WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İSTANBUL 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/696 Esas
KARAR NO :2024/61

DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/02/2014
KARAR TARİHİ:30/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ...'nin acentesi iken banka kredi kartlarının müşterilere teslimi işini yaptığını, teslimi gerçekleştiren acente personelinin bu kredi kartlarını kullanarak yaptıkları harcamalar sonucunda zarara sebep olduğunu, bu zararın hak edişlerinden kesildiğini, bu uygulamanın haksız olduğunu, tüm bu nedenlerle dosyanın İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, 200.000-TL alacağın faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı, davasını birleşme ile infisah olmuş, sicilden terkin edilmiş ve sicil kaydı kapalı bir şirkete yöneltmiş olduğunu, işbu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilin yaptığı kesintilerin hepsi taraflar arasındaki sözleşmelere uygun olduğunu ve davacının alacağının tam olarak ödendiğini, davacı istihdam ettiği personelin vermiş olduğu zararlardan dolayı TBK m. 116 hükmü gereği sorumlu olduğunu, kesintilere ilişkin faturalar davacı tarafından itiraz veya iade edilmemiş olduğundan davacının da kabulünde olduğunu,tüm bu açıklanan nedenlerle davanın öncelikle davalı olarak gösterilen şirketin terkin olması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddini, aksi halde davacının iddia ettiği alacakları için öngörülen zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan davanın zamanaşımından reddini, esasa girilmesi halinde ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Mahkememizin ... E sayılı dosyasından birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E., ... K. sayılı dosyası, tefrik edilerek işbu esasa kaydedilmiştir.
Davacı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi nin ... Esas sayılı dosyasıyla açmış olduğu davasında ; ...'nin acentesi iken banka kredi kartlarının müşterilere teslimi işini yaptığını, teslimi gerçekleştiren acente personelinin bu kredi kartlarını kullanarak yaptıkları harcamalar sonucunda zarara sebep olduğunu, bu zararın hak edişlerinden kesildiğini, bu uygulamanın haksız olduğunu, 200.000 TL alacağının tahsili ve davalar arasındaki bağlantı nedeniyle işbu davasının mahkememiz ... E. sayılı dosyasıyla birleştirilmesi talebiyle dava açtığı , 24/04/2023 tarihli kararla .... Asliye Ticaret Mahkemesi nin ... Esas sayılı dosyasının 6100 sayılı Yasanın 166. maddesi gereğince mahkememiz ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, karar verildiği ve mahkememizce ... Esas sayılı dosyada yürütülen yargılamada 31/10/2023 tarihli 6 nolu celsede Birleşen dosya .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyanın iş bu dosyadan tefrikine karar verildiği ve tefrik işlemi sonucu mahkememiz 2023/696 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği ,
Davacı açmış olduğu davasında , ...'ni davalı olarak gösterdiği ,...Ticaret Odasından gelen yazı cevabında ...nin son tescilini 15/07/2011 tarihinde yaptırdığı , şirketin tüm aktif ve pasifiyle kül halinde ... ticaret sicil numarasında kayıtlı ... ŞİRKETİ tarafından devir alındığı 15.07.2011 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydı kapatıldığı anlaşıldığı ,
Taraflar arası davaya konu arabuluculuk son tutanağında davalı vekilinin ...'nin 21.07.2011 tarihinde yayımlanan Türkiye Ticaret Sicilk Gazetesi'ne göre ... A.Ş. ile birleşerek tasfiye olduğunu, ... A.Ş.'nin ise 30.09.2019 tarihli TTSG'de yayımlanan karara göre unvan değiştirerek yeni unvanının ... Şirketi olduğunu beyan ettiği, davacı vekilinin de bu toplantıda hazır bulunduğunun anlaşıldığı ,
Tüzel kişiliğin son bulmasından sonra, tüzel kişi aleyhine dava açılamayacağı ve icra takibi yapılamayacağından, davanın ve takibin ancak T.T.K.nun 151. maddesince külli halef olan şirkete karşı yapılması gerektiği , burada ölü kişi aleyhine dava açılması halinde ortaya çıkan hukuki durumun kıyasen uygulanması gerektiği , Türk Ticaret Kanunu uyarınca bir ticari işletme, ticaret sicilindeki kaydın terkini ile hukuki anlamda ortadan kalkacağı ,
6100 sayılı HMK nın 124/3 maddesinde ; ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği ; HMK m 124/4 uyarınca tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızası olmaksızın taraf değişikliğine karar verebileceğinden bahsedildiği ; ancak somut olayda davacı tarafça taraf değişikliği talebi olmamakla birlikte , mahkememiz ... Esas sayılı dosyası , İstanbul Ticaret Odasından gelen yazı cevabı ve taraflar arası arabuluculuk son tutanağında belirtilen hususlar da bir arada değerlendirildiğinde davacının tarafı yanlış göstermiş olması kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmadığı , davacı, davalı şirketin terkin olduğunu bilmesine bilebilecek durumda olmasına rağmen davayı terkin olmuş şirkete yöneltmiş olduğundan, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-)Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır