T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/162 Esas
KARAR NO : 2024/35
DAVA : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/03/2021
KARAR TARİHİ : 22/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili 23.10.2012 tarihinde ... Limited Şirketi ile davalı banka arasında yapılan kredi sözleşmesi kapsamında 1.000.000 TL'lik kısma müteselsil kefil olduğunu, asıl borçlu ...'ın kredi borcunu ödememesi sonucu 08.01.2018 tarihinde .... İcra Müdüğürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyası kapsamında müvekkili aleyhine 362.595,96 TL takip çıkışlı icra takibi başlatılmış olup bu takip neticesinde 25.02.2019 tarihinde müvekkiline ait Mardin ili ... ilçesinde bulunan taşınmaza davalı banka lehine haciz konulduğunu, müvekkili ile davalı banka arasında imzalanan kefalet sözleşmesi kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, müvekkili evli olmasına ve eşiyle arasında bir ayrılık kararı olmamasına rağmen eşinin rızası alınmadığını, kefalet sözleşmesi kanunun amacına uygun olarak, nitelikli yazılı şekilde kurulmamış olduğunu kefil olunan tarih müvekkili tarafından yazılmadığını, işbu kefalet sözleşmesinde müvekkili tarafından yazılı bir beyanla ve açıkça girdiği sorumluluk belirtilmemiş olup sadece bir maktu form doldurma şeklinde kurulmuş olup, kanunun amacına aykırı hareket edildiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle kefalet sözleşmenin geçersizliğine, müvekkilinin banka arasında bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespitini, takibin tedbir amaçlı durdurulmasını, mevzuatta belirtilen en yüksek faiz tutarlarıyla birlikte davalı aleyhine güncel takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak koşulu ile kötüniyet tazminatını ayrıca yargılama giderlerini ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu yönünde iddia ve beyanda bulunduğunu ve karar verilinceye kadar takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesi talep edildiğini, ancak bu yöndeki iddia ve beyanların kabulü mümkün olmadığını, taraflar arasında geçerli bir kefalet sözleşmesi kurulduğunu, davacı tarafın müvekkili bankaya borcu olmadığına yönelik iddialarının kabulü mümkün olmadığını, borcun ödenmemesi durumunda yasal yollara başvurulacağı borçluya ihtar edildiğini, ödenme yapılmaması sebebiyle de müvekkili banka tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyası marifetiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın eşinin rızası alındığını, 23.10.2012 tarihli “Müşterek borçlu müteselsil kefalet için eş muvafakatnamesi”nde görüleceği üzere ... ...’ün ıslak imzasını olduğu geçerli bir eş muvafakatnamesinin varlığının sabit olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce icra dosyasının ve imza incelemesine esas belge asılları celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının ... İcra Dairesinin 2018/... Esas sayılı takip dosyasında 362.595,96-TL toplam alacak üzerinden takip yapıldığı, takibin kesinleştiği, davanın takipten sonra ikame edildiği anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Dairesinin 30/05/2023 tarihli raporunda özetle; BULGULAR ve SONUÇ: İnceleme konusu kredi sözleşmesinin 44. sayfasında yer alan "... ...", "1.000.000" ibareleri ile ... ...'ün mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu ibarelerin ... ...'ün eli ürünü olduğu, Söz konusu sayfadaki diğer yazılar huzurda ... ...'e yazdırılmadığından aidiyeti hususunda değerlendirme yapılamadığı, Dosyada ... ...'ün 2012 yılı öncesi samimi imzasını içerir mukayese belge bulunmadığı, 2012 yılı sonrasına ait sınırlı sayıda mukayese imzanın bulunduğu: İnceleme konusu Eş Muvafakatnamesinde ... ... adına atılı imza ile ... ...'ün sınırlı sayıdaki mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımında farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ... ...'ün eli ürünü olmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Mahkememizce grafolog bilirkişi heyetinden aldırılan 20/11/2023 tarihli heyet raporunda özetle;
SONUÇ: 1-İnceleme konusu Müşterek Borçlu Müteselsil Kefalet İçin Eş Muvafakatnamesidir başlık belge aslında bulunan münker imza ile Davacı ... ...’e ait medarı tatbik örnek imzaların göstermiş oldukları, işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından dosyadaki mevcut mukayese imzalara göre birbirlerine kıyasen refleks yapılanmaları ve karakteristik özellikler bakımından benzer yapı ve görünümde imzalar olduğu, bir başka ifade ile Müşterek Borçlu Müteselsil Kefalet İçin Eş Muvafakatnamesindeki imzanın davacı ... ... tarafından atıldığı/imzalandığı, 2-İnceleme konusu Müşterek Borçlu Müteselsil Kefalet İçin Eş Muvafakatnamesidir başlık belge aslında bulunan münker imza ile ... ...’e ait medarı tatbik örnek imzaların göstermiş oldukları, işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından dosyadaki mevcut mukayese imzalara göre birbirlerine kıyasen refleks yapılanmaları ve karakteristik özellikler bakımından farklı yapı ve görünümde imzalar olduğu, Bir başka ifade ile Müşterek Borçlu Müteselsil Kefalet İçin Eş Muvafakatnamesindeki imzanın ... ... tarafından atılmadığı/imzalanmadığı, 3-Müşterek Borçlu Müteselsil Kefil başlıklı belge aslında bulunan münker imza ile Davacı ... ...’e ait medarı tatbik örnek imzaların göstermiş oldukları, işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından dosyadaki mevcut mukayese imzalara göre birbirlerine kıyasen refleks yapılanmaları ve karakteristik özellikler bakımından benzer yapı ve görünümde imzalar olduğu, Bir başka ifade ile Müşterek Borçlu Müteselsil Kefil başlıklı belgedeki imzanın davacı ... ... tarafından atıldığı/imzalandığı, 4-İnceleme konusu Müşterek Borçlu Müteselsil Kefalet İçin Eş Muvafakatnamesidir başlık belgede yer alan rakam ve yazılar ile “23.10.2012” tarihi harici kısımlardaki rakam ve yazıların göstermiş oldukları, işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet, tazyik, kaligrafik, grafolojik ve grafometrik özellikler bakımından davacı ... ...’in rakam ve yazılarıyla benzer yapı ve görünümde oldukları, yine Müşterek Borçlu Müteselsil Kefalet İçin Eş Muvafakatnamesidir başlıklı belgede yer alan “... ...”, “23.10.2012” rakam ve yazıların ... ...’e ait medarı tatbik örnek rakam ve yazılara göre göstermiş oldukları, işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet, tazyik, kaligrafik, grafolojik ve grafometrik özellikler bakımından ... ...’in rakam ve yazılarıyla farklı yapı ve görünümde oldukları, 5-Müşterek Borçlu Müteselsil Kefil başlıklı belge aslında bulunan münker rakam ve yazılar ile “23.10.2012” tarihi harici kısımlardaki rakam ve yazıların göstermiş oldukları, işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet, tazyik, kaligrafik, grafolojik ve grafometrik özellikler bakımından davacı ... ...’in rakam ve yazılarıyla benzer yapı ve görünümde oldukları sonucuna varıldığı kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesine kefalette davacı aleyhine başlatılan icra takibinde, davacının sözleşmedeki yazının ve eş rızasına ilişkin belgedeki imzanın kendisine ve eşine ait olmadığı gerekçesiyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi: “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir.
Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir.
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Somut uyuşmazlıkta davacı icra takibinden sonra menfi tespit davası açmıştır.
TBK 584. maddesine göre eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin rızası ile kefil olabileceği, bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulma anında verilmiş olmasının şart olduğu, maddenin 2.fıkrasında ise eş rızasının aranmayacağı haller gösterilmiş olup, buna göre ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ortak yada yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetlerle ilgili olarak esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkarlar tarafından verilecek kefaletler ve 5570 sayılı Kanun kapsamında kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım satış ve esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletlerde eş rızası aranmayacağı düzenlenmiştir.
Davaya konu genel kredi sözleşmesinde davacı müteselsil kefil konumundadır. Sözleşme tarihi olan 23/10/2012 tarihinde yürürlükte bulunan (28.3.2013 tarihli değişiklikten önceki) TBK m.584/1 uyarınca eşlerden biri ancak diğerinin yazılı rızası ile kefil olabilir. Her ne kadar dosya içerisinde eş tarafından verilen muvafakatname belgesi var ise de davacı söz konusu muvafakatnamedeki imzanın eşine ve kendi adıyla atılan imza ve yazıların da kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür.
Dava konusu sözleşmedeki yazının ve eş rızasına ilişkin belgedeki imzanın kendisine ve eşine ait olmadığını belirterek imzanın inkarı nedeniyle açılan menfi tespit davasında, ... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinden ve bilirkişi heyetinden imza incelemesine ilişkin raporların alındığı, aldırılan ATK raporu ile, ''İnceleme konusu kredi sözleşmesinin 44. sayfasında yer alan "... ...", "1.000.000" ibareleri ile ... ...'ün mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu ibarelerin ... ...'ün eli ürünü olduğu, dosyada ... ...'ün 2012 yılı öncesi samimi imzasını içerir mukayese belge bulunmadığı, 2012 yılı sonrasına ait sınırlı sayıda mukayese imzanın bulunduğu: İnceleme konusu Eş Muvafakatnamesinde ... ... adına atılı imza ile ... ...'ün sınırlı sayıdaki mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ... ...'ün eli ürünü olmadığı"nın tespit edildiği, aldırılan bilirkişi heyet raporu ile, ''Müşterek Borçlu Müteselsil Kefalet İçin Eş Muvafakatnamesindeki imzanın davacı ... ... tarafından atıldığı/imzalandığı, Müşterek Borçlu Müteselsil Kefalet İçin Eş Muvafakatnamesindeki imzanın ... ... tarafından atılmadığı/imzalanmadığı, Müşterek Borçlu Müteselsil Kefil başlıklı belgedeki imzanın davacı ... ... tarafından atıldığı/imzalandığı''nın tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından davacının şirketin ortak veya yöneticisi olmadığı, kullandırılan kredinin de TBK 584/2 maddesi kapsamındaki kredilerden olmadığı, davacının imza ve yazısı kendisine ait olsa da sözleşme tarihinde evli olması sebebiyle kefaletin geçerli olabilmesi için usulüne uygun eş rızasının da gerektiği, eş muvafakatine ilişkin belgedeki imzanın davacı kefilin eşine ait olmadığı, bu yöndeki ispat yükünün davanın niteliği gereği davalı yan üzerinde olduğu, mukayeseye elverişli imza asılı içeren belgelerin mümkün olduğunca müzekkere yazılarak toplandığı, başkaca belge varsa bildirilmesi için taraflara yeterince süre verildiği, mevcut belgeler kapsamında yapılan imza incelemesi itibariyle TBK 584/1. maddesi uyarınca davacının geçerli bir kefaletinin bulunmadığı (Yargıtay 11. HD., 2021/3205E., 2022/5860, 14/09/2022 tarih) anlaşılmakla geçerli olmayan kefalet için başlatılan takipte davacının borçsuzluğunun tespitine dair davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Kötü Niyet Tazminatı yönünden; Kötüniyet tazminatı İİK 67/2 maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Bu yönde tespit veya ispat bulunmadığından, salt geçersizlik tespiti kötüniyete vücut vermeyeceğinden aksi ispat olunmayan şekilde davalı iyiniyetli kabul edilerek yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Her ne kadar Mahkememiz kısa kararında .... İcra Müdürlüğü dosyası "2018/...E." olarak yazılmışsa da gerekçe yazım aşamasında tespit edilen bu basit maddi hatanın resen tahsis edilebileceği anlaşılmakla hükmün 1. fıkrasındaki bu ibare "2018/...E." olarak düzeltilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile davacının, takipteki asıl borçlu ... Nakliyat adlı şirketin asıl borçlu olduğu 23/10/2012 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklı müteselsil kefalete dayalı sorumluluğu iddiasıyla başlatılan ... İcra Müdürlüğü 2018/...E. sayılı takip kapsamında davalıya borçlu olmadığının Tespitine,
2-Yasal şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin Reddine,
3-Nakdi kredi yönünden alınması gereken 1.277,12-TL nısbi harcı ile gayrinakdi kredi yönünden alınması gerekli 427,60 TL maktu harçtan 6.192,24-TL peşin harcın düşümü ile bakiye 4.487,51 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvuru harcı, 6.192,24-TL peşin harç olmak üzere toplam 6.251,54-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, adli tıp rapor ücreti, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.977,55-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince Nakdi kredi yönünden nısbi 17.900,00 TL gayrinakdi kredi yönünden maktu 17.900,00 TL olmak üzere toplam 35.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.22/01/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!