilgili mevzuat gereğince davacı tarafın kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiş ve davacı hakkında mevzuata uygun biçimde gerekli işlemler yapılarak, kullanılan kaçak elektriğin bedeli mevzuat gereği hesaplanarak tahakkuk ettirilmiş dahası kaçak tespit tutanağı davacı tarafça kaşelenerek kaçak kullanımı bizzat davacı imza ve ikrarı ile sübut bulmuş olduğunu, avacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde davalı şirket yetkilisinin yokluğunda ilgili kaçak elektrik tespit tutanaklarının düzenlendiğini iddia etmiş ise de, kendisinin de delil olarak dayanmış olduğu Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının gerek adres olarak yer alan kısmına kaşesini basmış gerekse de tutanağın alt kısmını kaşeleyerek kaçak kullanımını bizzat ikrar ettiğini, öncelikle davanın usulden reddine, neticeten davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında;
Birleşen dava davacı ... vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlunun kullanımında olan tesisatta müvekkili şirketin saha personeli tarafından 14.05.2022 tarihinde yapılan kontrollerde "... sayacın gerilim uçlarına abonenin dağıtım panosunda bulunan TMS sigorta yardımı ile gerilim uçlarının iptal edildiği sayacın kayıt yapmadığı" tespitlerinin yapılması üzerine tespit tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği 14.05.2022 tarihli ... seri nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tanzim edildiğini, söz konusu tutanağa istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda tahakkuk hesaplaması yapılarak 27.05.2022 son ödeme tarihli, 79002 kwh karşılığı 324.634,00-TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ve 27.05.2022 son ödeme tarihli, 639147 kwh karşılığı 1.063.552,97-TL tutarında kaçak elektrik ek kullanım faturası düzenlenmiş olup müvekkili şirket tarafından yapılmış olan tespit ve tahakkukta herhangi bir hatanın bulunmadığını, bahsi edilen bu tahakkuk üzerine davalı/borçlu tarafından, son ödeme tarihinden sonra faiz işlemekte iken, 975.000,00-TL tutarında ödeme yapılmışsa da borcun tamamının süresi içerisinde tam olarak ödenmediğinden 442.646,44-TL tutarında bakiye ödenmemiş kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 453.300,66-TL'nin tahsili amacıyla ... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emrinin gönderildiğini, davalı/borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davalı tarafından işbu davaya konu kaçak elektrik kullanım borcu bağlamında borçlu olunmadığının tespiti maksadıyla İstanbul ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasına kayden menfi tespit davası ikame edildiğini, huzurdaki itirazın iptali davası ile ilgili menfi tespit davasının tarafları ile dava konusunun aynı olması sebebiyle davalar arasında irtibat bulunduğunu, bu sebeple işbu dosyanın HMK m.166 gereği İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi ile davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m.257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, davalının ... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; takip her iki borçlu yönünden de yetkisiz icra dairesinde açılmış olup, yetkili icra daireleri, Büyükçekmece yada Bakırköy İcra Daireleri olup bu bağlamda takibin açıldığı icra müdürlüğünün yetkisine icra dosyasına sunulan dilekçe ile itiraz edildiğini, icra takibinin yetkisine bağlı olarak huzurdaki dava ise Ticaret Mahkemeleri bağlamında Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yetki alanına girmekte olup huzurdaki dava yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle mahkemenizin yetkisine itiraz ettiklerini, öte yandan itirazın iptali davasına konu alacak iddiasıyla ilgili tarafımızca daha önce mahkemenizde açılmış bir menfi tespit davası varken ve yargılaması da hala devam ediyor iken davacı tarafının konu alacağı icra takibine koyması ve itirazımıza rağmen huzurdaki itirazın iptali davasını açmasında hukuki yararı bulunmadığını, bu bağlamda da davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, birleştirilen davaya konu aynı olaya ilişkin olarak davacı olduğu birleşen asıl davada yargılaması devam eden menfi tespit davası mevcut olup birleştirilen dosya bakımında birleşen asıl dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu bağlamda bekletici mesele talebinde bulunduklarını, müvekkil şirket davacı şirketten önce ... ... A.Ş. den elektrik enerjisi tedarik ettiğini, yani müvekkili şirketin davacı şirket ile sözleşme imzalaması ve akabinde müvekkili şirkete ilk elektrik akışı 04/04/2022 tarihinde gerçekleştiğini, Davacı şirketin müvekkili şirkete kestiği ilk fatura 19/04/2022 / Nisan 2022 tanzim, 29/04/2022 son ödeme tarihli, 29.515,00 TL lik 14 günlük ( ilk okuma 04.04.2022 - son okuma 19.04.2022) fatura olduğunu, iş bu fatura kesilirken kaçak kullanım tespiti yada kullanımı söz konusu olmadığını, Davacı ... a yapılan ödemeler ile mahkemeniz asıl dosyasına yatırılan teminat toplamı düşünüldüğünde neredeyse kesilen kaçak elektrik ceza miktarının toplamına yakın müvekkili şirketçe zaten ödeme yapıldığını, Asıl dosyadaki süreçte tedbir talebinin geç verilmesi sonucunda müvekkili taraf yeterince mağdur olmuş ve yakın çevresinden aldığı borç ve bankadan çektiği kredilerle davacı şirkete ödeme yapmak zorunda kalmış ve bu bağlamda da ek yük altına girdiğini, birleştirilen itirazın iptali davasının reddine,müvekkili lehine, karşı taraftan tahsil edilmek üzere %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati Tedbir; mahkememizin 30.05.2022 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbire gerekçe yapılan kaçak elektrik faturalarına uygulanan süre, miktar ve birim fiyat, ilgili mevzuatın öngördüğü kurallar dışında belirlenerek en üst hadden tatbik edilmiş olduğu iddiası ve kaçak elektrik kullanılsa bile son aya ilişkin olabileceği iddialarının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispatın yerine getirilmemiş olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada bu nedenlerle reddine karar verilmiş ise de, mahkememizin 27.07.2022 tarihli ara karar ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2022/1630 Esas, 2022/2049 sayılı kararı doğrultusunda dava değeri olan 1.388.186,97-TL'nin %15'i oranında teminat yatırılması halinde işlem yapılmasına karar verildiği, teminatın yatırıldığı görülmüştür.
Elektrik Yüksek Mühendisi bilirkişinin 09.01.2023 tarihli 10 sayfadan ibaret raporunda özetle; meydana gelen kaçak enerji tüketim olayında davacı ... ... San ve Dış Tic Ltd Şti'nin davalı ... kurumuna ödemesi gereken tutarın sadece kaçak ile ilgili olduğu ve tutarının 128.543,27-TL olduğu belirtilmiştir.
Elektrik Yüksek Mühendisi bilirkişinin 29/05/2023 tarihli 5 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; dosyaya girmiş olan yeni belgeler ışığında 09.01.2023 tarihli kök raporda belirtilen bazı hususlarda ve hesaplamalarda sehven yapılmış hatalar olduğunun fark edildiğini, kök raporda verilen grafiklere dayanarak davacı firmanın 16.04.2022 tarihi ve sonrasında tüketimlerinin ve ortalama tüketimlerinin düştüğü ve 16.08.2022 tarihine doğru yavaş yavaş artarak yeniden 16.04.2022 tarihinden önceki değerlerine eriştiğinin gözlendiğini, bunun anlamının eğer 16.04.2022 tarihinden önce kaçak kullanım olsa idi grafiğin artması gerekeceği, halbuki tam tersi bir olayın oluşmuş olduğu, yani tüketimlerin ve ortalama tüketimlerin azaldığı görüldüğünü, o halde 16.04.2022 tarihinden önce kaçak kullanım olduğundan bahsetmek doğru olmadığı gibi buna göre ek tüketim de hesaplamanın uygun olmadığını, ek rapor için hesaplamanın revize edildiğini ve davacının davalı ...'a ödemesi gereken tutarın sadece kaçak ile ilgili olduğu ve tutarın 327.030,10-TL olduğu belirtilmiştir.
Mali bilirkişinin 29.12.2023 tarihli 12 sayfadan ibaret raporunda özetle; esas dava bakımından davacı ... Limited Şirketi'nin davalı ... Anonim Şirketi'nden fazla ödemeden kaynaklı olarak 618.510,43-TL alacağı olduğu, mevcut 618.510,43-TL tutarının istirdadının gerektiği, birleşen dava bakımından birleşen davanın davalısı ... Limited Şirketi'nin icra takip tarihinden önce birleşen davanın davacısı ... Anonim Şirketi'ne takip tarihinden önce borçlarını ödemiş olduğu, birleşen davanın davacısı ... Anonim Şirketi birleşen davanın davalısI ... Limited Şirketi'den icra takip tarihi itibariyle alacağının olamayacağı, alacağa bağlı olarak faiz ve KDV'nin olmayacağı belirtilmiştir.
Birleşen dosya yönünden itirazın iptali talep edilen icra takip dosyasının incelenmesinde; davacının ... İcra Dairesi'nin 2022/... esas sayılı takip dosyasında ... Ltd Şti ve ... aleyhine ... no.lu sözleşmeden kaynaklanan 442.646,44-TL kaçak elektrik bedeli, 9.029,00-TL gecikmiş gün faizi, 1.625,22-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 453.300,66-TL takip yapıldığı, ödeme emrinin ...'a 29.08.2022, ...'a 01.09.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların süresi içerisinde 29.08.2022 tarihinde borca itiraz ettikleri, borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği , dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Davacı tarafça tutanak mümziilerinin dinlenilmesinin talep edilmiş, mahkememizin 09/03/2023 ve 20/10/2022 tarihli celselerde tutanak mümziileri resen de dinlenebilmekle davacı tarafa hazır edilmeleri yönünde ara karar kurulmuş ise de hazır edilmediklerinden dinlenmediği anlaşılmıştır.
Dava: Asıl dava yönünden; kaçak elektrik kullanımı nedeniyle davacının davalı ...'a borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Birleşen dava yönünden; kaçak elektrik kullanmaktan kaynaklanan kaçak tahakkuk bedeli, gecikme cezası ve gecikme cezasının KDV'sinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 13/1.maddesine göre, yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmek kaçak elektrik enerjisi tüketimini oluşturur.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır. Anılan kararın 1-B maddesinde kaçak elektrik kullanım süresini hesaplama, 1-C maddesinde ise kaçak elektrik tüketim miktarını hesaplama usul ve esasları gösterilmiştir.
O halde, taraflar arasında dürüstlük ilkesine uygun olarak kaçak kullanım halinde “sözleşme benzeri" bir borç ilişkisinin kurulduğu kabul edilmeli ve davalı idarenin bu gibi durumlara ilişkin olarak belirlediği kurallara uygun bedelin davacı tarafından ödenmesi gerekir. Bu sonuç için sunulan edimden davacının sadece yararlanmış olması gerekli ve yeterli görülmelidir.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi:“Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir.
Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir.
İspat yükü ise; bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır.
İspat yüküne ilişkin genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Bu açıklamalar ışığında tarafların sunmuş olduğu tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası Uyap sisteminden incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman Elektrik Mühendisi ve mali bilirkişiden rapor alınmıştır.
Somut olaya gelindiğinde; Asıl davada ... hizmet no.lu elektrik sayacı üzerinde yapılan inceleme sonucu davalı ... tarafınca 14.05.2022 tarihli ... seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği, iş bu tutanağa istinaden davacı şirkete 17.05.2022 tanzim tarihli ... no.lu ve yine aynı 17.05.2022 tanzim tarihli ... numaralı faturalar ile toplamda 1.388.186,97-TL kaçak kullanım faturası kesilmiştir.
14/05/2022 tarihinde ... görevlileri tarafından ... ... San ve Dış Tic Ltd Şti nin faaliyet göstermekte olduğu ... Mah, ... Caddesi No: 9 Bodrum Dükkan, ... adresinde yapılan kontrolde elektrik sayacının gerilim uçlarına dağıtım panosunda bulunan ... sigorta yardımı ile gerilim uçlarının iptal edildiği, sayacın kayıt yapmadığı, dosya kapsamına ... tarafından sunulmuş video kayıtları dikkatle izlenip incelenmek suretiyle bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzere, davacının kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiştir. Video kayıtlarında kaçak tutanağında kayda girmiş olan açıklamaların tam olarak uygulandığı bilirkişi tarafından da teyit edilmiştir.
Bu şekilde sayacın kayıt fonksiyonu yok edilmiş olduğundan, yapılan işlemin EPTH Yönetmeliğini 42ci maddesi gereğince KAÇAK ELEKTRİK KULLANIMI olduğu sabittir.
Elektrik mühendisi bilirkişinin kök rapor sonrası dosya kapsamına girmiş olan yeni belgeler ışığında 09/01/2023 tarihli kök raporunda 01/04/2021 tarihli EPDK onaylı tarifeye birim fiyatlara göre hesaplama yapılması ve TRT payı ile EF dikkate alınarak sehven yapılan hatalar ek raporda giderilmiştir.
Tüketim grafiklere dayanarak davacı firmanın 16/04/2022 tarihinde ve sonrasında tüketimlerinin ve ortalama tüketimlerinin düştüğü ve 16/08/2022 tarihine doğru yavaş yavaş artarak yeniden 16/04/2022 tarihinden önceki değerlerine eriştiği gözlemlenmektedir. Bundan çıkan sonuç eğer 16/04/2022 tarihinden önce kaçak kullanım olsa idi, grafiğin artması gerekeceğidir. Ancak tam tersi oluşmuş ve tüketimlerin ve ortalama tüketimlerin azaldığı anlaşılmıştır. Buna göre 16/04/2022 tarihinden önce kaçak kullanım olduğundan bahsetmek doğru olmadığı gibi buna göre ek tüketim de hesaplamak uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı şirketin davalıdan önce ... ... A.Ş.'den elektrik enerjisi tedarik ettiği, dava dışı enerji şirketi ile davacının sözleşmesinin 2022 Mart ayı sonunda sona erdikten sonra davalı şirketten elektrik enerjisi tedarik etmeye başlanıldığı, süre itibariyle 19.04.2022 tarihi olan son okuma tarihi ile tutanağın tutulduğu 14.05.2022 tarihi arasında 25 gün bulunduğu, kurulu gücün 150,48 kw alınması gerektiği, kaçak tespiti nedeniyle ceza kat sayısının 1,5 alınması gerektiği, yeni tarifeye geöre ve ayrıca TRT payı ile EF nun da dikkate alınmamak suretiyle yapılması gereken hesaplamada; ... tahakkuk hesaplamasında davacı işletmenin çalışma süresi olarak 21h alındığı, EPDK onaylı ... 01.04.2022 tarihli birim fiyatları tek verimli tarife içi 1,884627-TL/kwh, dağıtım bedeli:0,342716-TL/kwh, bu birim fiyatlara TRT payı ve EF'nun da dikkate alınmaması haline göre ek tüketim de mevcut bulunmadığından, kaçak enerji miktarına göre davacının ödemesi gereken tutarın 327.030,10-TL olduğu 29.05.2023 tarihli ek rapor doğrultusunda tespit edilmiştir.
Davalı ... tarafından davacı ...'a 17.05.2022 tanzim tarihli ... no.lu ve yine aynı 17.05.2022 tanzim tarihli ... numaralı faturalar ile toplamda 1.388.186,97-TL kaçak kullanım faturası kesilmiştir.
Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede dava konusu;
-17.05.2022 tanzim tarihli ... no.lu 1.063.552,97-TL ve yine aynı
-17.05.2022 tanzim tarihli ... no.lu 324.634,00-TL bedelli faturaların davacı şirket kayıtlarında mevcut olduğu ve fatura tutarları için de davalı ...'a
-30.05.2022 tarihli 230.000,00-TL,
-07.06.2022 tarihli 270.000,00-TL,
-21.06.2022 tarihli 175.000,00-TL,
-07.07.2022 tarihli 150.000,00-TL,
-22.07.2022 tarihli 150.000,00-TL olmak üzere toplamda 975.000,00-TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir.
Buna göre asıl dava yönünden; davalının 17.05.2022 tarihinde kaçak elektrik tutarı olarak 327.030,10-TL fatura tanzim edilmesi gerekirken 1.388.186,97-TL (iki fatura toplamı) tanzim ettiği, davacının ise ödemesi gereken 327.030,10-TL yerine davalı ...'a toplamda 975.000,00-TL ödeme yaptığı tespit edilmekle, davacı ... Ltd Şti'nin davalı ...'a 17.05.2022 tanzim tarihli ... no.lu 1.063.552,97-TL ve yine aynı 17.05.2022 tanzim tarihli ... no.lu 324.634,00-TL bedelli faturalar yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacı ... tarafından yapılan 618.510,43-TL fazla ödemenin davalı ...'tan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dosya yönünden; birleşen davacı ...'ın ... İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile mahkememizde asıl dava açıldıktan sonra, 17.05.2022 tanzim tarihli ... no.lu 1.063.552,97-TL ve yine aynı 17.05.2022 tanzim tarihli ... no.lu 324.634,00-TL bedelli faturalar toplamı 1.388.186,97-TL'den tahsil edilen 975.000,00-TL'nin düşümü ile ve gecikme faizi ile KDV de dahil edilmek suretiyle bakiye 453.300,66-TL üzerinden icra takibi başlatılmış ise de; ... tarafından ...'a 17.05.2022 tarihinde kaçak elektrik tutarı 327.030,10-TL fatura tanzim edilmesi gerekirken 1.388.186,97-TL tanzim edildiği, 975.000,00-TL tahsil edilen tutar da nazara alındığında birleşen davalı ...'ın 618.510,43-TL fazla ödeme yaptığı, ...'ın icra takibi tarihi olan 17.08.2022 tarihinden önce 30.05.2022-22.07.2022 tarihleri arasında yapması ile de borçların ödenmiş olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
Asıl Davada Kötü Niyet Tazminatı Yönünden : İcra ve İflas Kanunun 72. maddesinin 5.fıkrasına göre; “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. ”Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davacı, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle davalının kötü niyetli olduğu sabit olmadığından, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Birleşen Davada Kötü Niyet Tazminatı Yönünden: Kötü niyet tazminatı İİK 67/2 maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır.
Öğretide ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir.
Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan tazminat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.
Hemen belirtilmelidir ki, alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İİK’nın 67. maddesi anlamında ‘haksız’ ise de, ‘kötü niyetli’ olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur.
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.06.1980 tarihli ve 1979/9-82 E., 1980/2073 K.; 10.04.2002 tarihli ve 2002/19-282 E., 2002/299 K.; 27.04.2005 tarihli ve 2005/19-286 E., 2005/268 K., 21.10.2015 tarihli ve 2013/19-2415 E., 2015/2335 K., 01.03.2017 tarihli ve 2015/1048 E., 2017/380 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Başka bir ifadeyle; İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı(borçlu)’nun üzerindedir.
Kötü niyet kavramının, somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerekmesi itibariyle, açıklanan bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde davacı tarafından açılan iş bu birleşen davada davacının alacaklı olmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacının kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, dava konusu 17/05/2022 tanzim, 27/05/2022 son ödeme tarihli ... numaralı 324.634,00 TL bedelli, aynı tanzim ve ödeme tarihli ... numaralı 1.063.552,97 TL bedelli faturalar yönünden davacının 1.061.156,87 TL borçlu olmadığının tespiti ile
172.240,48 TL 07.06.2022 tarihinden itibaren
175.000 TL 21.06.2022 tarihinden itibaren
150.000 TL 07.07.2022 tarihinden itibaren
121.269,95 TL 22.07.2022 tarihinden itibaren
3095 S.K.nun 2/f-2. maddesi hükmüne göre ticari işlerde Merkez Bankası'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizi ile
Talep ile bağlılık gereği 618.510,43 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Menfi tespiti talebinin fazlaya ilişkin kısmının reddine,
Temerrüt faizinin karşılamadığı kısım için Bankalarca 1 yıla kadar vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz oranına hükmedilmesi talep edilmiş ise de; bu hususun munzam zarar davası kapsamında kalıp, menfi tespitten dönüşen istirdat davası kapsamında olmamakla bu hususa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına,
Davalının kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Birleşen davanın REDDİNE,
Davacının kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3- Asıl dava yönünden;
Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 72.487,62-TL ilam harcından peşin alınan 23.706,77-TL'nin mahsubu ile bakiye 48.780,85-TL ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 23.706,77-TL peşin harç ve 80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 23.787,47-TL'nin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 146.727,26-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 51.054,52-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 210.618,50-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 161.000,84-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 49.617,66 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı ... tarafından yapılan 2.400,00-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 565,39-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan 1.834,61-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, (birleşen dosyaya yatırılan davacı ...'ın 550,00-TL gider avansı birleşme sonrası asıl dava dosyası davalı avansına aktarılmıştı.)
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
4-Birleşen dava yönünden;
Alınması gereken maktu 427,60-TL harcın, peşin alınan 7.741,25-TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.313,65-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde birleşen davacı ...'a iadesine,
Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 69.462,09-TL vekalet ücretinin birleşen davacı ...'dan tahsili ile davalıya verilmesine,
Birleşen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/02/2024

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır