T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/64 Esas
KARAR NO : 2024/84
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 29/01/2021
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketin tek ortağı ... ...’dan, Davalı Şirket nezdinde sahip olduğu, her biri 25,00-TL itibari değerde toplam 40 adet hissesini, hisse devri tarihinden sonra doğacak bütün hak ve yükümlülükleri ile birlikte, 250.000,00-TL bedel karşılığında devraldığını, bu husus ticaret sicilline tescil edilmiş ve 9600 sayılı 14.06.2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanmış olduğunu, Ortaklık sürecinin başından itibaren Davalı Şirket Türk Ticaret Kanunu'nun şirkete, şirket ortaklarına ve yöneticilerine yüklediği en basit yükümlülükleri dahi yerine getirmediğini, bununla birlikte hisse devri görüşmeleri sırasında davalı şirket temsilcisi tarafından davalı şirket adına verilen taahhütlerin yerine getirilmemesi ve ortaklık sürecinde müvekkilin yönetim hakkının engellenmesi, ortaklık ilişkisinin dürüstlük kuralı çerçevesinde devam ettirilmesini imkansız hale getirdiğini, davalı şirket kurulduğu tarihten bu yana olağan genel kurul toplantılarını yapamadığını, yıllık faaliyet raporları ortaklar arasında müzakere edilmediğini, kazanç/kar paylaşımı yapılmadığını, özensiz yönetimine karşı müvekkilin iyi niyetli istişare ve müzakere taleplerini göz ardı eden davalı şirket temsilcisi, şirket içerisindeki davranışlarıyla müvekkilini küçük duruma düşürdüğünü, davalı şirketin yetkilisi, ticaret sicilinde şirket merkezi olarak da görünen işyeri adresini boşaltmış ve ülkeyi terkettiğini, davalı şirketin halihazırda yüklü tuttarda vergi ve sgk prim borcu bulunduğunu, müvekkili ... ... ...'a ait ortaklık payı karşılığının ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkmasını, mahkeme aksi kanaatte ise ... ... ... Limited Şirketi'nin feshini ve mal varlığının tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
İhtiyati tedbir; para çekilmesinin önlenmesi talebi açısından dava sebeplerinden sadece iş yerinin boşaltılması iddiasının gerekçe oluşturabileceği, bu sebebe ilişkin delil olduğu iddia edilen fotoğrafların sunulmadığı, boşaltılmış ise de kira ilişkisinden kaynaklanma ihtimalinin bulunduğu; kayyım atanması talebi açısından ise yaklaşık ispatın yerine getirilmediği, yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmış olup davalı davaya cevap vermemiş ise de davalı şirketin iki ortağı bulunmakta olup, davacı ile birlikte müştereken temsil edildiği anlaşılmakla davalı şirkete ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyası ile temsil kayyımı olarak ... 'nun atandığı, mahkememizce temsil kayyımına usulüne uygun tebligat yapılmış olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Ticaret Sicil kayıtlarının tetkikinde; davalı şirketin iki ortaklı limited şirket olduğu, şirketin son tescilini 09/06/2018 tarihinde yaptırdığı, davalı şirketin tek ortağı ...'den 9600 sayılı 14.06.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi 583.sayfada yayımlanan ve ... Noterliği'nin 30.05.2018 tarih ... sayılı tasdikli 25.05.2018 tarihli genel kurul kararı ile davacı ...'ın 25,00-TL değerinde 1.000,00-TL karşılığı 40 adet hisse aldığı görülmüştür.
Diğer ortak ... (...) ... 'ya ve davacı yanı beyanı kapsamında yeminli mali müşavir ... ...'na davalı şirket ticari defterlerinin sunulması için tebligat yapılmış ise de yeminli mali müşavir vekilince 02.11.2023 tarihli dilekçesi ile davalı şirket defterlerinin uhdesinde olmadığının beyan edildiği, diğer ortak ... ...'nın tebligata cevap vermediği, ticari defterlerin ibrazı sağlanamadığından vergi dairelerinden celp edilen kurumlar vergi beyannameleri ve eki finansal tablolar dikkate alınarak mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali bilirkişinin 25/01/2024 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davalı şirketin 2019 yılı bilanço verileri dikkate alındığında, öz varlık tutarının 104.767,62 TL olduğu, sermayenin öz varlık içerisinde fazlası ile korunduğu, şirketin “duran varlıklar” hesap grubunda sadece demirbaşların yer aldığı, şirketin aktifinde herhangi bir taşınmaz, araç veya makine teçhizatın kayıtlı olmadığı, bu anlamda da değerlemeye tabi bir varlığının söz konusu olmadığını, buna göre şirket ortaklarının çıkma paylarının; Davacının 10.476,76 TL olduğu, davacı yanın, ortaklıktan çıkarılması, mahkeme aksi kanaatteyse, katlanılamaz bir hal alan ortaklığın fesih ve tasfiyesi taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğunu belirtmiştir.
Dava, ortaklık payı ödenmek suretiyle ortaklıktan çıkma, aksi takdirde şirketin feshi istemine ilişkindir.
TTK 636. Madde - "(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir."
TTK 638. Madde - "(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir."
TTK 641/1. Madde "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir."
TTK 642/3. Madde "Ayrılan ortağın ayrılma akçesinin ödenmeyen kısmı, şirkete karşı, bütün alacaklılardan sonra gelen bir alacak oluşturur..."
HMK 222/5. Madde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmü getirilmiştir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde;
davalı şirketin 27.08.2015 tarihinde 10.000,00-TL sermaye ile kurulduğu, şirket ortaklarının ... (...) ... %90 hissedar ve davacı ... ... ...'ın %10 hissedar şeklinde olduğu, şirket kurulduktan sonra işyeri nakli, sözleşme değişikliği, temsil ve ortak değişikliği kararlarının tescil edildiği, kuruluşta şirket müdürü olarak kurucu ortak ...'in 10 yıl süre ile münferiden seçildiği, 25.05.2018 tarihli hisse devir işlemi ile birlikte ... ile davacı ...'ın 27.08.2025 tarihine kadar şirketi müşterek imzaları ile temsil etmek üzere müdür olarak seçildikleri, davacı tarafın diğer ortakla aralarında güven ilişkisi kalmadığından ortaklık payı ödenmek suretiyle ortaklıktan çıkma, aksi takdirde şirketin feshi isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
TTK'nın 641/1. maddesine göre ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir. Çıkma payı bir nevi tasfiye payıdır. Yani çıkan ortak için tasfiye payının yerine geçmektedir. Bu nedenle bu hak, farazi tasfiye payı olarak ifade edilmektedir. Çıkma ile ortaklık, sadece çıkan ortak için sona erdiğinden, ona düşen payın verilmesi amaçlanmaktadır, zira diğer ortaklar için ortaklık ilişkisi devam etmektedir. Bu bağlamda ayrılma payını, ortaklıktan ayrılan ortağa esas sermaye payını ve bu payın ona sağladığı ortak sıfatını kaybetmesine karşılık kendisine ödenmesi gereken değer olarak kabul etmek gerekir. (Bkz. Yrd. Doç. Dr. Nihat TAŞDELEN, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Limited Ortaklıklarda Çıkma Çıkarılma ve Fesih, Ankara 2012, sf. 179 vd.)
Bu nedenlerle davacı vekilince her ne kadar hisse devri için ödenen bedelin çıkma payı hesaplanırken nazara alınması gerektiği itirazında bulunmuş ise de; limited şirket ortakları, hisse devri yaparlarken iktisap bedeli olarak payı nominal değerden farklı bir bedel ile devir ve satın almışlarsa da, ayrılma akçesi olarak şirketin esas sermaye payının karar tarihine en yakın gerçek değerine uyan miktarı ifade edeceğinden davacı vekilinin hisse devri için yapmış olduğu iktisap bedelinin ortaklıktan çıkma payına dahil edilmesi yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Ayrılma akçesi, ayrılan ortağın esas sermaye payının karar tarihine en yakın gerçek değerine uyan miktarı ifade etmektedir(TTK m. 641/1). Bu miktar, ortaklığın mal varlığının ortağın esas sermaye payına düşen kısmıdır. Esas sermaye payının gerçek değeri hesaplanırken, yaşayan işletme içindeki piyasa değeri esas alınmalıdır. Bu belirlemenin sonucunun negatif bir değer olması, ayrılan ortağı ortaklığa karşı borçlu hale getirmez. Zira sorumluluğu sermaye payıyla sınırlı olan ortağa, ortaklığın zararları nedeniyle bundan öte bir sorumluluk yüklenemez.
... ... ... Ltd Şti, iki ortaklıklı limited şirkettir. Ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile şirket ortaklarının çıkma paylarının ...'in 94.290,86-TL, davacı ...'ın 10.476,76-TL olarak tespit edildiği, davalı tarafın ticari kayıt ve belgeleri mahkemenin incelemesine sunmadığı, bu durumda ... 'in ortadan kalktığı anlaşılmakla TTK'nın 531. maddesi gereğince mahkemece, haklı sebeplerin mevcudiyetinin tespiti halinde şirketin durumuna göre, davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilebileceği düzenlendiğinden davacının davalı şirket ortaklığından çıkma talebinin uygun olduğu kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-TTK.636/3. Maddesi gereğince kabulü ile davacının davalı ... sicil nolu ... ... ... Ltd Şti ortaklığından TTK 638/2 md.si ne göre çıkmasına, payın şirkete devrine,
2-Hissesine isabet eden 10.476,76-TL ortaklıktan çıkma payının, kararın kesinleşme tarihi itibariyle ticari faizi ile davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Çıkmanın kararın kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade etmesine,
4-Karar kesinleştiğinde karardan bir suretin ...'na gönderilmesine,
5-Karar tarihinde alınması gerekli 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 118,60-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 3.580,50-TL yargılama gideri davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/02/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!