T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/696 Esas
KARAR NO : 2024/161
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/11/2021
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davacı ile davalı arasında varılan mutabakat gereğince ifasına başlanılan ... ... ... Villa No:80 projesine dair paslanmaz ve pirinç imalatlar davalıya eksiksiz, ayıpsız bir şekilde teslim edilmesine rağmen davalı tarafça iş bedeline dair hiç bir ödeme yapılmadığını, taraflar ve taraf vekilleri arasında projenin sipariş detay çizimlerine, fiyatlandırılmasına, teslimine dair mail, vatsapp yazışmaları, noter tasdikli yazılı evraklar ve imalatların detay ve ölçülü çizim eskizleri ve teslim edilmiş haline dair görsellerin mevcut olduğunu, bu proje ile bağlantılı ve davaya konu edilen ... seri numaralı 16.08.202 tarihli ve 186.794,00 TL bedelli faturada belirtilen iş kalemlerinin ekiksiz bir şekilde ve istenen kalitede, davalıya ... ... ... Villa, No:80 proje, yerinde montajlı bir şekilde davacı ve davacı adına/temsilen hareket eden vekilleri tarafından teslim edildiğini ve mülk sahibi ... 'nın ailesinin de halen kullanımında olduğunu, sayın mahkeme vasıtasıyla bilirkişi eşliğinde, davacı tarafından imalatı ve teslimi yapılan ürünlere ilişkin fiyatlandırılmış görseller, teslim edilmiş haline ait görseller ve somut ürünler de nazara alınarak proje sahasında icra edilecek keşif, tanıkların anlatımı ve düzenlenecek bilirkişi raporunun davanın haklılığı açısından zorunlu olduğunu, arz ve izah olunan haklı sebepler gereğince davanın kabulü ile, davaya konu edilen Büyükçekmece/... ... ... Villa No:80 projesi kapsamında tamamlanan ve davacı tarafça davalı adına düzenlenen ... seri numaralı 16.8.2021 tarihli ve 186.794,00 TL bedelli faturaya dayalı alacağın 16.8.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan talep ve tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını vekaleten talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Usuli itirazlarında; dava konusu edilen 186.794,00 TL bedelli e-arşiv fatura davacı tarafından müvekkil şirket hakkında keşide edilen ... Noterliğinin 17.08.2021 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ekinde gönderilmiş olup, müvekkil şirket tarafından davacı şirket hakkında keşide edilen ... Noterliğinin 18.08.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile işbu e-arşiv faturaya itiraz edilmiş olup, anılan faturanın iade edildiğini, bilahare, söz konusu e-arşiv faturanın davalı müvekkil şirket ticari defter ve kayıtlarında da itiraz ve iade işlemleri yapılmış olup, faturanın kayıtlara alınmadığını, bu sebeple, itiraz ve iade edilmek suretiyle kayıtlara alınmayan faturaya istinaden dava açılması kötü niyetli olup, davacı tarafın dava açmasında hukuki menfaati bulunmadığını, bu suretle davanın öncelikle hukuki menfaat yokluğundan reddini arz ve talep etmişlerdir.
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir.
Taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat yükü davacı taraftadır. Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek, iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir. Kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların "icap" ve "kabul" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.
Yapıldığı iddia ve ispat edilen işler yönünden, iş bedeli yapıldığı tarihteki mahalli rayiçlere göre belirleneceği temel ilkedir. Sözleşme ilişkisi kapsamında fatura düzenlenmesi, tek başına sözleşmenin varlığını ve faturadaki işlerin yapıldığını kanıtlamaya yetmez ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde veya ihtilafsız olması halinde, sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. Faturada belirtilen birim değerlerin fahiş olduğu iddia edilemez. Ancak faturada belirtilen işlerin yapılarak, iş sahibine teslim edildiği hususu yüklenici tarafça ayrıca ispatlanmak zorundadır. Faturada belirtilen işlerin bir kısmının yapılmadığı iddiası, eksik iş iddiasına dayalı olmakla, herhangi bir itirazı kayda veya öncesinde ihbar yükümlülüğü taşımaz ise de, ayıplı iş iddiası teslimden sonra makul sürede, yükleniciye ihbar edildiğinin kanıtlanması zorunluluğunu gerektirir. Ayıp iddiası tanıkla da ispatlanabilecektir.
Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz.
Eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda ayıplı imalât halinde açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesinde iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin doğal akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, 477. maddenin 1. fıkrasında eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulacağı, gizli ayıplarda da aynı maddenin son fıkrasında eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, bildirmezse eseri kabul etmiş sayılacağı hükmü getirilmiştir.
Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. Ayıp giderim bedelinin ayıbın ortaya çıktığı tarihe ayıpların giderilmesi için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarihe göre belirlenmesi gerekir.
Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK m. 147/son) talep edilebilir. Ancak eksikler için bedel hesabında teslimden itibaren geçecek makul süre dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekir.
Ayıp ve eksik iş bedeli olarak talep edilebilecek miktar mahalli piyasa rayicine göre ve mahalli piyasa fiyatlarına KDV ve yüklenici kârı dahil olduğundan piyasa rayicine göre belirlenecek miktara KDV ve yüklenici kârı eklenmeksizin tespit edilmesi gerekir.
(Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2019/1698 Esas, 2020/120 Karar; 2017/2471 Esas, 2018/1540 Karar sayılı ilamı)
6098 sayılı TBK 475. maddesinde eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin kullanabileceği seçimlik haklar sayılmıştır. Bunlar 475/1. maddesi hükmünce eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, 475/2. maddesine göre eseri alıkoyup bedelden indirim isteme, aynı maddenin 3. bendi gereğince aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. Yine aynı maddede iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir.
Bu halde mahkemece yapılması gereken; gerek olması halinde mahallinde teknik bilirkişiler refakate alınmak suretiyle keşif yapılması, söz konusu işin ayıplı yapılıp yapılmadığı, ayıplı iş var ise ayıbın niteliği belirlenmeli, ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı ortaya çıkartılmalı, ayıplı imalatlar bulunması durumunda davacının/davalının kullanabileceği seçimlik haklar da irdelenmek sureti ile, davalının/davacının hak ettiği iş bedeli belirlenmeli davacının ödemeleri de dikkate alınmalı ve sonucuna göre davacının davalıdan/ davalının davacıdan talep edebileceği bir bedel olup olmadığı ortaya çıkarılmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Bilirkişinin düzenlediği 19/06/2022 tarihli 13 sayfadan ibaret raporunda özetle;
A- Mali Yönden Yapılan Değerlendirme: Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, tarafların ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin de sahibi lehine delil vasfında olduğu, davacının ticari defterlerine göre dava tarihi davacının 156.394,00TL davalıdan kayden alacaklı olduğu, davacının alacağının ... seri numaralı 16.08.2021 tarihli ve 186.794,00TL bedelli fatura bakiyesinden kaynaklandığı, ancak davalının ticari defterlerinde davacının alacak iddiasının dayanağı olan faturanın kayıtlı olmadığı, davalının ticari defterlerine göre davacının davalıdan alacağı olmadığı, davacının alacak iddiasına dayanak olarak gösterdiği ... seri numaralı 16.08.2021 tarihli ve 186.794,00TL bedelli faturanın teslim /tebliğ eksikliği nedeniyle davalı aleyhine borç doğurmadığı, davacının alacak iddiasının dosyaya mübrez bilgi ve belgeleri ile ticari defter kayıtları kapsamında bu aşamada ispata muhtaç olduğu, bu nedenle alacak iddiasına dayanak fatura içeriği hizmetin davalıya teslim edilip edilmediği, ne kadarının teslim edildiği, teslim edilen hizmetin ayıplı olup olmadığı varsa ne kadar nefaset kesintisi uygulanacağı hususunda raporunun teknik değerlendirmeleri nazara alınabileceği, mahkemece davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda, davadan önce temerrüt oluşmadığından davacının belirlenen asıl alacağına 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasa ile değişik 2/2 maddesi bağlamında yıllık %16,5 ve değişen oranlarda “avans” faizi yürütülebileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B-Teknik Yönden Yapılan Değerlendirme: Taraf vekillerinin iddia ve savunmaları, "e-arşiv fatura", "İhtarnameler', "Fotoğraflar", "Watsapp ve Mail Yazışmaları" ile dosya kapsamında yer alan diğer belgelerin birlikte incelenmesi sonrasında ara karar doğrultusunda yapılan değerlendirmede; Davacı şirket tarafından, ... ... ... Villa No:80 projesi ile ilgili imalat kalemlerinin eksiksiz, hatasız, ayıpsız olarak davalı şirkete teslim edildiği anlaşılmış olup, ancak, davacının şirketin eksik, ayıplı, yanlış, kötü, kusurlu ve hatalı işlerinin davalı müvekkili şirket tarafından 120.000 TL bedelle dava dışı 3. kişilere yaptırıldığı beyanı, işlerin teslimi sonrası ortaya çıktığı anlaşılsa da, dosya kapsamında resmi kuruluşlara başvurularak sözü edilen imalat kalemlerinin hatalı, yanlış, eksik ve ayıplı yapıldığı ile ilgili bir tespitin yer almadığı, dolayısıyla, iş kalemlerinde iddia edilen hata, eksik ve ayıpların tekniğine uygun yapılıp yapılmadığı, eksikliklerin neler olduğu- yüzde kaça tekabül ettiği, ya da bu ayıpların kullanım hatasından mı kaynaklandığının tespit edilemediği gibi, davacı şirketin hatalı, eksik ve ayıplı yaptığı ifade edilen imalat kalemlerinin, davalı şirketin 120.000,00 TL bedelle dava dışı 3. kişi/kişilere yaptırdığını kanıtlayan dosya kapsamında faturanın mevcut olmadığı tespit edilmiş olup, davalı şirketin eksik, hatalı, ayıplı imalatlar ile ilgili dosyaya sunduğu fotoğraflar çerçevesinde, işin bedelinden kusurlu ve ayıplı imalatlar için %10 oranında nefaset kesilmesinin hakkaniyete uygun olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Mali Müşavir ... ...'ın raporunda; Davacı şirketin 03.11.2021 dava tarihi itibariyle davacının 156.394,00TL davalıdan kayden alacaklı olduğu, davacının alacağının ... seri numaralı 16.08.2021 tarihli ve 186.794,00TL bedelli fatura bakiyesinden kaynaklandığı hususları tespit edilmiş olup, detaylı izah edildiği üzere, 186.794,00 TL fatura bedeli üzerinden 18.679,40 TL %10 nefaset kesintisi bedelinin düşülmesi sonrasında ( 156.394 TL davacı defterlerindeki bakiye alacak 18.679,40 nefaset kesintisi 137.714,60 TL davacı alacağı) olmak üzere davacının alacaklı olduğu bedelin 137.714,60 TL olarak hesap edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişinin düzenlediği 02/12/2022 tarihli 7 sayfadan ibaret ek raporunda özetle;
A-Mali Yönden Yapılan Değerlendirme: kök raporda tarafların itirazlarına ilişkin hususlara yeterince değinildiğinden rapor aşamasında da yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından aynı perspektif ile kök raporda arz ve izah olunan görüş ve kanaatler aynen muhafaza edilmiştir.
B-Teknik Yönden Yapılan Değerlendirme: taraf vekillerinin iddia ve savunmaları, "e-arşiv fatura", "İhtarnameler', "Fotoğraflar", "Watsapp ve Mail Yazışmaları" ile dosya kapsamında yer alan diğer belgelerin birlikte incelenmesi sonrasında ara karar doğrultusunda yapılan değerlendirmede; 1-Davacı şirket tarafından, ... ... ... 10:80 projesi igili imalat kalemlerinin eksiksiz, hatasız, ayıpsız olarak davalı şirkete teslim edildiği anlaşılmış olup, ancak, davacının şirketin eksik, ayıplı, yanlış, kötü, kusurlu ve hatalı işlerinin davalı müvekkili şirket tarafından 120.000 TL bedelle dava dışı 3. kişilere yaptırıldığı beyanı, işlerin teslimi sonrası ortaya çıktığı anlaşılsa da, davalı tarafça, sözü edilen eksik, kusurlu, ayıplı ve hatalı imalatlarla ilgili, davacının yetkili teknik elamanının da içinde bulunduğu bir komisyon oluşturarak, yerinde yapılan inceleme sonrasında eksik, kusurlu, ayıplı imalatlar ile igili tarafların imzasını içeren bir tespit raporu tanzim etmediği gibi, dosya kapsamında resmi kuruluşlara baş vurularak sözü edlen imalat kalemlerinin hatalı, yanlış, eksik ve ayıplı yapıldığı ile ilgili bir tespitin yer almadığı, dolayısıyla, iş kalemlerinde iddia edilen hata, eksik ve ayıpların tekniğine uygun yapılıp yapılmadığı, eksikliklerin neler olduğu- yüzde kaça tekabül ettiği, ya da bu ayıpların kullanım hatasından mı kaynaklandığı tespit edilemediği, davacı şirketin hatalı, eksik ve ayıplı yaptığı ifade edilen imalat kalemlerinin, davalı şirketin 120.000,00 TL bedelle dava dışı 3. kişi/kişilere yaptırdığını kanıtlayan dosya kapsamında faturanın mevcut olmadığı tespit edilmiş olup, davalı şirketin eksik, hatalı, ayıplı imalatlar ile ilgili dosyaya sunduğu fotoğraflar çerçevesinde ve davacı şirketin işleri tesliminden sonra ortaya çıktığı anlaşılan kusurlu ve ayıplı imalatlar için işin bedelinden %l0 oranında nefaset kesilmesinin hakkaniyete uygun olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, Mali Müşavir ... ...'ın raporunda; Davacı şirketin 03.11.2021 dava tarihi itibariyle davacının 156.394,00 TL davalıdan kayden alacaklı olduğu, davacının alacağının ... seri numaralı 16.08.2021 tarihli ve 186.794,00 TL bedelli fatura bakiyesinden kaynaklandığı hususları tespit edilmiş olup, detaylı izah edildiği üzere, 186.794,00 TL fatura bedeli üzerinden 18.679,40 TL %10 nefaset kesintisi bedelinin düşülmesi sonrasında ( 156.394 TL davacı defterlerindeki bakiye alacak 18.679,40 nefaset kesir 137.714,60 TL davacı alacağı) olmak üzere davacının alacaklı olduğu bedelin 137.714,60 TL olarak hesap edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce yapılan keşif sonrası bilirkişinin düzenlediği 28/01/2023 tarihli 14 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacının davalıdan talep edebileceği meblağ 127.448,60 TL mertebesinde hesap ve taktir edilmiştir.
14.07.2023 TARİHLİ KEŞİFTE ;
Tanık ... ... ; Ben davacı tarafa keşif mahallindeki korkuluk ücret mukabilinde yapıp teslim ettim ben mutfaktaki aydınlatma ve ilişkin korkulukları timoya teslim ettim montajını ... yaptı.
Tanık Suat Mürekkepçi ; Ben davacı şirkette işçi olarak çalışıyorum, incelenen keşif mahallinde çalıştım. Biz dava konusu yerde işimizi tam ve eksiksiz yaptık. Sonrasında davalı ve davacı arasında ne geçtiğini bilmiyorum. Demir korkuluklar sonradan kırılmış olabilir biz orayı kaynak yaparak teslim ettik dava konusu edilen salıncağa ilişkin bilgim yoktur. Biz bu kısımları gereği gibi teslim ettik, biz dava konusu yerde davalı şirket adına ... ...' a ... 'a ...' a teslim ettik.
Tanık ... ; Ben timoda kaynak imalatı işinde çalışıyorum. Dava konusu yerde de büyük kısımda ben çalıştım. Ben merdiven korkuluğunda ve mutfak paravanında çalışmadım salıncak ile ilgili de bilgim yoktur. Çalıştığım davalı tarafın mimarları ... ve ... hanım çalışıyordu. Bana ayıba ilişkin bir şikayette bulunmadılar dolap ve çekmece kulplarının imalatında çalıştım ancak montaj ile ilgili de bir bilgim yoktur. Şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Eser sözleşmesinde işin sözleşemeye uygun ifa edilerek teslim edildiğini ispat yükü yüklenici de, işin bedelinin ödendiğinin ispat yükü ise iş sahibindedir. Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, meydana getirilen eserin bedeli ile davalı tarafından yapılan ödemelerin miktarı, davacının eksik ve ayıplı iş yapıp yapmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce alınan 19/06/2022 ve 02/12/2022 tarihli bilirkişi raporu ve ek raporunda teknik incelemede tarafların delillerinin usulüne uygun olarak incelenmediği, toplam iş bedelinden %10 nesafet kesintisi yapılmasının uygun olacağının belirtilmesine rağmen bu kesintinin hangi işteki hangi ayıp veya eksiklik nedeniyle yapıldığının açıklanmaması sebebiyle hükme esas alınmadığı, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda mahallinde keşif icra edilmiş, tarafların tanıkları dinlenilmiş, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ile keşif mahallinde mevcut olan işler üzerinde inceleme yapılmış, mevcut durumda olmayan işler yönünden tarafların sundukları deliller üzerinden inceleme yapılmış, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları işlere ilişkin ayrı ayrı değerlendirilmesi sonucu toplam iş bedelinin 186.794,00 TL olduğu, ayıplı iş bedelinin 28.945,40 TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemenin 30.400,00 TL olduğu sonuç olarak davacının alacağının 127.448,60-TL (186.794,00-28.945,40- 30.400,00=127.448,60TL) olduğu, bilirkişi rapor denetime açık karar vermeye elverişli olduğundan hükme esas alındığı, keşif sırasında dinlenen tanık ... ... 'nın korkuluk montajına ilişkin bilgisinin bulunmadığı, tanık ... 'nın, merdiven korkuluğunda ve mutfak paravanında çalışmadığı, salıncak ile ilgili de bilgisinin bulunmadığı, dolap ve çekmece kulplarının montaj ile ilgili bilgisinin olmadığından hükme esas alınmadığı bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 127.448,60-TL fatura alacağının temerrüt tarihi olan 18/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine;
2-Karar ve ilam harcı 8.706,01-TL nin peşin alınan 3.189,98-TL den düşümü ile kalan 5.516,03-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin 900,60 TL'sinin davalıdan 419,30 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 11.233,85-TL yargılama gideri ve 571,90-TL keşif harcın kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 8.055,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 20.391,78-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan 129,65-TL yargılama giderinin red edilen miktar oranlanarak takdiren 41,10-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!