WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/660 Esas
KARAR NO : 2024/232
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/10/2021
KARAR TARİHİ : 16/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesini özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında ... nolu sözleşmeye dayalı uzun süredir ticari ilişki devam ettiğini, davalının ürettiği ... marka lastiklerde kullanmak üzere yedek parça ısmarlamakta, davacı da o yıl için ürettiği ürünleri davalıya teslim ettiğini, davalının gönderdiği satın alma talimatındaki ürünleri 24 saat içinde teslim etmek zorunda olduğunu, davacının ürettiği bu ürünler sadece ... lastiklerinde kullanılmakta olup tek alıcı ... olup başka alıcısı olmadığını, 2013 -2017 yılları arası süren ilişki sorunsuz devam ettiğini, ancak 2017 yılında bu kapsamda davalı çalışanı ... 'nin gönderdiği sipariş formundaki ürünler imal edilmesine rağmen bu ürünler teslim alınmadığını, depolar bu ürünlerle dolmuş kullanılamaz hale geldiğini, teslim alınmayan bu ürünlerin teslim alınması ve bedeli ödenmesi e-mail çekilmiş ürünler teslim alınmamış bedeli de ödenmediğini, bu nedenle belirsiz alacak davası olarak şimdilik 50.000 TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili, faizle karşılanamayan aşkın zarar varsa hesaplanarak faizi ile tahsili ayrıca depoların kullanılamaması nedeniyle zarar miktarının belirlenerek ticari faizi ile tahsili şeklinde davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Taraflar arasında herhangi bir alım miktarı ve taahhüdü ve bu anlamda bir sözleşme söz konusu olmadığını, davacının davacının delil listesinde sunduğu yedek parça isimlerinin yer aldığı listelerin davalı tarafından davacıya sipariş verilmiş bir lisye olmadığını, davacının iddialarının aksine davalı tarafından sipariş verilecek ürünlerin daha evvel davacıya bildirildiği daha sonra davacının o ürünleri üretmesi akabinde son olarak davalının sipariş vermesi üzerine de 24 saat içinde davacının o ürünleri davalıya göndermesi yönünde bir ilişkisi bulunmadığını, davacını sadace davalıya üretim yapmadığını, başka firmalara da üretim yaptığının atanacak mali müşavir bilirkişi eliyle davacı defterlerinde yapılacak inceleme ile çıkarımlanabileceğini, davacının 200.000 adet stok savının da mümkün olamayacağı davalının aylık kullanımının 800 adet olduğu, davacının ilgili alandaki savı itibariyle 20 yıllık bir stoktan bahsettiğini, bunun akıl ve mantıkla bağdaşamayacağını, davacının sunduğu belgelerde şirketlerinin imzası da bulunmayıp onların davacının tek taraflı düzenlediği belgeler olduğunu, müvekkilleri "... ” adlı bir yazılım programı kullanmakta olup oradan tedarikçilerine sipariş verdiğini, davacının sunduğu sipariş listeleri firmalarının düzenlediği belgeler olmadığını, davacı sözünü ettiği sipariş şeklini ispatlaması gerektiğini, davacının ürettiği ürünlerin tek alıcısı oldukları iddiasını kabul etmediklerini, bu nedenle depolarının işgali iddiasının kabul edilemez olduğunu, temerrüdün söz konusu olmadığını, defterler incelendiğinde davacının kestiği fatura şirketlerine gönderilmemiş bu nedenle ticari defterlerde borç alacak söz konusu olmadığını, aşkın zarar söz konusu olmadığını, davacı tanığı olarak zikredilen ve dava dilekçesinde ismi anılan Fethi Onat davacı ile işbirliği halinde olduğundan o şahsın sözleşmesinin fesih edildiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava taraflar arasındaki ticari ilişkide davalı için özel olarak üretilen lastiklerin satın alınmaması nedeniyle satış bedelinin, aşkın zararının ve davaya konu ürünlerin depo masrafının tahsili istemine ilişkindir.
Bilirkişinin düzenlediği 10/08/2022 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; davacı; davalı şirketin satın alma emri (purchase order) gönderdiği, bu andan sonra davacı şirketin 24 saat içerisinde davalının satın alma emrinde belirttiği miktarı davalıya gönderme mecburiyeti bulunduğu, davalının davacıdan satın aldığı yedek parçaların yalnızca davalının ürettiği ... markalı lastiklerde kullanılabildiğinin belirtilmiş olduğu, bu konu uzmanlık alanına girmediğinden bu hususta bir inceleme yapılamadığını, davacının bu alandaki giderim istemleri ile savları ve zarar iddiaları açısından, lastik üretim sektöründe uzman olan bir bilirkişinin görüşünün alınmasının çekişme açısından önemli ve belirleyici olduğu düşünülmekle, heyete bu alanda uzman bir bilirkişinin de dahil edilmesinin Mahkemenin takdiri bünyesinde olduğunu, dolayısıyla söz konusu yedek parçaların tek alıcısı davalı ... olduğu yönünde sayın Mahkemece karar verilmesi durumunda, üretilen yedek parçalar davalı tarafından satın alınmadığı takdirde, davacı şirketin bu parçaları başka şirketlere de satamadığından/satamayacağından davacının bu ürünlerden dolayı zararının mevcut olduğunun -kuramsal manada- düşünülebileceği; ancak yukarıda da değinildiği gibi bu zaviyeden kanaat izharı için münhasıran lastik üretimi konusunda uzman bir bilirkişinin davacının savlarını (yılık her bir ürünün kullanımı ile ilgili kıyaslamalar da yaparak ve bu çerçevede davacı savlarının irdeler içerikte...) mütalaasına ihtiyaç duyulmakta olduğunu, taktirin münhasıran yüce Mahkemeye ait olmak üzere, bu aşamada söz konusu alanda mezkur sonuç ve kanaate varılmıştır.
Bilirkişinin düzenlediği 03/04/2023 tarihli 11 sayfadan ibaret raporunda özetle; Anılan makinaların imalatçılarına ait patentli değişik konstrüksüyon ve ölçülerinin olduğu, bu makinalarda kullanılan aparatlar, aksesuarlar, yedek parçaların vb. standart olmayan ölçülere de sahip olabileceği, davacı firma tarafından sadece davalı firmanın ürettiği araç lastik üretim makinaları için kullanıldığı iddia edilen “... Mg , ... ... Mh ... A, Mg ... /2 Üst ... Gayıt Pimi, Haftalık ... , Dod Tapası - Ip Kodu Tapası, Max - Loat Geçme Tapası 90-60x14x6, ... Tapası 014x3 Mm, Muhtelif Hız Kodu Tapası 25-60x14x6, Muhtelif Boş Geçme Tapa 90-20x14x6, E3-E4 Alüminyum Tapası 90-100x14x6, ... Tamir Yüzüğü, Sektör Yüzüğü, Kalibrasyon Şimi, ... ” parçaların yukarıda araç lastik üretimi ile ilgili verilen teknik bilgiler ışığı doğrultusunda birçok farklı lastik üretim makinasında kullanılan parçalardan olduğu, bu parçaların bahsedilen özel üretim makinelerde kullanılacak olması ve istenilen boyutlarda standart olarak piyasada mevcut olmasının zor olması sebebiyle davalı firma tarafından tedariğinin davacı firmanın üretimiyle sağlandığı, yukarıda davacı tarafından üretimi yapılan parçaların günlük aylık ve yıllık i inin tamamıyla davalı firmanın makinayı kullanma sıklığına bağlı olarak değişmekle birlikte olup davalı tarafından davacıya o yıl sipariş edilen (25.07.2016, 27.09.2016, 23.02.2017, 17.03.2017, 02.12.2017, 20.12.2017) tarihlerde mevcut olduğu, adet sayılarının açık ve net olarak belirtildiği davacı tarafından davalının ödemelerini yapmadığı ve davacının depolarında bekletildiği iddia edilen 25.07.2016, 27.09.2016, 23.02.2017, 17.03.2017, 02.12.2017, 20.12.2017 tarihlerindeki siparişlerin hangi depo adresinde hali hazırda bulunup bulunmadığı belirtilmediği için bu sebeple bunla ilgili herhangi bir yorum yapmanın mümkün olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişinin düzenlediği 08/03/2023 tarihli 12 sayfadan ibaret raporunda özetle; Gelinen aşamada, Ek Rapor evresinde, Ek Rapor yönünden dosyaya yeni bilirkişi olarak tayin edilen ve lastik ile ilgili çekişme yönünde uzman, ... Öğretim Üyesi teknik bilirkişi sayın Dr. ... 'ın raporu, işin özelliği ve sayın Mahkemece kendinden beklenene göre kendi uzmanlık alanı yönünden yazmasının uzun süreceğini bildirmesini müteakip (kendisi ile yapılan e-mail yazışmalarından anlaşılmaktadır...) ve dosyanın Bilirkişiliğe teslim tarihi açısından fazla süre gözükmesinden dolayı işbu Ön Ek Raporun 3 kişilik, imzası yer alan Bilirkişilerce, içerikle sınırlı olarak verilmesinin kabulünü ve dosyanın eylemli olarak sayın Dr. ... ın yed'inde olduğu bildirilmekle, dosyanın imzası olanlar yönünden, üzerinden düşürülmesini arz ve talep etmiştir.
Bilirkişi teknik bilirkişi Dr.... ve ... tarafından düzenlenen 31/10/2023 tarihli 10 sayfadan ibaret raporunda özetle; 09.05.2023 tarihli duruşmanın (2) no'lu Ara Kararı gereği Bilirkişiliğine verilen görevlendirme çerçevesinde; dosyada taraflar arasında imzalanmış yazılı bir sözleşme olmadığının gözetildiği; taraflar arasındaki ilişkinin davalı tarafından satın alma emri gönderilmesi-belirtilen siparişin 24 saat içerisinde gönderilmesi şeklinde olup olmadığı, davacının davalı tarafından sipariş edilen ürünü üretme zorunluluğunun bulunup bulunmadığı, davalının davacı tarafından üretilen ürünleri satın almaktan kaçınıp kaçınamayacağının değerlendirilmesinin uzmanlıklarımızın kapsamı gözetildikte dosyada yer bulan evrak ile mümkün olmadığı, sair hususatın tetkikinin bilişim/bilgisayar programı uzmanı bir bilirkişinin inceleme yapmasını gerektirdiği mütalaa edilerek; bu yönün hukuki takdirinin de nihai olarak ve aşağıda atıf yapılan mevzuata nazaran münhasıran yüce Mahkemeye ait bulunduğu ve taraflar arasındaki ilişkinin tesisinde kullanılan SAP yazılımının kullanım şeklinin, taraflar arasında sözleşmesel ilişkinin hangi aşamada kurulduğunun ve koşullarının irdelenmesi suretiyle değerlendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Ezcümle; davalının 14.01.2022 tanzim tarihli dilekçesinde delil olarak dayandığı SAP yazılımının incelenmesi talebinin kabulü hususunda sayın Mahkememiz muhtar olmakla; bu konu uzmanlık alanına girmediğinden bu hususta bir inceleme yapılamadığını, bu alanda inceleme yapılması için sayın Mahkeme, Bilirkişiliği dışında, bir yazılım/bilişim uzmanı bilirkişi tayin etmesi gerektiğini, davacının imal edilen ürünlerinin (davacının dava dilekçesinde savladığı gibi...) davalı yan, yanlar arası ilişkiye uyumsuz olarak teslim almaktan imtina etti ise, o seçenekte depo işgalinden kaynaklanan zarar olup olmadığı hususunda inceleme yapılması, işgal bedelinin hesaplaması bilirkişiliğimiz uzmanlık alanına girmediğinden ve dosyada daha evvel kök raporun tanzimi sırasında yer alan gayrimenkul değerleme uzmanı bu heyete bu Ek rapor aşamasında dahil edilmediğinden hesaplanamadığını, bu itibarla, bu yönden de sayın Mahkeme, Bilirkişiliği dışında bu alanda bir taşınmaz değerleme uzmanı bilirkişi tayini gerektiği sonuç ve kanaate varılmıştır.
Yemin eden davalı şirket temsilicisi ... 'ın 16/04/2024 tarihli beyanında; Dava konusu davacı tarafından üretilen mallara ilişkin bir sözleşme imzalanmadığına, 25.07.2016, 27.09.2016, 23.02.2017,17.03.2017, 02.12.2017, 20.12.2017 tarihli davalı çalışanı ... tarafından gönderilmiş sipariş formlarına ilişkin siparişlerden haberdar olduğuna, ... tarafından söz konusu parçalar teslim alınmadığına, Teslim alınmamasına ilişkin bir gerekçe iletilmediğine, stok yapılan ürünlerden gönderim olmadığına, imal taleplerinde ertesi akşama kadar teslim talepleri olmadığına, daha önceden belirtilen miktar kadar halihazırda üretilmiş parçaların teslimi talep olunmadığına,Ruhan Altın tarafından davalı taraf çalışanı ... ...’ya gönderilen 06.02.2020 tarihli e-mail’de müvekkilin deposunda bulunan ürünlerin teslimi ve ödemenin yapılması talep edilmediğine, 28.08.2020 tarihli e-mailde ise durumun çekilmezliği ... ...’ya iletilip dava yoluna gidilmek zorunda kalınacağından haberdar olmadığına, davacı taraf ile söz konusu parçalar için görüşmeler yapılmadığına, davacı tarafından üretilen yedek parçaların ... tarafından teslim alınmadığına ve bedelinin ödenmediğine, davacı tarafından üretilen parçaların başka şirketlere de satılabileceğine, talep edilen yedek parçanın siparişlerinin iletildikten sonra bu üretilen parçalarla ilgili gelişmelerin bu şekilde olup olmadığına ilişkin yemin beyanında "Beyanımda ısrar ediyorum." şeklinde beyanı okunup imzası alınmıştır.
Yemin delili 6100 sayılı HMK'nın 225 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. Şu durumda kural olarak, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafından otomotiv sektöründe yedek parça imalatı yaptığı, davalıya özel, yalnızca davalı ürünlerinde kullanılabilecek yedek parça imal ettiği, 2016 ve 2017 yıllarında davalının sipariş ettiği ürünleri teslim almadığını bu nedenle satış bedelinin, temerrüt faizini aşan aşkın zararının ve ürünlerin depolama ücretinin tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı taraf ise taraflar arasında sözleşme olmadığını, davaya konu ürünlerin sipariş edilmediğini beyan etmiştir. Bilindiği üzere ispat yükü iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davacı tarafından davaya konu ürünlerin davalı tarafından sipariş verildiğinin ispatının gerektiği mahkememizce alınan 31/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere taraflar arasında yazılı sözleşmenin bulunmadığı, davalının SAP yazılımının incelenmesi gerektiğinin tespit edildiği, davacı tarafından davalının SAP yazılımının incelenmesine itiraz edildiği, davacının yemin deliline açıkça dayandığı ve yemin metnini hazırladığı, davalı şirket yetkilisinin mahkememizin 8. Nolu celsesinde yemini icra ettiği anlaşıldığından yemin delilinin kesin delil olduğu nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-427,60-TL karar harcının peşin alınan 853,88-TL den düşümü ile kalan 426,28-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davalı tarafından yapılan 125,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır