T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/621 Esas
KARAR NO : 2024/199
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/10/2021
KARAR TARİHİ : 01/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin sözleşmeyi süresinden önce sözleşmeye aykırı şekilde haklı nedene dayanmaksızın feshettiğini, işbu sebeple taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince müvekkili şirketin cezai şart alacağının muaccel olduğu bilirkişi raporu uyarınca da sabit olduğunu, davalı şirketin sözleşmeleri süresinden önce haklı neden dayanmaksızın feshetmesi sonucunda, müvekkili şirketin sözleşme süresinin devam edeceğine dair haklı bir güveni mevcutken sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi sonucunda tacir sıfatına haiz iki şirket arasında akdedilen sözleşme maddeleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda kar mahrumiyeti zararının davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete en yüksek avans faizi ile birlikte verilmesini, müvekkil şirketin ticari ilişki kapsamında oluşturulan cari hesap kayıtlarında davalı şirketin müvekkili şirkete karşı bakiye borcu bulunmadığını, Yerleşik yargıtay içtihatları doğrultusunda, sözleşmenin süresi dolmadan önce haklı nedene dayanmaksızın feshedilmesi üzerine talep edilen nakdi yatırım bedelinin geri iade edilmesine yönelik usulüne uygun fatura ibraz edilmiş olup, davalı şirket tarafından işbu faturaya itiraz edilmediği gibi ödeme de yapılmadığını, tüm bu açıklanan nedenlerle tüm alacak ve haklar saklı kalmak kaydıyla; davalı şirketin haksız ve neden belirtmeksizin iki şirket arasındaki akitleri 21.04.2021 tarihinde feshetmesi üzerine doğan 18.250,00-TL'lik kar mahrumiyeti zararının şimdilik 100-TL'si ve 300.000,00-TL cezai şart bedeli ile 14.329,19-TL tutarında nakdi yatırım bedelinden ibaret mevcut cari hesap bakiye borç miktarını içeren işbu davanın kabulünü, tüm alacak kalemlerinin, ayrı ayrı temerrüt tarihleri itibariyle işleyen ticari temerrüt/avans faizi ve fer'ileri ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalıdan tahsilini, müvekkili şirketin mağdur olmaması açısından, muaccel ve rehinle temin edilmemiş faturalar ve sözleşmelerden doğan alacaklar, işleyen ticari temerrüt faizi ve fer'ilerinin tümü karşılığına denk gelen meblağa davalı borçluya ait haczi kabil mal varlığı üzerine öncelikle teminatsız olarak, ancak sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise de teminatlı olarak tedbiren ivedilikle ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi önceki yetkili tarafından davacı ile yapıldığını, Akaryakıt ve Otogaz Bayilik Sözleşmesi her iki tarafa edim yükleyen sürekli edimli tip/katalog sözleşme vasfına haiz, çerçeve sözleşme niteliğinde, münferit sözleşmelerin temelini oluşturan tek elden bir satış sözleşmesi olduğunu, dağıtıcı tp sözleşmeyi müzakere ederek hazırladıklarını ispatlayamayacağına göre bayinin sözleşmeler ve yatırım çerçeve sözleşmesindeki söz konusu müvekkili aleyhine iddia edilen hükümleri bayinin yeterince inceleyip değerlendirdiğini ispat etme yükünün dağıtıcıda olduğunu, tarafların ekonomik durumu, pazar politikaları, geçmiş dönem ciroları ve sari hususlar gözetilerek olağan dönem öngörülebilir bir kar marjı dağılımı belirlenmediğini, genel mücbir sebep, fiyatlandırma, ekonomik mahv nedeniyle cezai şart (dava dilekçesinde maktu ... yazan yere 300.000 yazılarak istendiğini, genel mücbir sebep (pandemi) sebebiyle cezai şart istenemeyeceğini, cezai şartın istenebilmesi için bayinin kusurunun ispatlanması gerekmekte olup, pandeminin mücbir sebep kapsamında kalması ve sözleşmeye etkisi gözetildiğinde bayinin kusurunu ortadan kaldırmakta olup, kusur esaslı tazminat talebi olduğundan ve kusur atfedilemeyeceğinden cezai şart istenemeyeceğini, yine karşı tarafın kusurunu ortaya koyacak aşırı ifa güçlüğü bayi aleyhine gelişen menfaat dengesindeki bozulmaya ayrıca değinileceğini, dava dilekçesinde değinilen 14.329,19TL nakdi yardım bedeli adı altında alacak talebi olamayacağını, bu bedelin kasıtları peşin satış destek primi/hibe olmayıp, istasyonda bulunan davacı dağıtıcıya ait iade aldıkları kurumsal kimlik malzemesinin revize / boyanması kastedildiğini, dava dilekçesinde kâr mahrumiyeti istenmeyeceğini, belirsiz alacak davası olarak istenemeyeceğini, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Besni Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla aldırılan 06/06/2022 tarihli heyet raporunda özetle; Davalı şirket tarafımıza verilen görev doğrultusunda tüm dosya kapsamı iddia savunmalar incelenen davalı defter belgeleri birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafın davasına konu dayanak faturalarının ait olduğu yıllara ait 2019-2020-2021 yılı ticari defter kayıtları incelendiğinde Davacı tarafından davalıya tanzim edilmiş tüm faturaların davalı yasal kayıtlarında yer aldığı, faturalaların genel kabul görmüş muhasebe ilke ve standartları ile Tek düzen Muhasebe hesap Planına uygun olarak muhasebe defterlerine kayıtlı oldukları tarafımdan tespit edildiği, Davalı Yevmiye yukarıda tabloda görüldüğü gibi muhasebe ile ilgili ticari defter kayıtları birbirini doğrular nitelikte defter beratlarının süresinde oluşturulduğu açılış kapanış tasdiklerinin 6102 Sayılı TTK ve Vergi Usul Kanunu tasdike ilişkin hükümlerine uygun ve tam olduğu görüldü, dava konusu faturalarında defter belge kayıtlarına doğru olarak yansıtıldığı sonuç hesaplarına yansıdığı, Davacı tarafından tanzim edilen Nakdi Yatırım bedeli Faturasının 14.329,19TL olarak davalı yasal kaydında yer almış olduğu bu fatura ödemesinin Ortak ... ve Hesaplar arası virmanla kapatıldığı bu fatura ödeme belgesinin davalı tarafından sunulan belgeler arasında yer almadığı, Davacı tarafından sözleşmesin feshi ile uğrayacağı kâr zararının davalı 2020 yılı şirket kârı dikkate alınarak 23.499,53TL olarak hesaplandığı, Davalının öz sermayesinin 50.212,76TL olduğu dikkate alındığında bu tutarın cezai şart olan 300.000,00TL'nin yaklaşık 1/6'sına tekabül ettiği bu cezai şartın ödenmesi halinde davalı şirketin iktisadi faaliyetine devam etmesinin mümkün olmayacağı cezai şartın ödenmesi halinde şirketin mahvına sebep olacağı, Davalı davacı ile yapmış olduğu Bayilik sözleşmesinin 22.02.2019 tarihinde tanzim edilmiş olduğu ve sözleşmenin 38.1 maddesinde; iş bu sözleşme süresi taraflar arasında imza tarihinden itibaren 5 (beş) yıl olduğu ve sürenin tamamlanması ile sözleşmenin sona ereceği, Sözleşmenin 23 maddesi Fesih hükmü olarak yer almış bu fesih sebepleri arasında bayinin kendi tek yanlı olarak fesih serbestisi olduğu hükmünün yer almadığı, Bayilik Sözleşmenin 21 Maddesi Tazminatlar ve yaptırımlar maddesi olduğu, Bayinin iş bu sözleşmenin herhangi bir hükmüne kısmen veya tamamen aykırı davranması durumunda; zarar ziyanın sözleşme süresi sonuna kadar elde edeceği tazminini talep etmek ve cezai şartı ve/veya para cezası uygulama hakkına davacının sahip olacağı, Sözleşme hükmü böyle iken davalı yanca Davacıya gönderilen Noter onaylı ve 21.04.2021 tarihi Fesih ihtamamesinde davalı; Gördüğümüz lüzum üzerine sözleşmenin hükümsüz olduğunu 15 gün içerisinde emtia ve ariyetlerinin geri alınması davacıya bildirildiği, Davalı yanca yapılan bu fesih bildiriminin hiçbir haklı sebep olmadan beyanı ile davacı yanın sözleşmeden doğan cezai şart ve mahrum kalınacak kârını isteme hakkı doğduğu kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan Mali Müşavir ve Akaryakıt Sektör bilirkişi heyetinin 11/05/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı, 18.250,00TL'lik kâr mahrumiyetinin şimdilik 100,00TL'sini, 300.000,00TL cezai şart bedelini, 14.329,19TL nakdi yatırım bedelinden mütevellit cari hesap alacağının tüm alacak kalemlerinin, ayrı ayrı temerrüt tarihleri itibariyle işleyen ticari temerrüt/avans faizi ve fer'ileri ile birlikte tahsilini talep etmektedir, Bu doğrultuda; Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, 1.Davacının ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu, davacının ticari defterlerinin de sahibi lehine delil vasfında olduğu, 2.Davacının ticari defterlerine göre dava tarihi itibariyle Davacı şirketin 31.05.2021 tarihli ... nolu e-faturadan kaynaklanan 14.329,19TL davalı şirketten alacağı olduğu, 3.Davalının defterlerinin incelemeye tabi tutulduğu, dosyaya sunulu talimat raporunda da Davacı şirketin 31.05.2021 tarihli ... nolu e-faturadan kaynaklanan 14.329,19TL davalı şirketten alacağı olduğunun tespit edildiği, 4.Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin erken fesih nedeniyle işlemeyen 1.037 gün için 118.343,30TL kâr kaybı hesaplandığı, 5.Sayın Mahkemece davacının kâr kaybı talebinin “emsal” Yargıtay ve BAM kararları çerçevesinde davacının fesih sonrası aynı veya benzer şekilde sözleşme yapması için gerekli makul süre 3 ay benimsenmesi durumunda 10.270,87TL kâr kaybı hesaplandığı, 6.Sayın Mahkemece davalının sözleşmeyi süresinden önce haksız feshettiğine karar vermesi halinde sözleşmeler kapsamında cezai şartı düzenleyen ilgili hüküm doğrultusunda 300.000 TL Cezai şart'ın talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan Mali Müşavir, Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve Akaryakıt Sektör bilirkişi heyetinin 06/10/2023 tarihli raporunda özetle; Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, 1.Davacının ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu, davacının ticari defterlerinin de sahibi lehine delil vasfında olduğu, a.Davacının ticari defterlerine göre dava tarihi itibariyle Davacı şirketin 31.05.2021 tarihli ... nolu e-faturadan kaynaklanan 14.329,19TL davalı şirketten alacağı olduğu, b.Davalının defterlerinin incelemeye tabi tutulduğu, dosyaya sunulu talimat raporunda da Davacı şirketin 31.05.2021 tarihli ... nolu e-faturadan kaynaklanan 14.329,19TL davalı şirketten alacağı olduğunun tespit edildiği, c.Bu haliyle söz konusu bedelin talep edilebileceği sonucuna varıldığı, 2.Kar kaybı açısından değerlendirildiğinde, a.Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin erken fesih nedeniyle işlemeyen ve sözleşmenin sona ermesine kadar geçen 1.037 gün için 118.343,30TL kâr kaybı hesaplandığı, b.Ancak Sayın Mahkemece davacının kâr kaybı talebinin “emsal” Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/ ... €. - 20221/... K. sayılı ilamı çerçevesinde davacının fesih sonrası aynı veya benzer şekilde sözleşme yapması için gerekli makul süre 3 ay benimsenmesi durumunda 10.270,877L kâr kaybı hesaplandığı, c.Belirtilen miktarın davacı tarafından talep edilmesi yönünde takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı, 3.Sözleşme gereğince öngörülen cezai şarta ilişkin olarak sözleyme ile kararlaştırılan cezai şartın davalının iktisaden mahvına sebep olabileceği, bu sebeple %50 indirime gidilmek suretiyle, 150.000TL cezai şart ödenmesinin uygun olacağı yönünde takdirin Sayın Mahkemeye bırakılması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bedel artırım dilekçesi; Davacı vekili 18/12/2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda talebini ıslah ettiği, ıslah dilekçesinin davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğe çıkarıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin davalı bayi tarafından haksız fesih edildiği iddiasına dayalı olarak sözleşmede kararlaştırılan feshe dayalı cezai şartın, kar mahrumiyeti talebinin ve nakdi yatırım bedeline dayalı faturadan kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 18/03/2019 tarihinde 22/02/2019 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle yatırım çerçeve sözleşmesi ile otogaz bayilik sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme davalı tarafından 21/04/2021 tarihinde gerekçe gösterilmeksizin feshedilmiştir.
Taraflar arasındaki çerçeve sözleşmenin 10.3.5 maddesinde haklı nedenle fesih hali hariç olmak üzere sözleşmenin süresinden önce feshi için davacı lehine 300.000,00 TL cezai şart kararlaştırılmış, sözleşmenin 10.3.7 maddesinde de bu cezai şartın diğer yan ve ek yükümlülüklerle birlikte düzenlendiği, ifaya ekli cezai şart olduğu açıkça belirlenmiştir.
Çerçeve sözleşmenin 10.3.2 maddesinde davacı tarafından davalıya ödenen yatırım bedelinin sözleşmenin bakiye süresine ve kıstelyevm esasına göre hesap edilip iade edileceği düzenlenmiştir.
Bayilik sözleşmesinin 24.3 maddesinde sözleşmenin süresinden önce feshi halinde sürenin dolmasına kadar elde edilebilecek kardan mahrumiyetin davacı lehine talep edilebileceği düzenlenmiştir.
TBK 179 ve devamı maddelerine göre borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halini düzenleyen cezai şart hükümlerine göre tacirin basireti gereği cezai şarttan indirim talep etmesi mümkün değil ise de cezai şart bedelinin ekonomik mahvına sebep olması halinde hakim tarafından tenkis edilebileceği belirlenmiştir.
Sözleşmesel ve yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davalının sözleşmeyi sebep göstermeksizin süresinden önce feshettiği, dolayısıyla davacının sözleşmenin süresinden önceye dayalı haklarını ileri sürebileceği anlaşılmıştır.
Süresinden önce feshedilen sözleşmede borcun davalı yanca hiç ifa edilmemesinin haklı nedene dayalı olmayıp davalı lehine cezai şartın doğmasına sebep olduğu, sözleşmesel cezai şartın ifaya ekli şart olarak belirlendiği, ayrı bir ihtirazı kayıt gerektirmediği, cezai şart miktarında taraflar özgür olsalar da 300.000,00 TL'lik cezai şartı belirlemesinin davalının ekonomik mahvına sebep olacağının tespit edildiği, bu yönden tek kıstas esas sermaye miktarı olmasa da davalının gelir gider durumları, mevcut mali durumu kapsamında %50 tenkis oranının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla 150.000,00 TL üzerinden talebin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle ahde vefa kapsamında davalının kar mahrumiyeti talep edebileceği, bunun da yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aynı bölgede yeninden bayilik tesisi için gereken makul süre ve net kar yöntemi ile hesaplama yapılması gerektiği, davacı her en kadar 6 aylık talepte bulunmuşsa da sektör bilirkişisince 3 aylık sürenin makul olduğunun tespit edildiği, bu kapsamda hesap edilen 10.270,87 TL'nin yerinde olduğu anlaşılmakla ıslah dilekçesi de gözetilerek bu miktara hükmedilmiştir.
Sözleşmenin süresinden önce feshi halinde nakdi yatırım bedelinin iade olunacağı, taraflar arasındaki sözleşme hükmü gereğidir. Bu bedelin bakiye süreye oranla kıstelyevm esasına göre belirleneceği, davacı yararına bu yöndeki şartların mevcut olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar doğrudan ödenen bedele dair miktar belgeli değil ise de sözleşmenin feshinden sonra tanzim edilen faturanın davalıya tebliğ edildiği ve deftere kaydedildiği, deftere kaydedilen fatura kapsamındaki hukuki ilişki ve borç miktarının aksinin aynı güçte bir yazılı delille ispatı gerektiği, bu aşamadan sonra davalının da defter kayıtlarında miktarsal olarak kabul ettiği 14.329,19 TL'lik belirlemenin sözleşmeye veya kıstelyevm esasına uygun olmadığının ileri sürülemeyeceği, aksinin yazılı bir delille ispat olunmadığı anlaşılmakla bu talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davanın kısmen reddi cezai şarttan yapılan indirime dayalı olduğundan davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş, ancak bu kabul-red durumu yargılama giderlerinde gözetilmiş, davacı yan belirli bir vade veya ihtara ilişkin somut talep, sözleşmesel dayanak, tebliğ tarih ve evrakı bildirmediğinden hükmedilen miktarlara dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile;
a-Sözleşmenin feshi nedenine dayalı 150.000,00 TL cezai şart alacağı,
b-10.270,87 TL kar mahrumiyeti alacağı
c-14.329,19 TL Nakdi yatırım bedeli alacağı olmak üzere toplam 174.600,06 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
d-Fazlaya dair talebin Reddine,
2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 11.926,93TL karar ve ilam harcından 5.369,67-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 6.557,26-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvuru harcı, 5.369,67-TL peşin harç olmak üzere toplam 5.428,97-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 27.936,01-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirse de reddedilen miktar hakkaniyet indirimine dayalı olduğundan davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, keşif harcı bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.121,10-TL yargılama giderinin davanın kabul durumuna (%53,7892 kabul) göre takdiren oranlayarak 5.444,07-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 1.320,00-TL'nin davanın Kabul-red oranına göre 710,02TL'sinin davalıdan, 609,98-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesinden istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/04/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!