T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/24 Esas
KARAR NO : 2024/307 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/01/2022
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; “19.08.2020 tarihinde müvekkil şirkete ... nolu poliçe numarası ile sigortalı bulunan ... A.Ş. işyerinde davalı firma tarafından sebep olunan yangın neticesinde zarar meydana gelmiştir. Meydana gelen kaza sonrasında müvekkil şirkete sigortalı bulunan ... A.Ş zarara uğramış olup kaza sebebiyle oluşan ve ekspertiz incelemesiyle tespit edilen hasar miktarının davalının %100’lük kusuruna tekabül eden kısmının tamamı olan 250 USD müvekkil şirket tarafından sigortalısına ödenmiştir. Davalı kazanın oluşumunda %100 kusurlu olup, kaza sonucunda oluşan ve sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2021/... E. sayılı dosyası ile yasal takip başlatılmış ise de, davalı şirketin süresi içerisindeki itirazı ile takip durmuş ve huzurdaki davanın açılması zorunluluğu olduğu fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalının itirazın iptalini, davalının itirazının iptaline ile yabancı para alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına ayrıca davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davada esasa ilişkin davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını ve meydana gelen olay neticesinde ortaya çıkan hasarın oluşumunda müvekkil şirketin sorumluluğu veya kusuru bulunduğu tespit edilmediğini, tüm kusurun dava dışı sigortalı olduğunu, davacının haksız ve dayanaksız davasının ve taleplerinin usul ve esas yönünden reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; sigortacı tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin, tam kusurlu olduğu iddiasıyla rücuen davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 250,00 USD asıl alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişilerinin düzenlediği 13/03/2023 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; Tüpün gaz kaçırması nedenleri arasında tüpün üretim hatasından kaynaklı
kusurlar, tüpün değişimi sırasında uygunsuz montaj yapılması ve tüp takıldıktan
sonra kullanıcı tarafından çeşitli sebeplerle hareket ettirilmesi nedeniyle conta
kısmından kaçak olması gibi ihtimaller mevcut olup, gaz kaçağına neden olan
hususun tespitini kesin olarak yapmak mümkün olmadığı,
davaya konu 19.08.2020 tarihinde meydana gelen hasarın davacı sigorta
şirketince tanzim edilen Yangın Sigortası Poliçesi vadesinde ve Yangın hasarı
kapsamında meydana geldiği,
davacı tarafından sigortalısına ödenen bedelin davalının kusurlu ve sorumlu olduğu
tespit edilemediğinden halefiyet prensibi koşullarının oluşmayacağı, ödediği
tazminatı davalıdan rücuen talep edemiyeceği, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişilerinin düzenlediği 29/11/2023 tarihli ek raporunu özetle; Tüpün gaz kaçırması nedenleri arasında tüpün üretim hatasından kaynaklı kusurlar, tüpün
değişimi sırasında uygunsuz montaj yapılması ve tüp takıldıktan sonra kullanıcı tarafından
çeşitli sebeplerle hareket ettirilmesi nedeniyle conta kısmından kaçak olması gibi
ihtimaller mevcut olup, gaz kaçağına neden olan hususun tespitini kesin olarak yapmak
mümkün olmamıştır
Davaya konu 19.08.2020 tarihinde meydana gelen hasarın davacı sigorta şirketince tanzim
edilen Yangın Sigortası Poliçesi vadesinde ve Yangın hasarı kapsamında meydana
geldiği,
davacı tarafından sigortalısına ödenen bedelin davalının kusurlu ve sorumlu olduğu tespit
edilemediğinden halefiyet prensibi koşullarının oluşmayacağı, ödediği tazminatı davalıdan
rücuen talep edemiyeceği, görüş ve kanaatine varılmıştır.
İspat yükü, bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/10133 Esas 2014/451 Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Sözkonusu ispat yükünün kime ait olduğunu belirleme görevi, davanın taraflarına değil, mahkemeye aittir.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafından dava dışı sigortalısı ... A.Ş. iş yerinde meydana gelen yangın sebebiyle 250 USD ödeme yapıldığı, davacı tarafça sigortalısına yapılan ödemenin rücuen davalıdan tahsilinin talep edildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile hasarın kesin olarak nedeninin tespit edilemeyeceği, çeşitli nedenlerle tüpün conta kısmından gaz kaçağı oluşabileceğinin tespit edildiği, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran davacının davasını ispat yükü altında bulunduğu, davacının davalının kusurunu ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın reddine,
2-427,60-TL karar harcının peşin alınan 80,70-TL den düşümü ile kalan 346,90-TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına ,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4- Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 5.075,95-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!