T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/158 Esas
KARAR NO :2024/381
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:11/03/2024
KARAR TARİHİ:24/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/05/2013 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... sayılı plakalı aracı ile seyir halinde iken sürücünün kusuru sonucu ... sevk ve idaresindeki araçla çarpışması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde ... sayılı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilim bu kaza nedeniyle yaralandığını, önce davalı Sigorta şirketine başvuru yapıldığını herhangi bir netice elde edilemediğinden zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, Arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ... plaka sayılı araç ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ...'nın söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD. tarafından düzenlenmiş olan 14/12/2022 tarihli rapora göre %24 oranında malul kaldığını belirterek, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 50,00 TL Sürekli iş göremezlik , 25,00 TL Geçici iş görmezlik, 10,00 TL Sürekli Bakıcı gideri , 15,00 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü doğrultusunda zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ticari davalarda arabuluculuğa başvuru şartı olup davacının arabuluculuğa başvuruda bulunmadığının tespiti halinde dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuru yaptığını, müvekkili şirket tarafından istenilen evrakların tazminat hesabı için zaruru evraklar olduğunu, davacı taraf gerekli belgeleri müvekkil şirkete ibraz etmemek ve ödeme süresinin dolmasını beklememekle, kanunda belirtilen başvuru şartını yerine getirmemiş olduğundan dava ikame etme hakkı bulunmadığını, davacının taleplerini açıklaması gerektiğini, ... plakalı aracın müvekkil şirkete 21.03.2013-2014 tarihleri arasında ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçelerden dolayı sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 250.000-TL ile sınırlı olduğunu, dosyanın kusur tespiti yönünden trafik ihtisas dairesi’ne gönderilmesini, davacının iyileşme süresi dikkate alınarak maluliyet oranının ve kaza ile illiyet bağınının belirlenebilmesi amacıyla adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi’ne sevki ile davacının sürekli sakatlığının kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik esas alınarak tespit edilmesini, sigortalı aracın kusurlu bulunması ve davacının sürekli sakatlık halinin tespiti halinde aktüer sıfatına sahip bir bilirkişi görevlendirilerek pmf yaşam tablosu asgari ücret, %10 artırım %10 iskonto yöntemi ile tazminat hesaplanmasını, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri tazminatı talebinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, sürekli bakıcı gideri için %70 ve üzerinde kalıcı bir maluliyet gerektiğini ve geçici bakıcı gideri poliçe kapsamı dışında olduğunu, davacının kaza sırasında kask/kolluk/dizlik gibi koruyucu tertibatlar kullanmaması, alkolü/ sürücü belgesiz/yetersiz sürücü belgeli olması/olduğunu bildiği şoförün aracında yolculuk etmesi ve istiap haddi gibi durumlar müterafik kusur indirimi teşkil edeceğini, davacının sigortalı araçta yolculuk etmesi durumu hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirdiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine, dava zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddine, zorunlu arabuluculuk başvurusu ve müvekkil şirkete başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda; üm delillerin toplanması ve “adli tıp kurumu, trafik ihtisas dairesi” tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra müvekkil şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması ve sürekli sakatlığının adli tıp kurumu tarafından tespit edilmesi durumunda; yine “aktüer” sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile “sürekli sakatlık” tazminatının hesaplanmasına, geçici iş göremezlik, tedavi gideri, sürekli ve geçici bakıcı gideri poliçe kapsamı dışında olması sebebiyle talebin reddine, davacı tarafça talep edilmemesi halinde taleple bağlılık ilkesi gözetilerek müvekkil şirket aleyhine hüküm kurulmamasına, müvekkil şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; sorumluğunun yukarıda açıkladığımız çerçevede ve azami limit ile sınırlı olacağına, davaya konu kaza sebebi ile başlatılan ceza yargılaması dosyasının ilgili mahkemeden istenilerek dosya içerisine alınmasına, ceza yargılaması sonuçlanmamış ise bekletici mesele yapılmasına, sgk’ya müzekkere yazılarak davacıya kaza sebebi ile rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, ödeme yapılması halinde yapılacak hesaplamadan tenzil edilmesine, tazminat hesaplanması halinde yapılacak hesaplamadan ayrıca müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasına, kazaya karışan aracın kaza tarihindeki malikinin ve aracın satış sebebiyle poliçesinin geçerlilik durumunun tespiti yönünden noterler birliğine müzekkere yazılarak aracın satış tarihlerinin sorulmasına, müvekkil şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; 02/05/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezli, bakıcı gideri ve tedavi giderinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada davacı tarafça tazminat talep edilmiş, davalı ise cevap dilekçesinde zamanaşımını defini yasal süresi içerisinde ileri sürmüştür.
Davada uygulanacak hüküm 2908 Sayılı KTK'nın 109. Maddesidir. Anılan maddeye göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır." Görüldüğü üzere anılan maddede zamanaşımı iki yıl olarak düzenlenmiş ancak huzurdaki davadaki gibi bir cezayı gerektiren bir fiilden doğan taleplerde ise ceza zamanaşımının uygulanacağı ifade edilmiştir.Huzurdaki davada taksirle yaralama sonucu zarar meydana geldiğinden anılan hüküm gereği zamanaşımının ceza kanunumuza tabi olacak böylece sekiz yıla uzayacaktır.
Kazanın meydana geldiği (02.05.2013) tarih baz alınarak yapılan hesapta davacı taleplerinin 02/05/2021 yılında zamanaşımına uğradığı, davacı tarafça yapılan arabuluculuk başvuru tarihi olan 30/01/2024 ve dava tarihi olan 11/03/2024 tarihlerinde zamanaşımının dolduğu , 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanma durumunda dahi davacının davasının zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi Esas No : 2019/587 Karar No : 2021/440 kararında da aynı husus vurgulanmıştır. Davaya konu trafik kazası 08/02/2010 tarihinde gerçekleşmiş, davacının yaya olarak trafik kazasında yaralandığı ileri sürülerek açılan davanın, aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nun 89/1 maddesinde düzenlenen ve Taksirle Yaralama olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunması; bu eylemle ilgili ceza davasının TCK'nun 66/1-e maddesi uyarınca sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olması; 2918 sayılı KTK'nun 109/2 maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olması; davanın olay tarihi üzerinden sekiz yıl geçtikten sonra 01/03/2018 tarihinde açılmış olması karşısında, somut olayda zamanaşımının gerçekleştiği açıktır. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK öngörülen dava zamanaşımı süresi dikkate alındığında dava tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından Mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.)
Hal böyle iken davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, davalı tarafça süresi içerisinde zamanaşımına ilişkin itirazın usulüne uygun olarak ileri sürüldüğü anlaşılmakla davanın zamanaşımından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının ZAMAN AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harç yeterli olduğundan ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.000,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 100,00 -TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 24/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!