T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/501 Esas
KARAR NO : 2024/151
DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/02/2018
KARAR TARİHİ : 18/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; 07/02/2017 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorsikleti ile ... Caddesi ... istikametinden gelip kültür merkezi ışıklardan sağa dönüp ... Kavşağı’na dönüş yapmak istediği esnada plakası belirlenemeyen bir aracın çarpması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plaka sayılı motorsiklette yolcu olarak bulunan davacının ağır derecede yaralandığını, kaza sonucunda ... Devlet Hastanesi’nde ve ... Devlet Hastanesi’nde tedavi gördüğünü, kazanın ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2017/... soruşturma numarası ile soruşturması yürütüldüğünü, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında plakası belirlenemeyen aracın olay yerini terk etmesi nedeniyle kusur tespiti yapılamadığını, davacının kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalıdan tazminini, 14/04/2016 tarihinde kabul edilen 6704 sayılı yasanın madde 5-2918 sayılı Kanunun 97. maddesi gereğince davalı sigorta şirketine 08/01/2018 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, ... tarafından 15 günlük yasal süre içerisinde verilen cevapta bir takım eksik evrak bildiriminde bulunulduğunu ve bu evrakların içerisinde sağlık kurulu raporuna da yer verildiğini, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 04/05/2017 tarihli E.2017/ ... K. 2017/ ... sayılı kararında da kesin ve sürekli maluliyet oranına ilişkin sağlık kurulu raporunun davacı tarafça kısa sürede tamamlanabilecek bir husus olmadığı, bu durumda davalı sigorta şirketinin isteminin davacının haklarının sürüncemede kalmasına yol açacak nitelikte olduğundan başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü ile anılan maddede düzenlenen dava şartı gerçekleştiğinden uyuşmazlığın esasına girilerek delillerin toplanması gerekirken mahkemece KTK'nun 97. maddesindeki başvuru şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığı belirtildiği gibi sağlık kurulu raporunun eksik evrak olarak değerlendirilip tarafımızdan talep edilmesi davacı müvekkilin hakkını sürüncemede bırakacağından, verilen cevabın talebi karşılamamış olduğunun kabul edilmesini, fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydı ile 100,00TL kalıcı iş göremezlik tazminatı 100,00TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı kaza nedeniyle motosikletle yolcu olarak bulunan davacının oluşan zarara ilişkin hesaplanacak tazminatın ödenmesinin talep edildiğini, hasar servisince yapılan inceleme sonucunda; başvuru sahibinin maluliyetini belirtir hiçbir evrak, epikriz raporu, sağlık kurulu raporu bulunmadığının tespit edildiğini, davacının eksik belgeleri ikmal etme zorunluluğu olmadığından bahisle dava yoluna gittiğini, zorunlu evraklar sunulmaksızın temerrüde düşmesinin mümkün olmadığını, başvuru konusu trafik kazasında hatır taşıması söz konusu olduğundan başvurucu lehine tesis edilecek tazminat varsa indirim yapılmasının yasa gereği olduğunu, davacının kasksız ve koruyucu tedbir olmadan binmesi nedeniyle kusurlu olduğunu, davalı kurumun iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, destekten yoksun kalma ve maluliyet tazminatının ödenebileceğini, zararın ve kusur oranının tespit edilmesini, SGK tarafından ödenen tazminat varsa düşülmesini, davalının sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, başvuru şartı yerine getirilmediğinden usulden reddini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce delillerin toplandığı, tedavi evraklarının, trafik kayıtlarının, SGK kayıtlarının, savcılık dosyasının ve hasar dosyası celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Mahkememizin 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı ve 22/02/2018 tarihinde verilen kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edildiği, ... Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 2021/... Esas, 2021/... Karar sayılı ve 20/05/2021 tarihli ilamı ile, ''Somut uyuşmazlıkta, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulunun 29/07/2019 tarihli yazısında belirtilen işlemlerin yapılması için, 25/06/2020 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararıyla, "Davacı vekiline ... 'ün ... Üniversitesi Tıp Fakültesine sevki konusunda mahkeme kaleminde hazır etmesi için iki haftalık süre verilmesine" şeklinde işlem yapılarak, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ile ilkelere aykırı davranılmıştır. Ayrıca Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 05/05/2014 tarih ve 2014/ ... Esas-2014/ ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, vekilin, müvekkilini hastaneye sevk için mahkeme kaleminde hazır etme yükümlülüğü bulunmamasına rağmen, vekile bu yükümlülüğün yükletilmesi de doğru olmamıştır. Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusundaki iddia ve itirazlar yerinde görülmüştür. O halde, Mahkemece, yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere uygun olarak Adli Tıp Kurumunun yazısında belirtilen işlemlerin yapılması için meşruhatlı davetiyenin, davacı asile tebliğ edilmesi gerekmektedir.'' denilerek Mahkememizin kararının kaldırıldığı ve dosyanın mahkememize iade edildiği, Mahkememizin 2021/ ... Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
BAM kaldırma ilamı sonrasında ATK ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan aldırılan 11/05/2022 tarihli maluliyet raporunda özetle; ... oğlu 1996 doğumlu ... ...'ın 07.02.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 3.Kişinin bir başkasının sürekli ya da geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir.
BAM kaldırma ilamı sonrasında ATK ... Üst Kurulu'ndan aldırılan 11/05/2023 tarihli maluliyet raporunda özetle; ... ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... oğlu, 1996 doğumlu ... ...'ın 07.02.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; A-)30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, B) İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, C)Kişinin bir başkasının sürekli ya da geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir.
Makina Mühendisi ve Aktüerya uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 27/11/2023 tarihli heyet raporunda özetle; Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 07.02.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; 1-Plakası belirsiz araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, 2-Davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ... 'in %25 oranında kusurlu olduğu, 3-Davalının plakası belirsiz araç sürücüsünün %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ... ...'ın;
a)Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 6.318,27 TL olduğu,
b)Davacının maddi zararının poliçe limitlerini aşmadığı,
c)Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda davacının malul kalmadığı belirlendiğinden, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle zararının bulunmayacağı,
d)Taleple bağlı kalınarak başvuru tarihine göre temerrüdün 23.01.2018 tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
e)Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bedel artırım dilekçesi; Davacı vekilince 09/02/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi sunulduğu, eksik harcın tamamlandığı, bedel artırım dilekçesinin davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğe çıkarıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeni ile sürekli ve geçici iş göremezlik zararının ...ndan tazmini istemine dairdir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713).
Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar sayılı emsal ilamı)
2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9. maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ...na başvurulabileceği belirtilmiş, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3. maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 cc'yi geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km'den az olan bisiklet olduğu düzenlenmiş, 2918 sayılı KTK'nın 103. maddesinde ise; motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.
..., plakası tespit edilmeyen bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; uyuşmazlığın 07/02/2017 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ile dava dışı plakası belirlenemeyen aracın sürücüsü arasında trafik kazası meydana geldiği, dava dışı karşı aracın olay yerini terk nedeniyle plakasının tespit edilemediği, meydana gelen trafik kazasını araç sürücüsü olan dava dışı ... 'in de ifadesi ile teyit ettiği, bu halde davalı ...nın sigorta gerektiren aracın verdiği zarardan kusuru oranında sorumluluğu bulunduğu, davacının malul kaldığı iddiası ile davayı açtığı, mahkememizce davacının kaza nedeniyle gördüğü tüm tedavi evraklarının celp edildiği, dosyanın maluliyet raporu alınmak üzere Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, mahkememizce aldırılan ATK maluliyet raporu ile, kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, kişinin bir başkasının sürekli ya da geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, mahkememizce itirazlar üzerine ATK Üst Kurulu'ndan aldırılan maluliyet raporu ile, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, Kişinin bir başkasının sürekli ya da geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, mahkememizce makina mühendisi ve aktüerya bilirkişi heyetinden aldırılan heyet raporu ile, plakası belirsiz araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü Muhammet ... 'in %25 oranında kusurlu olduğu, davalının plakası belirsiz araç sürücüsünün %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ... ...'ın; Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının =6.318,27TL olduğu, davacının maddi zararının poliçe limitlerini aşmadığı, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda davacının malul kalmadığı belirlendiğinden, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle zararının bulunmayacağı, taleple bağlı kalınarak başvuru tarihine göre temerrüdün 23.01.2018 tarihinde gerçekleşmiş olacağı, dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulduğunun tespit edildiği, aldırılan ATK ve bilirkişi raporlarının hükme ve denetime elveriş olduğu anlaşıldığından, hükme esas alınmıştır
Meydana gelen kaza kapsamında plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün alınan rapora göre %75 oranında kusurlu olduğu, davalı yanın kendi tespitlerinin de bu yönde olup çelişki arz etmediği, bu nedenle oluşa uygun kusur raporunun hükme esas alındığı, davacının kaza tarihindeki yönetmelik kapsamında sürekli maluliyetinin bulunmadığı, aynı yöndeki tespitin ATK ... Üst Kurulunca da yapıldığı, ancak 6 aylık iyileşme süreci için davacının geçici iş göremezliğine dayalı zararının bulunduğu, tenzili gereken SGK ödemesi bulunmadığı, alınan aktüer raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, 08/01/2018 başvuru tarihine göre temerrüdün 23/01/2018 tarihinde doğduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile;
a-Davacının sürekli iş göremezlik talebinin Reddine,
b-6.318,27 TL geçici iş göremezlik tazminatının 23/01/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 431,60-TL karar ve ilam harcından 35,90-TL peşin harç, 47,00-TL ıslah harcı (ıslah+tamamlama harcı) toplamı 82,90-TL harcın düşümü ile eksik kalan 348,70-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL başvuru harcı, 35,90-TL peşin harç, 47,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 118,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 6.318,27-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 100,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-a)Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, adli tıp rapor ücreti ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.875,56-TL (4.115,00-TL'si davacı vekilince direkt ATK'ya ödenip dosyamıza dekont sunulan) yargılama gideri kabul ve red durumuna göre 7.752,84-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
b)Davalı tarafından yapılan 100,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre 1,56-TL'lik kısmının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine; arda kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, kabul edilen miktar itibariyle kesin; reddedilen miktar itibariyle ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!