T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/675 Esas
KARAR NO :2024/335
DAVA:Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:21/10/2023
KARAR TARİHİ:15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç 12/05/2023 tarihinde seyir halindeyken kırmızı ışıklı trafik lambasında beklediği sırada davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarıyla müvekkile ait aracın arka kısımlarına çarpması sonucunda müvekkilinin aracının hasarlandığını, meydana gelen trafik kazasında olay yerinde davalıya ait olan ... plakalı araçla ilgili tutulan kaza tutanağı tespit tutanağına göre tramer kayıtlarında %100 kusurlu bulunduğunu ve kaza tespit tutanağına derç edildiğini, müvekkiline ait ... plakalı aracın ise meydana gelen trafik kazasında kusuru bulunmadığını, müvekkilinin aracında davalı yana ait aracın haksız fiiline binaen meydana gelen trafik kazası sonucu yapılan tamiratlar neticesinde Davalı sigorta şirketi aracın onarımına ilişkin bedeli ödediğini ancak değer kaybı için yapılan başvurularının sonuçsuz kaldığını, gerek posta yoluyla gereek e mail yoluyla yaptıkları başvurulardan netice alamadıklarını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz neticelendiğini belirterek, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak üzere; davalı sigorta şirketine sigorta aracın sahibi ve sürücüsü ... yönetimindeki aracın haksız fiil ve kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkile ait araçta oluşan değer kaybına binaen davayı bilirkişi raporuna göre miktar yönünden ıslah etme hakları saklı tutularak şimdilik 5.000,00 TL’nin; kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, sigorta şirketine başvuru şartının sağlanmadığını, davacının başvuru için gerekli belgeleri tam ve eksiksiz olarak müvekkili şirkete ibraz etmeksizin davayı ikame ettiğini, hal böyle iken somut olayda başvuru şartı gerçekleşmediğinden usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nde kurulan sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperinden bir eksper raporu almadan başvuru yaptığından değer kaybı talebine ilişkin olarak usulüne uygun bir başvurudan söz edilemeyeceğini, "Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.a. “Değer kaybı talep edilmesi halinde tespiti, bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nde kurulacak sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılır.” maddesi gereği; davacının SBM üzerinden eksper atayarak temin edeceği değer kaybı eksper raporunu ayrıca Genel Şartlar Ek:6 Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler başlığı altında belirtilen evraklar müvekkil şirkete ulaştırılmadan yapılan başvuru kanuna aykırı ve usulen geçersiz olduğunu, yine davacının aracını kasko sigorta poliçesi kapsamında tamir ettirip ettirmediği; şayet kasko kapsamında tamir işlemi gerçekleşmiş ise bu durumda, kasko hasar dosyasında bulunan tüm belgeleri ve özellikle eksper raporunu temin ederek başvuru yapması, değer kaybı bedelinin hesabının yapılabilmesi için kaçınılmaz olduğunu, aksi halde, aracı inceleme, aracı hasarlı görme ve dahi detaylı eksper incelemesi yapma şansı olmayan müvekkilinin, hangi parçaların ne oranda hasarlandığını anlayarak Genel Şartlardaki formüllere göre değer kaybı hesaplaması da mümkün olmayacağını, bu nedenle davanın yeterli başvuru yapılmadığı gözetilerek KTK md.97 gereği reddini talep ettiklerini, dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, Zorunlu trafik sigortası bir tür sorumluluk sigortası olup zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. Kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporların hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kayıb hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, araç kilometresi yüksek ise veya dava önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile müvekkili şirkete müracaat tarihinden öncesinde müvekkilinin temerrüdü söz konusu olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğu bulunmadığını belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; 12/05/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde hasarlanan davacıya ait ... plakalı araca ilişkin araç değer kaybı zararına ilişkin tazminatın ... plakalı aracı sigortacısı olan davalıdan poliçe kapsamında tahsili talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davalı vekili cevap dilekçesinde usule uygun yetki itirazında bulunmuş, İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirmiş olup, uyuşmazlık konusu haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklanan tazminat taleplerine ilişkin olup, uyuşmazlık konusuna göre Mahkemenin yetkisinin belirlenmesinde 6100 Sayılı HMK'nın gelen yetki kurallarına ilişkin 6. Maddesi ve haksız fiilden kaynaklanan davalara ilişkin özel yetki kuralına ilişkin HMK'nın 16. Maddesi uygulanacaktır.
6100 sayılı HMK'nın 6. maddesininin 1. fıkrası; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." HMK'nın 16. Maddesine göre, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir."
şeklinde düzenlenmiş olup,
Davalının adresi, davacı tarafça dava dilekçesinde Sarıyer/ İstanbul olarak gösterilmiş iken davalı tarafça cevap dilekçesinde .../ İstanbul olarak gösterilmiştir ve kazanın gerçekleştiği yer Beylikdüzü olup 6100 sayılı HMK'nınk 16. Maddesine göre Mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda genel yetki kuralına göre değerlendirme yapılacağında ise davacı ve davalı arasında davalının adresi hususunda ihtilaf olduğu belirlendiğinden, Mahkememizin 06/03/2024 tarihli celse davalının, dava tarihi itibariyle adresinin belirlenmesi için müzekkere yazılmış olup, müzekkere cevabında davalının sicile kayıtlı adresinin "... mah. ... sk. ... ... Sitesi No:10-12/33 .../ İSTANBUL" olduğu görülmüş, ayrıca Mahkememizce TTSG'nin 31/01/2022 tari ve ... sayılı gazete nüshası çıkarılarak dosyamız arasına alınmış olup gazete nüshası incelendiğinde, davalının Sarıyer/ İstanbul adresinin 26/01/2022 tarihli 1 nolu Yönetim Kurulu Kararı ile .../ İstanbul adresine taşındığı ve 31/01/2022 tarihinde tescil edildiğinin ilan edildiği görülmüş olup, bu durumda davanın açıldığı 21/10/2023 tarihte davalı adresi adresinin .../ İstanbul olduğu ve genel yetki kuralı olan 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesine göne de davalının adresinin Mahkememiz yetki alanı dışında olduğu anlaşıldığından davalının yetki itirazının yerinde olduğu değerlendirilmekle dosyanın davalının usule uygun yetki itirazı ve genel yetki kuralına istinaden davalının adresi itibariyle yetkili olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere ;
1-HMK'nun 116/1-a maddesi uyarınca Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten itibaren, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesini talep ettikler takdirde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, süresi içerisinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunda karar verileceğinin ihtarına,
4-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine ,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!