T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/218 Esas
KARAR NO : 2024/372
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/03/2022
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... - Fen İşleri Daire Başkanlığı İstanbul Geneli Yol, Kavşak ve ... İnşaatı projesi kapsamında “... İlçesi ... ve ... Caddeleri Kesişimi Kavşağı İnşaat İşi” sözleşmesine istinaden müvekkil şirket ile davalı yan arasında, 04.01.2016 tarihli sözleşme uyarınca; tüm elektrik AG - OG - YG, ENH, ... , F/O tesislerinin deplase edilmesi, demontaj ve montajlarının yapılması, proje çizimi, proje harç bedelleri, proje onayı, poz olurları, malzeme olurları, ... projelerinin çizimi ve onayı, hak edişlerin hazırlanması ve takibi, yazışmaların yapılması ve takibi, malzemelerin tedariği ve imalatların gerçekleştirilmesi için gerekli alet, edevat, makina, personel vb. İşlerinin yapılarak geçici ve kesin kabulün yapılması, kesin hak edişinin de yapılarak işin idareye tesliminin yapılması işi kapsamındadavalı tarafından yapılan işler ve bu işlere ilişkin hak edişler neticesinde müvekkili şirket tarafından davalıya fazla ödemeler yapıldığını, düzenlenen hak edişler ile yapılan gerçek işler arasında büyük bir fark bulunduğunun tespit edildiğini, ayrıntılı incelemelerde davalı tarafın yapmış olduğu hak edişlerin şişirilmiş olduğu, davacı şirketi hileli yollarla zarara uğratarak haksız kazanç elde ettiği davalı yan tarafından onaylı kesin hesap raporu ile açık bir şekilde tespit edilmiş ve kesin hak ediş raporunda bu durum belirtilerek imza altına alındığını, bu durum fark edilip kesin hesapta imza altına alındıktan sonra davacı şirket yetkilileri, çeşitli zamanlarda davalı ile iletişim kurmak istemiş ve uzlaşmak istemiş ise de davalı hiçbir şeklide buna yanaşmadığını, ... Noterliği'nin 08/03/2021 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile kesin hesap raporunda davalıya ödenmiş olunan fazla ödemenin ticari avans faizi ile birlikte davacı şirkete ödenmesi talep edilmiş ise de davalı tarafından müvekkil şirkete hiçbir ödeme yapılmadığını, şimdilik 672.800,33-TL alacağın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hayali ve tamamen kurmaca bir alacak davası açıldığını, taraflara arasında karşılıklı bir sözleşme imzalanmış olup, adı geçen işin yapımını tamamlayıp geçici kabulü, kesin kabulü ve yapımcı ... ne Kesin hesabı yapılmak suretiyle eksiksiz olarak zamanında 21.12.2017 yılında iş teslim edildiğini, hakediş bir ay içinde yapılması gerekirken davacı tarafından yapılmayıp davacı tarafından kötü niyetli olarak yaklaşık 16 ay sonra hakediş düzenlendiğini, 16 ay sonra eksik ve yanlış değerlerle yapılmış olmasına karşın halen müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu, davalı tarafından imalatı yapılan işin fiyat fiyat farkı, asfalt kesim , asfalt kırımı, stabilize dolgu, nakliye bedelleri, kumdolgu, kazı bedelleri vb. imalatlarımız eksik yada hiç hakedişe dahil dahil edilmemiş olup, öncelikle davacı tarafından eksik ödemesi yapılan bu imalat bedellerinin müvekkiline yapılması gerekirken davacının huzurdaki davayı açmış olmasının kötü niyetten öteye geçmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacının alacaklı çıkması halinde öncelikle bu kalemlerin mahsubuna karar verilmesini, davalının babasına ait olan ... Ltd Şti.ye yaptırılmış olan işlerin tüm hakkedişleri yapılmış ve bedelleri alınmış olmasına karşın bir tek lirası dahi ödenmemiş olup bu nedenle ... Ltd Şti. tarafından davacıya ve yine işi ... Belediyesinden almış olan ... Aş ile davacıya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... Esas sayılı dosyası ile alacak davası açılmış olup yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda şirketin davacıdan 3.319.636,44 TL alacaklı odluğu tespit edildiğini,
madem davacı 672.800.33TL alacağı olduğunu iddia ediyorsa geçen bunca zamanda neden alacağını talep etmemiş ve fatura kesmediğin,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacının bu kadar süre içinde alacağı bulunsa bile zaman aşımına uğramış olduğu ve hak düşürücü süre nedeniyle artık talep edilemeyeceğinden reddine, davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve yine yapılan işler sonucunda müvekkilinin ödenemeyen ve hesaba katılmayan işleri ile yapılan işlerin ederinin hesaplanması açısından belgelerin ve projelerin istenmesi ile yapılan işlere ilişkin keşif yapılmasına ve alacak ve borçların tespiti ile davacı tarafından açılmış olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının alacağının tespiti halinde davacı tarafından yapılan işin hesaplanmayan ve bedeli ödenmeyen işin bedelinim alacağımızın bundan mahsubuna,
yargılama harç ve giderleri ile vekaleti ücretin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mali, İnşaat Mühendisi, Elektrik Mühendisi, Sektör konu uzmanı bilirkişi heyetinin 19/09/2023 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; Taraflar arasında imzalanarak kesinleştirilmiş 16.03.2019 ve 08.04.2019 tarihli Kesin Hak Ediş Raporuna göre; Davacı - ... ... tarafından, Davalı - ... İnşaat ( ... ... )' a toplam KDV hariç 570.169,77 TL veya KDV dahil 672.800,33 TL ( 570.169,77 TL x 1.18 ) tutarında fazladan hak ediş ödemesi yapıldığı, her ne kadar Davalı - ... tarafından ise dava konusu işlere ait imalatlar nedeniyle, ödenmemiş fiyat farkı ile asfalt kesim - asfalt kırımı - stabilize dolgu - nakliye bedelleri - kum dolgu - kazı bedelleri vb. ilave hak ediş bedellerinin mahsubu talep edilmiş ise de gerek dosyasına sunulu sözleşme - hak ediş ve ekleri, gerek sair belgeler, gerek 22.02.2023 tarihinde yapılan ayrıntılı teknik gelen müzekkere cevapları eklerinde yer alan belgeler üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda ve takdiri mahkemeye ait olmak üzere; davalı - ... tarafından hak edildiği iddia edilen ve iş bu davada talep edilen alacak tutarından; mahsubu talep edilen, herhangi bir ilave hak ediş alacağının tespit edilemediği, başka bir deyişle Davalı - ...'nin iddialarının ispata muhtaç bulunduğu, davacının faiz talebi ile tarafların; sair hususlardaki taleplerinin takdirinin mahkemeye ait bulunduğu, yapılan teknik inceleme ve değerlendirme neticesinde varılan sonuç dikkate alındığında, davacının davalıya, davalının sözleşme kapsamında hak ettiğinden 672.800,33-TL fazla ödeme yaptığı ve davalının bu bedeli davacıya iade etmesi gerektiğinin değerlendirilebileceğini belirtmiştir.
Dava, taraflar arasındaki 04/01/2016 tarihli eser sözleşmesi kapsamında davalıya yapılan fazla hak ediş ödemesinin iadesi istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan davada; davacı yüklenici, davalı ise taşerondur.
Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK'nın 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir.
Eserin teslim alınmasından sonra açıkça görülen veya usulüne göre yapılan bir muayene ile görülebilen ayıplar açık ayıp, bu şekilde tespit edilemeyen ancak zaman içerisinde eser kullanılırken ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilir. TBK'nın 477/1. maddesi gereğince gizli ayıplar açısından ise, ayıbın varlığı zamanaşımı süresi içerisinde vakit geçirilmeksizin yükleniciye bildirilmelidir.
Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilmesi için eserin iş sahibine teslim edilmesi, eserin ayıplı olması, eserin iş sahibi tarafından kabul edilmemiş veya kabul edilmek zorunda olunmaması, eserin iş sahibi tarafından muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması, eserdeki ayıbın iş sahibinin tutumundan kaynaklanmamış olması ve son olarak ayıplı teslimden doğan hakların süresi içinde kullanılması gerekmektedir. Ayıp, teslim edilen eserde sözleşme ile kararlaştırılmış olan veya dürüstlük kuralına göre olması gereken ya da kanunun öngördüğü niteliklerin bulunmaması olarak nitelendirileceğinden ayıplı bir eserin imali ve teslimi sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini gösterir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı tarafça eser sözleşmesinin varlığı ve işin teslim alındığı kabul edilmekle birlikte, eser sözleşmesi kapsamında hak ediş raporları itibariyle davalıya fazladan ödeme yapıldığı ve davacıdan bu yönden alacaklarının doğduğu ileri sürülmüştür.
31.12.2017 tarihi itibari ile taraflar arasında toplamda 6 adet ara hak ediş düzenlendiği, 16.03.2019 tarihli kesin hak ediş raporunda önceki hak ediş toplamının 2.909.700,6-TL, yapılan işler toplamının 2.339.530,488-TL ve önceki hak edişte fazladan düzenlenen hak ediş tutarının ise 570.169,77-TL olarak belirlendiği, 08.04.2019 tarihli kesin hak ediş raporunda ise önceki kesin hak ediş raporunda fazladan hesaplanan 570.169,77-TL'ye 102.630,56-TL tutarında KDV ilavesi yapılarak fazladan hak ediş tutarının 672.800,33-TL olarak kesinleştirildiği görülmüştür.
... Noterliği'nin 08.03.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacının davalıyı davalının yaptığı hak edişler ile kurum tarafından onaylı kesin hak edişler arasında büyük fark bulunduğu, şişirilmiş hak edişlerle haksız elde edilen kazancın davacı tarafından kesin hesap raporu ile tespit edildiği, fazladan ödenen 672.800,33-TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı yana 22.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan ticari defter incelemelerinde davacı kayıtlarında 69.537,02-TL borçlu görünürken 31.12.2018 tarihli kayıt ile sıfırlandığı, davalı defterlerinde ise dava tarihi itibari ile taraflar arasında herhangi bir borç/alacak bakiyesi bulunmadığı görülmüştür. Taraflar arasındaki cari hesap farklılığının davacı yanın davalıya yaptığı ödeme toplamının kendi kayıtlarında 10.529,90-TL eksik yer almasından kaynaklandığı, zira taraflar arasında hesap sıfırlamalar öncesinde bakiye farkının 10.529,90-TL olarak hesaplandığı her iki taraf da borç/alacak tutarlarını sıfırlamış olduklarından dava tarihi itibari ile kendi ticari defter kayıtlarına nazaran birbirlerine borç/alacak bakiyelerinin bulunmadığı görülmüştür.
Sözleşmenin incelenesinde; davacının işveren davalının ise taşeron olarak yer aldığı 04.01.2016 tarihli sözleşmede işveren ... kapsamındaki ... ilçesi ... ve ... caddeleri Kesişimi Kavşağı İnşaatı İşine ait elektrik, telekom, F/O imalatlarının anahtar teslimi yapılarak teslim edilmesi işi olduğu, hak edişlere ilişkin sözleşmenin 4. Maddesinin; "Birim Fiyat Müdürlüğünden alınacak her bir birim fiyatın kırım oranı aynen yansıtılacaktır. Bu kırım oranları %7 ...+Eze İş Ortaklığı'nın kırım oranının üzerinden tarafımızca yapılmış olan %31 oranındaki kırım oranıdır(100*0,93-93*0,69=64,17-TL'dir) İş yerinde çalışacak personellerin maaş ödemeleri yüklenici tarafından karşılanacaktır. İşveren tarafından ödendiği takdirde yüklenicinin hak edişinden kesilecektir. Yapılan hakedişten herhangi bir teminat kesintisi yapılmayacak olup taşeron her ay düzenli olarak hakediş yaparak tahakkuka bağlayacak, tahakkuka bağlattığı hak ediş oranında hakedişini düzenleyecek, varsa kesintileri (%6 teminat kesintisi, malzeme alımı, akaryakıt, ceza vb.) kesintiler yapıldıktan sonra fatura tarihinden itibaren %50 nakit, geri kalan için de 60 günlük çek ile taşeronun ödemesi yapılacaktır. %6 oranında alınan teminat senedinin %3'ü geçici kabulden sonra, %3'ü kesin kabulden sonra iade edilecektir. Proje çizimi, onayı için bir kereye mahsus proje onayını müteakiben nakden ve defaten 15.000,00-TL ödenecektir." şeklinde olduğu, 08.04.2019 tarihinde davacı ve davalı ile inceleyen iki kişinin daha imzasını içeren kesin hak ediş raporu uyarınca 30.05.2017 tarihine kadar yapılan işlere dair hesaplama yapılmış ve netice itibariyle yükleniciye ödenecek tutar 672.800,33-TL olarak hesaplandığı, davacının davalıya KDV dahil 672.800,33-TL tutarında fazla ödeme yaptığının, davacıya fazla ödenen tutarın iade edilmediği görülmüştür.
Davalı tarafça her ne kadar eksik ödeme yapıldığı, projelerin hiç incelenmediği, Cd'lerin açılmadığı, iş bedelinin tamamını göstermeyen hak edişin dikkate alındığı, %31 yerine %35,83 tenzilat yapılarak %4,83 fazla kesinti yapıldığı, bilirkişilerin proje ve hak edişleri karşılaştırmadığı, bilirkişilerin dava konusu olayda uzmanlığı bulunmadığı yönündeki itirazlarda bulunmuş ise de; davacının alacak talebi düzenleyeni davalı olduğu yazılı olup, davalı tarafından da imzalı kesin hakedişe dayalı olup, davalının bu kabulü karşısında bu itirazların hukuki bir değeri bulunmamaktadır. Davalı taraf kesin hakedişteki kabulün geçersizliği için hakedişin 16 ay sonra eksik ve yanlış değerlerle yapıldığı savunmasında bulunulmuş ise de iradenin sakatlanmasına ilişkin somut iddia ve ispatın bulunmadığı, hakedişin müvekkiline imzalatıldığı beyan edilmiş ise de kesin hakedişte davalının düzenleyen konumda olduğunun yazılı olduğu bu savunmaların yerinde olmadığı görülmüştür.
Zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, alacak kesin hak edişten kaynaklanmakta olup kesin hakediş tarihine göre 5 yıllık zamanaşımı dolmamıştır.
Eksik ve ayıplı işin yapıldığına ilişkin hak düşürücü süre itirazında bulunulmuş ise de, alacak kesin hesaptan kaynaklanmakta olup, bu sürelerin tartışılmasını gerektirecek bir durum söz konusu değildir.
Temerrüt faizi başlangıcı açısından ise , kesin hak ediş tarihi itibariyle temerrüde uğradığı söylenemez, çünkü sözleşmede yüklenicinin iade borcunun çıkması halinde ödeme süresine ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta, buna göre ihtarnamenin tebliğ tarihi dikkate alınması gerekmektedir.
Tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜYLE 672.800,33 -TL’nin 26/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 45.958,96-TL ilam harcından peşin alınan 11.489,75-TL'nin mahsubu ile bakiye 34.469,21-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 11.489,75-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 11.570,45-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 100.192,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 8.520,75-TL yargılama gideri davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/05/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!