WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/84 Esas
KARAR NO :2024/429

DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/02/2023
KARAR TARİHİ:07/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil davalılara ait ... ada 4 parsel (... mah. ... sokak No:8) ve 2255 ada 10 parsel(Hisarönü sokak No:14) adresinde bulunan binaların inşaat taahhüt işleri yapımını her bir bina yönünden 950.000 TL toplam 1.900.000,00 TL bedelle üstlenmiş, 429.853,70 TL tutarında iş yapmışken; davalılardan yapımı tamamlanan işlerin parasını istemesi üzerine davalılar müvekkille işe devam etmeyeceklerini bildirmişler, müvekkilin inşaata girişini engellemişler, müvekkil tarafından inşaata imalat için getirilen inşaat malzemesi, sarfiyat malzemesi, alet ve edavata da el koymuşlar ve müvekkili hakaret, tehdit ve sinkaflı sözlerle kovup, sindirmeye çalıştıklarını, davalılar aleyhine ilamsız icra takibi yapılmış ise de davalıların takibe itiraz ettiklerini, davalıların hukuk ve insan haklarını tanımayan, dürüst olmayan kişiler olduklarını, taraflar arasındaki 05.10.2022 tarihli sözleşmede taraf olarak ...'in adı, bu ismin yanına ...'in kimlik nosu olan ... yazılmış, sözleşmenin altında ise işveren ... ibaresi yazılarak bu kişinin imzası atıldığını, keza davalılardan ... sözleşmede imzası olmamasına karşın .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İŞ sayılı dosyasına vermiş olduğu dilekçede 05.10.2022 tarihli sözleşmeyi sahiplenmiş, 2 bina üzerinde delil tespiti yaptırdığını, işbu sebeple icra takibinde ve huzurdaki davada her 3 kişi de hasım olarak gösterildiğini, davalılar baba-oğul olup müvekkili husumet konusunda yanıltmaya çalışmakta olduklarını, eylem ve fikir birliği içindeki davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarını talep ettiklerini, davalıların vergi ödememek için bir ticari işletme açmayan ancak bir ticari işletme açmış gibi kendi adlarına gayri resmi olarak ticari faaliyette bulunan kişiler olup, TTK 12/3 maddesi kapsamında tacir sayılan kişilerden olduğunu, davalıların ... semtinde eski evleri alıp, restore ettirip özellikle arap müşterilere satmak suretiyle ticari faaliyette bulunmaktadırlar. İşbu binaların alım satımı için gerekli sermaye miktarı esnaf faaliyeti sınırlarını aştığını, konu binaların davalıların şahsi ihtiyaçları için değil ticari alım-satıma konu ettikleri binalar olduğundan huzurdaki dava Ticaret Mahkemesi nezdinde açıldığını, Davalılar, .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İŞ sayılı dosyası ile müvekkilin gıyabında-hazır bulunmadığı keşif incelemesi sonucunda müvekkil şirketin yapmış olduğu işin değerini 207.272,00 TL olarak tespit ettirmiş ise de rapora itiraz ettiklerini, tarafımızca ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti talep edilmiş ancak davalıların kapıyı açmaması, keşif ve delil tespitinde zorla kapı açma imkanı bulunmadığından mahkemece delil tespiti yapılamadığını, huzurdaki dava ile birlikte davalının da hazır olacağı bir gün tayin edilerek binaların kapısını açması ve delil tespiti incelemesine imkan tanınması aksi takdirde dava dilekçesinde yazılı iddiaların kabul edilmiş sayılacağının ihtar edilmesini talep ettiklerini belirterek, TBK 474'nci maddesi ve HMK delil tespit hükümleri de gözetilerek DELİL TESPİT talebinin kabulüne; Kısmi alacak davamızın kabulü ile .... İcra Dairesi ... E. Sayılı takibine konu edilen (tamamlanan iş) bedelinin şimdilik 10.000,00 TL miktarlık kısmının takip tarihi olan 08.11.2022 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline; Belirsiz alacak davamızın kabulü ile haksız fesih sebebiyle asgari tutarı 10.000,00 TL olan kar mahrumiyetinin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline; Alacak davamızın kabulü ile şantiyede tutulan malzemelerin bedeli olarak .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İŞ sayılı dosyasıyla tespit edilen şimdilik 24.552,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi müvekkillerden ...'e 03.03.2023 ve ...'e 04.03.2023 tarihlerinde tebliğ edilmiş olup, huzurdaki haksız davaya cevap ve delillerimizi süresi içerisinde aşağıda Mahkemenize sunulduğu, Husumet yönünden İtirazlar : Davacının "husumet konusunda yanıltılmaya çalışıldığı" iddiasının gerçek durumla uzaktan yakından alakası olmasığı, Zira, davacı şirket ile akdedilen 05.10.2022 tarihli sözleşmenin tarafı, işveren sıfatıyla "...'dir", İşbu sözleşmeyi aynı işi yürütmeleri sebebiyle iş organizasyonu içerisinde adı geçen müvekkile vekaleten babası ... imzaladığı, Sözleşmenin tarafı olması sebebiyle de, elbette adı geçen müvekkil tarafından delil tespiti isteminde bulunulduğu, davacının iddia ettiği gibi fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, husumet hususunda yanıltmaya yönelik bir girişimin söz konusu olmadığı, Gerek ... gerek ... kardeş olup, işlerinde birlikte hareket ettiği, Bu itibarla sözleşmede her ne kadar sadece T.C kimlik numarası yazılı olsa da husumet yönünden itirazda bulunulduğu, Temsilci olarak hareket ettiği bariz olduğundan ... yönüyle Sıfat yönünden itiraz edilerek, pasif dava yetkinliği bulunmadığı, Görev Yönünden İtirazlar : Davacı; müvekkillerin maliki bulunduğu taşınmazlara ilişkin olarak 05.10.2022 tarihli sözleşmede belirtilen iş ve işlemleri yerine getirerek anahtarları teslim etmeyi taahhüt etmiş olup, taraflar arasındaki hukuki ilişki, "eser sözleşmesi" niteliğini taşıdığı, Eser sözleşmesi ise Borçlar Kanunu'nda tanımlanmış sözleşme türlerinden olduğu, Müvekkillerin tacir olmadığı ve işin konusu da müvekkillerin ticari işletmeleri ile ilgili olmadığı, Müteaahhit davacı her ne kadar tacir olsa da işin niteliği TTK da tanımlanan mutlak ticari işlerden olmadığından Asliye Hukuk mahkemelerin görev alanına girdiği, *** Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 10.07.2018 tarihli 2017/96 E. 2018/2989 K. s.lı kararında; "...6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi hükmünce davayı ticari dava saymak ve asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmek mümkün değildir. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan ve göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan; taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca resen dikkate alınması gerektiğinden; mahkemece işin esası incelenmeksizin davanın görev yönünden reddine karar verilip, talep halinde ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken, görevli mahkemenin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde işin esasının incelenip, karar verilmesi doğru olmamış, hükmün görev yönünden bozulması uygun bulunmuştur." *** Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 13.05.2009 tarihli 2009/2806 E. 2009/2828 K. s.lı kararında; “…..Dava, eser sözleşmesinden dolayı oluşan alacağın tahsiline ilişkindir. ...Bir başka deyişle yasa kapsamına, dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkileri olağan tüketim işleri alınmıştır. Aksi bir yorumun kabulü, üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi 4077 sayılı yasa kapsamında kalmasını ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara da Tüketici Mahkemelerinde bakılmasını gerektirir ki, bunun yasanın amacına aykırı olduğu açıktır. Buna göre istisna sözleşmesinden doğan ilişkileri de 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı olmadığı, Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.2.2003 gün ve 2003/15-127 E., 2003/102 K. sayılı kararında bu husus belirtilmiştir. Somut olayda taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olması nedeniyle yerel mahkemece görevsizlik kararı yerine esas hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir." *** Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2015 tarihli 2015/4516 E. 2015/10377 K. S.lı kararında; "…..6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre, davalı TOKİ'nin yaptığı ihale sonucunda, davacı ile aralarında konut, altyapı ve çevre düzenlemesi inşaatı işi yapılması amacıyla sözleşme düzenlendiği, davacının, yapılan işler karşılığında ödenmesi gereken bedellerin davalı tarafından, şartname ve hukuka aykırı olarak taraflarına ödenmediği iddiasıyla, ödenmeyen bedellerin davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davalı TOKİ tacir sayılmadığından, mutlak ticari dava niteliğinde de olmayan uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." *** Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 06.10.2016 tarihli 2016/7956 E. 2016/8545 K. S.lı kararında; “…..Somut olayda davacı yan tacir olmadığı gibi uyuşmazlık mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesi uyarınca Kooperatifler Kanunundan kaynaklanan hukuk davalarının tarafların sıfatlarına bakılmaksızın ticari dava olduğu kabul edilmişse de davacı yanın davayı kooperatif üyesi sıfatıyla değil, arsa maliki sıfatıyla açtığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklandığından; Kooperatifler Kanununun anılan hükmünün somut olayda uygulama yeri olmadığı gibi eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu bakımdan, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir." Yargıtay içtihatları ışığında da görüleceği üzere; eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan, görev yönünden de itiraz eder, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edildiği, Esasa İlişkin İtirazlar : Müvekkil; ... ili, ... ilçesi, (2256 ada 4 parsel)... ve (2255 ada 10 parsel) Dış kapı No:10 olmak üzere iki adet taşınmazın maliki olduğu, Müvekkiller ile davacı yan arasında; 10 no.lu binaya ait malzemeli işçilik işleri için sözlü olarak anlaşma sağlanmış olup, 8 no.lu binanın işleri için ise 05.10.2022 tarihli yazılı eser sözleşmesi akdedildiğini, (EK-1: 05.10.22 Tarihli Sözleşme) Eser sözleşmesi; alçı sıva işleri, karasıva ve şap işleri, alçıpan ve ışık bandı işleri, mutfak dolabı işleri, seramik işi, çelik kapı işi, pvc dograma, parke işleri, kombi ve petek işleri, iç oda kapıları, çatı işleri, merdiven korkuluk işi ve daire içi perde korniş işleri, banyo , mutfak ve vitrifiye işleri, klima işleri, aydınlatma ürünleri, elektrik su ve gaz işleri ve mermer işi olmak üzere malzemeli ve işçilikli anahtar teslim şeklinde işleri kapsamakta olup, işin teslim süresi ise sözleşmede (3. Sahife son paragrafta 90 günlük süre paraflanarak) 60 gün olarak belirlendiği, bu çerçevede; davacının haftalık iş programına göre yapması gereken ve yaptığı işlerin, davacı tarafından 12.10.2022, 20.10.2022 ve 28.10.2022 tarihlerinde yapıldığı tespit edildiği,. (EK-2: İş Tespit Tutanakları) Bu durumda davacı müteahhit, sözleşmede belirtilen iş programının %90 oranında gerisinde kaldığı,, Bu nedenle; şantiye şefi ve saha sorumlularınca yapılan iş programının çok gerisinde kalındığından, davacının işi süresinde teslim edemeyeceği kanaati hasıl olmuş ve Sözleşmenin 21 ve 22. maddeleri uyarınca tek taraflı fesih işlemi yapıldığı, Davacı tarafından iddia edildiği gibi, bir haksız fesih söz konusu olmadığı, Kaldı ki davacı, hem kendi iş organizasyonu nedeniyle iş programının önemli derecede gerisinde kalmış hem de sürecin sonunda kendisi işi bırakarak şantiyeden ekiplerini çektiği, Hem taraflarca düzenlenen sözleşme hem de TBK m.473/1 uyarınca iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme nedeniyle bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Bu cümleden olarak herhangi bir haksız fesih olmadığı hususu izahtan vareste olduğu, Davacının buna dayanarak bulunduğu tüm talepleri haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğu, Müvekkilce sözleşmeye uygun olarak işin nevine ve tamamlanmasına göre kısım kısım ödemeler yapılmıştır. Eser sözleşmesine ilişkin olarak ... hesabına 100.000-TL, 04.10.2022 tarihinde ... adına elektrik taşeronu ... hesabına 30.000-TL, 22.09.22 tarihinde su ve gaz tesisatı taşeronu ...'e 40.000-TL ödeme yapıldığı, Bu husus, 28.10.2022 tarihli tutanak ile kayıt altına alındığı,.(EK-3: 28.10.2022 tarihli tutanak) Buna rağmen, sözleşmenin feshedilmesinin akabinde, müvekkiller ile davacı müteahhitçe yapılan görüşmelerde müteahhit, aldığı ödemelerin harici olarak 300.000-tl daha hakkından fazlasını talep ettiği, Yapılan fazla ödemelerin iadesi ve tazminata ilişkin davası açılacak ise de, bu davanın sonuçlanması uzun zaman alacağından ve iş yeni bir yüklenici ile tamamlanacağından delillerin kaybolacağı veya gösterilmesinde zorlukla karşılaşılacağı sebebiyle tarafımızca .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş. Sayılı dosyası ile delil tespiti istenmiş olup bu çerçevede talebimizin kabülüne karar verildiği, (EK-1: ... D.İş, 2022/139 K. S.lı Karar) Bu kapsamda 11.11.2022 tarihli bilirkişi raporu tanzim edildiği, Raporda imalatların eksik ve kalitesiz olduğu ayrıntılı şekilde tespit edilmiş olup, bu meyanda davacı yanın iddia ve taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu hususu sabit bulunduğu, (EK-2: 11.11.2022 tarihli Bilirkişi Raporu) Zira ; Bilirkişilerce raporda belirtildiği üzere, 8 numaralı taşınmazın mekanik imalatları müvekkiller tarafından yapılmış, 14 numaralı taşınmazın mekanik imalatları ise karşı tarafça yapıldığı, Bilirkişilere yapılan inceleme neticesinde, 14 numaralı taşınmazda yapılan malzemeli işçilik bedelleri isabetli olarak 27.300-TL şeklinde tespit edildiği,. No:8 ve No:14’de yapılan imalatların toplam tutarı ise, KDV hariç 207.272-TL olarak tespit edildiği, Bilirkişi raporu ile, taşınmaz binalarda yapılan hangi işin ne aşamada olduğu, hangi oranda tamamlandığı veya tamamlanmadığı incelenerek gerçek durumu yansıtır şekilde tespit edildiği, bilirkişilerce yerinde inceleme yapılmış olup, eksiksiz ve isabetli şekilde işbu rapor tanzim edildiği, İlgili rapor muvacehesinde davacının davasında haksız olduğu hususu izahtan vareste olduğu, Buna rağmen karşı yanca delil tespiti isteminde bulunulması; davacının gerçeklikten uzak iddialarını hukuki zemine oturtma ve yargılamayı sürüncemede bırakma gayretinden ibaret olduğu, bu itibarla, Mahkemenizce tüm bu mesnetsiz iddialara itibar edilmemesi ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği, Davacı şirketin borca batık olduğu, müvekkilden aldığı ödemelere rağmen akti taahhütlerinin çok gerisinde kaldığı ve kötü işçilikle işi yürütmeye çalıştığı, Kötü niyetli davacı, sanki iş akışına uymuş gibi göstererek haksız talepte bulunmuş ve bu davayla da bulunmaya devam ettiği, Buna karşın müvekkillerin iyiniyetli olduğu mezkur tespit talebi ile sabit olduğu, hak geçmemesi için , davacıya ait istiflenmiş malzemeler dahi tespit edildiği belirtilerek, haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın evvelemirde Görev yönünden reddine, ... için sıfat yönünden davanın reddine, toplanacak delilleri muvacehesinde davanın esastan reddine, reddedilecek miktar yönünden %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; davacının taleplerini ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında bedelin şimdilik 10.000,00-TL ve haksız fesih nedeniyle kar mahrumiyeti, malzeme bedeli talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; 05.10.2022 tarihli sözleşme, .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İŞ , .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyası, 29.853,70 TL tutarlı fatura,....İcra Dairesinin 2022 / ... E, İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2023/279-2023/1348 sayılı arabulucu son tutanağı, tapu kaydı, keşif, bilirkişi, tanık, ticari defter kayıtları, yemin vs delile dayanmıştır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti 01/10/2023 tarihli raporlarında özetle; tarafların iddia ve savunması, ... SHM ... D İş SAyılı dosyasına alaınan Bilirkişi tespit Raporu, taraflar arasında imzalanan Sözleşme, Davacı Ticari defter Kayıt ve belgeleri, Tüm dosya kapsamı sunulan delillerle sınırlı olmak üzere yapılan ve detaylarına işbu raporun ilgili bölümlerinde yapılan inceleme, tespit, değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda : Taraflar arasında imzalanan Sözleşme kapsamında davacının Davalıların mülkiyetindeki iki ayrı parselde bulunan taşınmazlar için yapılan işlerin bedeli olarak ... SHN ... D.İş sayılı dosyasından alınan Bilirkişi Heyet Raporunda 182.750.00 TL olarak tespit edildiği, Davacıya ait olup, sahada bırakılan ve davalılar uhdesinde olduğu tespit edilen malzxeme bedelinin de 24.522 TL olduğu, Davacı tarafından yapılan işler bedeli olarak tespit edilen182.750.00 TL ve malzeme bedeli 24.522 TL ile birlikte toplamda 207.272.00 TL’nın davalılardan talep edilebileceği, Söz konusu 207.272.00 TL’nın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince %10,75 ve değişen oranlarda işleyecek faizi ile birlikte talep edilebileceği, Davalılar atarfından Davacıya ödendiği iddia edilen bedellere ilişkin Somut belgelerle ıspatı gerektiği, Davalıların Davacıya ödendiği iddia edilen bedellerin ispatı halinde Davacı alacağından Mahsubu gerekeceği hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların itiraz ve beyanları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 06/04/2024 tarihli raporlarında; kök rapora itiraz , beyan ve taleplerin dosya kapsamında herhangi bir somut belge ibraz edilmemesi nedeni ile kök rapordaki tespit ve görüşleri tekrar edilmiştir.
Dosya kapsamında 06/05/2024tarihli davalı vekilinin beyan ve ekindeki ödeme dekontlarının sunulduğu ...e 40.000 TL, ... e 30.000 TL ve ...'a 100.000TL (EFT açıklama kısmında ... ... Ada parsel sözleşmesine binaen ödene para olduğunun yazıldığı ticaret sicil kayıtlarında davacı şirketin yetkilisi ve yönetim kurulu başkanının ... olduğu, buna istinaden davacı vekilinin 07/06/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; ... ve ... e yapılan ödemeleri kabul etmediklerini, ...'a yapılan ödemeleri malzeme avansı olarak ödendiğini beyan etmişlerdir.
Taraflar arasında 05/10/2022 tarihinde eser sözleşmesinin akdedildiği, sözleşme incelendiğinde taraflarının işverenin ... (TC ...) müteahhit ... San.ve Tic.A.Ş/... olduğu, imza kısmında ise işveren ... tarafından imzalandığı, davalının cevap dilekçesinde ... ve ...'in kardeş olduğu, işlerinde birlikte hareket ettiklerini, bu itibarla husumet yönünden itirazlarının bulunmadığı ancak ... yönünden pasif dava yetkinliğinin bulunmadığı itirazında bulunduğu, dosya kapsamı, söz konusu sözleşme, davalı vekilinin cevapları, söz konusu sözleşmenin işveren (babası) ... tarafından imzalanması hususu birlikte değerlendirildiğinde sözleşme kapsamında davalıların birlikte sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
... SHM ... D.İş sayılı Dava dosyası incelendiğinde: Taraflar arasında imzalanan sözleşme kasamında yapılacak işlerin, taraflarca kararlaştırılan sürede (60 gün içinde) müteahhit tarafından bitirilemesinin mümkün olmadığı iddiası ile taraflar arasındaki sözleşmenin tek taraflı olarak fesih edildiği ve fesih ile birlikte, ...'in 02.11.2022 tarihli Delil Tespit talepli dilekçe ile ... Sulh Hukuk Mahkesinin ... D.İş sayılı dosyası ile talep ve dava açtığı, Mahkemenin 07.11.2022 tensip kararı ile Söz konusu Bakım, Onarım ve tadilat işlerinin yapıldığı söz konuus taşımazlar üzerinden Elektrik Mühendisi ..., Makina Mühendisi ..., İnşaat Mühendisi ....'dan oluşan BİLİRKİŞİ HEYETİ tarafından Keşfen İnceleme, tespit ve değerlendirme yapılmasına karar verildiği, Mahkemenin Tespite ilişkin kararı gereğince Bilirkişi Heyeti tarafından 07.11.2022 ve 09.11.2022 tarihlerinde keşfen yapılan inceleme, tespit ve değerlendirme sonucu düzenlenen 11.11.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda detaylı tespitler Sonucunda: "...Yerinde yapılan incelemeler sonucunda, keşif tarihi itibariyle tespite konu yerde gerçekleştirilen (Malzeme ve işçilik dahil KDV hariç) İnşaat İmalatlarının 58.450.00 TL, Mekanik İmalatların 76.800 TL, Elektrik İmalatlarının 47.500 TL bedelle yapılabileceği, İstiflenmiş İnşaat Malzemelerinin 24.522 TL tutarında olabileceği,
Tespit İsteyen taraf her iki taşınmazdaki elektrik imalatlarının kendileri tarafından yaptırıldığını, No8'deki mekanik imalatların (49.500 TL) kendileri tarafından yapıldığını, No.14'deki mekanik imalatların (27.300TL) karşı tarafın yaptığını beyan etmiştir. Raporda No 8 ve No 14'de yapılan imalatlar ayrı ayrı hesaplanmış, sonuç bölümünde toplam bedel yazıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 05.10.2022 tarihli Sözleşme ile kararlaştırılan iş bedelinin 950.000 TL olduğu ve yüklenici/davacı tarafından söz konusu işlerin 60 gün içerisinde bitirilip işverene teslim edileceği tahhüt edildiği, 8 Kapı nolu taşınmazın (4 Parsel taşınmaz 48,50 m2 bina oturum alanlı toplamda 48.50 x 5 kat = 242,50 m2 alanlı - taşınmaz) Bodrum+Zemin+3 normal katlı olduğu, 14 Kapı nolu taşınmaz ise Zemin + 3 Normal katlı (70 parsel taşınmaz 30 m2 bina oturum alanlı toplamda 30 m2 x 4 = 120 m2 alanlı taşınmaz-müstakil binalar olduğu, her iki binanın da tadilat ve onarımı için taraflarca belirlenen 60 günlük sürenin makul süre olup olmadığına ilişkin ilgili raporda her hangi bir bir tespit ve değerlendirme yapılmadığı,
Sözleşme imza tarihinden 27 gün sonra İşveren davalı tarafından sözleşmenin fesih edildiği ve bu tarihe kadar yapılan işlerin tespit talebinde bulunduğu, tespitte ise yapılan iş bedelinin 182.750,00-TL seviyesinde olduğunun tespit ve rapor edildiği,
Davacı, dava dilekçesinde, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davalılarca haksız olarak fesih edildiğini, haksız fesih nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000 TL, sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan kar kaybından dolayı 10.000 TL kar mahrumiyeti ile İnşaat sahasında bırakılmak zorunda kalınan Delil tespiti için düzenlenen Bilirkişi raporu ile tespit edilen 24.522.00 TL Malzeme bedelinin talep ve dava edildiği,
Taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki çerçevesinde Davacı şirket tarafından Davalılardan ... adına 08.11.2022 tarih ... seri nolu “İstanbul ... 2256 ada 4 parsel, ... ada ... Parsel 2 Bina İnşaat Malzemeleri Tadilat İşi “ açıklamalı KDV dahil 429.853.70 TL bedelli E.Arşiv Faturanın düzenlendiği ve işbu faturanın 08.11.2022 tarih 255 nolu fiş kaydı ile ... Nolu ... muhasebe muavin hesap üzerinden ticari defterlerine kayıt ve izlendiği, 31.12.2022 tarih 342 nolu kapanış kaydı ile 2023 yılna davalılardan ...'den alacaklı olarak devrettiği,
2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre, 429.853.70 TL ile ilgili her hangi bir tahsilat tespiti yapılamadığı, söz konusu faturanın, taraflar arasında İmzalanan Sözleşmenin Feshinden ve davalıların delil tespit talepli 02.11.2022 dava tarihinden sonra düzenlendiği,
Davalı cevap dilekçesinde tutanağın düzenlendiği, söz konusu tutanak Davacı ile davalılar arasında imzalı olmadığı, tutanak altında atılı imzanın Saha Mimarı ...tarafından imzalandığı,
Davalının 06.05.2024 tarihli beyan dilekçesinin ekindeki ödeme dekontlarında davacı şirket yetkilisi ...'a 100.000,00-TL (EFT açıklama kısmında Fatih ... Ada parsel sözleşmesine binaen ödene para olduğunun yazıldığı ticaret sicil kayıtlarında davacı şirketin yetkilisi ve yönetim kurulu başkanının ... olduğu) davacı vekilinin 07.06.2024 tarihli duruşmadaki beyanlarında sadece ...'a yapılan ödemeleri malzeme avansı olarak ödendiğini beyan ettiği anlaşılmakla, (182.750,00-TL malzeme bedelinden 100.000,00-TL'lik malzeme avansı bedelinin mahsubu sonucunda 82.750,00-TL)
Taraflar arasında imzalanan Sözleşme kapsamında davacının davalıların mülkiyetindeki iki ayrı parselde bulunan taşınmazlar için yapılan işlerin bedeli olarak ... SHM ... D.İş sayılı dosyasından alınan Bilirkişi Heyet Raporunda 182.750.00 TL olarak tespit edildiği, Davacıya ait olup, sahada bırakılan ve davalılar uhdesinde olduğu tespit edilen malzxeme bedelinin de 24.522 TL olduğu, Davacı tarafından yapılan işler bedeli olarak tespit edilen 182.750.00 TL ve malzeme bedeli 24.522 TL ile birlikte toplamda 207.272.00 TL’nın davalılardan talep edilebileceği (mahrum kalınan kar talebi bakımından davacı davalılarca şantiye alanına sokulmadığını, sözleşmenin davalılarca haksız olarak feshedildiği yönündeki iddialarını somut olarak ispata muhtaç olduğu,kar marjının iddia edildiği gibi hesaplanabilmesi bakımından dava dosyası kapsamında somut bilgi ve belgelerin bulunmadığı) hususlarının tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;
A)- Davacı tarafından yapılan işler bedeli olarak 10.000,00-TL nin 09/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
B-) Davacı tarafından malzeme bedeli olarak 24.522,00-TL nin dava tarihi olan 03/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
C-) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 2.358,20 -TL harçtan peşin alınan 760,84 - TL, mahsubu ile bakiye 1.597,36- TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı,760,84-TL peşin harç, 25,60-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 966,34- TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 706,00- TL tebligat ve tezkere gideri, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti, 400,00-TL bilirkişi yol gideri olmak üzere toplam 10.106,00- TL yargılama giderinden 7.830,83 - TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00- TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalılar duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.030,00- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,
Dair Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde; tarafların gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/06/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır