WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/141 Esas
KARAR NO : 2024/135
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/02/2020
KARAR TARİHİ : 11/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; ... Tic.A.Ş. arasında Muğla İli, ... İlçesi, ... Belediyesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... Pafta, ... Parsel numaralı, 18.766,42 m arsa üzerindeki kat irtifaklı iskan ruhsatlı bağımsız bölümde 634 sayılı KMK’a göre devre mülk tesis edilmiş bağımsız bölümdeki devremülk payının satışına ilişkin olarak 23.10.2011 tarihinde 50.000,00TL bedelli ve 23.10.2011 tarihinde 25.000,00TL bedelli olmak üzere iki ayrı sözleşme akdedildiğini, ancak işbu sözleşmeler adi yazılı nitelikte olup, taraflar arasındaki sözleşmeler noter tasdikli olmadığını, ödemelerin bir bölümü ... A.Ş.’nin ...nezdindeki hesabına yapıldığını, 2012 yılında ... A.Ş. olarak değişmiş olmakla, bu tarihten itibaren ödemeler ile davalı ... ...A.Ş. ... nezdindeki hesabına yapıldığını, müvekkili şirket adına, ihtarnamelerin keşide edilerek müvekkili şirketin ödemesini gerçekleştirdiğini devre mülk payının satışı talep edilmişse de bu ihtarlara hiçbir sureti ile cevap verilmediğini, davalılar tarafından müvekkili şirket ile birlikte birden çok kişinin mağdur edilmesine sebebiyet verildiğini, ilgili şirketler hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... Soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili dışında birden çok kişi ile birlikte bu şekilde sözleşme akdettiğini, sözleşme bedellerinin tahsil edilmesine karşın devre mülk payı satışı vaad edilmesine karşın bunun sağlanmadığını son dönemlerde ise müvekkili ile birlikte diğer kişilerin de belirtilen taşınmazların kullanımına izin verilmediğini, bu taşınmazların bir bölümünün yıkıldığı bir bölümünün ise üçüncü kişilere satışının gerçekleştiğini, ayrıca arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da 16.01.2020 tarihli toplantıya davalıların katılmaması nedeni ile görüşme yapılamadan anlaşmaya varılamadığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/... Esas, 2018/... Karar sayılı ilamı içeriği ile de sabit olduğu üzere, davalılar tarafından gerçekleştirilen muvazaalı işlemler nedeni ile ileride müvekkilinin alacağının tahsilinin imkansız hale gelebileceğini, bu hali ile ileride telafisi imkansız zararların doğacağı tartışmasız olduğunu, bu nedenle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile teminatsız olarak, Mahkeme aksi kanatte ise teminat mukabili ile davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malvarlıklarının UYAP sistemi aracılığı ile tespiti ile tespit edilecek taşınır ve taşınmaz mallar ile davalıların ... A.Ş. nezdinde bulunan banka hesapları üzerine müvekkili lehine ihtiyati tedbir kararı konulmasını, taraflar arasındaki sözleşmelerin feshi ile bakiye hakkı mahfuz kalmak kaydıyla 75.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden, satım akdi sözleşmesine dayalı alacak davasında taraf olmaması ve kesinleşmemiş davacı dışı taraflara ait tasarrufun iptali davası gerekçe yapılarak davalı sıfatı kazandırılamayacağını, davalı ... A.Ş.'nin bu satım sözleşmelerinin tarafı olmadığını, davalı sıfatının bulunmadığını, husumet yöneltilemeyeceğini, husumet yokluğundan ve davalı sıfatı olmadığından davanın reddini, müvekkili yönünden, mevcut davada tasarrufun iptali gerekçesinin zaman aşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddini, dava masraf ve avukatlık ücretinin, davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş'ye usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
Mahkememizce ... CBS'nin 2019/... Esas sayılı dosyası, ... AHM'nin 2016/... Esas sayılı dosyası ve banka kayıtları celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Mali Müşavir bilirkişinin 02/03/2021 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasında imzalanan sözleşmemeye konu Muğla/.../... Belediyesi, ... Köyü, ... Mevki, 3/1 pafta, ... parsel,18.766.42 m2 arsa üzerindeki, kat irtifaklı, iskan ruhsatlı, bağımsız bölümde 634 sayılı KMK'a göre Devre Mülk tesis edilmiş bağımsız bölümdeki devre mülk payının davacı adına devrinin yapılmadığı ve davacıya kullandırılmadığı hususları dikkate alındığında, davacının, davalılardan talep edilen 75.000TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı ile davalı ... ... adlı şirket arasında adi yazılı şekilde devre mülk sözleşmesi yapıldığı, davacının edimini yerine getirdiği, ödemeleri yapmasına rağmen devrin yapılmadığı, davalılar arasında organik bağ olduğu iddiasıyla ödemelerin davalılardan iadesi istemine ilişkindir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmış, aldırılan bilirkişi raporu ile, Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu Muğla/.../... Belediyesi, ... Köyü, ... Mevki, ... pafta, ... parsel,18.766.42 m2 arsa üzerindeki, kat irtifaklı, iskan ruhsatlı, bağımsız bölümde 634 sayılı KMK'a göre Devre Mülk tesis edilmiş bağımsız bölümdeki devre mülk payının davacı adına devrinin yapılmadığı ve davacıya kullandırılmadığı hususları dikkate alındığında, davacının, davalılardan talep edilen 75.000TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmış olup, hükme esas alınmıştır.
Davacı ile davalı ... ... (...) adlı şirket arasında 23/10/2011 tarihinde toplam 75.000,00 TL'lik 2 adet devremülk satış vaadi sözleşmesi imzalanmış, davacı tarafça sunulan yazılı belgeler ve incelenen kayıtlar uyarınca paranın tamamı ödenmesine ve 2016 tarihli temerrüt ihtarlarına rağmen davalı ... ... tarafından devirler gerçekleştirilmemiştir. Oysa sözleşmelerin 1. maddesine göre alıcı davacı tarafça bedelin tamamının ödenmesi halinde devirlerin tapu sicilinde gerçekleştirileceği hüküm altına alınmıştır. Sözleşmelere yevmiye benzeri numaralandırma bulunsa da Noter kaydına ilişkin açıklık bulunmayıp adi yazılı şekilde olduğuna kanaat edikmiştir. Bunun yanında sunulmamış bir noter kaydının bulunması ihtimalinde de sözleşmenin geçerliliğine dair husustan bağımsız olmak üzere davacı tarafça ödemelerin tümü ifa edildiğine göre bu bedelin davalılardan iade alınıp alınamayacağı uyuşmazlık konusudur.
Sözleşme bedellerinin tamamı alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafça en son 01/09/2015 tarihinde ifa edilmiş, ancak 2016 yılında çekilen ihtara rağmen davalı akit tapu devirlerini gerçekleştirmemiştir. Öncelikle tapu satış vaadi sözleşmesi resmi geçerlilik şartına uygun yapılmadığından ve dava tarihine göre sözleşme tamamıyla ifa edilmediğinden geçersiz sözleşme karşısında sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tarafların edinimlerini iade etmesi gerekir. Bu gerekçeyle davacının ödediği miktarı davalı ... ...'dan tahsili gerekecektir. Bunun yanında geçerli bir sözleşme ilişkisinden bahsedilmesi ihtimalinde de 2020 yılında açılan dava tarihine göre davacı makul süreyi de aşar şekilde davalı edimini beklemiş ancak sonuç alamamıştır. Dolayısıyla dava tarihine göre davacının sözleşmeye bağlılığa dair tahammül sınırları aşılmış olup davalı akidin borçlunun temerrüdü hükümleri kapsamında sorumlu olduğu ve sözleşmeden dönme nedeniyle ödenen paranın iadesi gerektiğine kanaat edilmiştir. Nitekim davacının sözleşmeden menfaati kalmamış olup ödenen bedelin iadesi gerektiğinden, taraflar arasındaki sözleşmenin ticari niteliği de gözetilerek avans faizi işletilmek suretiyle davalı akit ... ... aleyhine tahsil hükmü kurmak gerekmiştir.
Davalı ... adlı şirket hakkında, davacının akidi olan diğer davalı şirket mal varlığının, haklarının bu şirkete aktarıldığı gerekçesiyle organik bağ iddiasına dayalı olarak dava ikame edilmiş ise de iddianın temeli bekletici mesele yapılan davacının tarafı olmadığı ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/...E. sayılı dava dosyasıdır. Mezkur dava dosyasında davacı vergi dairesi benzer iddialarla tasarrufun iptali talebine ilişkin olarak davalılar aleyhine dava ikame etmiş ve davacı kendi organik bağa dair iddiasını bu Mahkemenin gerekçesine dayandırmıştır. Oysa dosyanın Yargıtay'dan bozulması üzerine ... BAM 5. HD davalıların ticari defterleri incelenmek suretiyle yeniden esasa yönelik rapor almış ve davalılar arasındaki ilişkinin ticari hayatın gereklerine uygun şekilde sözleşmesel dayanağının bulunup tasarrufun mal kaçırma kastına yönelik olmadığı tespit edilmiş ve verilen karar Yargıtay 4. HD tarafından onanmıştır. Bu dava dosyasında davacımız taraf olmasa da alınan bilirkişi raporları ve dosya münderacatından yapılan tebliğlerle haberdar olmuş ve buradaki tespitlerin aksine sonuç doğuracak bir itiraz veya delil ileri sürmediğinden organik bağ ve mal kaçırma kastının yokluğuna dair güçlü delil niteliğindeki ilam ve dosya kapsamı gözetilerek mevcut sözleşmesel ilişkiye dayalı borçluluktan davalı ... 'ın sorumlu olmayacağı anlaşılmakla davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A-11 maddesi uyarınca, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Aynı yasanın arabuluculuk ücreti 18/A-14 fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Somut olayda davalıların arabuluculuk toplantısına mazeretsiz şekilde katılmadığı arabuluculuk son tutanağı ile sabit olmakla yargılama giderlerinin tamamından aleyhine karar verilen ... ... adlı şirket sorumlu tutulmuş, diğer davalı ...'ın yargılama gideri kendi üzerinde bırakılarak lehine ise vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davalı ... adlı şirket yönünden davanın husumet nedeniyle Reddine,
2-Davalı ... ... adlı şirket yönünden davanın kabulü ile 75.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 5.123,25-TL karar ve ilam harcından 1.280,82-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 3.842,43-TL harcın davalı ... ... adlı şirketten tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL başvuru harcı, 1.280,82-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.335,22-TL harç bedelinin davalı ... ... adlı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.119,00-TL yargılama giderinin davalı ... ... adlı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı ... Turizm Şirketi tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ... adlı şirketten alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı ... Turizm Şirketi kendisini vekille temsil etse de mazeretsiz arabuluculuk görüşmelerine katılmama nedeniyle lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalı ... ... adlı şirketten tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.11/03/2024

Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza