T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/733 Esas
KARAR NO :2024/372
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:10/12/2014
KARAR TARİHİ:23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; vekiledeninin Dünyaca ünlü ...,... Gibi markaların Türkiye tek temsilcisi olduğunu, vekiledeni ile davalı arasında imzalanan 12/03/2007 tarihli iki ayrı bayilik sözleşmesi ile belirlenen tutarlarda davalının mal alımını taahhüt etmesine rağmen ekonomik krizi bahane ederek mal alımına ait taahhütlerini yerine getirmediğini, vekiledeninin ciddi oranda kâr kaybına uğradığını, sözleşmenin 15. maddesi gereği durumun düzeltilmesi için 15.09.2009 tarihli ihtarnameyi gönderdiğini, davalının 23.09.2009 tarihli ihtarname ile cevap verdiğini ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak üzere ... markalı ürünler için 2007-2008-2009-2010 yılları yaz ve kış sezonları için şimdilik toplam 100,000 TL tazminatın her bir sezon için sipariş tarihlerinden itibaren temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Yargılama sırasında 09.11.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 2008-2009 yıllarına ait toplam 70.000 TL'lik taleplerini 3.024,480,94 TL artırarak, 3.094,480,94 TL olarak ıslah etmiş, yine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 01.03.2016 tarih, 2015/11066 - 2016/3544 K sayılı bozma ilamı sonrası alının bilirkişi raporu doğrultusunda 30.09.2020 ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki 2010 yılına ilişkin talebini 10.000,00-TL’den 866.956,71-TL.ye arttırdığı görülmüştür.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; vekiledenine sözleşme ile minimum alımlarda revize etme hakkının olduğunu, satış performansının düştüğünü, ekonomik kriz sonucu üretici İtalyan şirketinin yönetiminin kayyıma devredilmiş olduğunu, malların zamanında teslim edilmediğini, koleksiyonun görsel ve ürün çeşitliliği açısından yetersiz kaldığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava; tek satıcılık sözleşmeleri uyarınca mal alım taahhüdüne uyulmaması sebebiyle doğan kar kaybının tahsili talebine ilişkindir.
Mahkememizin 10/12/2020 tarih ve ... E.K. sayılı kararı ile; "...Davanın KISMEN KABULÜNE, 866.956,71-TL’nin 10.000,00TL’sine dava tarihinden, kalan tutara ise ıslah tarihi olan 30.09.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalıdan TAHSİLİ ile davacıya verilmesine, önceki yıllara ilişkin fazlaya dair isteminin REDDİNE,..." karar verilmiş,
Verilen bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya Yargıtay'a gönderilmiş;
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2022 tarih ve 2021/2877 - 2022/8307 E.K. sayılı ilamıyla; "...1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, tek satıcılık sözleşmeleri uyarınca mal alım taahhüdüne uyulmaması sebebiyle doğan kar kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, yargılama sırasında 09.11.2012 tarihli dilekçesi ile 2008, 2009 yıllarına ait toplam 70.000,00 TL'lik taleplerini 3.024,480,94 TL artırarak 3.094,480,94 TL olarak ıslah etmiş, yine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 01.03.2016 tarih, 2015/11066 esas ve 2016/3544 karar sayılı bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 30.09.2020 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesindeki 2010 yılına ilişkin talebini 10.000,00 TL’den 866.956,71 TL’ye artırmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. maddesinde, taraflardan her birinin, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, aynı davada, tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği düzenlenmiş olup mahkemece bu hükme aykırı olarak davacı tarafça 30.09.2020 tarihinde yapılan ikinci ıslah dilekçesi dikkate alınarak hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün davalı yararına bozulmasına..." karar verilerek dosyayı mahkememize göndermiş ve dosya işbu esasa kaydedilmiştir.
Yukarıda açıklanan hususlar ve uyulan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2022 tarih ve 2021/2877 - 2022/8307 E.K. İlamındaki gerektirici nedenlere göre; davacının 2010 yılına ilişkin kar kaybını talep edebileceği, dava dilekçesi ile bu yıla ilişkin olarak 10.000,00 TL istediği, ikinci ıslah dilekçesi ile bu tutarı arttırdığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. Maddesine göre davada, tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği anlaşıldığından bu hükme aykırı olarak davacı tarafça 30.09.2020 tarihinde yapılan ikinci ıslah dilekçesi dikkate alınmayarak davanın davanın kısmen kabulüne, 2010 yılına ilişkin 10.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek sureti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, önceki yıllara ilişkin fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın Kısmen Kabulüne,
1-)2010 yılına ilişkin 10.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek sureti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, önceki yıllara ilişkin fazlaya dair istemlerin reddine,
2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 683,10 -TL harçtan peşin alınan 1.350,00 -TL, ıslah harcı 44.913,55 TL nin mahsubu ile bakiye 45.880,45 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-)Davacı tarafından yapılan 15,60-TL başvurma harcı, 1.350,00 -TL peşin harç, 2,50 -TL vekalet harcı, 44.913,55 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 46.281,65 -TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)Davacı tarafından yapılan davetiye gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.202,70 -TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 48,47 -TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-)Davalı tarafından yapılan 220,00 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 217,46 TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13(3) maddesi uyarınca 10.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-)Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!