WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2021/579 Esas
KARAR NO : 2024/105

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/09/2021
KARAR TARİHİ : 21/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında 03.07.2020 tarihinde 91.450,00 EURO (KDV Dahil) bedelli satış sözleşmesi akdedildiğini, daha sonra 12.08.2020 tarihli ek sözleşme ile ödeme planında değişikliğe gidildiğini, ek sözleşmede belirtilen ödeme planında 7.500,00 EURO'nun siparişte banka havalesi ile peşin olarak, 41.975,00 EURO karşılığı 365.000,00 TL'nin 30.10.2020 tarihli çek ile kalan 41.975,00 EURO karşılığı 365.000,00 TL'nin (EURO kurunun 8.6957 TL olacağı tahmin edilerek belirlenmiştir) ise 30.11.2020 tarihli çek ile ödeneceği yazılı olduğunu, ancak satış sözleşmesi EURO para birimi üzerinden akdedildiğinden ve ödeme tarihindeki döviz kuru bilinemeyeceğinden dolayı tahmini bir kur üzerinden TL değeri hesaplandığını, ana sözleşmenin 3.7. Maddesinde bu durum belirtilmiş ve açıkça; "...Satış bedeli, 3.5. Maddede gösterilen EURO cinsinden olduğunu, 3.6. Maddede gösterilen TL tutarlar, hiçbir şekilde satış bedelinin Türk Lirasına dönüştürüldüğü anlamına gelmez. Çek/senet bedelleri; her bir çekin/senedin ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru esas alınarak, her bir çek/senet EURO cinsine çevrilir ve 3.5. Maddede gösterilen EURO cinsinden satış bedelinden mahsup edildiğini, son ödemeden sonra satıcı tarafından yapılacak hesaplama sonucunda alıcı/satıcı borçlu çıktığı takdirde, her bir çekin ödeme gününde doğan farkı 3 (üç) gün içerisinde, ayrıca bir ihbar ya da ihtara ve fatura kesmeye gerek olmaksızın satıcı'ya/alıcı'ya nakden ve defaten ödemek zorundadır." denildiğini, her iki tarafın da tacir olduğu göz önüne alındığında davalının davaya konu borcu basiretli bir tacir olarak ödeme yükümlülüğü altında olduğunu bildiği ve ödemesi gerektiğini, davalı şirket; - 06.07.2020 tarihinde 7.498,74 EURO (57.825,00 TL) - 30.10.2020 tarihinde 37.905,93 EURO (365.000,00 TL) - 31.11.2020 tarihinde 39.122,79 EURO (365.000,00 TL) ödeme yapmış ve toplamda ödediği miktar 84.527,46 EURO olarak kayıtlara işlendiğini (bu husus ticari defter ve kayıtlarla ispatlanacaktır). Dolayısıyla satış sözleşmesinde taraflarca kararlaştırılan 91.450,00 EURO'dan yapılan ödeme mahsup edildiğinde 6.922,54 EURO'luk satış bedeli bakiyesi kaldığını, işbu bakiye satış bedeli, tüm ihtarlara rağmen ödenmediğini, bakiye satış bedelinin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine ise davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, davalı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık ticari avans faizi işletilmesini, alacağın likit olduğu da göz önüne alınarak davalı şirket aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, dava harç, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; söz konusu dava, her ne kadar İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olsa da; yetkili mahkeme, Mersin Mahkemeleri olduğunu, şöyle ki; 6100 sayılı HMK m.6-(1)'de:"Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" olarak belirtilmiş olup, davalı sıfatında bulunan davalı şirketin yerleşim yeri, Mersin olduğunu, 12.08.2020 tarihli Ek Sözleşme altındaki imza davalıya ait olmadığını, davalının imzasını taşımayan bu sözleşme kabul edilemez olup, hukuki yönden geçersiz olduğunu, davalının davacı yana hiçbir borcu olmamakla birlikte, ek sözleşmede belirtilen döviz kuru hesabı ve davalının imzasını taşımayan bu sözleşme taraflarınca kabul edilemeyeceği, bu nedenle, dosyanın hesap bilirkişisine tevdini, dava konusu mal ayıplı olup, davalının ayıplı mal için ödeme yapması kendisinden beklenilemez bir durum olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açılması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi ve dosyanın yetkili mahkeme olan Mersin mahkemelerine gönderilmesini, hukuki dayanaktan yoksun haksız ve hukuka aykırı taleplerle ikame edilmiş işbu davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası.
2-Bilirkişi Raporu.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 17.10.2022 tarihli raporda özetle; Davalı şirketin Türk Ticaret Kanun’una göre tuttuğu yevmiye defterinin tasdiklerini ürk Ticaret Kanunu ve VUK hükümlerine olarak yasal süresinde yapıldığı ve yevmiye defterinin genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslarına göre tutulduğu, davalı tarafların tacir olduğu, dava konusu satış sözleşmesine ve dava konusu e-arşiv fatura içeriği malın ticari emtia olduğu ve her iki tarafında da ticari işletmesine ilişkin olduğu ve taraflar arasında faturalı mal/hizmet alımına ilişkin ticari ilişki olduğu, davalı şirketin, aralarındaki satış sözleşmesine istinaden davacı şirket tarafından düzenlenen 14.08.2020 tarih ve ... nolu e-arşiv faturayı yasal defterlerine kaydettiği, fatura içeriği ticari emtiayı teslim aldığı, fatura bedelinin tamamını 20.08.2020 tarihi itibariyle ödediği dikkate alındığında söz konusu fatura ve içeriğini davalı şirketin kabul ettiği, davalı firmanın kaç metre ray montajı yaptığı, kaç adet kapı montajı yaptığı ve ne kadar vb. işler yaptığı hususu belli olmadığı için sözleşmeden sonra işe başlama (01/10/2015) ve işin feshi (13.01.2016) tarihleri arasında yaptığı işlerin bedeli tespit edilememiştir. Davaya konu jeneratör için sözleşmede teknik tarifi yapılan cihaza uygunluk arz edip/etmediği hususunda sayın mahkemenin verdiği yerinde inceleme yetkisine istinaden davalı (... LTD ŞTİ ) şirketin ... Mahallesi ... Sokak ... No:.. 33120 Yenişehir/MERSİN adresine gidilmiş olup, davaya konu jeneratörün İstanbul’da olduğunu bildirmişlerdir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyasının incelenmesinde 6.922,54-EURO fiili ödeme tarihi toplam alacak aslı için takip yapıldığı, ödeme emrinin 30/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içersinde 01/07/2021 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasındaki jeneratör motoru satımına ilişkin ticari satım sözleşmesi kapsamında davacı satıcının davalı borçlu alıcıdan talep edebileceği bakiye alacağın bulunup bulunmadığı, söz konusu jeneratörlerde ayıp bulunup bulunmadığı bulunuyorsa ayıbın niteliğine nazaran gizli ya da açık olup olmadığı, süresinde muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilip getirilmediği konularında toplandığı görülmüştür.
Tarafların bildirmiş olduğu delillerden olan icra dosyasının BA/BS formlarının ve İstanbul ... ATM dosyası ve İcra dosyasının celp edildiği ayrıca taraflar arasındaki sözleşmelerin ve faturanın dosyaya sunulduğu görüldü.
Taraflar arasındaki sözleşeme kapsamında satılan jeneratörün ayıplı olup olmadığı, asıl ve ek sözleşme kapsamında davacının davalı tarafta alacağı bulunup bulunmadığının tespiti hususunda iki ayrı bilirkişi raporu alınmış alınan bilirkişi raporlarının denetime el verişli ve hüküm kurmaya esas alınabileceği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Taraflar arasında niteliği taraflarca belirlenen jeneratör satım sözleşmesi kurulduğu bedelin yabancı para cinsinden belirlendiği ve davacı tarafın üzerine düşen teslim edimini gerçekleştirdiği uyuşmazlık dışıdır. Davalı taraf ayıp defini ileri sürmüş ise de bilirkişi incelemesi ara kararına rağmen ileri sürülen ayıp iddiasının inceleme konusu yapılması için kendisine verilen süreye rağmen dava konusu ettiği jeneratörü mahkemeye ve incelemeye sunmamış ve söz konusu ayıp vakasını ispat edememiştir. Satım sözleşmelerinde alıcı teslim aldığı malı belirli süre içerisinde muayenesini yapıp karşı tarafa ihbar külfeti altında olduğundan davalının tacir sıfatı ve işin ticari iş niteliği gözetildiğinde davalı alacının TTK'da ön görülen sürelerde muayene yükümlülüğünü yerine getirdiği ve ihbarda bulunduğunu ispata yarar her hangi bir delilde sunmamıştır.
Davalı alıcının, taraflar arasındaki ilk sözleşmedeki şartları ve imzayı kabul ettiği ancak ödeme koşullarını düzenleyen ikinci sözleşmedeki imzaya itiraz ettiği görülmüştür. Her iki sözleşme incelendiğinde ilk sözleşmede ödeme koşularının davalı alıcı aleyhine olduğu ve peşin ödemeden sonra kalan bedelin tek bir çekle ödeneceği hüküm altına alınmış olmasına rağmen ek sözleşmede peşin ödemeden sonra kalan bedelin davalı alacı lehine vadelendirildiği ve iki parça çekle ödenmesi kararlaştırıldığı görülmüş ödemelerinde davalı tarafından ek sözleşmeye göre yapıldığı anlaşılmıştır. Dolayısı ile davalı alacının imza itirazında bulunduğu ek sözleşmenin davalı lehine olması ve edimlerini de ek sözleşmeye göre lehine olacak şekilde yerine getirmesi ve davalının aleyhine her hangi bir hükümde içermemesi nedeni ile davalı alıcının imza itirazının dürüstlük kurallarına aykırı olması sebebi ile dosyada imza incelemesi ara kararından vazgeçilmiş ve imza incelemesi yapılmamıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmede ödemenin yabancı para cinsinden yapıldığı TL olarak yapılacak ödemelerin ödeme günündeki kur değeri üzerinden hesaplama yapılarak bedelden düşüleceği hüküm altına alınmış olduğu gözetilerek davalı alıcının davacıya vermiş olduğu TL bedelli çeklerin ödeme günündeki kur değeri üzerinden yapılan ödemeler düştüğünde davalı alıcının 6.922,54 EURO bakiye borcu bulunduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulü yönünde, takip yabancı para cinsinden olduğundan ve davalı borçlu takip talebi ile temerrüte düşürüldüğünden alacağa kamu bankalarının EURO mevduat hesabına uygulanan yıllık işleyecek faiz uygulanmasına, yine alacak likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1- Davanın KABULÜ ile; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının iptaline, takibin 6.922,54 EURO asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda kamu bankalarının EURO mevduat hesabına uygulanan yıllık işleyecek faizi ile birlikte devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 13.820,85 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar ve ilam harcı 4.726,13-TL nin peşin alınan 817,18-TL den düşümü ile kalan 3.908,95-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 876,48-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1.156,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekillerinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.21/02/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*