T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/715 Esas
KARAR NO : 2024/399 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/11/2021
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle;Müvekkili şirket doğal gaz dağıtım ve tedariki sağlamakta olup, davalı tarafça aboneliği kapsamında tüketilmiş olan doğal gaz nedeni ile tahakkuk eden 30.10.2018 vade tarihli 55.265,20TL tutarlı ... nolu 11.10.2018 tarihli, 04.02.2019 vade tarihli 33.896,34TL tutarlı ... nolu 16.01.2019 tarihli, 28.05.2018 vade tarihli 21.149,82TL tutarlı ... nolu 07.05.2018 tarihli, 14.10.2019 vade tarihli 101.544,24TL... nolu 23.09.2019 tarihli, 16.12.2019 vade tarihli 29.048,03TL tutarlı ...nolu 25.11.2019 tarihli, 20.01.2020 vade tarihli 16.096,14TL tutarlı ... nolu 30.12.2019 tarihli, 20.04.2020 vade tarihli 37.506,22TL tutarlı ... nolu 30.03.2020 tarihli, 21.09.2020 vade tarihli 58.250,52TL tutarlı ... nolu 01.09.2020 tarihlifaturaları ödemediğini,müvekkili şirket alacağının tahsili amacıyla, Merkez... Sistemi'nin... MTS sayılı dosyalarından icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmiş olup, takibin durduğunu, itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesinin talep etmiştir.
Davalının davaya cevap vermediği görülmüştür.
Dava, abone tarafından ödenmeyen doğalgaz tüketim bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstanbul ... Sistemi Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 352.756,31-TL asıl alacak 79.005,04-TL faiz 14.220,91-TL KDV olmak üzere toplam 445.982,26 TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun icra borcuna itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişinin düzenlediği 19/07/2022 tarihli 2 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dava dosyasında yapmış olduğum inceleme ve araştırmalar sonucunda davacının talep ettiği davaya konu toplam 9 adet fatura bedelinin 09/10/2020 tarihinde ödenmiş olduğunu, bu durumda davalının dava konusu faturalar nedeniyle davacı...'a borcunun bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişinin düzenlediği 09/01/2023 tarihli 1 sayfadan ibaret raporunda özetle; Ödenmiş fatura bedellerinin son ödeme tarihleri itibariyle 30/10/2018 tarihinde 21/09/2020 tarihine kadar 8 adet fatura toplamının 352.756,31 TL'si olduğunu, abone hesap kartı hesap kesim tarihine ait hesap hareketleri ve gecikme cezaları bilgilerinin dosyaya sunulması halinde davacı talebi olan gecikme cezaları hesaplamalarının değerlendirileceği görüş ve kanaatinde raporu sunmuştur.
Bilirkişinin düzenlediği 10/07/2023 tarihli 11 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacının ibraz ticari defterlerinin e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, envanter defterinin açılış noter tasdikinin süresinde yaptırıldığı, davacının ticari defterlerinin de sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı, davacının takibe dayanak faturalarının davalı aleyhine borç doğurduğu hususunun özellikle kaçak ceza bedeli açısından ispata muhtaç olduğu, kaçak ceza bedeline dayanak (kaçak tespit tutanağı vb.) dosyaya sunulu bir bilgi veya belge olmadığı, davacının tarafımıza ibraz ettiği defterlerin ibraz edildiği şekli ile davacının alacak iddiasının ispata muhtaç olduğu, eğer söz konusu faturalar hukuk birimine sevk edilerek takipli alacak ise bile davalıya ilişkin “128- Şüpheli Ticari Alacaklar” hesabı sunulmadığı, davacının sunduğu hesap özetlerinde davalı bakiyesinin sıfır olarak görüldüğü, esas ve nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu gözetilerek, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 09.10.2020takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %10 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, görüş ve kanaatinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişinin düzenlediği 22/03/2024 tarihli 2 sayfadan ibaret raporunda özetle; ek rapor aşamasında kök rapordaki görüş ve kanaatleri değiştirecek mahiyette yen bir bilgi ve belge sunulmadığından kök rapordaki görüşün özü aynı perspektifi ile muhafaza edilmiştir. Dosya kapsamına sunulan Kıyas Bilgilerine ait Zabıt/ Tutanaklar mevcut için kaçak doğalgaz tüketimine dair bir tespit hesaplama yapılamamıştır. Görüş ve kanaatinde ek rapor sunulmuştur.
İspat yükü, bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/10133 Esas 2014/451 Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Söz konusu ispat yükünün kime ait olduğunu belirleme görevi, davanın taraflarına değil, mahkemeye aittir. İtirazın iptali davacı alacaklı takip konusu alacağın varlığını ispat etmelidir. Ancak borçlunun itirazındaki beyanına göre ispat yükü yer değiştirebilir. İtirazında borcu varlığını kabul edip, ödeme savunmasında bulunan borçlu bu savunmasını ispat etmelidir.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde taraflara arasında doğal gaz alımına ilişkin abonelik sözleşmesinin bulunduğu, davacının doğal gaz tüketim fatura bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 19/07/2020 tarihli bilirkişi raporu ile davacı kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalının davaya konu faturalarının ödendiğinin tespit edildiği, 09/01/2023 tarihli ek bilirkişi raporu ile hesap kesim tarihine ait hesap hareketleri ve gecikme cezaları bildirilmediğinden hesaplama yapılmadığı, davacının talebi üzerine yeni bilirkişi heyetinden rapor aldırıldığı, 10/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacının ticari defter ve kayıtlarının mali bilirkişi ve sektör bilirkişisi tarafından incelendiği, kaçak ceza bedeline dayanak düzenlenen faturaların ispata muhtaç olduğu, bu yönde delilin sunulmadığı, davacının alacağının ispatlanamadığı, "şüpheli ticari alacaklar hesabının" dosyaya sunulmadığının tespit edildiği, 22/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile kıyas bilgilerine ait tutanaklar dosyaya sunulmadığından kaçak doğal gaz tüketimine ilişkin hesaplama yapılamadığının belirtildiği, tüm bu hususlar dikkate alındığında davacının alacağının 2 bilirkişi raporu ve 2 bilirkişi ek raporu ile ispatlanamadığının tespit edildiği, davacının alacağını dosya kapsamında ispat edemediği alınan tüm bilirkişi raporlarından anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın reddine,
2-Karar ve ilam harcı 427,60-TL nin peşin alınan 59,30-TL den düşümü ile kalan 368,30-TL bakiye ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 68.437,52-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!