WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL 14. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/483 Esas
KARAR NO : 2024/200
DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 17/09/2014
KARAR TARİHİ : 01/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; 01.04.2013 tarihinde sürücü ... ... yönetimindeki ... plakalı tırın trafiğe çıkılmaması gereken saatte trafikte seyrettiği ve arıza şeridinde gerekli emniyet tedbirlerini almadığını, reflektör kullanmadan yolda beklediği sırada davacıların murisin araca çarpması neticesinde murisin ölmesine neden olduğunu, trafik kazası tespit tutanağına göre, kazanın sorumlusu olan davalı araç sürücüsü asli kusurlu olup, trafiğe çıkılmaması gereken saatte trafikte seyrettiği ve arıza şeridinde gerekli emniyet tedbirlerini almadığını, reflektör kullanmadan yolda beklediği sırada kazaya neden olmasından ötürü asli kusurlu olduğunu, Baba, eş ve çocukları, ölüm nedeniyle maddi ve manevi destekten yoksun kaldıklarını, murisin babasına ve ailesine maddi destek sağladığı, ve aylık geliri 1.500TL olduğunu, davacıların Türk Borçlar Kanunu m.53'e dayanarak cenaze kaldırma ve defin giderleri isteme hakkı olduklarını, davalının kusuru dikkate alınarak, babası için 40.000TL, eşi için 50.000TL ve diğer çocukları adına ise 20.000TL olmak üzere, toplam 150.000TL manevi tazminat talep ettiğini, davalı tarafa ait araç davalı Sigorta Şirketine ... poliçe ile trafik sigortalı olduğunu, ... numaralı hasar dosyasında davacılara ödenen miktar yetersiz olduğundan, 2918 sayılı KTK'nun 111/2 maddesi uyarınca ibranamenin iptali ve bakiye zararın istendiğini, sigorta şirketi tarafında yapılan hesaplamada eşin yeniden evlenme şansı indirimi hukuka aykırı olduğunu, davacı eş, ölüm tarihinde 35 yaşında olup ve 3 çocuğuyla beraber yaşadığını, müvekkilinin yaşadığı bölge ve doğduğu bölgenin şartlarında da anlaşılacağı üzere 3 çocuk sahibi müvekkilinin yeniden evlenme şansı bulunmadığını, müvekkilinin tazminat elde edebilmesi amacıyla kazaya karışan ... ve ... plakalı araçların trafik kaydına ihtiyati tedbir konmasını, trafik kazasında oğlunu, eşini ve babalarını kaybeden davacıların, 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) 1.000TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.000TL cenaze ve defin giderleri olmak üzere; toplam 2.000TL tazminatın sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, sigorta şirketi yönünden, yetersiz ödemeye ilişkin ibranamenin iptali ile bakiye maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek avans faiziyle, sorumluluk sınırlarına göre, Baba için 40.000TL, anne için 50.000TL, çocuklar adına ise 20.000 TL olmak üzere, toplam 150.000TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faizi ile sürücünün taşınır taşınmaz malları ile özellikle olaya karışan ... ve ... plakalı araçlar üzerine "ihtiyati tedbir" konulmasını, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olarak davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... ... adına tescilli ... plakalı araç için müvekkil şirketçe, 22.11.2012-22.11.2013 tarihleri arasında, 59677126 no'lu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti azami 225.000-TL ile sınırlandığını, müvekkili şirket tarafından toplam 37.573,26.-TL ödendiğinden kalan bakiye 187.426,74-TL olduğunu, Trafik sigortası bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmadığını, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusur oranında bu gerçek zararın tazmini esas olduğunu, teminat limitlerini bildirilmesi davayı kabul anlamında olmamakla birlikte, yapılacak inceleme sonucunda müvekkili şirketin sorumluluğunda bir bedel ortaya çıktığı takdirde sorumluluk limitinin esas alınması gerektiğini, davacı vekilince açılan dava ile ... ...'ın babası, eşi ve çocukları için 2.000-TL maddi, 150.000-TL manevi tazminat talep edildiğini, davacı yanın dilekçesinde bahsi geçen kaza tespit tutanaklarında müteveffa ... ...'ın emniyet şeridini ihlal ederek, tehlikeli araç kullanarak, hızını çarpmayı engellemek üzere azaltmayarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, sigortalı ... plakalı aracın, 01.04.2013 tarihinde yaptığı trafik kazası nedeniyle, müvekkili sigorta şirketine 14.05.2013 tarihinde yapılan başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, davacıların 14.05.2013 tarihinde yapmış olduğu başvuruya binaen müvekkili şirketçe tüm belgelerin ve dosyanın tekemmül etmesiyle dosya aktüere gönderildiğini, başvuruda bulunan davacı yanın temin ettiği evraklar ve verdiği beyanlar doğrultusunda yapılan aktüeryal hesap sonucu sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesindeki kusur oranı da dikkate alınarak, eş ... ... için 19.291,15TL, baba ... ... için 1.929,82TL, anne ... ... için 3.470,64TL, çocuklar ... ... için 6.098,35TL,... ... için 3.558,19TL, ... ... için 3.225,10TL olmak üzere toplam 37.573,26TL gerçek zarar miktarı hesaplandığını, hesaplanan miktar başvuru sahibine bildirildiği, her iki tarafça incelendiği, ve herhangi bir somut, maddi ve gerekçeli itirazda bulunulmadığını, bunun üzerine, mevzuata uygun olarak hesaplanmış gerçek zarar miktarını oluşturan toplam 37.573.26-TL ödeme müvekkili şirketçe 23.05.2013 tarihinde yapıldığını, müvekkili şirket poliçe kapsamındaki tüm sorumluluklarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini, aktüer raporunda belirtilen ve davacılara 23.05.2013 tarihinde ödenmiş olan 37.573,26-TL'lik tazminat miktarını aşan her türlü talebe itiraz edildiğini, manevi tazminatlar teminat dışında olduğunu, Trafik Sigortaları Genel Şartları 3/e maddesi, KTK 92/f hükümleri gereğince manevi tazminat talepleri poliçe kapsamından talep edilemeyeceğini, manevi tazminat talebi ... poliçe numaralı Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesinin teminat kapsamına girmediğini, müvekkili şirketin müdebbir bir tacir olarak genel kanunların ve poliçe genel ve özel şartlarının kendisine yüklediği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, herhangi bir temerrüden bahsedilemeyeceğini, hesaplanan tazminat bedeli davacı yana ödendiğini, poliçeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğinden temerrüde düşmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin faiz sorumluluğu ancak dava tarihinden itibaren söz konusu olacağını, dava konusu talebin, müvekkili şirketçe ilgili mevzuat uyarınca gerçek zarar miktarını tespit ettirdiği ve 37.573,26-TL ödemeyi davacı başvuru sahibine 23.05.2013 tarihinde yaptığından, açılan haksız, maddi ve hukuki gerekçeleri mesnetsiz bulunan davanın tamamen reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaşamını tır şoförlüğü ile idame ettiren bireysel olarak yük taşımacılığı yaptığını, İstanbul’a yük getirdiği 01.04.2013 tarihinde işbu davaya konu edilen trafik kazasına karışmış bulunduğunu, müvekkilinin kaza günü, yönetimindeki ... plakalı aracı arıza yapması sonucu aracı emniyet şeridinin en sağma kontrollü bir şekilde park ettiğini, arızayı tespit etmeye çalışırken, aşırı hızlı ve kontrolsüz şekilde müvekkilin aracına arkadan çarpılması suretiyle kazanın gerçekleştiğini, davacı tarafların murisi bu kaza neticesinde hayatını kaybettiğini, kazanın gerçekleştiği saatlerin sabah saatleri olması sebebiyle reflektör kullanılmaması mantıken ve hukuken müvekkili asli kusurlu yapmadığını, murisin aşırı hızlı şekilde müvekkilinin tırına arkadan çarpmış olması, reflektör kullanılmış olsaydı dahi bu kazanın gerçekleşmesini engelleyici bir unsur olmayacağını, sabah saatlerinde havanın açık olduğu ve görüş alanının sıkıntısız olduğu bir yolda, tırın fark edilmeyip; reflektörün fark edilecek olmasını düşünmek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin işbu dava açısından asli kusurlu hale getirdiğini, müvekkilinin yasak saatte o yolda bulunması durumu ise bir zaruret hali olduğunu, esenler atışalanı civarına sabah saatlerinde yük teslimi yaptığını, yük teslim edilen yer; şehir içi ve ciddi şekilde kalabalık olan, dar yollara sahip bir alan olduğunu, burada yük teslimi yaptıktan sonra bu alana en yakın tır bekleme noktası ise ‘"...” denilen bir yer olduğunu, bu yere gitmek için de tek bir yol güzergâhın mevcut olduğunu, yük boşalttığı yerde tırını bekletmesi imkansız olduğunu, diğer tırların ve kamyonların da aynı tarz durumlarda bekledikleri yere giderken ise bu üzücü kazanın meydana geldiğini, dikkat edilmesi gereken hususun, yasak saatte yolda seyir halinde giderken kaza meydana gelmediğini, aracı geniş emniyet şeridinin en sağında park halinde bulunduğu sırada kazanın meydana gelmiş olması gösterir ki; trafik kuralları açısından asli kusur sahibi taraf murisin olduğunu, yapılan tetkiklere ve trafik raporlarına göre yolda fren izine rastlanılmadığını, muris kazadan önce direksiyonu dahi sola çevirmediğini, müvekkilinin aracının durduğu yolun öncesinde bir viraj dahi bulunmadığı, ve uzun bir düzlük olmadığını, bu durumda murisin emniyet şeridinde seyrederken öndeki park halinde ki büyük aracı görmeme ihtimali olmadığını, olağan şartlar altında murisin hem frene basması ve hem de kazadan kurtulmak için direksiyonu çevirmesi gerektiği, davaya konu trafik kazası ile ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/... nolu dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, davanın aynı hususta açılacak ceza kovuşturmasının sonucunu beklenmesini, davacı tarafların müvekkili aleyhine açmış olduğu davada öncelikle davanın reddine, bu taleplerinin değerlendirme dışı bırakılması durumunda ise ceza kovuşturmasının sonucu işbu davanın seyrini değiştirecek nitelikte olduğundan, ceza kovuşturması sonucunun beklenmesini, davanın reddi durumunda ise yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkememizce 2014/... Esas, 2014/... Karar sayılı ve 03/11/2014 tarihli kararı ile, ''1-Davacıların maddi tazminata ilişkin davasının tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle reddine, 2-Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği'' verilen kararın davalı ... ... vekilince temyiz edildiği, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2015/... Esas, 2018/... Karar sayılı ve 18/01/2018 tarihli ilamı ile, ''BK 74. madde hükmüne göre Hukuk hâkimi, ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı ve delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığa isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ve eylemin hukuka aykırılığını ve fâilini belirleyen mahkumiyet kararı ile bağlıdır. Eldeki davada, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda desteğin %60 davalıların ise %40 oranında kusurlu oldukları kabul edilmiştir. Ceza dosyasında ise, araç arızası nedeni ile gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmış olması halinde bile, mevcut hız ve ihlaller karşısında sanığın kazayı önleyemeyeceği belirtilerek davalı ... ... hakkında 5237 sayılı yasanın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir. Ne var ki; söz konusu ceza dosyası henüz kesinleşmemiştir. O halde mahkemece, maddi vakıanın tespiti bakımından önem arzeden ceza dosyasının kesinleşmesi beklendikten sonra sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.'' denilerek dosyanın mahkememize iade edildiği ve Mahkememizin 2018/483 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacıların maddi tazminata ilişkin davası yönünden; davadan feragat, HMK'nın 307. ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı tek taraflı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf usul işlemidir. Davacı vekilinin sunduğu vekaletnamede tüm davacılar yönünden feragate dair özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür. HMK'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak davacının, davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Maddi tazminat talebi yönünden feragat beyanı sulh nedeniyle verildiğinden kanun yolu aşamasından geçen önceki kararda olduğu gibi davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Feragat usuli işlem gerekliliğine takılmadığından dosya takipsiz bırakılmış ise de yine de feragat nedeniyle redde karar verilmiştir.
Yargılama devam ederken davacılar vekili UYAP üzerinden göndermiş olduğu 22/01/2024 tarihli dilekçesi ile manevi tazminat talebinin de ödeme nedeniyle sulh ile sonuçlandığını, dilekçelerinin sunulduğunu beyan etmiş ancak manevi tazminat talebinin sulh ile sona erdiğine dair davacıdan dayanak belge veya davalıdan herhangi bir teyit alınamamış, bu yöndeki beyana itibar edilememiştir.
HMK'nın 150/6. maddesi ile, ''İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
'' denilmiştir.
HMK'nın 320/4. maddesi ile, ''Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.'' denilmiştir.
Davacıların manevi tazminat talebi yönünden; Mahkememizin 26/12/2022 tarihli duruşmasına davacı vekilinin katılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilince 26/12/2022 tarihli yenileme dilekçesi ile davanın yenilenmesine karar verilmesinin talep edildiği, Mahkememizin 28/12/2022 tarihli yenileme tensip tutanağı ile dosyanın yenilenerek davanın kaldığı yerden devamına karar verildiği, yenilemenin usulüne uygun olduğu, yenilenerek devam edilen dosyanın 01/04/2024 tarihli duruşmasına davacı tarafın haberdar olmasına rağmen hazır bulunmadığı, usulüne uygun mazeret dilekçesi de sunulmadığı, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, davanın manevi tazminat talebi yönüyle HMK'nın 150/6 ve 320/4. maddeleri gereğince açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği, bu yön de gözetildiğinde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davacıların maddi tazminata ilişkin davasının tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Davacıların manevi tazminatına ilişkin davasının HMK 150/6 ve HMK 320/4 maddeleri uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 519,20-TL 'nin düşümü ile bakiye 91,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... ... kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davalıya verilmesine,
6-Maddi tazminata dair vekalet ücreti yönünden taraflar leh veya aleyhine hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/04/2024

Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza