WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/507 Esas
KARAR NO : 2024/241
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/09/2014
KARAR TARİHİ : 17/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 14/05/2010 tarihli sözleşmenin 24. Maddesinde, bayi olan davalının 30 gün süre hiç LPG alımı yapmamasının, LPG alımlarında bir önceki yılın aynı ayına ait LPG alımlarından 420'den fazla düşüş olması halinin sözleşmenin ihlali anlamına geleceği ve müvekkilinin bu sözleşmeyi hiç bir ihtara gerek kalmaksızın bildirimsiz olarak derhal fesih hakkının olduğunun kararlaştırıldığını, davalının Ağustos 2013 döneminden itibaren bir önceki yıla göre LPG alımlarında % 80 civarında düşüş olduğu, sözleşmenin 30. maddesine göre ise, belirlenen fesih sebeplerinden ayrı olarak bayiinin yetersizliğine karar verilmesi halinde de müvekkili şirketin tek taraflı fesih hakkının bulunduğu, 27. madde uyarınca, davalının akdi ihlal nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi halinde sözleşme süresinin geri kalan kısmı bakımından müvekkilin mahrum kaldığı kâr karşılığı tazminat isteme hakkının bulunduğu, 28. madde gereğince de, 50.000 Euro cezai şart ödemesi gerektiği, davalının alımlarındaki düşüş nedeniyle 26/12/2013 tarihli ihtarname ile müvekkili tarafından sözleşmenin feshedildiği, fesih ihtarının davalıya 30/12/2013 tarihinde tebliği edildiği, ihtarın tebliği tarihindeki döviz kuruna göre 50.000 Euro'nun 146.825,00 TL'ye tekabül ettiğini belirterek cezai şart alacağından şimdilik 25.000 TL, sözleşmenin süresinden önce son ermesi nedeniyle mahrum kalınan kar mahrumiyeti tazminatından şimdilik 5.000,00 TL'nin temerrüt 1/5 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının bayilik sözleşmesini müvekkiline hiç vermediğini, taraflar arasında akdedildiği ileri sürülen ve ancak müvekkiline hiçbir şekilde verilmeyen bayilik sözleşmesinin TBK' ya açık şekilde aykırı olduğunu, davacının talep edebileceği müspet zarar niteliğindeki tazminat olan kar kaybının bulunmadığını, davacının cezai şart talebinin yasal olmadığını, cezai şartın hukuki hiçbir dayanağı bulunmamakta olup, aynı zamanda müvekkilin mahvına yol açacak nitelikte olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-Davacıya ait ticari defter, fatura ve belgeler
2-Bayilik Mukavelesi,
3-... Noterliğinin 26.12.2013 tarih ve ... yevmiye sayılı Fesih İhtarnamesi
5-Mahkememizde alınan bilirkişi raporları
Mahkememizce toplanan deliller ve ticari defterler üzerinde yapılan incelemeye göre benimsenen kök ve ek rapor doğrultusunda; davalının LPG alımlarında sözleşmeye aykırı olarak bir önceki yılın aynı ayına nazaran sonraki yılda % 20 ve daha fazla düşüş olduğu, buna göre sözleşmenin 24. maddesini ihlal ettiği ve davacının tek taraflı fesih hakkının doğduğu, sözleşmenin 27. maddesine göre, sözleşmenin geri kalan süre bakımından davacını kar kaybını isteyebileceği, davacı aynı yerde 09/12/2013 tarihinde başka bayilik kurduğu, davalıya ise 30/01/2012 tarihinde tüp satışının yapıldığı, taraflar arasında sözleşmenin geri kalan süresi için kar mahrumiyeti talep edilebileceğinin kararlaştırılmış olmasına göre makul süre araştırmasına gerek bulunmadığı ayrıca cezai şart talebinin de haklı olup, tespit edilen cezai şart miktarın davalının iktisaden mahvına sebebiyet verecek miktarda bulunmadığı gibi davalının ticari defterlerini de sunmadığı, bu nedenle cezai şartın tenkis edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuştur.
Mahkememizden verilen 03/10/2018 tarih ve 2014/... Esas 2018/... sayılı kararı ... Mahkemesinin ... . Hukuk Dairesinin 2020/... E, 2021/... K sayılı 21/06/2021 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır.
Kaldırma ilamında özetle; "Talep olunan cezai şartın iktisaden mahva sebebiyet vereceği cevap dilekçesinde davalı vekili tarafından dile getirilmesine, mahkemece bu konuda ek rapor alınmasına karar verilmesine ve alınan ek raporda, bu hususta her hangi bir tespit yapılamamasına rağmen mahkemece, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle cezai şartın tenkis edilmediği yönündeki gerekçesi dosya kapsamına uygun olmadığı, tacir, TTK nun 22 maddesi gereğince cezai şarttan kural olarak bir indirim yapılmasını isteyemez ise de; cezai şart iktisaden mahvını gerektirecek derecedeyse tenkise karar verilebileceği, davalının, mahkemenin yargı çevresi dışında bulunduğu ve ticari defterlerinin ancak talimat yoluyla incelenebilecek olmasına göre davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının talimat yoluyla incelenmek suretiyle cezai şart tutarının davalının iktisaden mahvına sebebiyet verip vermeyeceğinin belirlenmesi ve neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken sadece 2014 yılı vergi beyannameleri üzerinden inceleme yapılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin isabetli olmadığı, bu itibarla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair " gerekçesi ile mahkememiz hükmünü kaldırmıştır.
Mahkememizce kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02/01/2023 tarihli Nihai raporda özetle; Genel değerlendirme; 1) İstinaf kararında özetle; davacı/bayilik verenin davalı/bayi veren ile arasındaki Bayilik Sözleşmesini 26.12.2013 tarihli ihtarnamesi ile feshetmeden hemen önce 10.12.2013 tarihinde bölgede (aynı ilde ve aynı ilçede) ikinci bir Bayilik tesis etmiş olmasının, davacının fesihten dolayı kar mahrumiyeti zararına uğramasına engel teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmiş olduğu, raporlarının Mali Kısmındaki tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında; davacının aynı bölgede yeni bir Bayilik tesis etmiş olması nedeniyle davalı ile olan sözleşmesini feshetmesinden dolayı kar mahrumiyeti zararına uğramamış olduğunun, bu nedenle de davalıdan kar mahrumiyeti zararının tazminini talep edemeyeceğinin kabul edilmesi gerekeceği düşünülmekte olup, takdirin tamamen mahkemeye ait olduğu, 2) İstinaf kararında ayrıca; davacının talebine istinaden talebe hak kazandığı 100.000 TL tutarlı cezai şartın ödenmesinin davalının ekonomik açıdan Mahvına yol açıp açmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiği nin belirtilmiş olduğu, Yargıtay kararlarına göre, 100.000 TL'lik cezai şartın ödenmesi davalının ekonomik açıdan mahvına yol açacak ise, ekonomik açıdan mahvına yol açmayacak bir tutarı indirilmesi gerektiği, 100.000 TL'lik cezai şartın ödenmesi davalının ekonomik açıdan mahvına yol açmayacağı ve eğer yol açacaksa hangi tutarı indirildiği takdirde ekonomik açıdan mahvına yol açmayacağı hususunun, davalının ilgili Mali Belgeleri üzerinde yaptırılacak bir Bilirkişi İncelemesi neticesinde tespit edileceği hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
SMMM bilirkişi Şerif Şen tarafından düzenlenen 29/09/2023 tarihli ek raporda özetle; Özkaynak Karlılığının, işletmenin sahipleri tarafından konulan sermayenin karlılığını ölçmek için kullanılan bir oran olduğun, Özkaynak hesaplanırken şu formülün uygulandığı; Özkaynakların Karlılığı = Dönem İçi Net Kar veya Zararı / Özkaynaklar A-) Davalı ...'in 2010 yılında İşletme Hesasına tabi olarak faaliyet gösterdiği, İşletmenin Sermayesinin bu nedenle belirlenemediği, sermayenin belli olaması nedeni ile Özvarlık hesaplaması yapılamamış olduğu, Yıllık Gelir Vergisi beyannamesinde, 2010 Yılı 16.563,34 TL olduğu, B-) ...'in 141.118,53.-1L olan sermayesi 2011 yılında tamamen ödenmiş ve bugüne kadar herhangi bir çekilme olmadığı, 2011 yılı Özvarlığı 171.522,84 TL olarak hesaplandığı, 2011 yılına ait Özvarlık TTK 376 ya göre 4 olan yasal oranlarında bünyede mevcut olduğu, Firmanın 2011 Yılı Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesindeki bilançosuna göre; Sermaye ve Kanuni Yedek Akçeler toplamının %50 si ve fazlasının TTK 376 ya göre karşılıksız kalmadığı, Tazminatlar mavhına sebep olmadığı, C-) ...'in 2012 yılı Özvarlığının 185.579,89 TL olarak hesaplanmış olduğu, 2012 yılına ait Özvarlık TTK 376 ya göre 12 olan yasal oranlarında bünyede mevcut olduğu, Firmanın 2012 Yılı Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesindeki bilançosuna göre:, Sermaye ve Kanuni Yedek Akçeler toplamının %50 si ve fazlasının TTK 376 ya göre karşılıksız kalmamış olduğu, Tazminatlar mavhına sebep olmadığı, D-) ...'in 2013 yılı Özvarlığının 42.477.80 TL olarak hesaplanmış olduğu, Firmanın 2013 Yılı Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesindeki bilançosuna göre:, Sermaye ve Kanuni Yedek Akçeler toplamının en az yarısının zarar nedeni ile TTK 376 ya göre karşılıksız kaldığı, 2013 yılı bilançosuna göre Tazminatlar mavhına sebep olacağı, Davalı ...'in 2011 - 2012 yılları bilançoları, belirlenen cezai şartın bilançosuna oranla mahvına neden olabilecek nitelikte olmadığı, 2013 yılı bilançosunun, belirlenen cezai şartın bilançosuna oranla mahvına neden olabilecek nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava, bayilik sözleşmesinin haklı feshedildiği iddiasıyla mahrum kalınan kar ile cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık; Dava konusu ihtilaf bayilik sözleşmesinden kaynaklanan kar mahrumiyeti ve cezai şart talep koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Taraflar ileri sürdüğü vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, taraflar arasındaki LPG tüplü bayilik sözleşmesinin, LPG satışına ilişkin Tüprüş rafineri çıkış fiyat listesinin, davalının bölgesinde başkaca bayinin düzenlediği faturaların EPDK dağıtıcı tavan fiyat listesinin, davalı bayinin davacı lehine ipotek verdiği taşınmaza ilişkin ipotek sözleşmesinin, davacı tarafın mahkememizin dosyasını ilgi tuttuğu ihtarnamenin vergi dairesi kayıtlarının ... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas dosyasının mahkememiz dosyasına celp edildiği görülldü.
Mahkememizin 2014/929 Esas 2018/956 Karar sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde İstinaf edildiği, istinafın gerek kar mahrumiyeti gerekse cezai şart açısından mahkememiz kararını kaldırdığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Kaldırma kararı sonrası dosya yeniden esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiş, ... Satış İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas dosyasının mahkememiz dosyasına celp edilmiştir. İlgili dosyanın incelenmesinde, davacının davalı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi sureti ile takip başlattığı takibin dayanağı olarak ipotek sözleşmesi ile takip dosyasının diğer eki olan ... Noterliğinin 22/08/2018 tarih ... sayılı ihtarının dosyaya sunulduğu görülmüş, ilgili ihtarnamede davacı alacaklının mahkememizin dosyasını da ilgi tutarak kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağı için takip başlatılacağını davalı borçluya ihtar ederek davalıyı temerrüte düşürdüğü görülmüştür. Davacının davalı aleyhine cezai şart ve kar mahrumiyeti istemine ilişkin başlattığı takibin sonuçlandığı davalının davacı lehine verdiği ipoteği paraya çevrilmesi neticesinde satışın tamamlanarak davacının parasını aldığı, taraflar arasındaki davanın konusuz kaldığı anlaşılmış olduğundan konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan (512,35 TL peşin harç ve 1.281,00-TL ıslah harcı) 1.793,35-TL harcın mahsubu ile, bakiye 1.365,75-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.17/04/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*