T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/56 Esas
KARAR NO :2024/336
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/03/2016
KARAR TARİHİ:16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Yanlar arasında 21 Haziran 2006 tarihli ve "Protokoldür" başlıklı bir hisse devri sözleşmesi bağıtlandığını, sözleşme kapsamında, eski unvanı ...A.Ş. olan, unvan değişikliği İle ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanını alan ve ... İli, ... İlçesi ... Köyü 168 ada 8 parsel ile 221 ada 29 parsel no.lu taşınmazlar üzerindeki ... Otel'e de malik olduğu belirtilen şirket hisselerinin devri için davalı tarafından vekiledeni Hikmet Bektaş'tan 1.228.500.-USD karşılığı 975.000.-Euro tahsil edildiğini, davalı tarafa gönderilen muhtelif tarihli yazılı ve sözlü ihtarlara müteakiben son olarak, .... Noterliğinden gönderilen ... yevmiye no.lu ve 17.02.2016 tarihli ihtarname ile davalıya, edimlerini 7 gün içinde ifa etmesi, aksi takdirde bu sürenin sonu itibariyle sözleşmeden dönülmüş sayılacağı ve vekiledeni tarafından ödenmiş olan 1.228.500-USD'nin faiziyle birlikte tahsili için hukuki yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, davalının ihtara rağmen borcunu ifa etmediğini ve sözleşmenin TBK'nın 125. madde hükmüne uygun olarak geçmişe etkili olarak ortadan kalktığını, davalının, vekiledeni aleyhine 21.06.2006 tarihi itibariyle 1.228.500-USD tutarında sebepsiz olarak zenginleşmiş bulunduğunu beyanla, davanın kabulü ile dönme ile ortadan kalkan sözleşme kapsamında yapılmış olan 1.228.500 USD tutarındaki ödemenin, ödeme tarihi olan 21.06.2006'dan itibaren işlemiş ve işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan bu davanın harç yatırılmadan açıldığını, harcın verilen kesin süre içinde yatırılmadığını, işbu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, dosyadaki iddiaları kabul etmemekle birlikte zamanaşımı itirazında bulunduklarını, iddia olunan alacağın zamanaşımına uğradığını, iddia olunan ödemlerin vekiledenine yapılmadığını, davacının ödediğini iddia ettiği miktarları ispat etmekle mükellef olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmişlerdir.
Davalı vekili 27/04/2018 tarihli ıslah beyanlarını içerir dilekçesi ile; dava dilekçesi ile talep edilen miktarın sadece 300.000,00 TL'sinin müvekkiline ödendiğinin kabulüne, talep edilen diğer alacağa ilişkin borcunun olmadığı gerekçesi ile 300.000,00 TL haricinde talep edilen diğer alacak yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; hisse devri vadi nedeniyle ödenen paranın iadesine ilişkindir.
Mahkememizden verilen 12/11/2020 tarih ve 2019/... - 2020/... E.K. sayılı kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul BAM'a gönderildiği,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 27/12/2022 tarih ve 2021/376 - 2022/1451 E.K. sayılı ilamıyla; "Anonim şirketlerde çıplak payın devri genel hüküm niteliğindeki alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşir. Alacağın temliki de yazılı şekilde yapılır.
Taraflar arasında yapılan ve davacının dayandığı 21/06/2006 tarihli “Protokoldür” başlıklı sözleşmede, davacı adına olan %25 hisseden %15'inin noterden yapılacak hisse devir sözleşmesiyle, sözleşmede belirtilen hisse devirlerinin iptaline ilişkin davanın davalı ... adına sonuçlanması halinde bu hisselerin yarısının davacı ...'a devredileceği düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere bahsi geçen sözleşme hisse devrini amaçlayan bir ön sözleşme niteliğindedir.
Ayrıca, davalının hissedarı olduğu ... İnşaat San. Ve Tic. A.Ş.'nin 26.03.2004 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda şirketin 50.000,00 TL olan sermayesi 2.000.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Bu sermaye artışında ortakların 3 ay içinde arttırılan sermayenin 1/4'ünü peşin olarak yatırmaları halinde mevcut sermaye paylarının korunacağının kararlaştırılmıştır. Buna göre, davalının şirketteki payını koruyabilmek için hissesine isabet eden 420.000,00-TL'nin 1/4'ünü 3 ay içerisinde yatırması gerekmektedir. Bu halde davalının sermaye arttırımı nedeniyle ödeyeceği tutarı 26/06/2016 tarihine kadar şirkete ödemesi gerekir. Buna göre 21/06/2006 tarihli “Protokol” tarihi itibariyle sermaye arttırımı sonuç doğurmamış olup davalının sermaye arttırımından önceki %25 hissesi varlığını korumaktadır. Bu halde sözleşmenin yapıldığı tarihte, sözleşmenin konusunun imkansız olduğunun kabulü mümkün değildir. Kaldı ki imkansızlık halinin objektif ve sürekli olması gerekir.
Mahkemece 818 sayılı Borçlar Kanunu(e.BK)'nun 66. Maddesi uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, sebepsiz zenginleşme ikincil (talî) nitelikte olup mal varlığındaki azalmanın başka aslî nitelikteki davalarla önlenmesi mümkün ise, sebepsiz zenginleşme davası gündeme gelemez. Başka bir anlatımla aynı olayda, aynî haktan (istihkak davası), zilyetlikten, sözleşmeden, sözleşme benzeri hukukî ilişkiden veya haksız fiilden kaynaklanan bir talebin ileri sürülmesi mümkün ise, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulama alanı bulamayacaktır. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi mevcutken uyuşmazlığın; sebepsiz zenginleşme kurallarına göre değil, sözleşme hukuku çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği kuşkusuzdur(Yargıtay HGK'nın 06.01.1968 Tarih ve 1966/T-1728 E. - 6 K. Sayılı; 13.06.2007 Tarih ve 2007/18-330 E. - 2007/350 K. Sayılı; 29.09.2022 Tarih ve 2020/3-338 E. - 2022/1194 K. sayılı kararları). Bu nedenle somut olaya, e.BK’nın 66. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmeye ilişkin bir ve on senelik değil, e.BK’nın 125. maddesinde düzenlenen sözleşme ilişkisine dayalı on senelik zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir.
Bu durumda işin esasının incelenmesi gerekirken davanın bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle reddine karar verilmesi isebetli görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, zamanaşımı nedeniyle reddi ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin istinaf başvurusu bu aşamada incelenmeksizin davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine..." karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve işbu esasa kaydeedilmiştir.
Davalı ...'ın 02.11.2023 tarihinde vefat ettiği, davacı vekilinin 02/04/2024 tarihli beyan dilekçesinde davalı ...'ın veraset ilamını mahkememize ibraz ettiği görülmüştür.
Taraflar arasında 21 Haziran 2006 tarihli ve "Protokoldür" başlıklı, adi yazılı bir hisse devri sözleşmesi ve yine .... Noterliği'nin 22.06.2006 tarih ve ... yevmiye nolu Hisse Devir Sözleşmesi bulunduğu, ancak sözleşmelere konu hisse devrinin gerçekleşmediği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraflarca imzası inkâr edilmeyen ve davaya konu edilen 21.06.2006 tarihli protokol kapsamına göre davalı ...'ın uhdesinde olan % 25 hissenin % 15'inin 1.228.500,00 USD karşılığında davacıya devrinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında bulunan .... Noterliği'nin 22.06.2006 tarih ve ... yevmiye nolu Hisse Devir Sözleşmesi ile davalının ... İş. İnş. ve Ticaret A.Ş'deki 420.000 YTL'ye karşılık gelen hissesinin 300.000 YTL'lik kısmının davacıya devrinin kararlaştırıldığı, devir bedelinin nakden ödendiği anlaşılmaktadır.
Davalının hissedarı olduğu ... İş. İnş. ve Ticaret A.Ş'nin 26.03.2004 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda sermaye artışı yapıldığı, buna göre ortakların 3 ay içinde arttırılan sermayenin 1/4'ünü peşin olarak yatırmaları halinde mevcut sermaye paylarının korunacağının kararlaştırıldığı, davalı ...'nin şirketteki payını koruyabilmek için 420.000,00-TL.nin 1/4'ünü 3 ay içerisinde yatırması gerektiği halde yatırmadığı, hal böyle iken sermaye arttırımını gerçekleştirmiş ve şirketteki mevcut payını korumuş gibi göstererek .... Noterliği'nin 22.06.2006 tarih ve ... yevmiye nolu Hisse Devir Sözleşmesi ile davaya konu edilen payın davacıya devrinin kararlaştırıldığı, davalı ile davacının noterde yapmış oldukları ve sahte olduğu ileri sürülen bu devir sözleşmesi nedeniyle .... Ağır Ceza ... Esas, ... Karar Sayılı 28/12/2010 tarihli kararı ile sahte resmi belge düzenlemek ve dolandırıcılık suçlarından birlikte sanık olarak birlikte yargılandıkları, anılan dosya kapsamında bulunan davalı ...'nin talimat yoluyla alınan 27/04/2008 tarihli savunmasında özetle, 2004 yılındaki genel kurulda alınan karar doğrultusunda kendi hissesine düşen arttırımı yapmadığını, buna rağmen %25 hissesini davacı ...'e devrettiğini ve Hikmet'ten devir karşılığında 300.000,00-TL aldığını beyan ettiği, yine davacı Hikmetin talimat yoluyla alınan 13.08.2008 tarihli savunmasında özetle, davalı ...'den 300-400 bin YTL alacağının olduğunu, buna karşılık noter huzurunda hisse devri yaptıklarını belirttiği, .... Ağır Ceza ... Esas, ... Karar Sayılı kararın gerekçesinde de sanık ...'nin hileli davranışlarının sanık ...'i zarara uğratma ihtimali olduğunun tespit edildiği, yargılama sonucu sanıklar ... ve ...’ın beraatlerine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Somut olayda çekişme davacı alacağının 21.06.2006 tarihli adi yazılı protokol kapsamına göre mi, yoksa .... Noterliği'nin 22.06.2006 tarih ve ... yevmiye nolu Hisse Devir Sözleşmesi kapsamına göre mi hesaplanacağı noktasında toplanmaktadır.
21.06.2006 tarihli adi yazılı protokolün hisse devrini düzenleyen bölümü aynen: "Halen ...'ın uhdesinde olan %25 hissenin yarısından fazlası yani %15 hisseye karşılık olarak ve bu bedele mahsup edilmek üzere 975.000 Euro 15.09.2003 tarihinden başlamak üzere aynı taraflar arasında yapılmış olan protokollerle birlikte ...'a ödenmiştir. 15.09.2003 tatil protokol ve diğer protokoller bu sözleşmeyi ile birlikte taraftarca feshedilmiş, yapılmış olan ödeme ise hisse devirine mahsup edilmiştir. Bu sözleşmenin akdi tarihinde 975.000 Euro, amerikan doları/euro paritesi dikkate alındığında 1.228.000 USD'ye tekabül etmektedir. Böylelikle %15 hisseye karşılık 1.050.000 USD tümüyle ödenmiştir. Kalan ödenmiş bedel ise ileride yapılacak hisse devir bedellerine mahsup edilecektir"
Hükmünü içermektedir. Protokolün tamamı incelendiğinde sadece hisse devrine değil, taraflar arasındaki önceki tarihli protokollerden kaynaklanan geçmişe dayalı alacak verecek ilişkisine yönelik mahsuplaşma niteliği taşıdığı, sadece davaya konu edilen hisse devir bedeline ilişkin olmadığı sonucuna varılmıştır. Kaldı ki bu protokolden bir gün sonra noter huzurunda yapılan (.... Noterliği'nin 22.06.2006 tarih ve ... yevmiye) Hisse Devir Sözleşmesi ile davalının ... İş. İnş. ve Ticaret A.Ş'deki 420.000 YTL'ye karşılık gelen hissesinin 300.000 YTL'lik kısmının davacıya devredildiği görülmektedir. Öte yandan tarafların .... Ağır Ceza ... Esas sayılı yargılama dosyası kapsamında bulunan beyanlarında da hisse devrinin 300.000 YTL karşılığı yapıldığı hususunda ittifak ettikleri anlaşılmaktadır.
Açıklanan tüm bu hususlar dikkate alındığında; davacının dava konusu hisse devri karşılığında davalıya 300.000 YTL ödediği, ancak hisse devrinin gerçekleşmediği, davalı yanın bu tutar üzerinden davayı kabul ettiği anlaşıldığından davalı yanın kabul beyanı nedeni ile davanın kısmen kabulüne, 300.000,00 TL.nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davalı yanın kabul beyanı nedeni ile davanın KISMEN KABULÜNE, 300.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 20.493,00 -TL harçtan peşin alınan 61.350,96 -TL, mahsubu ile bakiye 40.857,96 -TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 61.350,96 -TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 718,90 -TL davetiye giderinin davanın red ve kabul oranına göre 60,03 -TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 47.000,00 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 300.775,08 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!