T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/213 Esas
KARAR NO:2024/126
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:21/07/2017
KARAR TARİHİ:07/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... şirketi, otel yönetim ve işletme faaliyetleri ile iştigal eden ve halihazırda ... ve ...'ndaki ... isimli otellerin işletmecisi konumundaki ... A.Ş. %53,06 oranında pay sahibi olduğunu, ...şirketinin diğer pay sahipleri olan davalılar ise ..., ..., ... ve üçüncü kişi ... olduğunu, müvekkili şirket ile davalılar arasında ...taki pay sahipliği ilişkilerini düzenlemek amacıyla imzalanan hissedar sözleşmesinin tadiline ilişkin Opsiyon ve Tadil Sözleşmesinin davalılar tarafından ihlal edilmiş ve Opsiyon Sözleşmesi uyarınca müvekkili şirket her bir davalının müştereken ve müteselsilen ödemekle yükümlü olduğu 1.000.000-ABD Doları cezai şarta hak kazandığını, ancak müvekkili şirketin davalılara bu bedelin ödenmesine yönelik ihtar edilmesine rağmen herhangi bir ödemenin yapılmadığı için huzurdaki davanın açıldığını, söz konusu cezai şartın ödenmesinden davalı tarafın sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmakla, 1.000.000 ABD Doları tutarındaki alacağının, 21 Temmuz 2017 tarihinden itibaren işleyecek ve ticari ilerde uygulanan avans faiz oranı üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıların üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Opsiyon Anlaşması'nı ihlal ettikleri iddiası ile açılan davanın usul ve esas yönünden hukuka aykırı bu taleplerin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, yabancı bir tüzel kişinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti mahkemelerinde dava açabilmesi ancak ve ancak teminat yükümlülüğünü yerine getirmesine bağlı olduğunu, davacı şirketin teminat yatırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, Opsiyon Anlaşması'nın 4. maddesi TTK'nın emredici hükümlerine aykırı olduğu ve Opsiyon Anlaşması'nın 4. maddesine aykırı davranılmadığı için cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki kararlaştırılan cezai şartın fahiş olduğunu, müvekkillerinin mahvına sebep olacak cezai şart bedeli geçersiz sayılmalı yada indirilmesinin gerektiğini, bu nedenle geçerli olmayan sözleşme maddesine dayalı olarak talepte bulunulamayacağını, bu nedenlerle yabancılık teminatına ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, usul ve esas yönünden açılan davanın reddine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 2017/... Esas 2018/... Karar sayılı dosyası ile davanın reddine dair karar verilmiş olup İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2020/201 Esas 2021/... Karar sayılı kararı ile kaldırılarak Mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir.
İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2020/... Esas 2021/... Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde;
"...İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında 805 sayılı Yasanın 1.maddesine göre "Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutmağa mecburdurlar". Anılan Yasanın 2.maddesine göre ise bu zorunluluk, yabancı şirket ve müesseseler için, Türk müesseseleri ile Türkiye uyruğunda olan kişiler ile muhabere, muamele ve temaslarına ve devlet kurumlarına ibraz zorunluluğunda bulundukları evrak ve defterlerine hasredilmiştir. 805 sayılı yasanın 1 .maddesi uyarınca, Türk şirketlerinin Türkiye'de yaptığı sözleşmelerde Türkçe dilinin kullanılması zorunlu olup, bu zorunluluğa uyulmaksızın düzenlenen sözleşmeler ise aynı Kanun'un 4. maddesine göre geçersizdir. Ancak aynı kanunun 2. Maddesi uyarınca sözleşmenin taraflarından birini yabancı olması halinde Türk şirketleriyle yapacakları sözleşmelerde Türkçe kullanılması zorunluluğu bulunmamaktadır.
Dosyaya sunulan ve davaya dayanak yapılan İngilizce düzenlenmiş 02 Haziran 2016 tarihli sözleşmenin taraflarından birinin davacı ... şirketi olup, bu şirketin Lüksemburg menşeli bir yabancı şirket olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, sözleşmenin bir tarafının yabancı şirket olması nedeniyle 805 sayılı Yasanın 1.maddesinin somut olayda uygulama olanağı bulunmadığından ilk derece mahkemesince, işin esasına girilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmemiştir..." şeklinde karar verilmiştir.
Kaldırma üzerine Mahkememizce yeniden oturum günü tayin edilmiş, taraflara tebliğ edilmiş, tayin edilen gün, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devamla esas hakkında hüküm tesis edilmiştir.
Dosya kapsamında taraflardan her birinin yargılama sürecinde sözleşme ve ilgili maddelerinin tercümesini ayrı ayrı yaptırarak dosyaya sunduğu ve iki tercüme arasındaki farklılıklar nedeni ile yeniden tercüme ihtiyacı doğmuş olmakla bilirkişi heyetine tercüman bilirkişi de eklenmiştir.
Kaldırma sonrası Mahkememizce alınan konu uzmanı, mali ve tercüman bilirkişi heyetinin 29/05/2023 tarihli 29 sayfadan ibaret raporunda özetle; yapılan mali değerlenirmeler sonucunda, şirketin 31.12.2016 tarihi itibarıyla borca batık hale gelmesinin nedeni olarak görülen 5.876.728,64 TL tutarındaki işlemin genel ifade ile kayıtlara alınmış olduğu, bu anlamda şirketin 2016 yılı dönem net zarar tutarının doğruluğunun izaha muhtaç olduğu, zira söz konusu kaydın yersiz yapılmış olması halinde dava dışı şirketin borca batık olmayacağı, buna bağlı olarak da davalıların, şirketin mali durumunun görüşülmesi için genel kurulun toplanması yönündeki taleplerinin yersiz kalacağı,
Sözleşme maddelerine göre cezai şartın, davalıların ekonomik durumlarına cezai tazminattan müşterek ve müteselsilen sorumlu olmalarına göre, ekonomik özgürlüğü aşırı derecede kısıtlayıp ekonomik mahva neden olup olmayacağı hususuna ilişkin tespit ve değerlendirmelerin, davalıların 08.03.2018 tarihli dilekçe ekinde sunmuş oldukları beyanlar ışığında yapılmış olup, buna göre tüm davalıların, cezai şartı ödemeleri halinde (ödemenin karar tarihinden sonra ve en az bugünkü kurlar üzerinden yapılacağı değerlendirildiğinde) ekonomik mahva uğrayacaklarının değerlendirildiği,
Bununla birlikte davalılar gerçek kişi olmaları nedeni ile beyanları ile sınırlı olarak değerlendirme yapılmış olup, beyanların da Mart 2018 dönemine ait olması karşısında, mal varlıklarına ilişkin bildirimlerin doğruluğunun heyetimizce tespiti mümkün olmadığı gibi, o tarihten bu tarihe kadar mal varlıklarındaki değişimin de bilinmediği, bu itibarla takdirin mahkemeye ait olduğu,
Borçlar hukuku sözleşmelerinin hükümleri bakımından TK m. 340'a aykırılık iddiasının söz konusu olamayacağı, buna karşın BK m. 27 hükmündeki emredici hükümlere aykırı sözleşme hükümlerinin kesin hüküm; bağlamında, Opsiyon Sözleşmesi'nin 4. Maddi düzenlemelerin doğrudan BK m. 27 hükmü doğrultusunda kesin hükümsüz olarak nitelendirilemeyeceği, nihai takdirin mahkemeye ait olduğu,
Şirketin borca batık olması hali için Opsiyon Sözleşmesi'nin 4. Maddesi kapsamında getirilen yükümlülük ve işletilmesi öngörülen sürecin TK m. 376 hükmü ile birlikte değerlendirildiğinde tam olarak işletilip işletilmediği, bu kapsamda Türk Ortaklar'ın şirkete mali olarak destek olma yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmemiş kabul edilip edilemeyeceğinin teyit edilemediği, bu husustaki nihai takdirin mahkemeye ait olduğu,
Dosyaya sunulan beyan ve belgeler doğrultusunda 1.000.000 USD cezai şartın ödenmesinin davalıların ekonomik olarak mahvına sebebiyet verebileceği belirtilmiştir.
Mahkememizce alınan 29.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda mahkememizce atanan tercüman bilirkişinin çevirisi yaptığı haliyle sözleşme maddelerinin incelenmesinde;
Madde 4
FİNANSMAN
4.1.
(A) (i) veya (ii) en erken 01.01.2018 tarihinde veya bu tarihten sonra gerçekleşmek üzere, (i) Türk Ticaret Kanunu madde 376 (3) hükmü uyarınca bir (i) teknik iflas (yani, borca batıklık) riski bulunması veya (ii) öz sermayenin 2/3'ünden fazlasının kaybedilmesi ve bu durumun Türk Ortakları ve ...'nun karşılıklı rızası ile Şirket'in masrafları kendisine ait olmak üzere en geç 2 (iki) hafta içerisinde görevlendireceği bir Bağımsız Denetçi tarafından tespit edilmesi halinde veya
(B) ...ın hiçbir sınırlama olmaksızın kira, vergi, maaş ve/veya sosyal güvenlik primi borçları dahil üçüncü kişilere olan ihtilafsız borçlarını (şüpheye mahal vermemek açısından belirtmek gerekirse, ilgili taraf borç hesapları hariç), art arda üç ay boyunca tamamen veya kısmen ödememesi ve hissedarlar arasında bir anlaşmazlık olması üzerine durumun Türk Ortaklar ve ...'nun karşılıklı rızası ile Şirket'in masrafları kendisine ait olmak üzere görevlendireceği bir Bağımsız Denetçi tarafından tespit edilmesi halinde, Türk Ortaklar ve ..., iflas riskini ortadan kaldırmak (yani Şirketin bir önceki yıla ait yılsonu sermayesinin 1/2'sine eşit bir düzeye ulaşana kadar) VEYA yukarıda 4.1(B)'de bahsi geçen borçları ödemek ÜZERE ...ın sermayesini arttıracaklar ve ...taki hissedarlık oranları nispetinde sermaye artırımına katılacaklardır. (then the Turkish Partners and ... shall increase the capital of ...and contribute to the capital increase pro-rata to their shareholding in ...TO eliminate the bankruptey risk (....) OR TO pay the debts referred under Art. 4.1.(B) above, The assessmenis regarding Article 4.1.B above shall be made at four-month intervals the first assessment being made 30 days following the Effective Date, For the avoidance of doubt, the shareholders of ...hereby waive any claims relating to any share premiums injected to the Company prior to the date of this Agreement.) Yukarıda yer alan Madde 4.1.B ile ilgili değerlendirmeler, bunlardan birincisi Yürürlük Tarihini izleyen 30 gün sonra olmak üzere dört aylık dönemler halinde yapılacaktır. Şüpheye mahal vermemek açısından belirtmek gerekirse, ...ın hissedarları işbu Sözleşme tarihinden önce Şirkete enjekte edilen hisse senedi ihraç primleri ile ilgili taleplerinden feragat etmektedirler.
4.2.... veya Türk Ortaklar, herhangi bir nedenle sermaye artırımına katılmazlarsa (şüpheye mahal vermemek açısından belirtmek gerekirse, yukarıda yer alan Madde 4.1.(A) bakımından yalnızca 01.01.2018 tarihi veya sonrası için geçerli olmak üzere), sermaye artırımına katılan hissedar, ...ın sermayesini arttırma ve iflas ri: ortadan kaldırmaya yeterli bir seviyede (yani Şirketin bir önceki yıla ait yılsonu sermayesinin 1/2'sine eşit bir tutara kadar veya Şirketin yukarıda yer alan Madde 4.1 (B)'de sözü edilen ödenmemiş borçlarının tamamını ödeyecek kadar) sermaye artırımına katılma hakkına sahip olacaktır.
4.3.Hissedarlar Sözleşmesi Madde 5.3'te yer alan ve ...'nun ...taki payının %60'ın üzerine çıkmamasını öngören herhangi bir sınırlama, işbu Madde 4 bakımından uygulanmayacaktır. ...'nun ...taki toplam pay oranı, ...ın toplam ortaklık payının %85'ini aşarsa, Türk Ortaklar, Kurula üye atama hakkına sahip olmayacak, Türk Ortakların mevcut Kurul üyeleri ya istifa edecek ya da görevden alınacak ve böylece imza yetkilerini kaybedecekler ve hiçbir sınırlama olmaksızın Yönetim Kurulu'nun kuruluşu, Kurul veya hissedarlar seviyesindeki karar veya toplantı nisapları dahil Hissedarlar Sözleşmesi tahtında Yönetim Kuruluna sağlanan tüm ayrıcalıkları otomatik olarak sona erecektir; ...ın Ana Sözleşmesi bu doğrultuda tadil edilecektir. Türk Ortaklar oy haklarını bu yönde kullanmayı kabul ederler.
4.4.... ve Türk Ortaklardan her biri, Kurul veya hissedarlar seviyesindeki toplantılara katılacaklarını ve oy haklarını ...ın Ana Sözleşmesinde yer alan şartları karşılamak üzere Madde 4'e uygun olarak kullanacaklarını kabul ve ikrar ederler.
4.5.Türk Ortaklar ve ..., Madde 4.1'e göre Türk Ortaklar veya ...'dan herhangi birinin katılmadığı bir sermaye artırımı yapılması halinde, Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen uygulama dikkate alınmaksızın, sermaye artırımına katılmayan hissedarın pay oranının seyreldiğinin addedileceğini ve sermaye artırımına katılan hissedara ait pay oranının, bu hissedar tarafından ödenmiş sermaye tutarı oranında artacağını kabul ederler. Türk Ortaklar ve ..., paylarının seyreltilmesi ve sermaye artırımına katkıda bulunan hissedarın ...taki paylarının artırılması işlemini tamamına erdirmek için gerekli tüm adımları atacaklarını (duruma göre sermaye artırımına katılmayan hissedarın paylarının sermaye artırımına katılan hissedara devri dahil olmak ancak bununla sınırlı olmamak üzere) kabul ve taahhüt ederler.
4.6.Tüm Genel Merkez giderleri, işbu Sözleşme'nin imza tarihini izleyen 12 (on iki) ay boyunca 850.000 AVRO tutarına kadar ...tarafından karşılanacaktır. Bu tutar, her 12 aylık dönemlerin bitiminde TÜFE oranında artırılacaktır. İşbu Sözleşmenin imza tarihini izleyen ilk 12 aylık dönem boyunca, ...ın Genel Merkez Giderleri öncesi FVAÖK (Faiz, Vergi ve Amortisman Öncesi Kar) tutarının tamamı 850.000 AVRO bedeline kadar Genel Merkez Giderlerini karşılamak için kullanılacaktır. ...ın FVAÖK tutarının tamamı, işbu maddede belirtilen rakamı karşılamaya yeterli olmadığı takdirde, ...ın FVAÖK tutarındaki eksiklik, 850.000 AVRO'nun aşıldığı aydan itibaren başlamak üzere ... tarafından karşılanacaktır. İşbu Sözleşmenin imza tarihini izleyen 12 aylık dönemin sonunu müteakip, Genel Merkez Giderleri, toplam 850.000 AVRO tutarına kadar olmak üzere, ...ve faaliyet halindeki diğer oteller tarafından Otel Odası Gelirlerindeki payları oranında (pro-rata) bölüşülerek karşılanacaktır (12 aylık dönemler bazında TÜFE oranına endeksli). ..., Genel Merkez Giderlerini her ay faturalandıracak ve fatura tarihini izleyen 30 gün içerisinde bu faturalar ilgili tarafça ödenecektir. 850.000 AVRO'yu aşan tutarlar (12 aylık dönemler bazında TÜFE oranına endeksli) ... tarafından finanse edilecektir.
Madde 6
SÜRE
6.2.İşbu Sözleşme Madde 2.6, 2.7 ve 2.8, Madde 3.5'in ilk cümlesi, Madde 5, Madde 6, Madde 7.1 (sadece işbu Sözleşme Madde 2.6, 2.7 ve 2.8 hükümlerinin ihlali bakımından), Madde 7.3, 7.4 ve 7.5, Madde 8 ve Madde 9 hükümleri İmza Tarihinde yürürlüğe girerken, Madde 2, Madde 3 (Madde 3.5'in ilk cümlesi hariç), Madde 4 ve Madde 7'nin geri kalan hükümleri (bir bütün olarak) (şüpheye mahal vermemek açısından belirtmek gerekirse, ana lisans sözleşmeleri dahil), ...'nun hisseleri devralmaya yönelik opsiyon hakkını Opsiyon Süresinin sonuna kadar kullanması kaydıyla, ...'nun yukarıda Madde 2.6 altında listelenen tüm şirketlere ait hisseleri devralma işlemini (Türk Ortakların Madde 2.6, 2.7 ve 2.8 tahtındaki yükümlülüklerini ihlal etmek suretiyle bu devralma işlemini engellememesi şartıyla) tamamladığı tarihte yürürlüğe girecektir (“Yürürlük Tarihi”). ...'nun yukarıda Madde 2.6 altında listelenen şirketlere ait hisselerin devralınmasına ilişkin opsiyon hakkını opsiyon Süresinin sonuna kadar kullanmaması halinde işbu Sözleşme kendiliğinden sona erecektir.
Madde 7
İHLAL VE CEZALAR
7.1.(1) Türk Ortaklardan herhangi birinin, işbu Sözleşme Madde 2.6, 2.7 ve 2.8 uyarınca opsiyon hakkının kullanımına ilişkin yükümlülüklerini ihlal etmesi veya (2) Şirkette pay sahibi olan Türk Ortakların ya da ... Grubu şirketinin Madde 4.1 ile 4.5 (dahil) arasında belirtilen yükümlülüklerini ihlal etmeleri halinde ve bu ihlalin telafi edilebilir nitelikte olmaması veya telafi edilebilir olmakla birlikte ihlalde bulunmayan Tarafın bu yöndeki yazılı ihbarını müteakip 5 (beş) İş Günü boyunca telafi edilmemesi halinde, her bir ihlal için, ilgili duruma göre aşağıda belirtilen cezalar uygulanacaktır:
7.1.1. Madde 7.1.(1) veya Madde 7.1.(2) bakımından, ihlalde bulunan Taraf, ihlalde bulunmayan Tarafa 1.000.000 ABD Doları (bir milyon Amerikan Doları) ceza tutarı ödemekle yükümlü olacaktır (ihlalde bulunan Taraf Türk Ortaklar ise, bunlar aynı tutarın ödenmesinden müştereken ve müteselsilen yükümlü olacaklardır); ve
7.1.2. Sadece Madde 7.1.(1) bakımından uygulanmak olmak üzere, yukarıda 7.1.1.(1) kapsamında belirtilen cezaya ilave olarak, ... veya belirlediği kişi, Türk Ortakların ...taki hisselerini devralma hakkına sahip olacaktır.
7.2.Türk Ortaklar, ...ın imza yetkilileri sıfatıyla, apart, otel, rezidans projeleri ve bi ölçüde konut ve/veya konaklama öğeleri içeren projeler (şüpheye mahal vermemek açısından belirtmek gerekirse, “...” ile ilişkili markalar hariç olmak üzere) ile ilgili olarak “...” ile ilişkili yeni Markanın tescili amacıyla ...ın Türk Patent Enstitüsü'ne başvurması için gerekli kurumsal (...) işlemleri yerine getirmeyi kabul ve taahhüt ederler. Şüpheye mahal vermemek açısından belirtmek gerekirse, yapılan başvurunun Türk Patent Ensti tarafından reddedilmesi veya üçüncü kişiler tarafından yasal yollarla engellenmesi halinde Türk Ortakların ... Grubu'na karşı herhangi bir sorumluluğu olmayacaktır. Türk Ortaklar, ...ın imza yetkilileri sıfatıyla, ayrıca ...ın yeni tescil edilmiş Markayı ilgili ana lisans sözleşmelerine dahil etmesi için gerekli kurumsal (...) işlemleri yerine getirmeyi kabul ve taahhüt ederler. Türk Ortaklar, işbu Madde 7.2 tahtındaki yükümlülüklerini ihlal ettikleri takdirde, Türk Ortaklar, ...'ya, 1.000.000 ABD Doları (bir milyon Amerikan Doları) ceza tutarını müştereken ve müteselsilen ödemekle yükümlü olacaklardır. İşbu Madde 7.2, Yürürlük Tarihinde yürürlüğe girecektir.
7.3...., Madde 3.1 ve 3.4 uyarınca Kasa Marka'ya verilen lisans sözleşmelerine dayalı olarak Yürürlük Tarihinden önce üçüncü kişilerle alt-lisans sözleşmeleri akdetmemeyi kabul ve taahhüt eder. ...'nun işbu Madde 7.3 tahtındaki yükümlüli ihlal etmesi halinde, ..., Türk Ortaklara toplam 1.000.000 Doları tutarında ceza ödeyecektir.
7.4.Hissedarlar Sözleşmesi Madde 7'de öngörülen hisse devri kısıtlamalarının, işbu Sözleşme Madde 7.1.2 doğrultusunda gerçekleşecek hisse devirleri için uygulanmayacağı kabul ve ikrar edilmektedir.
7.5.Hissedar konumundaki bir Tarafa verilen haklar ve çözüm yolları, münhasır nitelikte olmayıp, eklenerek artmaktadır (kümülatiftir) ve ilgili Tarafın kanun veya hakkaniyet çerçevesinde veya başka bir şekilde başvurabileceği diğer hak ve çözüm yollarına ilave niteliktedir.
Kaldırma sonrası Mahkememizce alınan konu uzmanı, mali ve tercüman bilirkişi heyetinin 04.01.2024 tarihli 10 sayfadan ibaret raporunda özetle; dava dışı şirketin 02.06.2016 Opsiyon ve Tadil Sözleşmesi imza tarihi dikkate alınarak, bu tarihten sonraki ilk 3 aylık dönem (2016/6-2016/9) incelenmiş ve buna göre değerlendirme yapılmış olup, 14.04.2017 genel kurul çağrı talep tarihine kadar olan dönem için, 2016/9 sonrası dönemin incelenmemiş olmasının eksikliğe neden olduğunun anlaşıldığı, davacı yanın bahse konu ettiği davalıların ikinci cevap dilekçesinin dört numaralı ekinde yer alan .... İcra Hukuk Mahkemesinin .... sayılı gerekçeli karardan da anlaşıldığı üzere gerçekten de dava dışı şirketin 2017 ocak, şubat, mart, nisan, mayıs ve haziran kiralarının ödenmemiş olduğu ve itiraz ileri sürülmediğinden takibin kesinleşerek tahliye kararı verildiği, bu durumda dava dışı şirketin kira ödemeleri yönünden 2017 yılı Ocak ayından başlamak üzere üst üste 3 dönem kira ödememe durumunun vuku bulduğu anlaşılmakta olup, buna göre davacı yanın kök rapora karşı beyan dilekçesinde, söz konusu sözleşmenin 4.1.a maddesindeki şartlarının oluşmadığı düşünülse dahi 4.1.b maddesindeki şartları kesin olarak oluştuğu yönündeki beyanlarının takdirinin mahkemeye ait olduğu,
Dava dışı şirket nezdindeki, mali incelemeler neticesinde şirketin borca batık hale gelmesine dayanak teşkil ettiği değerlendirilen kaydın dayanağına davalılarca açıklık getirilmediği, tespitin yerinde olduğu belirtilmekle yetinildiği, diğer yandan davacı yan vekili kök rapora karşı beyan dilekçesinde, şirketin halihazırda.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında verilen kararla iflasına karar verildiği, .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasıyla iflas işlemlerinin devam ettiği yönündeki beyanları dikkate alındığında, yukarıda bahse konu ettiğimiz kaydın, dava dışı şirketin iflasına ilişkin yargılamada davaya etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, huzurdaki davada konusuz kaldığı değerlendirilmiş olup, takdirin mahkemeye ait olduğu,
Davalılar vekilinin, Mahkemenin 05.10.2023 tarihli ve 1 numaralı ara kararı uyarınca talep edilen belgelere ilişkin olarak sunmuş olduğu beyan dilekçesi ekindeki mali tablo verilerine göre, detaylarına rapor içerisinde yer verilen nedenlerle, davalıların hissedar konumunda oldukları şirketlerin ve dolayısıyla davalıların mahvına sebebiyet vermeyeceği, diğer yandan dava dosyasına davalılara ait malvarlığı sorgulamaları sonucunda celp edilen varlık bildirimlerine göre, yine cezai şartın ödenmesi halinde bu varlıklarda meydana gelecek eksilmenin, davalıların mahvına sebep olmayabileceği değerlendirilmiş olmakla, takdirin mahkemeye ait olduğu,
Sözleşmenin 4. maddesinin başlıbaşına TK m. 340 ve BK m. 27 hükümlerine aykırılık teşkil etmediği kanaati hasıl olmuşsa da nihai takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Dava; sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı ...şirketinin hissedarları arasında imzalanan opsiyon sözleşmesi 4/1A-B maddeleri uyarınca davalıların sözleşme hükümlerini ihlal ettiği iddiasına dayanarak kararlaştırılan cezai şartın doğup doğmayacağı noktasındadır.
Opsiyon ve koşullu tadil sözleşmesinin ilgili maddelerinin taraflarca sunulan tercümelerinde yer yer anlam farklılıkları, hatalar ve yanlış anlamalar bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça cezai şarta dayanak sunduğu sözleşme mahkememizce tercüme ettirilmekle ilgili madde tercümesinin;
"...4.1.(A) (i) veya (ii) en erken 01.01.2018 tarihinde veya bu tarihten sonra gerçekleşmek üzere, (i) Türk Ticaret Kanunu madde 376 (3) hükmü uyarınca bir (i) teknik iflas (yani, borca batıklık) riski bulunması veya (ii) öz sermayenin 2/3'ünden fazlasının kaybedilmesi ve bu durumun Türk Ortakları ve ...'nun karşılıklı rızası ile Şirket'in masrafları kendisine ait olmak üzere en geç 2 (iki) hafta içerisinde görevlendireceği bir Bağımsız Denetçi tarafından tespit edilmesi halinde veya (B) ...ın hiçbir sınırlama olmaksızın kira, vergi, maaş ve/veya sosyal güvenlik primi borçları dahil üçüncü kişilere olan ihtilafsız borçlarını (şüpheye mahal vermemek açısından belirtmek gerekirse, ilgili taraf borç hesapları hariç), art arda üç ay boyunca tamamen veya kısmen ödememesi ve hissedarlar arasında bir anlaşmazlık olması üzerine durumun Türk Ortaklar ve ...'nun karşılıklı rızası ile Şirket'in masrafları kendisine ait olmak üzere görevlendireceği bir Bağımsız Denetçi tarafından tespit edilmesi halinde, Türk Ortaklar ve ..., iflas riskini ortadan kaldırmak (yani Şirketin bir önceki yıla ait yılsonu sermayesinin 1/2'sine eşit bir düzeye ulaşana kadar) veya yukarıda
4.1(B)'de bahsi geçen borçları ödemek üzere ...ın sermayesini arttıracaklar ve ...taki hissedarlık oranları nispetinde sermaye artırımına katılacaklardır. Yukarıda yer alan Madde 4.1.B ile ilgili değerlendirmeler, bunlardan birincisi Yürürlük Tarihini izleyen 30 gün sonra olmak üzere dört aylık dönemler halinde yapılacaktır. Şüpheye mahal vermemek açısından belirtmek gerekirse, ...ın hissedarları işbu Sözleşme tarihinden önce Şirkete enjekte edilen hisse senedi ihraç primleri ile ilgili taleplerinden feragat etmektedirler..." şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
Sözleşmenin orijinal halindeki "shall increase the capital of ...and contribute to the capital increase pro-rata to their shareholding ...to eliminate the bankruptey risk (i.e. up to a level egualling to 1/2 of the previous year's year-end share capital of the Company) or to pay the debts referred under 4.1.(B) above” ifadesiyle, Sözleşmenin Madde 4.1 (A) ve (B) hükümlerinde yer alan ihtimallerle ilgili hangi adımın atılacağını karara bağlanmaktadır. Bu hükmün fiili, maddenin gramatiğine göre ...ın sermayesinin artırılması ve ortakların sermaye artışına kendi payları nispetinde katkıda bulunmalarıdır. Bunun amacı da, Madde 4.1 (A)'da belirtilen iflas riskinin ortadan kaldırılması veya Madde 4.1 (B)'de sözü edilen borçların ödenmesidir. Sözleşmede bu amaç, "TO eliminate bankruptey risk ... OR TO pay the debts referred under Art. 4.1 (B)” ifadesi ile belirtilmektedir. Yani iflas riskinin ortadan kaldırılması veya sözü edilen borçların ödenmesi sermayenin artırılması şeklinde yapılacaktır.
Davacı tarafından sunulan tercümede ise, Madde 4.1 (A) ve (B)'nın gerçekleşmesi halinde, ya sermaye artırımı ve sermaye artırımına katılımın gerçekleşeceği ya da borçların ödeneceği belirtilmiştir.
Davalı tarafından sunulan tercümede ise yine iflas riskinin kaldırılması amacıyla ya sermaye artırımı yapılacaktır ya da borçlar ödenecektir.
Opsiyon ve koşullu tadil sözleşmesinin ilgili maddelerinin taraflarca sunulan tercümelerinde yer yer anlam farklılıkları, hatalar ve yanlış anlamalar 4.1.A ve 4.1.B açısından taraflarca da itiraz edilmeyen 16.06.2023 tarihli heyet raporunda tercüman teknik bilirkişinin tercümesi ile tercüman teknik bilirkişinin tercümesindeki gibi olduğu sabittir.
Bu fıkraların formülasyonuna, cümle içerisinde yüklem özne ve nesne görevinde kullanılan kelimeler arasında ilgi kuran edatlardan olan ve de sebep veya amacın bir fiil olduğu durumlarda kullanılan “to”'ya göre, "TO eliminate the bankruptey risk (....)" fiili ya da " OR TO pay the debts referred under Art. 4.1.(B)"' fiillerinin ikisini kapsar ekilde; "shall increase the capital" yükleminin yapılması arasında "to" edatının ilgi kurduğu mahkememizce de aşikar görülmüştür.
Varılan bu sonuca göre, sözleşmeye göre ana edim sadece sermaye artırımının yapılması ve ortakların artırıma katılmasıdır. Sözleşme gereğince "şirkete para enjekte etmek", "borç vermek", "nakit para sağlanması" sözleşmede taraflara yüklenen bir edim değildir. Ödenmeyen kiralar nedeniyle tahliye riski bulunmasının, sermaye artışı prosedürünü beklemesinin pek mümkün olmaması ticari hayatın gerekliliğince kabul edilebilir ise de; davacı taraf cezai şart alacağını sözleşmeye dayandırmakta ancak dayandıkları sözleşmede cezai şart taleplerinin gerekçesi olarak gösterdikleri "şirkete para enjekte etmek", "borç vermek" yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Davacının, Sözleşmenin 4/1-a maddesine aykırılık iddiası açısından ise; "Davacının Sözleşmenin 4/1-b maddesine göre gündeme getirdiği nakit ihtiyacını çözme konusunda girişimde bulunmaksızın, Sözleşmenin 4/1-a maddesine aykırı olarak 09 Haziran 2017 tarihli sermayenin azaltılması veya tamamlanmasına ilişkin ihtarnameyi davalı taraf göndermiştir. TTK 376, madde gereğince şirketin mali durumunun görüşülmesi gündem taslağı ile Ticaret Mahkemesine başvurmuştur" iddiaları ileri sürülmüş ise de; Sözleşmenin 4/1-a maddesi, 01.01.2018 tarihinde veya bu tarihten sonra gerçekleşecek teknik iflas halinde ne yapılacağını düzenlemekte olup, bu tarihten öncesinde "sermayenin azaltılması veya tamamlanması" işlemi yapılması talebini yasaklayan bir düzenleme değildir. Ayrıca bu tarihten önce sermaye kaybının oluşması halinde TTK 376/3 maddesi gereğince işlem yapılması yasağı getirdiği kabul edilseydi dahi bu sözleşme hükmü emredici hükümlere aykırılıktan batıl olacaktır.
4.1.A ve 4.1.B fıkralarının Davalı ve Davacı tercümelerinde bu şekilde aktarılmasının sözleşmenin ve uyuşmazlığın yorumlanması açısından fark yarattığı, taraflar arasındaki opsiyon sözleşmesinin 4.1 maddesinde yer alan; ortaklar, şirketin ekonomik darboğaza düşmesi halinde şirketi finansal açıdan destekleyecekleri maddesine göre, davalıların sermaye arttırımı gündemiyle çağrısız bir genel kurul toplanmasını talep ettiği, 14.04.2017 tarihli yazı ile ...ın The House ... isimli otelinin ve ... isimli otelinin 2017 yılındaki hiçbir kira bedelinin ödenmediği ve şirketin acil nakit ihtiyacı oluştuğundan şirkete sermaye avansı olarak ödeme yapılması ve sermaye artırımı yapıldığında koyulan sermaye avansının sermayeye dönüştürülmesine dair karar alınabileceği belirttikleri, buna göre mahkememizce yaptırılan çeviri nazara alınarak davalıların sözleşmeye aykırılıkları bulunmadıkları dolayısıyla cezai şart koşullarının gerçekleşmediği kanısına varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken maktu 427,60-TL harcın, peşin alınan 60.399,71-TL harçtan mahsubu ile bakiye 59.972,11-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 308.104,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılardan ...'nun(İşmen) yapmış olduğu 252,60-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile iş bu davalı yana verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/03/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ..
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!