WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/130 Esas
KARAR NO : 2024/155

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/03/2019
KARAR TARİHİ : 18/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl dava da davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 01.03.2018 başlangıç tarihli Danışmanlık Sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin, davalının ...ve... tesislerinin kurulumu ve geliştirilmesine ilişkin olarak danışmanlık ve mühendislik hizmetleri verdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, tarafların karşılıklı mutabakatıyla 2018 Eylül ayı başı itibariyle sona erdirildiğini, ancak davalı şirketin ... nolu fatura karşılığında tahakkuk etmiş bulunan Ağustos ayı danışmanlık bedeli olan 6.108-TL'yi ödemediğini, davalı şirketin ayrıca, ihtiyacı olan birtakım malzemeler için müvekkili şirketten fiyat teklifi istediğini ve sonrasında, taraflar arasında TR18-0104, TR18-0105, TR18-0107 nolu sözleşmeler akdedildiğini, TR18-0104 ve TR18-0105 nolu sözleşmelere konu olan ürünlerin, ...ve... nolu faturalar mukabilinde davalı şirkete teslim edilmiş ise de; davalının, bu faturalardan bakiye 7.859,32Euro borcunu ödemediğini, TR18-0107 nolu sözleşmeye konu ürünlerin ise müvekkili şirket tarafından teslime hazır edilmiş ise de; davalı şirketin bu ürünleri teslim almaktan ve ürünlerin bedeli olan 25.665-EURO tutarı ödemekten imtina ettiğini, bu sebeple müvekkili şirketin, davalıya bir ihtarname keşide ederek teslim alınmayan ürünlerin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde teslim alınmasını, ürünlerin bedellerinin ve tahakkuk etmiş danışmanlık ücretinin ödenmesini talep ettiğini, ancak davalı şirketin ödeme yapmadığı gibi; ürünleri de teslim almadığını, davalı şirketin, müvekkili şirketin ihtarına rağmen, TR18-0104 ve TR.18-0105 nolu sözleşmeler gereğince kendisine teslim edilen ürünlerin bakiye satış bedelini ve müvekkili şirket tarafından sağlanmış bulunan danışmanlık hizmetlerinden 2018 Ağustos ayı ücretini ödemediğini, davalı şirketin, taraflar arasındaki Danışmanlık Sözleşmesi'ne aykırı davranarak borcunu ifa etmediğini, Ayrıca müvekkili şirketin, davalı Şirket'in siparişi doğrultusunda TR18-0107 nolu sözleşmeye konu ürünleri temin ederek teslime hazır etmiş ise de; davalı şirketin ürünleri teslim almaktan ve bedelini ödemekten imtina ederek borcunu ifa etmediğini, bahse konu teslime hazır ürünlerin aradan geçen zaman zarfında halen dahi elden çıkarılamadığını, davalı şirketin bu nedenle müvekkili firmanın uğradığı zararları tazmin etmekle yükümlü olduğunu, bu zararın miktarının, sözleşme ifa ile bitseydi müvekkili firmanın elde etmesi muhtemel bütün gelirler (müspet zarar) olduğunu, hali hazırda müvekkili şirketin, elden çıkaramadığı ürünlerin satış bedeli olan 25.665-EURO tutarında zarara uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmedeki yetki maddesi ve HMK uyarınca huzurdaki uyuşmazlıkta sayın mahkemenin yetkili olduğunu, taraflar arasında akdedilen Danışmanlık Sözleşmesi'nin 8. maddesine göre bahse konu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca temin edilen; ancak davalı şirket'in teslim almaktan imtina ettiği ürünler nedeniyle ikame edilen tazminat ve davalı şirkete teslim edilen ürünlerin ödenmeyen bakiye bedelden kaynaklanan alacak davasında da müvekkili şirketin yerleşim veri olan İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek; tahakkuk ettiği halde ödenmeyen 6.108.-TL danışmanlık ücreti alacağının temerrüt tarihi olan 05.10.2018'den itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini, davalı şirket'e teslim edildiği halde, bakiye bedeli ödenmeyen ürünlerin bedeli olan 7.859,32- Euro'dan şimdilik 500-Euro'nun fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığının, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca 05.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı Şirketten tahsilini, davalı tarafça teslim alınmayan ürünler nedeniyle müvekkili firmanın uğradığı zararların tespiti ile; şimdilik 500-Euro'nun fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığının, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca 05.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dava da davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...A.Ş'nin merkezi Ankara'da bulunan, madencilik sektöründe faaliyet gösteren, sektörel olarak tanınırlığa ve ticari itibara sahip bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin Çanakkale'de ve Denizli'de ocakları ve tesislerin bulunduğunu, davacı ... Sanayi ve Ticaret Dış Ticaret Ltd Şti. adına hareket ettiğini belirten ve gönderdiği e-posta iletilerinin imza kısmında da davacıya ait ...markası bulunan, Davacı” nın yönetici ortağı olduğunu belirten Maden Mühendisi ...'ın müvekkili firma ile yaptığı ticari görüşmeler sonucunda müvekkili firmaya ait Denizli İli, Beyağaç ilçesinde bulunan Krom Konsantre tesisi ve Çanakkale ili Lapseki ilçesinde bulunan ... tesislerinde kurulum, geliştirme ile ilgili danışmanlık ve mühendislik hizmetleri verilmesi hususunda anlaşıldığını, bunun üzerine ...'ın resmi bir bağının olmadığı sonradan anlaşılan davacı ile dava dilekçesinin ekinde bulunan Danışmanlık Sözleşmesinin imzalandığını, bu danışmanlık sözleşmesinin özünün, müvekkili şirketin bilgi, deneyim ve know-how unun bulunmadığı alanlarda yönetimi ve kararları karşı tarafa bırakması olduğunu, müvekkili Marmotek şirketi ile davacı... Makine şirketi arasında bir güven ilişkisinin tesis edildiğini, Danışmanlık Sözleşmesi kapsamında Davacı tarafın Çanakkale'de bulunan ... tesisinde kullanılmak üzere birtakım malların alınması gerekliliği konusunda görüş bildirdiğini ve davacının bu malların kendisinden de temin edilebileceğini beyan ederek bu mallarla ilgili fiyat teklifini müvekkili şirkete sunduğunu, bu malların ve teklif bedellerinin sırasıyla aşağıdaki tabloda verildiğini, ayrıca bu malların dışında yine danışman tarafından aldırılan ancak üçüncü kişilerden temin edilen malzemeler ve kimyasal maddelerin de bulunduğunu, bu kapsamda müvekkili firmanın ...Ltd. Şti. şirketinden bir adet değirmen ve iki adet selül aldığını, yine ... Kimya'dan muhtelif kimyasal maddeler alındığını ve buna ek olarak yukarıda sayılan malzemelerin kullanılabilmesi için müvekkili şirket tarafından bazı elektrik işlerinin de yaptırıldığını, Danışmanlık Sözleşmesi kapsamında, davacının yönlendirmesiyle ...adlı mühendisin müvekkili tarafından müvekkili firmaya ait Çanakkale ili, Lapseki ilçesi, Umurbey Beldesi, ... köyü, ... mevkiinde kurulu zenginleştirme tesisinde tesis mühendisi görev tanımıyla işe alındığını, ...'in gerekli niteliklere sahip olmadığı sonradan ortaya çıktığını, hatta...'in iş sözleşmesine aykırı olarak doğrudan karşı taraf lehine iş gördüğünün tespit edildiğini, Danışmanlık Sözleşmesi'nin imzalanma sebeplerinden birinin de müvekkili şirkete ait Denizli'deki ...Tesisi'ndeki silis miktarının 961'e indirilmesi olduğunu, Silis değerinin krom cevheri içinde bulunan alt değerlerden birisi olduğunu, ... miktarının “61'in altına indirilmesi sonucu daha kaliteli ve daha yüksek bedelli bir ürün elde edileceğini, bu kapsamda da davacı tarafından Denizli ... tesisine birtakım malzemelerin alınması için görüş verildiğini ve bunların da üçüncü kişilerden temin edildiğini, bu malların sırasıyla; ... Madencilikten alınan fırın, ... A.Ş.” den alınan ...susuzlandırma masası ve son olarak yine ...A.Ş.'den temin edilen Sallantılı masa olduğunu, bu malların da alınmasına rağmen tesise teknik olarak uygun olmamaları nedeniyle kullanılamadığını ve bu malların kurulumu aşamasında tesisin bir hafta boyunca çalışmadığını ve Müvekkili firmanın hem mallar, hem de çalışmama nedeniyle zararının oluştuğunu, özensiz olarak yapılan danışmanlık hizmetinin müvekkili şirkette şüphe uyandırması üzerine müvekkili firma tarafından teknik olarak yapılan incelemede; danışman tarafından aldırılan bu ürünlerin müvekkili şirkete ait tesislerin hiçbirinde kullanım yerlerinin olmadığının tespit edildiğini, buna ek olarak üzerinde anlaşılan ...yerine daha düşük kalite ve özellikleri olan...$ isimli malın teslim edildiğinin de sonradan fark edildiğini, Bunların üzerine müvekkili tarafından bu malların gerçek bedeli hakkında da şüpheye düşüldüğünü ve aynı veya muadil mallar ile ilgili olarak fiyat tekliflerinin alındığını, dolayısıyla davacının danışmanlık görev ve sıfatıyla ve danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerine tamamen ters olacak şekilde, malları, piyasa bedelinin yaklaşık 4100 fazlası oranında fahiş bedellerle müvekkili şirkete satış yaptığının ortaya çıkması ve yukarıda belirtilen diğer özen yükümlülüğüne aykırı hareketler nedeniyle danışmanlık sözleşmesinin feshedildiğini, Dalgıç Drenaj Pompalarına ilişkin sözleşmenin haklı nedenle derhal feshedilerek siparişin iptal edildiğini ve diğer malların iade alınmasının talep edildiğini, bu kapsamda huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının davasının reddi ile müvekkili firmanın zararlarının tahsilinin gerektiğini, bu kapsamda dilekçenin ilk kısmında esas davaya ilişkin cevapları sonrasında ise karşı davaya ilişkin beyan ve taleplerini sunduklarını, huzurdaki davanın hem danışmanlık sözleşmesindeki yetki anlaşması nedeniyle hem de satış sözleşmesinin ifa yerinin İstanbul olması nedeniyle İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek davayı İstanbul mahkemelerinde açtıklarını, huzurdaki davanın 3 farklı sözleşmeye dayandığını, bunlardan ilkinin danışmanlık sözleşmesi olduğunu, danışmanlık sözleşmesinde İstanbul mahkemelerinin yetkisi usulüne uygun olarak belirlendiğini, dolayısıyla danışmanlık sözleşmesi açısından İstanbul mahkemelerinin yetkisine bir itirazlarının bulunmadığını, ancak diğer davaya konu diğer iki satım sözleşmesi açısından ifa yerinin tespitinin yanlış yapıldığını, yetkili mahkemenin genel yetkili olan Ankara mahkemeleri olduğunu, dolayısıyla yetkisizlik kararı verilmesinin gerektiğini,taraflar arasındaki danışmanlık sözleşmesinin, taraflar arasındaki güven ilişkinin çökmesi nedeniyle Ağustos ayının başında sözlü olarak feshedildiğini, bu nedenle karşı tarafın Danışmanlık Sözleşmesinden kaynaklı herhangi bir alacağının bulunmadığını, tüm alacaklarının ödendiğini, davacı tarafın teslim edildiği halde ödenmediği iddia edilen ürün bedeli olan 7.859,32 Euro'yu ve 3 numaralı talebiyle teslim alınmayan ürünlere ilişkin zararlarını talep ettiklerini, ancak yine yukarıda da açıklandığı üzere bu malların iki açıdan ayıplı olduğunu, taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince teslim edilmesi gereken “...” marka ve modeldeki ürün yerine daha düşük kalite ve özellikleri olan “..." isimli malın teslim edildiğinin de sonradan fark edildiğini, bu ayıbın sonradan fark edilmesinin sebebinin de muayene ve kontrolün danışman tarafından işe aldırılan ... tarafından yaptırılması olduğunu, bu husus fark edilince...” in işten ayrıldığını, Ayrıca danışmanın yönlendirmesi sonucunda yine danışmandan temin edilen ve yukarıda belirtilen malzeme ve kimyasalların müvekkili şirkete ait tesislerde kullanım yerinin olmadığının saptandığını, teslim edilen ürünlerin atıl olarak müvekkili şirkete ait işletmede durduğunu ve kesinlikle kullanılamadığını, ürünlerin paketinin dahi açılmadığını, bunlara ek olarak yukarıda bahsedildiği üzere ürünlerin aynısı ve/veya muadilleri ile ilgili olarak resmi tekliflerin alındığını ve danışmanın, görevini ve yetkisini kötüye kullanarak fahiş fiyatlarla müvekkili şirkete satış yaptığının ortaya çıktığını, ayrıca müvekkili şirketin hukuken ödemekle yükümlü olduğu ödemelerini tamamen yerine getirdiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı dava da davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Danışmanlık sözleşmelerini tek bir sözleşme tipi olarak sınıflandırmanın mümkün olmadığını, her bir danışmanlık sözleşmesi için yapılacak hukuki nitelik tespitinde taraf iradelerinin değerlendirilmesi, olayın hal ve şartlarının göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, ekonomik değer taşıyan emek harcamaları bedensel de olsa fikirsel de olsa iş görme kapsamına girdiğinden danışmanlık sözleşmesinde bir iş görmenin söz konusu olduğunu, İş görme sözleşmelerinin (hizmet, eser, temsil) hemen tümünde olan ortak noktanın taraflardan birinin diğer tarafa karşı daima bir iş görme borcu altına girmesi olduğunu, belirtilen sözleşme tipleri dışında yer alan ve tarafların serbest iradeleri ile gerçekleştirdiği başka iş görme borçları doğuran sözleşmelerin de sözleşme serbestisi nedeniyle söz konusu olabileceğini, dolayısıyla bu sözleşme tiplerine ilişkin hükümlerin uygun oldukları ölçüde danışmanlık sözleşmelerine de uygulanacağını, danışmanın tabiatıyla asli ediminin danışmanlık yapma borcu olduğunu, danışmanlığın ilk aşamasının sorunun teşhisine yönelik analizle başladığını, analizin diğer danışmanlık hizmetlerinin de temelini oluşturduğunu, ikinci aşamada ulaşılmak istenen hedeflerin saptanması olduğunu, bu hedeflerin sözleşme ile kesin olarak belirlenebileceği gibi danışana da bırakılabileceğini, hizmetin üçüncü aşamasının sorun çözümünün uygulanması olduğunu, bu çözümün uygulanması ile teşhis edilmiş olan sorunun hedefler doğrultusunda çözüleceğini, karşı davalının bu borcunu yerine getirmediğini, karşı davalının gerekli hizmeti sağlamadığını, bu hususun davaya cevap dilekçesinde detaylı olarak açıklandığını, karşı davalının sadakat ve özen borcunu gereği gibi yerine getirmediğini, sadakat ve özen borcunun özünün; danışanın yararına sonuç doğuracak bir şekilde işin görülüp, onun zararına sonuç doğuracak davranışlardan kaçınılması ve danışmanın danışman sıfatından kendisine menfaat sağlayarak danışana zarar sağlamaması olduğunu, görüldüğü üzere bu düzenlemelerin ortak noktasının iş görenin karşı tarafın haklı menfaatlerini koruması, borcunu sadakat ve özenle iyi niyet kurallarına uygun olarak ifa etmesi olduğunu, ayrıca özen borcunun belirlenmesinde benzer alanda işler üstlenen basiretli kişilerin esas alınacağını, karşı davalının bu sorumluluğuna tamamen aykırı hareket ettiğini, danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerine uygun hareket etmediğini, müvekkili şirketin ihtiyacı olmayan mal ve malzemelerin teminine yönelik görüş bildirerek bunları kendisinin de temin edebileceğini bildirdikten sonra, müvekkili şirketin ihtiyacı olmayan bu mal ve malzemeleri müvekkili şirkete danışmanlık görevini tamamen kötüye kullanarak ve özen yükümlülüğüne tamamen aykırı olacak şekilde piyasa rayiç bedelinin yaklaşık 4100 fazlasına sattığını, ayrıca kendisi temin etmemesine rağmen diğer alınmasına yönelik görüş verdiği malların hiçbirinin de kultanılamadığını, hem vekalet hem de eser sözleşmesi uyarınca basiretli bir danışman gibi davranmadığını, karşı tarafın müvekkili şirket ile arasındaki güven ilişkisini kötüye kullandığını ve basiretli bir danışman olarak davranmayarak müvekkili şirketin ihtiyacı olmayan malzemelerin alınması için görüş bildirdiğini, Karşı davalının müvekkili şirketi gereği gibi aydınlatmadığını, Danışmanlık Sözleşmesinde danışanın diğer borçlarının ise sır saklama ve danışanı aydınlatma borçları olduğunu, danışanı aydınlatma borcunun iki farklı şekilde tezahür ettiğini, bunlardan ilkinin sözleşmenin kurulmasından önceki aydınlatma borcu ve diğerinin ise sözleşmenin devamı sırasındaki aydınlatma borcu olduğunu, müvekkili firmanın sözleşme öncesi görüşmeleri maden Mühendisi ... ile gerçekleştirdiğini, ...' ın Müvekkili şirkete karşı davalı şirket adına hareket ettiğini, ve ortağı olduğunu belirttiğini, ancak gelinen bu noktada ... adlı kişinin karşı davalı ile resmi bir bağının olmadığının ortaya çıktığını, bu açıdan, taraflar arasındaki güven ilişkisinin daha ilk baştan bozulduğunu, buna ek olarak sözleşme kurulmasından önce karşı davalının müvekkili şirkete verdiği bilgiler ve taahhütlerini de gerçekleştiremediğini, bu gerçekleştirmeme her ne kadar danışmanın özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklansa da sözleşme öncesi aydınlatma borcuna riayet etmemesinden de kaynaklandığını, bu açıdan da davacı tarafını borçlarını yerine getirmediğini, sözleşmenin kurulmasından sonra da danışmanın aydınlatma borcunun devam ettiğini, danışmanın bu süre zarfında düzenli olarak danışanı yürütülen faaliyetler, varılan sonuçlar gibi hususlarda bilgilendirmesinin gerektiğini, sözleşme boyunca karşı tarafın bu yükümlülüğüne de aykırı davrandığını, danışman tarafından danışmanlık faaliyeti verilmesinden çok yukarıda bahsedilen ürünlerin satışıyla ilgilenildiğini, bilindiği üzere sözleşmeden doğan sorumluluğun, ilke olarak, kusur sorumluluğu olduğu, TBK m. 114/2 gereğince; sözleşmeden kaynaklı hukuki sorumluluğun doğması ve tazmin edilebilmesi için borca aykırı davranışın olması, bundan zararın doğması, bu ikisi arasında nedensellik bağının bulunması ve kusurun varlığının gerektiğini, Edimin sözleşmeye uygun olarak tam ve doğru şekilde yerine getirilmemesi halinde gereği gibi ifa etmemeden bahsedilebileceğini, bunun müeyyidesinin, bu nedenle uğranılan zararın tazmini olduğunu, gereği gibi ifa etmemenin kötü ifa ve yan yükümlülüklerin ihlalini kapsadığını, kötü ifanın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin tam ve doğru şekilde ifa edilmemesi durumunda söz konusu olacağını, yan yükümlülüklerin ihlalinin ise ifaya yardımcı yan yükümlülüklerin ihlali ve koruma yükümlülüklerinin ihlali şeklinde tezahür edebileceğini, karşı davalının yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere hem sözleşmeden kaynaklanan ana yükümlülüğü olan danışmanlık etme yükümlülüğüne hem de yan yükümlülükleri olan özen ve aydınlatma yükümlülüklerine aykırı davrandığını, sözleşmeden doğan sorumlulukta kusurun türü ve derecesinin önem arz etmediğini, ancak karşı davalının danışmanlık görevinden kaynaklanan sıfatını kötüye kullanarak müvekkili şirketin zararına sebep olduğunu, bu açıdan karşı davalı tarafin kasıtlı olarak hareket ettiğini, buna ek olarak karşı davalının sözleşmeden kaynaklanan danışmanlık yapma borcuna da aykırı davrandığını, bu durumda da karşı davalının hareketinin ağır ihmal içerdiğini, karşı davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini kasten ve ağır ihmal ile ihlal ettiğini, her iki açıdan da karşı tarafın hareketlerinin ağır kusurlu olduğunu, zararın manevi veya maddi zarar olarak tezahür edebileceğini, ancak, somut olayda manevi zarardan bahsetmenin mümkün olmadığını, maddi zararın, fiili zarar ve yoksun kalınan kar olmak üzere ikiye ayrıldığını, müvekkili şirketin karşı tarafın sözleşmeye aykırılığı nedeniyle, aşağıdaki tabloda sayılan zararlarının söz konusu olduğunu, sözleşmeye aykırılıkta sorumluluktan bahsedilebilmesi için fiil ve zarar arasında uygun nedensellik bağının da bulunmasının gerektiğini, Karşı davalının sözleşmeye ve kanuna aykırı danışmanlık hizmetleri sonucunda müvekkili şirketin zararına sebebiyet verdiğini, dolayısıyla somut olayda sözleşmeye aykırılık ve zarar arasında nedensellik bağının mevcut olduğunu, karşı davalının danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini (özellikle sadakat ve özen yükümlülüğünü) ihlal ederek ve danışman sıfat ve görevinden faydalanarak müvekkili şirketin zararına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin karşı davalıya herhangi bir borcunun herhangi bir borcunun bulunmadığını, tersine müvekkili şirketin zararlarının tazmininin gerektiğini, bu zararlarla ilgili olarak arabuluculuk yoluna başvurmalarına rağmen, anlaşmanın sağlanamadığını belirterek karşı davalarının kabulü ile müvekkili şirketin danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan zararlarının şimdilik 10.000,00-TL'nin karşı taraftan tahsiline, Sayın mahkeme bir numaralı talepleri ile farklı görüşte ise alacaklar arasında ve takas yapılarak hüküm kurulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Karşı dava da davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından alınması tavsiye edilen ekipmanların, davalı/karşı davacının tesisinde iyileştirme ve geliştirme için gerekli ekipmanlar olduğunu, müvekkili şirket danışmanlık hizmetini tam ve eksik olarak yerine getirdiğini, her ne kadar davalı/karşı davacı firmanın müvekkili şirketin görevlendirdiği ...'ın müvekkili Şirket ile bağı olmadığını iddia etmişse de, bu iddianın da gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin Danışmanlık Sözleşmesi gereğince davalı/karşı davacının tesisinde bulunarak gerekli gözlemlerde bulunduğunu, davalı/karşı davacı ve çalışanlarıyla sürekli toplantılar yaparak gerekli bilgilendirmelerde bulunduğunu, müvekkili şirketin özen borcunu ve aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davranmadığının da ortada olduğunu, sözleşme serbestisi ilkesi gereği, basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olan davalı/karşı davacının, edimini ifa etmemek adına satışı yapılan malların bedellerini tartışmaya açmasının mümkün olmadığını, davalı/karşı davacının iddia ettiği zarar kalemlerinin taraflar arasındaki akdi ilişkilerle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mali Müşavir, Makina Mühendisi ve Maden Mühendisi bilirkişi heyetinin 08.03.2021 tarihli ön raporunda özetle; Rapor içerisinde belirtildiği üzere huzurdaki dava konusu iddia olunan alacak tutarının tespit edilebilmesi için; ... ve kırıcı tesislere getirilen malzemelerin uygun olup olmadığını tespit edebilmemiz için Sayın Mahkeme marifeti ile taraflardan aşağıda kalem kalem belirttiğimiz verilerin talep edilmesi gerekmektedir.... ve kırıcı tesislerin iyileştirme/ modernleştirmeye başlamadan evvelki fiziki durumunun, kapasitesinin, kaç kişi ile çalıştığının, elektrik masraflarının sürekli veya süreksiz arıza yapıp yapmadığının tespitinin Davalı/karşı davacıdan istenmesine, Bu tesislerin iyileştirilmesi/modernleştirilmesi neticesinde fiziki durumu, kapasitesinin son durumu, iyileştirmenin süresi, bütün bu çalışmaların sonunda maliyetin ortaya konması maksadıyla her türlü bilgi ve belgelerin her iki taraftan istenmesine, Davacı/karşı davalı mühendislik firmasının bu işleri hangi aşamaya kadar tamamladığı (maliyet kalemleri de belirtilerek) hususunda dosyaya gerekli belgeleri sunmasının istenmesi gerekmektedir. Söz konusu eksiklikler tamamlandıktan sonra tarafımıza tevdi edilmesi gerektiğinin bildirildiği görülmüştür.
Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'nce Mali Müşavir bilirkişiden aldırılan 24.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamı ve davalıya ait ticari defter kayıtları nezdinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde; Davalının 2018 yılına ilişkin Yevmiye defteri ve Defter-i Kebirlerin 454 sıra nolu Vergi Usul Kanunu genel tebliği hükümleri uyarında elektronik ortamda tutmakta olduğu, bu kapsamda ticari defterlerini oluşturma ve Gelir İdaresine bildirme yükümlülüklerini süresinde ve eksiksiz yerine getirdiği, ticari defter beratlarını süresinde oluşturduğu, incelenen ticari defterin 6102 sayılı TTK” nun 64. ve müteakip maddelerinde belirli kanuni şartları tam olarak taşıdığı, davacının davaya konu ettiği KDV dâhil 30.059,32 EURO bedelli iki adet faturanın kayıtlı olduğu, karşılığında 22.200,00 EURO ödemede bulunulduğu, bakiye 7.859,32EURO davalının davacıya borçlu olduğu, yine davacının davaya konu ettiği danışmanlık sözleşmesine istinaden düzenlenen KDV dâhil (KDV Tevkifatı yapılmış) toplam 6.108,00TL tutarlı faturanın kayıtlı olduğu ve karşılığında her hangi bir ödemenin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla aldırılan Harita Mühendisi, Makina Mühendisi ve Maden Mühendisi bilirkişi heyetinin raporunda özetle; Tesis mevcut haliyle yaklaşık 10-12 ton/saat kapasitesinde kurşun, çinko madeni zenginleştirme tesisi olup faal durumda olduğu,... ve panosu; mevcut sistemde kullanıları selüller kendiliğinden hava kabarcığı oluşturduğu için uygulamada pek tercih edilmediği ancak istisnai durumlarda yeteri kadar hava kabarcığının oluşmadığı ve 1.2 m*ve daha büyük boyutlu sefüllerde ilave olarak bu ekipman kullanılabildiği, Dozaj pornpaları; hassas parnpalar olup bu ekipmanların kullanılması için düzgün bir reaktif aktarım alt yapısına ihtiyaç duyulduğu aksi takdirde sık sık tıkanmalar ve bozulmalar meydana gelebildiği için bu tür tam otomasyona sahip olmayan tesislerde kullanılamadığı, Değirmen, gerek boyut gerekse kapasite bakımından mevcut tesise uygun olmadığı, Bilyalar; bu tür tesislerde genelde 80 ve/veya 100 mm çapında bilyalar tercih edildiği, sisterne günlük sürekli bilya şarjı yapıldığından üniform olarak aşınan bilyalar küçük çaptaki bilya ihtiyacını kendiliğinden giderebildiği dolayısıyla eğer ikincil öğütme ihtiyacı yoksa 50 mmm ve küçük çaptaki bilyalar tercih edilmediği, Selüller; mevcut tesis içinde 0.5 ve 0.7 m'lük selüller kuflanıldığı, temin edilen 2 çift selülün 1.2 m'lük sefül olduğu, selül boyutunun büyük olması kapasiteyi olumlu yönde etkilediği ancak selill devresinde tüm devrelerin sisteme konulacak büyük selüllere göre uyumlu hale getirilmesi sonucu kullanılabileceği, mevcut haliyle pek yararının olmadığı, Kimyasallar (...); Bu reaktifler kurşur-bakır flotasyonunda kurşunun bastırılması Için kullanılan reaktifler olduğu Sodyum bikoromat çevreye olumsuz etkisi olduğundan orun yerine sodyum metahisülfit tercih edildiği dolayısıyla sodyum bi kromat adlı reaktifin kullanılmadığı, Dalgıç pompalar; Dosya kapsamında anılan pompaların az kirli su pompaları olduğu, bu pompaların yerine çamur tipi dalgıç pompaların tercih edilmesi gerektiği görüş ve kanaatiyle;
Harita Mühendisi'nin ayrık raporu ile, Dosya konusu taşınmaz Lapseki İlçesi ... köyü tapuda Maliye Hazinesine adına orman vasfi ile kayıtlı olan ...ada ... nolu parsel içerisinde yer almaktadır. İş bu rapor 3 nüsha halinde tarafımca düzenlenmekle; Takdirlerinize arz ederim denilmiştir.
Mali Müşavir, Makina Mühendisi ve Maden Mühendisi bilirkişi heyetinin 03.09.2021 tarihli raporunda özetle; TEKNİK DEĞERLENDİRME ve SONUÇ: tarafların kök raporumuza olan yukarıda açıklanan, itiraz ve cevaplarından, hazırlayacağımız rapor değerlendirmemiz için ihtiyaç duyduğumuz bilgileri ” isyon ve kırıcı tesislere getirilen malzemelerin uygun olup olmadığını tespit edebilmemiz için Sayın Mahkeme marifeti ile taraflardan aşağıda kalem kalem belirttiğimiz verilerin talep edilmesi gerekmektedir. ... ve kırıcı tesislerin iyileştirme/modernleştirmeye başlamadan evvelki fiziki durumunun, kapasitesinin, kaç kişi ile çalıştığının, elektrik masraflarının sürekli veya süreksiz arıza yapıp yapmadığının tespitinin davalı/karşı davacıdan istenmesine, Bu tesislerin iyileştirilmesi/ modernleştirilmesi neticesinde fiziki durumu, kapasitesinin son durumu, iyileştirmenin süresi, bütün bu çalışmaların sonunda maliyetin ortaya konması maksadıyla her türlü bilgi ve belgelerin her iki taraftan istenmesine, Davacı/karşı davalı mühendislik firmasının bu işleri hangi aşamaya kadar tamamladığı (maliyet kalemleri de belirtilerek) hususunda dosyaya gerekli belgeleri sunmasının istenmesi gerekmektedir.” içermediği görülmektedir. Dava konusu tesisin, ...Madencilik “ten kiralandığı, o tarihte tesis atıl vaziyette olduğu, faal olmadığını, tesisin ilk kiralandığı anda davalının işletme tecrübesi olmaması nedeniyle tesisi ayağa kaldırmak için davacı danışman firma ile anlaşıldığı, tesisin bakım, onarımları ve iyileştirmesi çalışmaları yapılarak tesisin şu anda çalışır hale gerildiği, Teknik yönden uyuşmazlık konusu ise, tesisin bakımı, onarımları, iyileştirmesi çalışmaları esnasında alınan makine ve cihazların gerekli olup olmadığı hususudur. Tesiste yapılan bakım, onarımlar, iyileştirme için hazırlanmış/yapılmış bir teknik proje ve hesaplar olmadığı tespit edilmiştir. Bu proje olmadan mevcut tesiste yapılan bakım, onarım ve iyileştirme çalışmalarının (bu kapsamda yeni temin edilen makinaların) projeye uygun olup olmadığı değerlendirilemez. Bu durumda en iyi yöntem mevcut kurulu çalışan tesisin mevcut haliyle sahip olduğu proses, makine ve cihazlarının keşif marifetiyle tespiti olacaktır. Dolayısıyla, tesisin kurulu olduğu yerde tesisin proses ve makine incelemesi yapılarak, mevcut sistem üzerinde olan tüm ünite, makine ve ekipmanların tüm teknik özellikleriyle (üretim kapasiteleri, debileri, gücü, devir sayısı) birlikte tespitlerinin, proses akış şemasıyla birlikte buradaki yerleri gösterilerek yapılması gereklidir. Böylece, buradan elde edilen bilgilerle atıl durumda olduğu iddia edilen makinaların tesiste nerede ve hangi makinanın yerine hangi teknik özellikleri ile öngörülmüş/temin edilmiş olduğu ve uygun olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması mümkün olacaktır. Yukarıda açıklanan tespitler için tesisin bulunduğu yerde tesisin çalıştığı halde üretim kapasite ölçümlerinin yapılarak mevcut kurulu ve atıl olan tüm makinaların ve cihazların kesif incelemesi ile bir değerlendirme yapılmasının gerekli ve bilimsel bir yöntem olduğu, ancak bu bilgiler yardımıyla teknik yönden dava konusu makine ve cihazların tesis için gerekli ve uygun olup olmadığı değerlendirebileceği kanaat ve görüşü varıldığı bildirilmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla aldırılan Makina Mühendisi ve Maden Mühendisi bilirkişi heyetinin 23.06.2022 tarihli raporunda özetle; ...ve panosu; Bu ekipman tesis kapasitesini artırıcı nitelikte olmayıp tesis verimliliğini artıran niteliktedir. Bazı tesislerde ihtiyaç halinde verimliliği artırmak amacıyla kullanılabildiği, Dozaj pompaları; her ne kadar mevcut tesiste ilk aşamada kullanılmış olsa da bu pompalar hassas pompalar olduğundan dolayısıyla düzgün bir reaktif aktarım alt yapısına sahip olmayan tesislerde kullanılamadığı, Değirmen, kapasite arttırıcı nitelikte olmayıp eğer ihtiyaç var ise verimliliği artırmaya yönelik olduğu, Bilyalar; küçük çaplı bilyalar genelde tercih edilmediği şayet ikincil öğütme ihtiyacı varsa kimilerinin tercih edebildiği, Selüller; eğer kapasite artırımı amaçlanıyorsa grup olarak tüm selül kapasitesi artırılması gerektiği, mevcut haliyle kapasite artırımına pek yararının olmadığı, Kimyasallar sodyum bi kromat isimli reaktif görülmediği, diğer reaktif Sodyum metabisülfitin neden kullanılmadığının bilinmediği, Dalgıç pompalar; Dosya kapsamında anılan pompaların az kirli su pompaları olduğu, dolayısıyla dosya kapsamındaki toplantı ve yazışmalardan anlaşıldığı kadarıyla amacın konsantre havuzlarındaki biriken suların deşarjı olduğu ve bu amaca uygun olduğu, ancak yine yazışmalardan bu pompaların çamur pompası olarak isimlendirildiği, bu pompaların çamur pompası olmadığı, Yazışmalardan dalgıç pompalar ve ...ile ilgili teklif onayının ... tarafından şirket yetkilisinden talep ettiğinin görüldüğü, ancak şirket yetkilisinin talebe onay verip vermediğinin dosya kapsamında görülemediği, Sözleşme gereği danışmanlık hizmeti kapsamında ...tarafından şirket yetkililerinin katılımıyla toplantılar düzenlediği, şirket yetkililerine e-mail yoluyla bilgilendirmeler yaptığının görüldüğü kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Mali Müşavir, Makina Mühendisi ve Maden Mühendisi bilirkişi heyetinin 11.05.2023 tarihli 2. ek raporunda özetle; Davacı tarafın davalıya satmış olduğu ürünlerle ilgili faturaların EURO bazında düzenlendiği (10.943,32 EURO * 19.116,00.- EURO- 30.059,32.- EURO) davalı tarafın ise söz konusu faturaları aynı şekilde kabul ederek yasal defterlerine işlediği talimatla alınan bilirkişi raporunda yer almaktadır. Dava konusu alacak dayanağı ürünlerin teslim edilip edilmediği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı taraf ürünlerden ve son ağustos ayına ilişkin danışmanlık faturasından dolayı alacaklı olduğunu iddia ederken davalı taraf ürünlerde ayıp olduğu ve ürün bedellerinin fahiş fiyatla satıldığını iddia etmektedir. Davacı tarafça davalı tarafa düzenlenen faturalar muhteviyatı mallara TTK ve TBK da belirlenen sürelerde ayıp ihbarı yapıldığı hususunda da dosyada herhangi bir belgeye rastlanılmamıştır. Davacı nezdindeki davalı cari hesabı incelendiğinde davacının davalıdan cari hesap olarak 31.08.2018 tarihi itibariyle 7.859,32.- EURO + 6.108.-TL = 68.105,26.-TL tutarında alacaklı olarak görünmektedir. Talimatla alınan bilirkişi raporunda davalının davacıya cari hesap bakiyesi olarak 68.474,97.-TL tutarında borçlu olarak isi mevcut olup tarafların yasal defterlerinin 369,71.-TL hariç olmak üzere örtü üşmeme farkının ise tarafların EURO bazında düzenlenen fatura ve ödemelerde farklı kurları kullanmasından kaynaklandığı öz olarak tarafların yasal defterlerinin örtüştüğü görülmektedir. Talimatla alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile bu raporlara taraf vekillerince yapılan itirazlar incelendiğinde davacı ... şirketince davalı Marmotek şirketine teslim edilen yada alınmasına aracılık edilen makinelerin davalı Marmotek şirketince kullanılamadığı ve makinelerin genel olarak atıl vaziyette davalı Marmotek şirketi uhdesinde beklediği görülmektedir. Talimatla alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamında yapılan işin ve kullanılan malzemelerin (makinaların) tesise uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı Marmotek şirketince dava konusu edilen alacak tutarlarından 7.859,32.-EURO tutarındaki kısmı makine bedeli 6.108.-TL lik kısmı ise aylık danışmanlık bedeli olarak talep etmektedir. Talimatla alınan kök ve ek raporlar ile dava konusu olayların, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hukuki değerlendirilmesi sayın mahkemeye aittir. Talimatla alınan bilirkişi kök ve ek raporları heyetimizce incelenmiş olup özellikle kök raporda karşı dava konusu edilen makinelerin görüntülerine yer verildiği görülmüştür. Talimatla alınan bilirkişi kök ve ek raporlar incelenmek suretiyle davacı/karşı davalı ... Şirketince satılan ya da satışma aracılık edilen makinelerin davalı Marmotek şirketi ihtiyaçlarına uygun olmadıkları ve kullanılamadıkları, firmada bekletildikleri anlaşılmaktadır. Talimatla alınan bilirkişi kök ve ek raporundaki tespit ve değerlendirmelerin sayın mahkemece benimsenmesi durumunda, davacı tarafın huzurdaki davada talep etmiş olduğu 7.859,32-EURO tutarındaki makine bedelini ve 6.108.-TL tutarındaki danışmanlık bedelini talep edemeyeceği yönünde bir değerlendirme yapılmasının olanaklı olabileceği değerlendirilmektedir. Aksi kanaatte davacının davalıdan talep gibi alacaklı olduğu kanaatine varılabilecektir.
Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede ise ... şirketinin davacı tarafça bizzat fatura edilen makine tesis cihazların istenilen evsafta olmaması nedeniyle zarara uğradığını belirterek zarar talebi konusunda 13.10.2022 tarihli dilekçede aşağıdaki şekilde açıklama yapmıştır.
1-Blower: ...Ünitesi (Birim Fiyatı: 16.200,00 EURO Adet: 1 Toplam: 16.200,00 EURO)
2-Dalgıç ... Pompası: XJ25 HD AT...connection 3" Hose, ...Kit, Agua Plug 16A 400V 50 Hz Nylon rop efor safe lifting of pump 20 meter (Birim Fiyatı: 7.250 EURO Adet: 3 Toplam: 21.750,00 EURO)
3-Dozaj Pompaları: Muhtelif özellik ve markalarda 12 adet dozaj pompaları (Birim Fiyatı: Muhtelif Adet: 12 Toplam: 9.274,00 EURO)
4-Bilyalar: Muhtelif özellik ve markalarda bilyalar
5-Kimyasallar: Muhtelif özellik, marka ve miktarlarda kimyasallar (Değişen fiyat ve miktarlarda olmak üzere toplam: 254.772,01 TL ve 85.348,49TL olmak üzere toplam 340.120,05 TL Kimyasallar için ödeme TL olarak yapıldığından menfaat kaybımızın olmaması için fatura tarihi itibari ile mevcut EURO kuru karşılığı ile onun güncel TL değeri ile zararımızın hesaplanmasını talep ediyoruz.)
6-Değirmen ve selüller: Tesisle herhangi bir uyumu olmayan değirmen ve selüller Bu mal ve cihazların Müvekkil şirkete olan masrafı ile birlikte şu hususların da göze alınmasını talep etmekteyiz:
1-Eğer tesis bu uyumsuzluklara muhatap olmasaydı, düzgün bir danışmanlık ilişkisi sonucu işler hale getirilseydi tesisin elde edebileceği minimum ve maksimum kar,
2-Eğer doğru mal ve cihazlar aldırılsaydı ortaya çıkacak bedel ile şu an o mal ve cihazları temin etmenin doğuracağı bedel arasındaki fark,
3-Tesise uyumsuz bu mal ve cihazların bir miktar uyumlu hale getirilebilmesi için müvekkil şirketin harcadığı maddi kaynaklar ile iş gücünün maddi karşılığı,
Karşı davada zarar iddiasıyla talep edilen tutarlar yönünden bir hesaplama yapılabilmesi için öncelikle ihtilaf konusu makineler üzerinde fiziki inceleme yapılmak suretiyle ikinci el değerlerinin tespiti ile karşı davacının maliyet değeri arasındaki fark tespit edilerek karşı davacının makine bedeli yönünden uğrayacağı zarar olarak hesaplanması gerektiği hususu sayın mahkemenin takdirindedir. Diğer yandan karşı davalı şirketin yasal defterlerinde ihtilaf konusu makinelerin alış maliyetleri yönünden de inceleme yapılarak alış maliyetlerinin ne olduğu hususunda da bir tespit yapılması gerekmektedir. Karşı davacının diğer talepleri hesaplama yapılabilmesi için ise, makinelerin alım tarihinden dava tarihine kadar geçen süreler yönünden geçici vergi beyannameleri, kurumlar vergisi beyannameleri, bilanço ve gelir tabloları, ürün maliyet tabloları, gider yapısı, kapasite raporu, hatalı makine alımı nedeniyle müşterilerinin karşılanamayan siparişlerinin olup olmadığı, satış kaybı yaşanıp yaşanmadığı, makinelerin tesise uyumlu hale getirilmesi yönünden yapılan harcamalara ait belgeler ve tüm bunların yasal defterlerden teyidi, atıl kapasite oluşup oluşmadığı vb. belgeler dosyaya sunulduktan sonra net bir hesaplama yapılabileceği bildirilmiştir.
Mali Müşavir, Makina Mühendisi ve Maden Mühendisi bilirkişi heyetinin 16.11.2023 tarihli 3. ek raporunda özetle; Yüce Mahkeme'nin 3. Ek rapor kapsamında Bilirkişi heyetine verdiği görevde değerlendirmesini istemiş olduğu hususlar aşağıda maddeler halinde ele alınmış ve değerlendirilmiştir: Asıl ve karşı dava kapsamında netice kanaat olarak taraflar arasındaki danışmanlık sözleşmesi yönünden davalının sözleşmeyi feshetmesinin dosya kapsamı itibariyle haklı olup olmadığının tespiti ve Davacı karşı davalının danışma sözleşmesi kapsamında davalı karşı davacı danışanını fen ve bilimin gereklerine uygun olarak yönlendirip yönlendirmediği, Dürüstlük kurallarına ve ticari menfaat ilişkisine uygun hareket edip etmediği, Danışman sıfatıyla yeterli ve gerekli yönlendirmeleri usulünce yapıp yapmadığı, satın aldırılan ve satın alınmasına aracılık edilen ürün ve makinelerin danışmanlık sözleşmesinin amacına uygun olup olmadığı, Teknik yönden değerlendirildiğinde, talimatla alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamında yapılan işin ve kullanılan malzemelerin (makinaların) tesise uygun olmadığı anlaşıldığından alınan danışmanlık hizmetinin talepleri karşılamadığı anlaşılmaktadır. Talimatla alınan kök ve ek raporlar ile dava konusu olayların, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hukuki değerlendirilmesi sayın mahkemeye aittir. Doğrudan satılan ürünlerde o tarihteki piyasa rayicine nazaran fahiş fiyat belirlenip belirlenmediği, bu hususlarda davalı kar ve oluşuyor ise miktarının tespiti davacının zararı oluşup oluşmadığı, Dava konusu makinaların, geriye dönük piyasa rayiç değeri belirlenmesi mümkün değildir. Ancak imalatçı şirketlerden alınacak proforma fatura, teklif, bilgi ve belgelerle karşılaştırma ve değerlendirme yapılabilir. Böyle bir proforma fatura ve bilginin imalatçıdan istenmesi ve bilirkişi temin edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle satılan ürünlerde o piyasa rayicine nazaran fahiş fiyat olup olmadığının değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla davalı karşı davacının zararı oluşup oluşmadığının değerlendirilemeyecektir. Dava dilekçesinde bildirilen TR18-0107 nolu sözleşmeye konu 25.665,00 Euro bedelli makinenin tesis için gerekli olup olmadığı, Davalı karşı davacının Ağustos 2018 fesih tarihine göre teslime hazır olup olmadığı, Sözleşmelerin fesih nedenine göre davalı karşı davacının makineyi teslim almada temerrüde düşüp düşmediği, temerrüde düştü ise teslim almamada haklı olup olmadığı, Makinenin tesis amacına ve taraflar arasındaki akdi ilişkiye hizmet edip etmeyeceği, Davalı karşı davacının malı teslim almada haksız şekilde temerrüde düşmesi söz konusu ise bu kapsamda davacı karşı davalının zarar miktarının tespiti: Talimatla alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile TR18-0107 nolu sözleşmeye konu 25.665,00 Euro bedelli makinenin tesise uygun olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca 2018 tarihinde bu makinanın teslime hazır olduğuna dair İRSALİYE FATURASI dava dosyasında mevcut değildir. Diğer taraftan, talimatla alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre davalının bu makinayı teslim alması için teknik yönden bir ihtiyacı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Talimatla alınan kök ve ek raporlar ile dava konusu olayların, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hukuki değerlendirilmesi sayın mahkemeye aittir. Fiyatının o tarihteki piyasa rayicine nazaran fahiş olup olmadığı, dava konusu TR18-0107 nolu sözleşmeye konu 25.665,00 Euro bedelli makinenin, geriye dönük olarak piyasa rayiç değerinin belirlenmesi mümkün değildir. Ancak imalatçı şirketlerden alınacak proforma fatura, teklif, bilgi ve belgelerle karşılaştırma ve değerlendirme yapılabilir. Böyle bir proforma fatura ve bilginin bilirkişi marifetiyle temin edilmesi mümkün olmayacaktır. Bu nedenle satılan ürünlerde o tarihteki nazaran fahiş fiyat olup olmadığının değerlendirilemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bedel artırım dilekçesi; taraf vekillerince bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah dilekçeleri sunulduğu, ıslah dilekçelerinin taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğe çıkarıldığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın taraflar arasında 01/03/2018-2019 tarihleri arasında 1 yıl için imza edilen danışmanlık ve satım ilişkisi içeren sui generis nitelikli sözleşme uyarınca, asıl davada davalının 2018 yılı Ağustos ayına ilişkin danışmanlık hizmeti ücretinin davacıya ödenmediği, teslim edilen sözleşme konusu malların bakiye bedeli ile teslime hazır edilmesine rağmen davalının teslim almama ile temerrüde düştüğü makine nedeniyle uğranılan müspet zararın tahsili talebi ile karşı davada davacının sözleşmeye aykırı ve kusurlu davrandığı, satılan malların ayıplı olduğu, davalıyı zarara uğrattığı, zararın tazmini talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı arasında danışmanlık hizmeti ile mal satımına ilişkin (TR 18-0104, 0105 ve 0107 nolu) sözleşme bulunduğu, TR 18-0104, 0105 nolu sözleşmeler bakımından ürünlerin davacı yanca teslim alındığı, 18-0107 nolu sözleşme kapsamında olduğu belirtilen makinenin ise teslim alınmadığı, teslim alınan makineler kapsamında davacının bakiye bedel olan 7.859,32 Euro talep ettiği, diğer sözleşmede ise teslim almadaki temerrüt iddiasıyla kısmi olarak 500,00 Euro bedelli müspet zararın talep edildiği, ayrıca fesih tarihini kapsayan Ağustos ayı için 6.108,00 TL'lik danışmanlık bedelinin talep edildiği anlaşılmıştır. İlk iki sözleşme konusu makinelerin teslim edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Üçüncü sözleşme olarak belirtilen TR-180107 nolu sözleşme gereğince malların hazır edilip edilmediği, bu yönde sözleşme bulunup bulunmadığı ise uyuşmazlık konusuna dahildir. Karşı dava ile de danışmanlık ve satım sözleşmesi bir arada değerlendirilerek buna dayalı yanlış yönlendirme, fahiş fiyat ile aracılık etme, kullanılmayacak ürünlerin aldırılması ve ayıplı mal satımı gerekçesiyle sözleşmesel yükümlülüklere uygun hareket edilmeyip işin durmasına sebep olunduğu ileri sürülerek mahrum kalınan kar talep edilmektedir. Davalı yan karşı davasındaki gerekçeler ile sözleşmeyi sözlü/eylemli olarak feshettiğini kabul etmektedir,
Asıl davada davacı tarafından davalıya 104 nolu sözleşme kapsamında 9.274,00 Euro teklif bedelli dozaj pompası, 105 nolu sözleşme kapsamında 16.200,00 Euro teklif bedelli blower satıldığı, 107 nolu sözleşme ile teslime hazır edildiği belirtilen 21.750,00 Euro teklif bedelli (KDV'si ile birlikte 25.665,00 Euro) makinenin ise dalgıç pompası olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya konu diğer makine ve malzemelerin ise davacı yönlendirmesi ile alındığı iddia edilmektedir.
Taraflar arasındaki 2018-2019 yılı için 1 yıl süreyle imzalanan danışmanlık sözleşmesi 5 ay süre ile yürürlükte kalmıştır. Bu sözleşmede Denizli Beyağaç ve Çanakkale Biga ilçelerindeki davalı karşı davacı tesislerinin kurulumu ve geliştirilmesi için danışmanlık ve mühendislik hizmeti alınacağı kararlaştırılmış, davacının haftanın iki günü yapacağı gözlem üzerine yapılması gereken yatırım ve iyileştirmelerin yazılı veya sözlü olarak davalıya bildirileceği düzenlenmiştir.
Davalı yan her ne kadar davadan önce yapılan delil tespitine dair Lapseki Sulh Hukuk Mahkemesince alınan raporun hükme esas alınmasına talep etmiş ise de bu raporun davacının yokluğunda yapılar incelemeye dayalı olduğu, davacının rapora açık itirazının bulunduğu, incelemeyi yapanın makine mühendisi olup asıl maden işinde uzmanlığı bulunmadığı, itiraza uğrayan ve yeterli denetime tabi tutulamayan delil tespiti dosyasının netice kanaatinin de yorum içerdiği gözetilerek hükme esas alınamayacağı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yerinde inceleme yapılmak suretiyle maden ve makine mühendisi bilirkişiye inceleme yaptırılmış ve talimatla 10/02/2022 ve 23/06/2022 tarihli kök ve ek rapor alınmıştır. Bu bilirkişi raporlarında davacının doğrudan danışmanlık sözleşmesi kapsamında kusurlu olduğu tespit edilmemiş, toplantıların düzenlendiği, e-mail yoluyla bilgilendirmelerin yapıldığı, davacının temin ettiği blower'ın verimlilik artırıcı olduğu, dozaj pompalarının ise tesisin alt yapısından dolayı yeterli olmadığı tespit edilmiştir. Bunun dışında davacının doğrudan temin ettiği dalgıç pompasının teslim edilmediği sabittir. Bunlar haricinde davacının yönlendirmesi ile alındığı bildirilen makinelerin kapasite, ihtiyaç ve amaca göre değerlendirildiği görülmüştür. Mahkememizce doğrudan alınan bilirkişi heyet ek raporlarında ise talimatla alınan rapora katılım sağlanmış ancak dayanaklı ve denetime elverişli bir görüş ifadesine yer verilmemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme danışmanlık sözleşmesi olup bunun yanında davacı yan davalıya bir kısım makinelerin satımında doğrudan işlem yapmıştır. Davacı "tesislerinin kurulumu ve geliştirilmesi için danışmanlık ve mühendislik hizmeti" vermekle yükümlülük altına girmiş, aynı zamanda doğrudan temin ettiği ürünlerin satımı ile danışmanlık sözleşmesinden doğan tesis kurulum, iyileştirme ve geliştirmesini bu satım sözleşmesine de mal etmiştir. Sözleşme bu yönüyle sui generis'tir. Diğer bir deyişle davacı sattığı ürünlerin tesise uyumluluğunu satım sözleşmesi ile taahhüt etmezken aynı zamanda danışılan konumunda olduğundan bu yönüyle danışmanlık sözleşmesini de kapsar şekilde yükümlülük altına gireceğinin kabulü gerekir. Ancak yine de davacının yükümlülüğünün bağımsız bir yönetim faaliyeti, eser veya vekalet ilişkisi olarak genişletilmemesi gerekecektir. Nihayetinde bilgilendrme ve yönlendirmeler yönünden nihai karar danışan davalıya ait olacaktır. Bu kapsamda davacının doğrudan sattığı 2 adet makine yönünden kati suretle tesise uyumsuzluk arz ettiğine, işin niteliğine yabancı olduğuna dair bir tespit bulunmamaktadır. Blower'in kapasite veya verim artırıcı olması fark etmeksizin temininin salık verilmesi sözleşme amacına ve davacının rolüne uygundur. Dozaj pompalarının tesisin alt yapısına uygun olmadığı tespit edilmiş ise de ilk aşamada kullanılmış olup bu aşamadan sonra tesis alt yapısına dair gerekliliğin akıbeti davalının yükümlülüğündedir. Davacının doğrudan sattığını ancak teslim alınmadığını bildirdiği dalgıç pompalarının ise teslim alınmadığı uyuşmazlık konusu olmayıp danışmanlık sözleşmesi yönünden sonuç doğurmayacaktır. Davacının sattığı makineler yönünden herhangi bir ayıp ihbar durumu, arıza bildirimi dosya kapsamından tespit edilememiştir. Bunun dışındaki malzeme ve makinelerin doğrudan davacı tarafça temin edilmediği, satışına aracılık edildiğine dair delil bulunmadığı, fahiş fiyatlı ürünlere kötüniyetli yönlendirme iddiasının ispata muhtaç olduğu, bunların yanında nihai kararın davalı yanca verildiğine kanaat edilmiştir. Bunun yanında makine muayenelerinin davacının ilişki içerisinde olup işe alınmasına aracılık ettiği bildirilen Korkut isimli çalışan davalı çalışanı olup ispat olunamayan savunmaya itibar edilmemiştir.
Açıklanan gerekçelerle asıl davadaki bakiye makine bedeli ile Ağustos ayı danışmanlık ücretine dair miktarlar TTK 23 maddesi şartlarını taşımayan ayıplı hizmet ve satışa dair usulüne uygun ihtarat olmayan ve davalı defterlerine kaydedilen bedeller nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Satış sözleşmesi bulunmayan sadece proforma faturası olan, sözleşmenin esaslı şartlarından icap ve kabul ile irade uyuşmasının bulunduğu ispat edilemeyen dalgıç pompasına dair talep yönünden ise red kararı vermek gerekmiştir.
Karşı dava yönünden ise asıl davada açıklanan gerekçeler yanında danışmanlık sözleşmesinin niteliği gereği karşı davacının bir kısım hizmeti kabul edip bir kısmını kabul etmemekle çelişkiye düştüğü, karşı davalının sözleşmeye aykırı eylem ve işlemlerinin, kötüniyetli veya ayıplı hizmetinin ispatlanmadığı, tesisin atıl kalmasının tamamen karşı davalının eksik veya ayıplı hizmetinden doğduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı anlaşılmakla karşı davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın Kısmen Kabulü ile 7.859,32 Euro ile 6.108,00 TL'nin 05/10/2018 temerrüt tarihinden itibaren, TL alacak için avans faizi; Euro alacak için ise 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, fazlaya dair istemin Reddine,
2-Karşı davanın Reddine,
3-Asıl dava yönünden;
a)Karar tarihi itibari ile alınması gereken 3.328,86-TL karar ve ilam harcının 209,80-TL peşin harç, 3.867,18-TL ıslah harcı toplamı 4.076,98-TL harçtan düşümü ile artan 748,12-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b)Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL başvuru harcı, 209,80-TL peşin harç, 3.867,18-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.121,38-TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 748,12-TL harcın düşümü ile kalan 3.373,26-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
ç)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.208,25-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
d)Davacı-karşı davalı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.544,95-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 5.504,78-TL'lik kısmının davalı-karşı davacıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı-karşı davalı üzerinde bırakılmasına,
e)Davalı-karşı davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.085,25-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 1.284,97-TL'lik kısmının davacı-karşı davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davalı-karşı davacı üzerinde bırakılmasına,
f)6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul-red oranına göre 1.110,22-TL'nin davalı-karşı davacıdan, 209,78-TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Karşı dava yönünden;
a)Alınması gereken 427,60-TL maktu harcın 170,77-TL peşin harç, 1.059,00-TL ıslah harcı toplamı 1.229,77 TL harçtan düşümü ile artan 802,17-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
c)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
ç)6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.18/03/2024

Katip Hakim
e-imza e-imza