WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/630 Esas
KARAR NO : 2024/319
DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 05/12/2019
KARAR TARİHİ : 09/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketi ... ve dava dışı ... ile birlikte 10.01.1992 tarihinde kurduğunu, 18.07.1994'de dava dışı ... kendi paylarını ... ...' e devretmiş ve şirket iki ortaklı hale geldiğini, hali hazırda şirketin %31 hissesi davacıya kalan %69 hissesi ... ...'e ait olduğunu, davacı ve ... ... bugüne kadar birlikte çalışmasına rağmen şirketin diğer ortağı ... ...'in hukuka aykırı olarak şirketin tüm karını üstüne geçirdiği ve davacının kar payı almasını engellediğini, davacıya ödenmesi gereken kar paylarının yıllarca ödenmediğini, davalı şirketin ... ve ... bayisi olup ayrıca mobilya satışı da yaptığını, şirket müdürü ve münferiden yetkili ... ...'in özellikle mobilya satışından elde edilen gelirlerle ilgili usulsüz işlemler gerçekleştirdiğini, kendisini denetleyen kimse bulunmamasından faydalanarak zimmetine para geçirdiğini, davacı uzun yıllardır şirketin tüm alış-satışlarının ... isimli programa kaydedildiğini sanarken mobilya satışlarının ayrıca ... isimli bir programın kullanıldığınını öğrendiğini, faturasız alış-satışların bu programa kaydedildiğini, mobilya satışı yapan Bağlarbaşı'ndaki mağazanın resmi kayıtlardaki cirosu aylık ortalama 500.000,00-TL olduğu nazara alındığında ... ...'in usulsüz işlemleri ile milyonlarca lirayı uhdesine geçirdiğinin anlaşılabildiğini, davacının hesap hareketlerini ve gelir-gider tablolarını incelemesine izin verilmediğini, mali durum hakkında mali müşavire başvurduğunda davacıya herhangi bir bilgi verilmemesi için talimat verildiğini ve şirket çalışanlarının d abu konuda uyarıldığını, davacının şirket içine girmesine dahi müsaade edilmediğini, yine ek olarak davacının vize işlemleri için şirket evraklarına ihtiyaç duyduğunu ... ...'e bildirmesine rağmen davacı talepleri dikkate alınmamış ve yurt dışı programını iptal etmek zorunda kaldığını, davacının talimatlarının dinlenmemesi yönünde çalışanlara talimat verilerek davacının pasifize edildiğini, dava dışı ... ...'in oğlu ... ...'nın 2016 yılında kurduğu ... Ltd Şti'ye ... ...'in gerçekleştirdiği yolsuzluk ve usulsüz işlemlerle elde edilen paraların aktarıldığını, kayden oğluna ait olan şirketin borçları nedeniyle davalı şirketin borçlandırıldığını, oğlunun şirketinin ... yetkili bayisi olarak faaliyet gösterdiğini, davalı şirket müdürü ... ...'in oğlunun şirketi ...'ın borçları nedeni ile davalı şirket adına 5.500.000,00-TL'lik senet düzenleyerek ...'ya (... A.Ş.)ye verdiğini, bu senet nedeniyle .... İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyası ile davalı şirkete hacze gelinerek şirketin 5 mağazasındaki bütün malların muhafaza altına alındığını, yani davalı şirketin diğer ortak ve yetkilisi ... ... oğlunun borçları nedeni ile davalı şirketi borçlandırıp zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, zarara uğrayan davacının ortaklıktan çıkma dışında çaresi kalmadığını, davalı şirket müdürü ... ...'in bu süreçte de depolardaki malları spotçulara düşük fiyattan satarak usulsüzlüklerine devam ettiğini, yine ... ...'in ... markasından 900 adet ürünü satın alıp aynı gün düşük fiyattan ... unvanlı spotçuya satmış ve satım bedelini uhdesine geçirdiğini, bu ürünlerin yaklaşık değerinin de 3.000.000,00-TL olduğunu, şirket yönetimine ivedi şekilde kayyım atanmasını, davacının davalı şirket ortaklığından ayrılmasına karar verilmesini, fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00-TL çıkma payının avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesini, davacı hissesine isabet eden kar payı ve hisse değerinden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL'nin her yıla ait kar payı alacağının muaccel hale gelmesinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup davalılar davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
İhtiyati Tedbir-İhtiyati Haciz hk; mahkememizin 17/12/2019 tarihli ara kararı ile yaklaşık ispat oluşmadığından davacının tedbir ve haciz taleplerinin reddine karar verilmiş, ... BAM ... HD 2020/ ... Esas 2020/ ... Karar sayılı ilamı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Yine mahkememizin 07.10.2020 tarihli ara kararı ile dava konusu olmayan bir hususta kayyım atanmasına tedbiren karar verilemeyeceğinden bu husustaki tedbir talebinin de reddine karar verildiği görülmüştür.
Mali ve konu uzmanı bilirkişi heyetinin 04.10.2021 tarihli 14 sayfadan ibaret raporunda özetle; İncelenen davalı şirkete ait 2018-2019 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile 2019 yılsonu kapanış beratlarının yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, incelemeye ibraz edilen flash disk içerisinde 2018 yılı son iki aya (11-12. Aylar) ait defter dökümleri yer almadığından, şirketin 2018 yılsonu beratının gönderilip gönderilmediği tespit edilemediği, 2018 yılı tüm ayları içeren e-defter dökümünün tekrar sunulması gerekmekle, takdirin mahkemeye ait olduğu, Mahkemenin, davacı yanın davalı şirket ortaklığından ayrılma talebini kabul etmesi halinde, şirketin öz varlığını etkileyecek miktarda değerlemeye tabi bir duran varlığının söz konusu olmadığı değerlendirildiğinden, davacı yanın ayrılma akçesinin 31.12.2019 tarihli bilançoda yer alan kaydi öz varlık tutarı dikkate alınarak, 1.038.990,13 TL olacağı, ancak, ayrılma akçesinin hesaplanması gerektiği durumlarda, karar tarihine en yakın tarih itibarıyla tespit yapılması gerekmekle, takdiri mahkemeye ait olmak üzere şirketin hali hazırda faal olduğu gözetilerek, 2020 yılı kurumlar vergi beyannamesi ile 2021 II. Dönem geçici vergi beyannamesi ve 30.03.2021 tarihli detay mizanın sunulması halinde, karara en yakın tarih itibarıyla öz varlık tutarı ve buna dayalı olarak da davacı hisse değeri tespitinin mümkün olabileceği, Davacı tarafından haklı sebep olarak ileri sürülen olay ve olgularının sabit olduğunun tespiti ya da ortaklık iradesinin artık mevcut olmadığı yönündeki tespitimizin kabulü halinde, bunlara rağmen davacıdan ortaklık ilişkisini sürdürmesi beklenemeyeceği, davacı açısından ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiği ve dürüstlük kuralı gereği ortaklık ilişkisinin sürdürmesinin beklenmemesi gerektiği; TTK m. 638/1I çerçevesinde, haklı sebepler meydana geldiğinden, davacı ortağın ortaklıktan çıkarılmasına karar verilebileceği, ayrılan ortağın payının iktisap edilmesinin TTK m. 612/1 ve 612/1l'ye uygun bir şekilde yapılması gerektiği, bu hüküm çerçevesinde, payın limited ortaklık tarafından iktisap edilebilmesi için, şirketin bu payları alabilecek tutarda serbestçe kullanabileceği özkaynağa sahip olması ve alacağı payların itibari değerleri toplamının esas sermeyesinin %20'sini aşmamasının zorunluluk arz ettiğini belirtmişlerdir.
Mali ve konu uzmanı bilirkişi heyetinin 12.05.2023 tarihli 4 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Kök raporda yer verilen ayrılma akçesi hesaplamasındaki maddi hataya dayalı tutarın, maddi hata düzeltilmek sureti ile 1.073.623,13-TL olarak hesaplanması dışında, kök raporumuzda yer verilen tespit ve değerlendirmeleri aynen muhafaza ettiği belirtmişlerdir.
Islaha ilişkin; davacı vekilinin 15.04.2024 tarihli talep dilekçesi ile "...kar payına ilişkin hesaplama içermeyen hatalı ve eksik bilirkişi raporlarına istinaden ıslah yapmak davacı açısından hak kayıplarına sebebiyet vereceğini..." belirterek ıslaha ilişkin 04.04.2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararından rücu edilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de, mahkememizin 22.04.2024 tarihli ara kararı ile "tanık beyanı, kayıt dışı satışa ilişkin olup, kayıt dışı el altından satılan malların şirket ticari defterlerine kayıt altına alınmamış olduğuna ilişkin beyan olmadığı gibi, malların mağazadan alınarak el altından satıldığı beyan edilmekle, tahkikat aşaması tamamlanmış olup, bu aşamaya gelindiğinde ıslaha ilişkin ara karardan rücu için bir gerekçe olmamakla, ara karardan rücu talebinin reddine" karar verilmiştir. Davacı tarafça ıslah dilekçesi sunulmamıştır.
Dava, şirket ortaklığından çıkma ve kar payı ödenmesi istemine ilişkindir.
TTK 531/1. Madde "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir."
TTK 638. Madde - "(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir."
TTK 641/1. Madde "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir."
TTK 642/3. Madde "Ayrılan ortağın ayrılma akçesinin ödenmeyen kısmı, şirkete karşı, bütün alacaklılardan sonra gelen bir alacak oluşturur..." hükümleri getirilmiştir.
TTK'nın 641/1. maddesine göre ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir. Çıkma payı bir nevi tasfiye payıdır. Yani çıkan ortak için tasfiye payının yerine geçmektedir. Bu nedenle bu hak, farazi tasfiye payı olarak ifade edilmektedir. Çıkma ile ortaklık, sadece çıkan ortak için sona erdiğinden, ona düşen payın verilmesi amaçlanmaktadır, zira diğer ortaklar için ortaklık ilişkisi devam etmektedir. Bu bağlamda ayrılma payını, ortaklıktan ayrılan ortağa esas sermaye payını ve bu payın ona sağladığı ortak sıfatını kaybetmesine karşılık kendisine ödenmesi gereken değer olarak kabul etmek gerekir. (Bkz. Yrd. Doç. Dr. Nihat TAŞDELEN, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Limited Ortaklıklarda Çıkma Çıkarılma ve Fesih, Ankara 2012, sf. 179 vd.)
Ayrılma akçesi, ayrılan ortağın esas sermaye payının karar tarihine en yakın gerçek değerine uyan miktarı ifade etmektedir(TTK m. 641/1). Bu miktar, ortaklığın mal varlığının ortağın esas sermaye payına düşen kısmıdır. Esas sermaye payının gerçek değeri hesaplanırken, yaşayan işletme içindeki piyasa değeri esas alınmalıdır. Bu belirlemenin sonucunun negatif bir değer olması, ayrılan ortağı ortaklığa karşı borçlu hale getirmez. Zira sorumluluğu sermaye payıyla sınırlı olan ortağa, ortaklığın zararları nedeniyle bundan öte bir sorumluluk yüklenemez.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davalı ...'nin 10.01.1992 tarihinde 3.000.000,00-TL sermaye ile kurulduğu, şirket ortaklık yapısının güncel halinin ... %69, ... %31 hissedar şeklinde olduğu, davacı tarafın diğer ortakla aralarında şirket gelirlerinin paylaşıma sokulmadan şirket yetkilisi tarafından alınması, mobilya ve aksesuar alış-satışında büyük oranda faturasız iş yapılması, diğer ortağın kendi oğlunun şirketinde mesai harcayarak rekabet etmeme şartını ihlal etmesi, kar payı ödenmemesi, diğer ortağın oğlunun borçları nedeniyle şirketi borçlandırması neticesinde 5 mağazanın mallarının haczedilmesi, depo ve mağazalardaki malları düşük fiyatlardan spotçulara satılarak satım bedelinin de davalı şirket müdürünün uhdesine geçirilmesi nedenleriyle güven ilişkisi kalmadığından ortaklık payı ödenmek suretiyle ortaklıktan çıkma ve kar paylarının ödenmesi isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
..., iki ortaklıklı limited şirkettir. Ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğinin, dosya içeriği ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile şirketin öz varlığını etkileyecek miktarda değerlemeye tabi duran bir varlığının söz konusu olmadığı, 31.12.2019 tarihli bilançoda yer alan kaydi öz varlık tutarı dikkate alınarak davacı yanın ayrılma akçesinin 1.038.990,13-TL olarak hesaplandığı, davacı iddialarından şirket gelirlerinin paylaşıma sokulmadan şirket yetkilisi tarafından alınması, mobilya ve aksesuar alış-satışında büyük oranda faturasız iş yapılması, diğer ortağın kendi oğlunun şirketinde mesai harcayarak rekabet etmeme şartını ihlal etmesi, depo ve mağazalardaki malları düşük fiyatlardan spotçulara satılarak satım bedelinin de davalı şirket müdürünün uhdesine geçirilmesi hususlarında ticari defterler üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de davalı tarafın 2018 yılı son 2 aya ait ticari kayıt ve belgeleri mahkemenin incelemesine sunmadığı ve bu husustaki davacı iddiaları sunulan kayıtlardan tespit edilememiş ise de de kar payı ödenmemesi ve ve diğer iddiaların ciddiyeti dikkate alındığında taraflar arasında aynı şirkette ortak olarak kalmayı sağlayacak güven ilişkisi kalmadığı, bu durumda Affectio Societatis'in ortadan kalktığı ve ayrıca defterlerin eksik ibraz edilmesi dahi çıkma için koşulunu gerçekleştirmesi, TTK'nın 531. maddesi gereğince mahkemece, haklı sebeplerin mevcudiyetinin tespiti halinde şirketin durumuna göre, davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilebileceği düzenlendiğinden davacının davalı şirket ortaklığından çıkma talebinin uygun olduğu ve çıkma payının da heyet ek raporunda karar tarihine en yakın 31.12.2019 tarihli bilançoda yer alan kaydi öz varlık tutarı dikkate alınarak davacı yanın ayrılma akçesinin 1.038.990,13-TL olarak hesaplanmış ise de davacı yanın ıslah dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kayıtdışı defter tutulduğu iddia edilmiş ise de; çeşitli şirketlere yazılan müzekkerelere rağmen -Logo yazılım kasa kayıtları hariç- kayıtlara ulaşılamamıştır.
Çıkma payı bakımından stoklarda kayden gözükmesine rağmen aslında stoklarda olmayan, spot piyasada satıla malların ayrılma akçesinde dikkate alınması gerektiği, -özellikle ... (nin ifadesinde geçen spot piyasada TL paraya dönüştürülüp, sonra 110.000 USD'ye çevrilen paranın- iddia edilmiş ise de; spot piyasada TL paraya çevrilen malların, şirketin defter kayıtlarından daha düşüğe TL paraya çevrildiği bu nedenle stokta gözüken kaydı değerleri ile çıkma payı hesabında dikkate alınmasının zaten davacının daha lehine olduğu, TL'den çevrilen USD miktarın ise dikkate alınmasının ise -yapılan işlemin şirket adına yapılmamış olması nedeniyle- mümkün olmadığı, bu hususun çıkma payı hesabında değil şirket yöneticinin sorumluluğu davasında dikkate alınabileceği anlaşılmıştır.
Kar payı alacağı talebinde de bulunulmuş ise de; kar payı dağıtım yetkisinin münhasıran şirket genel kurulun yetkisi kapsamında kaldığı, ancak kısmi/tamamen kar payı dağıtılmaması kararına karşı iptal davası açılabileceği anlaşıldığından bu talebin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-TTK.636/3. Maddesi gereğince davanın KABULÜ ile davacının ... sicil nolu davalı ... ortaklığından
TTK 638/2 md.si ne göre çıkmasına,
Payın şirkete devrine,
2-Hisse bedeline isabet eden taleple bağlı kalınarak 5.000-TL ortaklıktan çıkma payının, kararın kesinleşme tarihinden itibaren ticari faizi ile davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Çıkmanın kararın kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade etmesine,
4-Karar kesinleştiğinde karardan bir suretin ... 'na gönderilmesine,
5- Kar payı alacağı talebinin REDDİNE,
6-Alınması gerekli 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 170,78-TL'nin mahsubu ile bakiye 256,82-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan 170,78-TL peşin harç ve 44,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 215,18-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yapılan 6.350,00-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 3.175,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/05/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”