WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/225 Esas
KARAR NO : 2024/189 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2022
KARAR TARİHİ : 26/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili tarafından Mahkemeye verilen dilekçede özetle; “Müvekkil ile Davalı arasında zimmen eser sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilin davalı yana ait ... ... Otel in tam otomatik sulama sistemi ve bahçe peyzaj hizmetlerinin davacı müvekkil tarafından yerine getirilmesi, davalı yanın bu hizmetler karşılığında 475.000,00 TL + KDV tutarında ücret ödenmesi hususunda anlaşma sağlandığı, anlaşma gereği otelin etrafına 923 adet çiçek ve ağacın dikildiği, ayrıca dikilen ağaçların budama ve söküm işleri, mevcut çim alanlarının revize edilmesi bitkilerin sevk işlemleri, otomatik sulama sistemi ediminin yerine getirilmesi kapsamında sulama sistemi döşenmiş 22.000 metrekare alana rain bird tipi sulama sisteminin döşendiği, ayrıca sulama kazısı yapılan bölgelere toplam 140 metrekare çimin serildiği, fiyat teklifi listesinde mutabık kalındığı bitkilerin dikildiği, yapılan anlaşma gereği 30.06.2020 tarihinde 250.160,00 TL tutarında faturanın düzenlendiği, sonrasında 14.08.2020 tarihinde 304.440,00-TL bedelli faturanın düzenlendiği, davalı yan tarafından hizmetin tamamlanmadığı gerekçesiyle fatura düzenlenmemesini istediği, müvekkil davacının da bu talebi makul karşıladığı, davacı tarafından hazırlanan işin bittiğine dair belgenin hazırlanarak davalı tarafa iletildiği, iş tesliminin akabinde 30.11.2020 tarihinde 199.840,00 TL tutarında ve 104.500,00 TL tutarında faturaların müvekkil tarafından düzenlendiğini, davalı yan tarafından 08.12.2020 tarihinde 104.500,00 TL tutarında iade faturasının düzenlendiğini, müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından Nevşehir’e iş teslimini yapmak için gittiğini, davalı tarafın işi teslim almaktan kaçındığını, sonuçta ağaç sayımları yapılmış, çalışan bahçıvana 23.06.2020 tarihinde teslim edilmiştir. Sayım esnasında çekilen fotoğraflar ile de durumun sabit olduğu, davacı yanın edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, eksik edim olsa idi davalı yanın ihbarda bulunmasının gerektiğini, sonuçta takibe haksız ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmedi ayrıca davalı yan aleyhine %40 dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı Vekili tarafından verilen dilekçede özetle; “Huzurdaki davanın İİK nun 67/1 maddesi dikkate alınarak 1 yıllık sürede açılmadığınsan reddi gerektiği, söz konusu davanın zaman aşımı süresi dolduktan bir ay sonra açıldığı, bu nedenle süre aşımı yönünden reddi gerektiği esasa ilişkin açıklamalarda ise davacının gerekli bilgi ve tecrübeye sahip olduğu inancıyla anlaşma bedellerinin işe başlanıldığı tarihten itibaren peyder pey yapıldığı, davacı ya yapılan ödemelerin toplamının 450.000,00-TL ye ulaştığı, davacının sözleşmeye konu bahçe peyzaj hizmetine ilişkin yükümlülüklerini eksik ve ayıplı olarak yerine getirdiği, birçok bitkinin teklifte belirtilen neviden olmadığı, bazı bitki ve niteliklerinin müvekkilin onayı olmadan değiştirildiği, bazı bitkilerin kuruduğu, belirtilen alanlara sözleşmede belirtildiği şekilde bitkilerin dikilmediği, yanlış mevsimde dikilen bitkilerin kuruduğu, davacı tarafından ... Noterliğince 14.12.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede ve gerekse dava dilekçesinde “sözleşmeye konu hizmet henüz tamamlanmadığından hizmet bedeli tamamlanana dek bakiye hizmet bedeli için fatura düzenlememeyi kabul etmiştir, davanın usul yönünden davanın reddine, aksi takdirde esas yönünden davanın reddine davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir.
Taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat yükü davacı taraftadır. Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek, iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir. Kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların "icap" ve "kabul" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir(Yargıtay 15 Hukuk Dairesinin 25/09/2018 tarih, 2018/3698 Esas, 2018/3394 karar sayılı kararı).
Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz.
Eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda ayıplı imalât halinde açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesinde iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin doğal akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, 477. maddenin 1. fıkrasında eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulacağı, gizli ayıplarda da aynı maddenin son fıkrasında eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, bildirmezse eseri kabul etmiş sayılacağı hükmü getirilmiştir.
Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. Ayıp giderim bedelinin ayıbın ortaya çıktığı tarihe ayıpların giderilmesi için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarihe göre belirlenmesi gerekir.
Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK m. 147/son) talep edilebilir. Ancak eksikler için bedel hesabında teslimden itibaren geçecek makul süre dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekir.
Ayıp ve eksik iş bedeli olarak talep edilebilecek miktar mahalli piyasa rayicine göre ve mahalli piyasa fiyatlarına KDV ve yüklenici kârı dahil olduğundan piyasa rayicine göre belirlenecek miktara KDV ve yüklenici kârı eklenmeksizin tespit edilmesi gerekir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2019/1698 Esas, 2020/120 Karar; 2017/2471 Esas, 2018/1540 Karar sayılı ilamı).
6098 sayılı TBK 475. maddesinde eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin kullanabileceği seçimlik haklar sayılmıştır. Bunlar 475/1. maddesi hükmünce eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, 475/2. maddesine göre eseri alıkoyup bedelden indirim isteme, aynı maddenin 3. bendi gereğince aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. Yine aynı maddede iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 104.500,00-TL asıl alacak 644,18-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105.144,18-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun itiraz ettiği görülmüştür.
Davacı Vekili tarafından verilen 08.09.2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle “Taahhüt edilen edimlerin eksiksiz olarak yerine getirildiği, davalı şirket çalışanı ... ’nın ifadeleri sayıma ilişkin çekilen fotoğraflar, ticari defterler ve bilirkişi incelemeleri ile durumun tespit edilebileceği, sonuçta ıslah taleplerinin ve haklı davalarının kabulüne 104.500,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı tanığı ... y'un beyanında, Ben davalı şirkette sigortalı çalışan olarak çalışmaktayım, taraflar arasında sadece anlaşma yapıldığını biliyorum, 2020 yılının 5. Ayından 2020 Ağustos sonuna kadar devam etti, bende davalı işletmede çalışıyordum, bitki dikim işleri, sulama işleri, peyzaj işleri yapıldı, yapılan işler karşılığında para ödendi, ... ...'a bir ödeme yaptı diye biliyorum, Genel Müdürüm ... bana ödeme yapıldığını söyledi, ama miktarı bilmiyorum, anlaşma konusu bedelin tamamı ödenmedi ödenmemesinin sebebi de yapılan işlerin kusurlu olması; taahhüt edilen bitkilerin dikilmemiş olması ya da dikilen bitkilerin de kuruması sebebi ile özellikle leylandi ve zeytin ağacı gibi bitkiler kurudu, bize bitkilerin yer koşullarına uygun olup olmaması konusunda taahhüt verilip verilmediğini bilmiyorum, 8. Ayın sonunda tamamlanma ve teslim tutanağı imzalanacakken biz ürünlerin anlaşmaya uygun olmaması sebebiyle imzalamak istemedik, karşı tarafta tamamlarız dedi ancak bu sözleşmeye fiziki olarak yansımadı sözlü olarak söylenen bir beyandı, benim bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir, dedi.
Davalı tanığı Dilek Yulaf'ın beyanında, Ben ... ... Otel'de Genel Müdür olarak çalışmaktayım, davalı ... Turizm bizim ticari ünvanımızdır, 2020 yılı Nisan ayında şirketimizle ... firması adına bir anlaşma yapıldı, Mayıs ayından hatırladığım kadarıyla Temmuz ayına kadar çalıştılar, anlaşma konusu peyzaj, ağaç, bitki, çiçek ve otomatik sulama sebebiyle yapılan kazıları içinde çim ekimi yapılacaktı, otomatik sulama yapıldı, söz konusu bitkilerin dikimine başlandı, mayıs ve haziran ayında toplam 400.000,00TL temmuz ayında 50.000,00TL ödeme yapıldı, anlaşmanın tam miktarı da 475,000 artı KDV idi, kalan miktar ağustos ayında bize yapılan ödeme ve anlaşılan miktarın farkı kadar bir fatura çıkarıldı, ancak bizim kalan bakiye miktarının ödememe sebebimiz eksik ürün ve anlaşılan miktardaki ürünler gelmedi, ürünler nitelik olarak çok kötüydü, boy ve hacim olarak ürünler istenilen gibi değildi, bizde bu eksiklikler giderilmediği sürece bakiye miktarını ödemeyeceğimiz söyleyip iade faturayı gönderdik, bize de karşı taraf haklı olduğumu söyledi eksiklikler giderilmedi, kasım ayında bize tekrar fatura gönderildi, ancak iade fatura yapıp yapmadığımızı bilmiyorum, yani kalan bakiye miktarını ödemememizin sebebi yapılan ve anlaşılan miktarların sözleşme gereğince yerine getirilmemesi dolayısı iledir, yan tarafımızda peyzajı olan bir kişi geldiğinden dikilen ürünlerin iklime uygun olmadığını söyledi, denilen bitkilerde kurudu benim bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir, dedi.
Davalı tanığı ... nın beyanında, Taraflar arasında otelin peyzajı, sulama sisteminin yapılması bozulan çim alanlarının düzeltilerek yeniden yapılması hususunda eser sözleşmesi imzalandığını biliyorum, davacı ve davalı iş yerinde çalışmam yalnızca peyzaj düzenleme aşamasında çalışan işçilerin başında durmuştum, sözleşmeye uygun olarak peyzaj çalışmasını düzenledik ancak mevsimine uygun olarak dikilip sökülüp başka yere ekilmesi mümkün olmayan bitkiler ekildiğinden söz konusu bitkilerin solması neticesinde sıkıntı yaşandı ayrıca leylandi adı verilen bitkinin normalde 1 metre aralıklarla dikilmesi gerekirken 40-50 cm aralıklarla dikilmiş olması dolayısıyla ve ayrıca rüzgara karşı korumasını sağlayan bağlama işleminin tekniğe uygun yapılmaması nedeniyle işin teslim aşamasında bu bitkilerin zarar görmesinden kaynaklı sorunlar yaşandığını biliyorum, işin tesliminde davalı iş yerinde yetkili olmayan işçi tarafından tutanak düzenlenip imzası atıldı, davacının yaklaşık 104.000,00 TL tutarında hak ediş alacağının kaldığını biliyorum dedi.
Bilirkişinin düzenlediği 17/01/2023 tarihli 12 sayfadan ibaret raporunda özetle; Taraflar arasında zimmen eser sözleşmesi düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre peyzaj teklifinde yer alan ağaç ve çiçeklerin temini, uygulaması, 22.000 m2 otomatik sulama sistemi malzeme, kazı ve montaj işçiliği işleri, ağaç budama ve söküm işleri, çim işlerinin yapıldığı görülmektedir. Davacı taraf işin tam ve eksiksiz yerine getirildiğini, davalı taraf ise ayıplı ve eksik işler yapıldığını iddia etmektedir. Dava dosyası ekinde verilen fotoğraflarda kuruyan ağaçlar görülmektedir. Bitkinin teklifte belirtilen ve taahhüt edilen adet ve niteliklerde olmadığını bilmek için yerinde tespit yapılmalıdır. Ayrıca dava dosyası eklerinde tespit raporu görülmemektedir.
Bilirkişinin düzenlediği 04/05/2023 tarihli 14 sayfadan ibaret raporunda özetle; Tarafların Bilirkişi Raporumuza itirazlarına dair ileri sürdükleri iddialar, tarafların sundukları yeni
kanıtlar dikkate alınmak suretiyle dosya kapsamında yapılan incelemeler sonucu; Sunulan kanıtların kök
raporumuzdaki görüşümüzü değiştirecek nitelikte olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde taraflar arasında otomatik sulama sistemlerinin kurulması ve bahçe peyzaj hizmetinin davacı tarafından davalıya verildiği hususunda uyuşmazlığın bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın belirtilen hizmetlerin ayıpsız ve eksiksiz olarak yapılıp yapılmadığından kaynaklandığı, her iki tarafın da kabulünde olan peyzaj teklifinin mahkememizce alınan bilirkişi raporunda incelendiği, tarafların dosyaya sundukları resimlerden peyzaj işinin genel anlamda yapıldığı, davalı tarafın dava dosyasına sunduğu fotoğraflarda yer alan bitkilerin kurumuş olduğu fotoğraflarda yer alan leylandii, zeytin … vs. bitkilerin kurumuş olduğu, davacı tarafın dava dosyasında yer alan fotoğraflardaki ağaçlar büyük ağaçlar olup, peyzaj teklifi listesindeki ağaçlarla uyuşmadığı, yerinde inceleme yapılamadığından ağaçların dikim şekilleri, yanlış dikilip dikilmediklerinin tespit edilemediği, peyzaj işlerinin yapılıp teslim edildiği fakat kurumaların daha sonra meydana geldiği, bitki bakımlarının ve sulamaların nasıl yapıldığı bilinmediği, bitkilerin teklifte belirtilen adet ve nitelikte olup olmadığının yerinde tespit edilebileceğinin tespit edildiği, davalı vekilinin son celse alınan beyanı ile dava konusu işlerin yapıldığı alanın inşaat halinde olduğu, yerinde tespit yapılamayacağının belirtildiği anlaşıldığından mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile işin genel olarak yapıldığının tespit edilmesi karşısında eksik veya ayıplı işlerin ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalı tanık beyanlarında bitkilerin kuruması sebebiyle ayıplı olduğu beyan edilmiş ise de ayıbın iklimden kaynaklanıp kaynaklanmadığı anlaşılamadığından ve tanıkların davalı çalışanı olması sebebiyle beyanlarına itibar edilmemiş, davacı ve davalının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu, faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, dolayısıyla davacının bu faturaya ilişkin işin yapıldığının kabulü gerektiği, aksini yazılı delil veya kesin delil ile ispat edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 104.500 TL-TL bakiye alacağın temerrüt tarihi olan 19/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine
2-Karar ve ilam harcı 7.138,39-TL nin peşin alınan 3.048,88-TL den düşümü ile kalan 4.089,51-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00.-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 3.129,58‬ TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 5.698,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde tarafların iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır