T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/635 Esas
KARAR NO : 2024/165 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/11/2020
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar ... ..., ... ... vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkili davacı ... ... ve ... ...’nın davalılardan ... ... A.Ş.nin organize ettiği tur kapsamında 23.08.2018 tarihinde düzenlenmiş olan otobüs yolculuğu sırasında saat 17:30 civarında Muğla ili, Seydikemer ilçesi, Eşen mahallesi mevkinde ... ilçesinden ... ilçesi istikametine giderken ... ... yönetimindeki ... plakalı yolcu taşıyan otobüsün yoldan çıkması sonucu meydana glen kazada yaralandıklarını, trafik kazası tespit tutanağı ve ... Cumhuriyet Başsavcılığına 2018/ ... nolu soruşturma sayılı dosyasında davalılardan ... ...’in tamamen kusurlu olduğunun belirlendiğini, davalı şoför ... ...’in kazadan önce bazı yolculara çok yorgun olduğunu ve uyuyamadığını söylediğini, kendisine ait ehliyetinde diyabet hastası olduğunun bildirildiğini, davalılardan ... ... A.Ş.nin düzenlediği tatil turunun tamamen diyabet hastası tek bir şoförlüğü yapılmasının açık bir ihmal ve kusur olduğunu, ayrıca otobüs şoförü ... ...’in tur rehberi ... hanım ile tartışması sebebiyle ... hanım tarafından işten atılmakla tehdit edildiğini ve üzerinde psikolojik baskı yaratıldığını, ihmaller zinciri sonrasında kazanın meydana geldiğini, takograf kayıtlarının tutulmadığını, araç işletenlerin sürücü kusurundan sorumlu olduklarını” belirterek; müvekkilleri için 1.000’er TL olmak üzere toplam 2.000 TL maddi tazminatın, ... ... için 15.000 TL, ... ... için 40.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; “ dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 17.12.2017-05.11.2018 tarihleri arasında karayolları zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalandığını, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, meydana gelen olayla ilgili olarak kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde zarardan sorumlu tutulabileceğini, bununla birlikte davacının müterafik kusurunun da dikkate alınmasına talep ettiklerini” belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; “müvekkili şirketin dava konusu kazaya karışan aracın Maliki olmadığı gibi ilgili aracın işleten sıfatına da haiz olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davalılardan ... ... A.Ş.’nin gerçekleştireceği tur hizmeti için kendilerine başvurması üzerine müvekkili şirketin maliki olduğu yahut sair bir sebeple işleten sıfatına haiz olduğu araçlardan hiçbirinin müsait olmaması sebebiyle kendilerine bir araç tahsis edemediklerini, ancak davalı ... ... adlı şirketi diğer davalı ... ...’a yönlendirdiklerini, müvekkili şirketin iş bu yönlendirme işleminden başkaca bir fiil ve icra etmediğini, aracılık faaliyeti dahi icra etmediğini, sorumluluğu bulunmadığını” belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı ... ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; “ davacının, 19 02 2.018 tarihinde müvekkili şirket acentesinden Likya turu satın aldığını, turun herhangi bir sorun yaşamazsın gerçekleşmesine rağmen son gün, ... ...’ın sahibi olduğu ... ...’in hakimiyetindeki otobüsün yoldan çıkarak dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının dilekçesinde de belirttiği gibi otobüs şoförünün kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin ne aracın şoförü ne işleteni ne de transfer hizmeti veren firma konumunda olmadığını, müvekkili şirketin tur operatörü olduğunu, katılımcılar ile tedarikçiler arasında aracı konumunda bulunduğunu, davaya konu olayda müvekkili şirketin transfer hizmetini ... işletmesinden satın aldığını, kazaya konu aracın sahibinin ... ..., araç şoförünün ise ... ... olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin huzurdaki davaya konu kaza kapsamında herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, trafik kazasında sorumluluğu olanların araç sürücüsü, araç sahibi ve aracı işleten olduğunu, müvekkili şirketin ise bu 3 sıfattan herhangi birine haiz olmadığını” belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; “davaya konuyu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili tarafından 2017 yılında yapılan sözleşme ile bir yıllığına diğer davalı ... şirketinden kiralandığını, bir yıllık kira süresi dolduktan sonra aynı şartlarla ... şirketi tarafından kiralık olarak kullanılmaya devam edildiğini, uzun süreli kiralama niteliğinde olduğunu, aracın işleten sıfatının ve sorumluluğunun ... şirketinde olduğunu, söz konusu kazanın ...-... yolunda saat 17:30 sıralarında şoförün kısa bir süreliğine direksiyon hakimini kaybetmesi sonucu sağ tarafta bulunan istinat duvarı benzeri yere aracın sağ tarafını çarpması neticesinde gerçekleştiğini, şoförün yasal araç kullanma süreleri dışına çıkmadığını, bu hususun takoğraf kayıtları ile sabit olduğunu, iki davacının da kazanın etkisiyle otobüsün camından dışarı çıktıklarını beyan ettiklerini, emniyet kemeri takmadıklarını, meydana gelen kazada emniyet kemerlerinin takılı olmamasından önemli derecede kusurlu olmalarının göstergesi olduğunu, bu durumun yargılama aşamasında nazara alınması gerektiğini, kaza yapan aracın herhangi bir teknik arıza ve probleminin bulunmadığını” belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... tarafından davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır.
Dava trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Adli Tıp Kurumunun 06/12/2022 tarihli 2022/... sayılı raporunu özetle; ... kızı 06.03.1965 doğumlu ... ...’nın 23.08.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile rapor sunulmuştur.
Adli Tıp Kurumunun 28/09/2022 tarihli 2022/... sayılı raporunu özetle; ... oğlu 01.03.1955 doğumlu ... ...'nın 23.08.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile rapor sunulmuştur.
Bilirkişinin düzenlediği 23/06/2023 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; Trafik kazasına karışan ... plakalı araç sürücüsü ... ...’in olayda % 100 (yüzde yüz) oranında kusuru olduğu, Davalı ... Sigorta Şirketi’nin ... plakalı aracın sigorta edeni olduğu, Davalı ... ...’ın ... plakalı aracın tescil sahibi olduğu, Davalı ... ... Tic. A.Ş.’nin işletenlik durumunun ve/veya kusursuz sorumluluk durumunun hukuken değerlendirilmesinin uygun olacağı, Davalı ... ve Tic. Ltd. Şti.’nin işletenlik durumunun ve/veya kusursuz sorumluluk durumunun hukuken değerlendirilmesinin uygun olacağı, bu hususlara ilişkin nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; dosyada mevcut belgelere göre araç sürücüsü ... ..., ... isimli şirkette otobüs şoförlüğü yaptığını beyan etmiştir. Davalı ... ve Tic. Ltd. Şti. olayla bir ilgilerinin olmadığını, sadece ... ... Tic. A.Ş’nin tur için otobüs talep etmesi üzerine ... ...’a yönlendirdiklerini beyan etmiştir. Ancak; Dosyada davalı ... ... Tic. A.Ş ile ... ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanmış taşımacılık sözleşmesi bulunmaktadır. Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı ... ... Tic. A.Ş tur organizasyonun düzenleyen olarak meydana gelen kazadan sorumlu olacaktır. Davalı araç sürücüsü ise kusurlu olarak sorumlu olacaktır. Davalı araç sürücüsü araç maliki gözüken ... ... tarafından istihdam edildiğinden, ... ... her halükarda araç maliki ve istihdam eden olarak sorumlu olacaktır. Davalı ... ... Tic. A.Ş ile ... ve Tic. Ltd. Şti. arasında taşımacılık sözleşmesi imzalanmış olup, ... ve Tic. Ltd. Şti tarafından da kazaya karaşın aracın temini sağlanmış olduğundan, anılan davalının sorumluluğuna ilişkin hukuki durumun takdiri ise Sayın Mahkemeye aittir. Davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre; Davacı ... ...’nın geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının=1.015,64 TL. olduğu, Adli Tıp Kurumu tarafından davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, Davacı ...’nın geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 4.352,73 TL. olduğu, Adli Tıp Kurumu tarafından davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, davacıların yukarıda belirlenen zararları poliçe limitleri içinde kalmakta olup, manevi tazminat talepleri sigorta poliçesi kapsamında olmadığından Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarlarında sigorta şirketi dışındaki davalıların sorumlu olacağı, başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 14.02.2019 olarak belirlenmiş olup, diğer davalılar bakımından temerrüdün 23.08.2018 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, sigortalı aracın kullanım şeklinin ticari gözüktüğü, kanaat ve sonucunda rapor sunulmuştur.
Bilirkişinin düzenlediği 11/01/2024 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; 23.08.2018 tarihinde trafik kazasında yaralanan 06/03/1965 doğumlu ... ... ve 01.03.1955 ... ...’ya, yapılan tetkik ve tedavilerin kazada yaralanmaları ile illiyetli ve tıbben uygun olduğu, belgeli tedavi giderlerinin tedavi yapılan sağlık kurumlarına göre dönemsel rayiç bedellerle uygun olduğu, 23.08.2018 tarihinde trafik kazasında yaralanan 06/03/1965 doğumlu ... ... ve 01.03.1955 ... ...’nın; ... ...’nın 600,00 TL, ... ...’nın 1.788,55 TL olmak üzere toplam 2.388,55 TL belgeli-belgesiz tedavi giderleri olacağının öngörüldüğü, ... Sigorta A.Ş,araç işletenleri ve araç davacıların öngörülen ... ...’nın 600,00 TL, ... ...’nın 1.788,55 TL olmak üzere toplam 2.388,55 TL belgeli-belgesiz tedavi giderlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, temerrüt tarihinin Anadolu Sigorta A.Ş. için 18.02.2019,araç işletenleri ve sürücüsü için 23.08.2018 kaza tarihi olduğu, ... plakalı otobüs ticari olduğundan uygulanacak faizin avans faiz olduğu, görüş ve kanaatinde rapor sunulmuştur.
Davacı vekilinin 03/03/2024 tarihli ıslah dilekçesini özetle; Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile maddi tazminat yönünden dava değerinin artırılması talebi kabul edilerek; Dava dilekçesinde her iki müvekkil için toplam 2.000,00 TL talep edilmiş olan maddi tazminat talebini 7.756,92 tl'ye artırılmasını, dava değerinin maddi tazminat talebi 5.756,92 TL artırarak, 7.756,92 Tl üzerinden harç hesaplaması yapılmasını, dava dilekçesinde açıklanan nedenler ve bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat yönünden dava değeri artırım dilekçesinin kabulü ile artırımı yapılan Maddi tazminat talebi için kaza tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, bu husuta gereğinin yapılmasını arz ve talep etmiştir.
2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, 23/08/2018 tarihinde davacıların içerisinde bulunduğu otobüsün tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, davalı ... ...'in otobüsün şöfürü olduğu ve sorumluluğunun bulunduğu, davalı ... ...'ın otobüsün maliki olduğu ve sorumluluğunun bulunduğu, davalı ... ... Turizm..'nın ise kazaya karışan araç ile tur düzenlemesi sebebiyle araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunduğu anlaşıldığından işleten sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, davalı ... Sigorta Şirketi'nin ise aracın sigortacısı sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu tespit edilmiştir.
Her ne kadar davalı ... İşletmeleri'nin sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de somut olayda anılan davalının işleten sıfatına dair delil bulunmadığı, davalı ... ... Tarafından sunulan belgelerin her zaman düzenlenebilecek nitelikte olması ve tek taraflı olarak düzenlenmesi (araç uygunluk kontrol listesi) nedeniyle nazara alınmadığı bu itibarla anılan davalının maddi ve manevi tazminattan sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce tarafların tüm delilleri toplandığı, Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alındığı, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağılık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre davacılardan ... ...'nın tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin 3 haftaya kadar uzayabileceğinin, davacılardan ...'nın tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, belirlenen maluliyet oranına göre dosyanın kusur tespiti ve aktüerya hesabı yapılması amacıyla alanında uzman bilirkişilere tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacıların kusursuz olduğu, davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun bildirildiği, davacıların gelirine göre aktüer hesabının yapıldığı, davacıların tedavi giderlerinin doktor bilirkişi tarafından hesaplandığı, davacıların bilirkişi raporu doğrultusunda talebini artırdığı, davacı tarafından 05/02/2019 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 14/02/2019 tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrüt şartlarının oluştuğu, diğer davalılar yönünden haksız fiil tarihi itibariyle temerrüt şartlarının oluştuğu, davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davasına bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı ... ... A.Ş. tarafından kaza sonrası yapılan tedavi giderlerine ilişkin ödemenin bağış niteliğinde olduğu anlaşıldığından belirlenen tazminat miktarından indirilmemiştir.
Manevi tazminat talepleri yönünden; Davacılar ... ... ve ... tarafından davalılar ... ..., ... ..., ... ... A.Ş.'ye karşı açılan manevi tazminat davasının değerlendirilmesine gelince; manevi tazminat miktarı belirlenirken yerleşmiş Yargıtay içtihatları gereğince bir takım mahkemece dikkate alınması gereken hususlar olup, bu hususlar ise; olayın özelliği, kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminat miktarının zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek oranda ve amaca göre belirlenmesi gerektiği, hakimin takdir hakkını kullanırken hakkaniyete uygun ve manevi acıyı bir oranda gidermek, bozulan ruhsal dengeyi onarmaya yönelik hak ve nefasetle takdir edilmesi gerektiği, bir taraf için zenginleştirici, diğer taraf için fakirleştirici oranda olmaması gerektiği, bu durum karşısında mahkememizce davacıların ve davalıların sosyal ve ekonomik durumları, olayın özelliği, somut olaydaki kusur durumu gözönüne alındığında davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabülüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı ... ... yönünden; 1.015,64 TL geçici iş göremezlik ve 600,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.615,64 -TL maddi tazminatının kaza tarihi olan 23/08/2018 tarihinden (Davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 14/02/2019 tarihinden) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ..., ... ..., ... ... A.Ş., ... Sigorta Şirketinden tahsili ile anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2- Davacı ... ...’nın manevi tazminat talebinin Kısmen Kabulü ile 5.000,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 23/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ..., ... ..., ... ... A.Ş.'den alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3- Davacı ... ... yönünden; 4.352,73 TL geçici iş göremezlik ve 1.788,55 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 6.141,28 -TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23/08/2018 tarihinden (Davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 14/02/2019 tarihinden) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ..., ... ..., ... ... A.Ş., ... Sigorta Şirketinden tahsili ile anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine
4- Davacı ... ...’nın manevi tazminat talebinin Kısmen Kabulü ile 10.000,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 23/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ..., ... ..., ... ... A.Ş.'den alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
5-Davacılar tarafından davalı ... İşletmeleri aleyhine açılan davanın reddine,
6-Karar ve ilam harcı 1.554,52-TL nin peşin alınan 204,40-TL den düşümü ile kalan 1.350,12-TL bakiye ilam harcının davalılar ... ..., ... ..., ... ... A.Ş., ... Sigorta Şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan 258,80-TL peşin ve başvuru harcının davalılar ... ..., ... ..., ... ... A.Ş., ... Sigorta Şirketinden tahsili ile davacılara verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 9.198,25-TL yargılama giderinin davalı ... ..., ... ..., ... ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
9-Maddi Tazminat yönünden; Davacılar kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 7.756,92-TL vekalet ücretinin davalı ... ..., ... ..., ... ... A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine,
10-Kabul edilen Manevi Tazminat yönünden; Davacılar kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ..., ... ..., ... ... A.Ş.'den alınarak bu davacıya verilmesine,
11-Red edilen Manevi Tazminat yönünden; Davalı ... ..., ... ..., ... ... A.Ş. kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... ..., ... ..., ... ... A.Ş.'ye verilmesine,
12-Maddi Tazminat yönünden; Davalı ... Ve Ticaret Limited Şirketi kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 7.756,92-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
13-Red edilen Manevi Tazminat yönünden; Davalı ... Ve Ticaret Limited Şirketi kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
14-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden parasal miktar itibariyle kesin, davacı ... ... yönünden reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!