WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/662 Esas
KARAR NO : 2024/325
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/10/2021
KARAR TARİHİ : 13/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından, davalıların müşterek ve müteselsil kefaletiyle, ... Tic.Ltd.Şti. lehine kullandırılan kredilerin, ... Noterliği'nin 27.12.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile kat edildiğini, ihtara rağmen borç ödenmediğinden borçlular hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, fakat davalı borçlular tarafından borca, faizine ve ferilerine itiraz edildiğini, takibe ilişkin itirazların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle davalı borçluların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptalini ve takibin devamını, davalı hakkında %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğe çıkarılmış, davalı ... için yapılan tüm araştırmalara rağmen tebliğe yarar adresi bulunmadığından ilanen tebligat yapılmış olup, davalılar davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı takip dosyasında 84.470,76-TL asıl alacak 11.464,17-TL temerrüt faiz, 573,13-TL gider vergisi olmak üzere nakit toplam 96.508,06-TL ve 323.100,00-TL gayrinakit olmak üzere toplam 419.608,06-TL takip yapıldığı, ödeme emrinin davalılara 17/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin de süresi içerisinde 17/06/2019 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Bankacı bilirkişinin18/12/2023 tarihli raporunda özetle; Dava konusu alacak tutarının, davacı ... Bankası A.Ş. ile davalı ... Tic.Ltd.Şti. arasında imzalanan 20.10.2015 tarih ve 2.500.000,00-TL tutarlı Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine istinaden, davalı asıl borçluya kullandırılan Çek Karnesi Kredisi, Esnek Ticari Hesap, Ticari Kredi ve Teminat Mektubu Kredisi borçlarından kaynaklandığı, Davalı asıl borçlu yönünden yapılan hesaplama sonucunda, takip tarihi itibariyle davacı bankanın toplam 88.808,09 TL nakit ve 323.100,00 TL gayrinakit talep edilebilir alacak tutarı bulunduğu, Davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinde; diğer davalılar ... ve ... 'ın ayrı ayrı 2.500.000,00 TL tutarında geçerli kefaletleri bulunmaktadır. Adı geçen kefiller, davalı asıl borçlu ile birlikte aynı gün temerrüde düştüklerinden, hemen yukarıda davalı asıl borçlu bakımından hesaplanan toplam 88.808,09 TL'lık nakit borçtan, ayrıca sözleşmenin 10.09. maddesi uyarınca 323.100,00 TL gayri nakit borçtan müteselsilen sorumlu tutulabilecekleri, takip tarihinden itibaren Ticari Kredilerden kaynaklanan 59.162,41 TL Asıl Alacak tutarına, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11 b maddesi uyarınca yıllık %27,00 oranından; Esnek Ticari Hesaptan kaynaklanan 21.516,05 TL Asıl Alacak tutarına ise T.C. Merkez Bankası tarafından yayımlanan duyuru uyarınca, yıllık 96 33,00 oranından temerrüt faizi talep edilebileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca davalı tarafından kullanılan kredinin geri ödenmemesi ve diğer davalıların kefil sıfatıyla sorumlu olduğu iddiasıyla nakdi ve gayri nakdi krediler için yapılan icra takibine davalıların itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun n 68/b maddesi uyarınca,“Borçlu cari hesap veya kısa, orta ve uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü içermektedir.
Alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Bu madde hükmüne göre, kefil yönünden alacağın muaccel olması için kat ihtarının borçluya tebliği gerekiyor ise de kat ihtarının kefile tebliğ şartı bulunmamaktadır. Ancak kefile yapılacak tebliğ, kefil hakkında temerrüt faizi uygulanması için değerlendirilir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 581 vd. maddelerinde kefalet detaylı ve sıkı şekil kurallarına bağlı olarak düzenlenmiştir. TBK'nun 583. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için; yazılı olması, kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin müteselsil kefalet varsa bunu belirtmesi ve tüm bunların kefilin el yazısı ile yazılması gerekir. TBK'nun 584.maddesi gereğince ise kefilin evli olması durumunda eşinin en geç sözleşmenin kurulması anında açıkça yazılı rızasının bulunması gerekmektedir. Tüm bu şartlar kefalet sözleşmesi için geçerlilik şartı olup herhangi bir eksikliğin bulunması durumunda geçerli bir kefalet sözleşmesinden bahsetmek mümkün olmayacaktır.
Yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın "Eş Rızası" başlıklı 584/1.maddesinde; " ...Beri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı bulunmadıkça yasal olmayan ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasına kefil olan olabilir, bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır" hükmü düzenlenmiştir.
Aynı maddeye 28/03/2013 tarihli 6455 sayılı yasanın 77.maddesi ile eklenen 3.fıkrasında ise; "ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkarlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz", hükmü düzenlenmiştir. Aynı yasanın 584/2. maddesi gereğince kefilin sorumluluğun artmasına ilişkin değişiklik için de eş rızası aranacaktır.
Tüm bu açıklamalarla birlikte mahkemece yapılması gereken; alanında uzman bankacı bilirkişiden hesabın kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenip, bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp, kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacak bulunmasını ve bu alacağa takip tarihine kadar temerrüt faizi ve faizin gider vergisi işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarı ödemeler varsa tenkis edilerek saptanarak takip tarihindeki alacağın tespitini talep etmektir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı banka ile davalı ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmede davalı şirketin asıl borçlu, davalıların müteselsil kefil olduğu, müteselsil kefillerin yukarıda ayrıntılı anlatılan kefalet sözleşmesi şekil şartlarını sağladıkları, kefillerin şirket temsilci ve ortağı olduğu, bu hali ile de eş rızası aranmayacağından kefaletin geçerli olduğu, davacı tarafından hesabın ödememe nedeniyle kat edildiği, kat ihtarnamesinin davalı ... için şirketin çalışanına 31.12.2018 tarihinde, ayrıca davalı ... Kirmızıtaş'ın 02.01.2019 tarihinde bizzat kendisine teslim edildiği, davalı ...'a 31.112.2018 tarihinde mahalle muhtarlığına teslim edildiği, temerrüde 02/01/2019 tarihinde düştükleri, kat tarihine göre kefiller yönünden %27 akdi faiz oranına göre hesap yapılması gerektiği, kullandırılan ticari artı para kredisi yönünden 5464 sayılı yasaya istinaden çıkarılan TCMB Tebliği gereğince temerrüt tarihinden itibaren yıllık %33 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği, (Ankara BAM., 21.HD., 2018/790E., 2021/487K.), dolayısıyla takibin 59.162,41-TL'si ticari kredi, 21.516,05-TL'si esnek ticari hesaptan doğan toplam 80.678,46-TL asıl alacak, 7.742,50-TL işlemiş faiz, 387,13-TL BSMV olmak üzere toplam 88.808,09-TL üzerinden, 59.162,41-TL'si ticari kredi olan asıl alacağa takip tarihinden itibaren %27 oranında, 21.516,05-TL'si esnek ticari hesaptan doğan asıl alacağa takip tarihinden itibaren %33 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmesi gerektiği, bu yönden bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı her ne kadar gayrinakdi krediler yönünden de itirazın iptalini talep etmiş ise de takip talebinin aksine davalılara çıkarılan ödeme emrinde depo istenen gayri nakdi kredi miktarının bulunmadığı, ödeme emrinde bulunmayan kalem hakkında itiraz edilmiş sayılmayacağı, borçlunun takipteki bu kalemden haberdar olmadığı, itiraz veya diğer yasal imkanlarını kullanamadığı bir alacak iddiası hakkında itirazın iptaline karar verilemeyeceği anlaşılmakla bu yönde hüküm kurulmamıştır.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu kredi borcu alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline; takibin 59.162,41 TL'si ticari kredi, 21.516,05 TL'si esnek ticari hesaptan doğan toplam 80.678,46-TL asıl alacak, 7.742,50-TL işlemiş faiz, 387,13-TL BSMV olmak üzere toplam 88.808,09-TL üzerinden,
-59.162,41 TL'si ticari kredi olan asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 27 oranında;
-21.516,05 TL'si esnek ticari hesaptan doğan asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 33 oranında temerrüt faizi,
-faizin %5 gider vergisi işletilmek suretiyle devamına,
-fazlaya dair istemin Reddine,
2-Hüküm altına alınan 88.808,09 TL nakit alacağın %20 si oranında hesaplanan 17.761,61-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 6.066,48-TL karar ve ilam harcının, 6.683,32-TL peşin harçtan düşümü ile artan 616,84-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvuru harcı, 6.683,32-TL peşin harç olmak üzere toplam 6.742,62-TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 616,84-TL harcın düşümü ile kalan 6.125,78-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.000,75-TL yargılama giderinin kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 1.904,97-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 1.360,00-TL'nin kabul-red oranına göre 287,84-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.072,16-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2024

Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza